Doç. Dr. Ahmet BOSTANCI
Doç. Dr. Ahmet BOSTANCI (Sakarya Ünv. İlahiyat Fak. Arap
Dili ve Belâgati Anabilim Dalı Başkanı), 1968 yılında Karabük'te
doğdu. İlk ve orta tahsilini burada tamamladı. 1986 yılında
girdiği Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden 1990'da
mezun oldu. 1992 yılında yüksek lisans öğrenimini tamamladı.
Aynı yıl başladığı doktora öğrenimini 1999 yılında bitirdi.
1990-97 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen,
1997-2000 yılları arasında da SAÜ İlahiyat Fakültesi'nde
Arapça Okutmanı olarak görev yaptı. 2000 yılında Yrd. Doç.
kadrosuna atandı. 2001-2002 öğretim yılında Milli Eğitim
Bakanlığı bursuyla Ürdün'de, 2007 yılında da kısa süreli
olarak Suriye'de alanıyla ilgili araştırmalarda bulundu.
2008 yılında doçent oldu. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Halen öğretim üyeliğinin yanı sıra Arap Dili ve Belagati
Anabilim Dalı Başkanlığı görevini sürdürmektedir.
E-mail: bostanci@sakarya.edu.tr
Web sayfası: http://web.sakarya.edu.tr/~bostanci/
Doç. Dr. Ahmet BOSTANCI ile, Arapça öğretimi üzerine
yapmış olduğumuz röportajı sunuyoruz
- Arapçayı öğrenme süreciniz hakkında bilgi verir misiniz?
Arapça öğrenme sürecim Karabük İmam-Hatip Lisesine kaydolduğum
1979 yılında başlar. Ortaokul ve lise boyunca Arapça dersleri
hep ilgimi çekmişti. 1986 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat
Fakültesine başladım. Fakültedeki Arapça derslerinin yanı
sıra İstanbul'un sunduğu sayısız imkânlardan yararlanarak
klasik usul gramer kitaplarını ve ardından da değişik ilim
dallarına ait pek çok klasik metni her biri kendi alanında
değerli üstatlardan okuma fırsatı buldum. Gramer kitaplarını
okumakla yetinmeyip bunlardan öğrendiklerimizi değişik metinleri
okuyup irdeleyerek pekiştirmiş olmanın çok faydasını görmüş
olduğumu ifade edebilirim. Tabi bu usulde modern Arapça
yönü zayıf kalıyor. Onu da o zamanın imkânları çerçevesinde
el-Müctama' gibi ulaşabildiğim dergileri takip etmeye, okuyup
anlamaya çalışarak ve radyodan Arap ülkelerinin yayınları
takip ederek halletmeye çalıştım. Daha sonra Milli Eğitim
Bakanlığı bursu aracılığıyla bir yıl Ürdün'de kalmak ve
kısa sürelerle Suriye, Suudi Arabistan ve Yemen'de bulunmak
nasip oldu. Bunlar da pratik konuşma yönümün geliştirilmesi
konusunda bana fırsat sağladı. Tabi insan pek çok şeyi,
öğretirken zihnine daha iyi yerleştiriyor. Bu sebeple 1990
yılında başlayan öğretme devremin de 1979 yılında başlayan
öğrenme devremin yanı sıra Arapça seviyeme önemli katkılar
sağladığını ifade edebilirim. Yani bir taraftan Arapça hocalığı
yaparken bir yandan da Arapçaya dair yeni bir şeyler öğrenmeyi
devam ettirmeye çalışıyorum.
- Sizce Arapça öğrenim ve öğretiminde hangi metot veya
metotlar takip edilmelidir?
Hiçbir metodun kutsal bir yönü olmadığını ve zaman ve zemine
göre farklı metotlar izlenebilmesinin mümkün olduğunu düşünüyorum.
Önemli olan öğretene ve öğrenene uyum sağlayan ve öğrenme
sürecine katkıda bulunan bir metodun kullanılmasıdır. Eskilerin
tecrübe ettiği klasik metotlardan da istifade edilmekle
beraber bunlar çağdaş metotlar kullanılarak desteklenmeli
ve geliştirilmelidir. Metot konusunda şu şahsi kanaatimi
de belirtmek isterim: İyi metotla daha kısa sürede, kötü
metotla ise daha uzun sürede dil öğrenilir. Yani insan istediğinde
hangi metot kullanılırsa kullanılsın sonuçta öğrenir. Ciddi
bir Arapça birikimi hedefleniyorsa iyi bir gramer öğrenimi
ve bunun metin okumaları vb. uygulamalarla desteklenmesi
tavsiye edilebilir. Bu şekilde dilin okuduğunu anlama yönü
halledilebilir. Dinleme kabiliyetini geliştirmek için tv
ve radyo yayınlarını takip etmek (bu konuda internet imkânlarından
da yoğun şekilde yararlanmak mümkündür), yazma kabiliyetini
geliştirmek için basit cümlelerden kompozisyon yazımına
uzanan ve mutlaka ehil birilerinin tashihinden geçen denemeler
tavsiye edilebilir. Konuşma kabiliyetini geliştirmek için
de ülkemize gelen Araplarla konuşma fırsatları aramak (özellikle
İstanbul gibi büyük şehirlerde öğretim amacıyla ülkemize
gelmiş olan pek çok Arap öğrenciyle iletişim sağlamak mümkün
olabilir) ve imkânlar dâhilinde Arap ülkelerine gitmek düşünülebilir.
Yurt dışı imkânları için de Milli Eğitim bakanlığı kanalıyla
kullandırılan Arap ülkeleri burslarından yararlanılabilir.
- Arapça öğrenmek isteyenlere tavsiyeleriniz neler olabilir?
Öncelikle konuya cesaretle yaklaşmalarını ve öğrenmeye
istekli ve kararlı olmalarını tavsiye edebilirim. Türkçemizdeki
Arapça kaynaklı pek çok kelimenin varlığı bizlere Arapça
öğrenme noktasında batılılara oranla önemli bir avantaj
sağlamaktadır. Arapçanın zor bir dil olduğu şeklindeki ön
yargılar öğrenim sürecini olumsuz etkileyecektir ve bunlardan
mümkün olduğunca uzak durmak gerekir. Tabi belirli bir seviyeye
kadar kişinin tek başına öğrenmesi mümkün değildir. İyi
bir hoca, kitap ve metotla birlikte, sabırlı ve kararlı
bir süreç sürdürülebilirse öğrenememe diye bir ihtimalin
asla söz konusu olmayacağını düşünüyorum. Bu meyanda İmam
Şâfiî'nin ilim için altı şey gerekli olduğu (zeka, hırs,
çalışma, maddi imkan, hoca ve uzun zaman) şeklindeki meşhur
şiiri hatırlanabilir.
- Sakarya Üniversitesi İlahiyat fakültesinde uyguladığınız
Arapça öğretimi hakkında da kısaca bilgi verir misiniz?
Fakültemizde değerli Arapça hocalarımızla beraber ciddi
ve yoğun bir Arapça eğitimi vermeye çalışıyoruz ve bu konuda
Türkiye'deki İlahiyatlar arasında iddialı bir konumda olduğumuzu
düşünüyoruz. Fakültede okuttuğumuz resmi derslerin yanı
sıra ana bilim dalı olarak takviye kurslarımız ve özel derslerimiz
yıl boyunca devam ediyor. Birinci sınıflarda bazı hikâye
kitaplarını okumayı zorunlu ödev olarak veriyoruz ve hoca
arkadaşlarımız kendilerine düşen öğrencilerin ödevlerini
Türkçeye çeviri ve gramer uygulaması noktasında sözlü olarak
alıyorlar. Bu uygulama hocalarımızın çok fazla vaktini almakla
beraber öğrencilerimize faydalı olduğunu düşündüğümüz için
yine de ısrarla sürdürüyoruz. Tabi bu arada fakültemizdeki
Arapça eğitiminin araç-gereç noktasında da oldukça şanslı
olduğunu ifade edebilirim. Şu anda birinci sınıfların ders
görmekte olduğu sınıflarımız, büyük ekran LCD tv, uydu alıcısı,
VCD player ve hoparlör sistemi, bilgisayar ve data-show
gibi araç-gereçlerle donatılmış bulunmaktadır. Bunlar sayesinde
öğrencilerimiz gerek derslerde ve gerekse teneffüs ve öğle
aralarında Arap TV kanallarının yayınlarını net bir şekilde
takip edebilmekte ve geniş CD koleksiyonumuzdan yararlanarak
CD izleyebilmektedirler. Bunların yanı sıra çeşitli seviyelerde
hikâye ve kasetli hikâye kitabı gibi bol ve çeşitli materyallerimiz
de bulunmaktadır. Öğretimde temel etken elbette ki hocalarımızın
verdiği dersler olmakla beraber öğrenilenleri pekiştirmeye
yarayan yardımcı unsurlar olarak gördüğümüz bu hususları
da önemsiyoruz.
Fakültemizdeki faaliyetleri esasen daha geniş anlatmak isterim
ancak çok fazla da vaktinizi almak istemediğim için bu kadarla
ifade etmekle yetineyim. Yalnız bir faaliyetimize daha temas
etmeden geçemeyeceğim ki o da her yıl düzenlemiş olduğumuz
Arapça yaz kursudur. Öğretim yılının sona ermesinin hemen
ardından gönüllü öğrencilerin katılımıyla düzenlediğimiz
bu kursun bilebildiğimiz kadarıyla diğer ilahiyat fakültelerinde
bir benzeri bulunmamaktadır. Bir ay kadar süren ve yeni
sona eren öğretim yılının tüm yorgunluğuna rağmen öğrencilerimizin
yoğun ilgileriyle her yıl gelişerek süren bu kurslarımız
12 yılı aşkın bir süredir ara verilmeksizin devam etmektedir.
- Son olarak onlinearabic sitesi hakkındaki görüşlerinizi
alabilir miyiz?
Sitenizin son derece yararlı olduğunu söyleyebilirim. Öteden
beri Arapça öğretimiyle ilgili bir sitenin hep hayalini
kurardım. Sitenizin bir anlamda bu hayalimi gerçekleştirdiğini
ifade edebilirim. İnşallah içeriği zamanla daha da geliştirilir
ve Türkiye'de Arapça eğitimi alanında önemli hizmetler ifa
eder. Bu vesileyle, görüşlerimi açıklama fırsatı verdiğiniz
için de sizlere çok teşekkür ederim.