Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

TASAVVUF II SORULARI

Nereden Yazdırıldığı: Onlinearabic.net
Kategori: İLİTAM - İLAHİYAT FAKÜLTESİ LİSANS TAMAMLAMA PROG.
Forum Adı: Sakarya İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
Forum Tanımlaması: Sakarya İlahiyat İLİTAM dersleri paylaşım platformu
URL: http://www.onlinearabic.net/forum/forum_posts.asp?TID=11116
Tarih: 06Aralık2016 Saat 16:08
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 8.03 - http://www.webwizforums.com


Konu: TASAVVUF II SORULARI
Mesajı Yazan: dede korkut
Konu: TASAVVUF II SORULARI
Mesaj Tarihi: 13Nisan2011 Saat 23:39

Tasavvuf II Sınav Soruları

1) '' Osmanlı Devletinin ilk kuruluşunda medresenin yanında bir de tekkenin tesis edilmesi, diğer bir ifadeyle Dursun Fakih'in yanında bir de mutasavvıfın bulunması, devletin tasavvuf ve tarikatlara verdiği önemi göstermesi bakımından dikkat çekicidir.''
Bu dönemde Dursun Fakih'le birlikte ismi anılan mutasavvıf aşağıdakilerden hangisidir?

Şeyh Muhlis Baba
Elvan Çelebi
Şeyh Edebali******
Babaİlyas Çelebi
Şeyh Aşık Paşa


2 )
Tekkelerin Edebiyat Fakültesi olarak nitelendirilmesi ile ilgili aşağıda söylenenlerden hangisi yanlıştır?

Tekkeler Edebiyat alanında İsmâil Dede Efendi gibi bir dâhî yetişmiştir. ****

Tekke Edebiyatı, genellikle hece veznini kullanan mutasavvıflarca temsil edilmiştir ki, bunlara örnek olarak; Yunus Emre, Eşrefoğlu Rûmî, Hacı Bayram Velî, Üftâde, Aziz Mahmud Hüdâyî ve Erzurumlu İbrahim Hakkı’yı verebiliriz.

Tekkeler şiirde ve edebiyatta en mühim simaların yetiştiği mekânlar olmuşlardır.

Tekke edebiyatında konu olarak genellikle, ALLAHın birliği yani Tevhid, Hz. Peygamber sevgisi, seyr u sülûk esasları, ahlaki umdeler ve aşk gibi konular en çok ele alınan mevzular olmuştur.

Tekkelerden Divan edebiyatı mensubu şairler de yetişmiştir. Bunlara da örnek olarak; Şeyhî, Nev'î, Atâyî, Nef'î, Nizamî, Nailî, Nâbî, Fuzûlî, Bakî, Nahîfî, Neşâtî, Fasîh, Hayretî, Yenişehirli Avnî ve Şeyh Galip Dede gibi meşhur divanşairlerini örnek olarak verebiliriz.

3 )
Tarikatların sosyal faaliyetleri ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

Tarikat mensuplarının bir çok iç savaş ve çekişmelerde halklar arasında arabulucu rolü oynamaları.*

İslam diyarlarının işgale uğraması veya düşman saldırılarına maruz kalmasısırasında tarikat erbabının direniş ve yurdu düşmana karşı savunması.*

Seyyah dervişler vasıtasıyla İslam’ın diğer Müslüman ülkelere yayılması. ******

İslam mücahitlerinin ulaşamadığı uzak diyarlara İslam’ın yayılması.*

İslam mücahitlerince fethedilen toprakların İslamlaştırılması ve bu topraklarda yaşayanların gönüllerinin İslam’a ısındırılması. *
4 )
Tekkelerin sosyal fonksiyonları bağlamında bazı tekkeler “Tecrit Yeri” vazifesi yapmışlardır. Aşağıdakilerden hangisi bu tekkelerden biridir?

Üsküdar Karacaahmet Tekkesi
Üsküdar Nasuhî Efendi Tekkesi
Üsküdar Cüzzamlılar Tekkesi
Üsküdar Miskinler Tekkesi ****
Aksaray Olanlar Tekkesi
5 )
Aşağıdaki kavramlardan hangisi Tasavvuf tarihinde tekke için kullanılan isimlerden değildir?
Asitane
Zaviye
Savmaa
Ribat
Küveyr****(bu düveyr değilsebu şık doğru)

6
Aşağıdakilerden hangisi tekelerin sosyal faaliyetlerinden biri değildir
İmaret
Mektep
Mescid ve Cami
Kervansaray
Hapisane*******

7 Tarikatların sosyal faaliyetleri ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

İslam mücahitlerince fethedilen toprakların İslamlaştırılması ve bu topraklarda yaşayanların gönüllerinin İslam’a ısındırılması.

İslam diyarlarının işgale uğraması veya düşman saldırılarına maruz kalmasısırasında tarikat erbabının direniş ve yurdu düşmana karşı savunması.

İslam mücahitlerinin ulaşamadığı uzak diyarlara İslam’ın yayılması.

Seyyah dervişler vasıtasıyla İslam’ın diğer Müslüman ülkelere yayılması.*******

Tarikat mensuplarının bir çok iç savaş ve çekişmelerde halklar arasında arabulucu rolü oynamaları.
8
Aşağıdakilerden hangisi Bayramiliğin özelliklerinden biri değildir

Bayramî silsilesi, Hamîdüddîn Aksarayî’ye bağlı olarak, Halvetiyye ve Nakşibendiyye silsilelerine ulaşır. *

Bayramiyye’de irşad usûlü, esmâ zikrine dayanır.*

Bayramî tacı başlangıçta on iki dilimli iken, bizzat Hacı Bayram Velî tarafından altı dilimli beyaz çuhaya dönüştürülmüştür. Tacın boyu, başlangıçta namazda sütrelik edecek kadar uzun iken sonraları kısaltılmıştır. Tacın tepesinde birbirinin içinde bulunan ve “gül” denilen üç daire, tevhidin üç mertebesine işaret eder. *

Hacı Bayram-ı Velî’nin vefatından sonra tarikat, Şemsiyye (Akşemseddin ve Melâmiyye Dede Ömer Sikkînî) adlarında iki kola ayrılmıştır. *

Anadolu dışında Balkanlara da yayılan Bayramiyye, Halvetiyye ve Nakşibendiyye izleri taşır.********
9
Aşağıdakilerden hangisi Nakşbendiliğin özelliklerinden biri değildir?

İlk sekiz düsturu Abdülhâlık Gucduvânî tarafından tanzim edilen on bir esas, Nakşibendiyye’de tasavvufî eğitimin temel unsurları olarak kabul edilir.

Nakşibendiyye’nin faaliyet gösterdiği bölgelerden birisi de Anadolu ve Balkanlar’dır.
Ahrâriyye ve Müceddidiyye’nin yanı sıra “Kâsâniyye” de bu bölgelerde faaliyette bulunmuştur.

Nakşibend’in vefâtından sonra halifeleleri Hâce Muhammed Pârsâ (ö.1419), Hâce Alâeddin Attâr ve Mevlânâ Yâkub Çerhî (ö.1448) tarikatı yayan önemli mutasavvıflardır.

Muhammed Bahâeddin Nakşibend’in şeyhleri, sesli (cehri) zikri tercih ettikleri halde kendisi sessiz (hafi) zikri tercih etmiştir.

Nakşibendiyye’nin önemli bir esası “Devran”dır.********


10
Bahâeddin Nakşibend ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır

Nakşibendiyye’nin kurucusu Muhammed Bahâeddin, Buhârâlı olduğu için “Buhârî”nisbesiyle ve küçüklüğünde babası ile birlikte nakışçılık yaptığı için“Nakşbend” lakabıyla anılır. Bu lakaba nispetle kurduğu tarikata da“Nakşibendiyye” denilmiştir.

Hâce Muhammed Bahâeddin, müritlerine dinî kaidelere uymayı, takvayı ve azimetle amel etmeyi ısrarla tavsiye eder; velîlik derecelerine bu şekilde ulaşılabileceğini söylerdi.

Bahâeddin Nakşibend’in kendisinden çok önce vefat etmiş olan Alâeddin Attâr tarafından da manen yetiştirildiği kabul edilir.***********

Muhammed Bahâeddin, 1318’de Buhara yakınlarındaki Kasr-ı Hinduvân’da (Kasr-ıÂrifân) dünyaya geldi.

Muhammed Bahâeddin Nakşibend, kendisine silsilesini soran bir kişiye “Silsile ile kimse bir yere ulaşamaz” demiş ve asıl olanın sadakat ve samimiyet olduğunu vurgulamıştır

11)
Aşağıdakilerden hangisi Mevleviliğin özelliklerinden biri değildir?

Mevleviyye, şubesi olmayan bir tasavvuf yoludur. Sadece “veled” ve “şems”meşrepleri vardır.*

Mevlevî yolunun en önemli iki özelliği “sema” ve “çile”dir.*

Mevleviyye’de çile (halvet), 100 gündür. Çileye giren bir Mevlevî dervişi, bu süre içinde tekkede bulunmak zorundadır, orayı izinsiz terk edemez. *********

Mevleviyye, XIII. yüzyılın sonlarında Konya’da, Mevlânâ Celâleddin Rumî adına oğlu Sultan Veled tarafından tesis edilmiş bir tasavvuf yoludur.

Mevleviyye, idari merkez Konya’da kalmak şartıyla, Fatih Sultan Mehmed döneminde İstanbul’a giren ilk tarikatlardan birisidir.

12 Aşağıdakilerden hangisi Nakşbendiyye kollarından biri değildir?

Ahrâriyye: Ubeydullah Ahrâr
Melâmiyye: Muhammed Nûru’l-Arabî
Müceddidiyye: Ahmed Fûrûk-i Sirhindî
Şemsiyye: Ahmed Şemseddin Sivâsî (c: halvetiyye nin bir koludur)
Hâlidiyye: Mevlana Hâlid-i Bağdadî

13
Aşağıdaki eserlerden hangisi Abdülkadir Geylânî’ye ait değildir?


el-Füyûzâtu’r-rabbâniye fî evrâdi’l-Kādiriyye
el-Fethu’r-rabbânî ve’l-feyzü’r-rahmânî
fütühatü’l-Mekkiyye ccccc
Fütûhu’l-gayb
el-Gunye li-tâlibî tarîki’l-hak

Bedeviyye ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Bedevî hırkası ile tarikatın alem ve sancağı kırmızıdır.*

Bedeviyye, Ahmed el-Bedevî (ö. 675/1276) tarafından kurulan ve daha çok Mısır’da yaygın olan bir tarikattır.

Bedeviyye’nin Mısır kültüründeki yeri, Bektaşîliğin Anadolu ve Rumeli’deki tesirine benzetilebilir.

Bedeviyye Mısır dışında da bir çok ülkede özellikle Hindistan’da yaygınlık kazanmıştır.*******
Tarikat silsilesi Hasan-ı Basrî vasıtasıyla Hz. Ali’ye ulaşır

14) bu sorudan emin değilim ama siz tekrar bakabilirsiniz
Aşağıdakilerden hangisi XVI-XIX. Asırlarda belli başlı tasavvufî olaylardan biri değildir?
XVII. yüzyılda medreselerle birlikte tekkelerin de gerilemeye başladığı görülmekte, ehil olmayan bazı kişilerin şeyh oğlu olmak avantajı ile tekkelere postnişin olarak tayin edildiğine sıkça rastlanmaktadır.******

XVIII. yüzyılda gerileyen tekke ve medrese eğitimine rağmen, Bursalı İsmail Hakkı ve Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi iz bırakan iki büyük mutasavvıf yetişmiştir.

Kadızâdeler ile Sivâsîzâdeler arasındaki fikir ayrılıkları ve anlaşmazlıklarızaman zaman tartışmalara neden olmuştur.

Yeniçeri Ocağı’nın 1838 yılında kaldırılması üzerine, Bektaşî tekkeleri de kapatılmış ve şeyhliklerine Nakşî, Kâdirî ve Mevlevî halifeler tayin edilmiştir.

XVI. yüzyıl Osmanlı ülkesinde düşünce hürriyetinin bir meyvesi olarakİbnü’l-Arabî’nin Şeyhü’l-İslâm İbn Kemal fetvasıyla aklan¬masından sonra özellikle şiir ve edebiyatta “vahdet-i vücud” fikrinin yaygınlaştığı yıllardır.

15Aşağıdakilerden hangisi XVI-XIX. Asırlarda belli başlı tasavvufî olaylardan biri değildir?
XVII. yüzyılda medreselerle birlikte tekkelerin de gerilemeye başladığıgörülmekte, ehil olmayan bazı kişilerin şeyh oğlu olmak avantajı ile tekkelere postnişin olarak tayin edildiğine sıkça rastlanmaktadır.

XVIII. yüzyılda gerileyen tekke ve medrese eğitimine rağmen, Bursalı İsmail Hakkı ve Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi iz bırakan iki büyük mutasavvıf yetişmiştir.

Kadızâdeler ile Sivâsîzâdeler arasındaki fikir ayrılıkları ve anlaşmazlıklarızaman zaman tartışmalara neden olmuştur.

Yeniçeri Ocağı’nın 1838 yılında kaldırılması üzerine, Bektaşî tekkeleri de kapatılmış veşeyhliklerine Nakşî, Kâdirî ve Mevlevî halifeler tayin edilmiştir. (yeniçeri ocağı 1826 da kaldırılmıştır. bu cevaplarda tek yanlış olarak bulduğum bu))

XVI. yüzyıl Osmanlı ülkesinde düşünce hürriyetinin bir meyvesi olarakİbnü’l-Arabî’nin Şeyhü’l-İslâm İbn Kemal fetvasıyla aklan¬masından sonra özellikle şiir ve edebiyatta “vahdet-i vücud” fikrinin yaygınlaştığı yıllardır.

16 )
Aşağıdakilerden hangisi Halvetiyye’nin kollarından biri değildir?



Şemsiyye-Şemseddin Ahmed Sivâsî (ö.1597)

Kâsâniyye: Ahmed Kâsânî (ö.1542) ************

Ahmediyye-Ahmed Şemseddin Marmaravî (ö.1504)

Cemâliyye-Cemâl Halvetî (ö.1493)

Rûşeniyye-Dede Ömer Rûşenî (ö.1486)

17Şazaliyye tarikatı hakkında yanlış tır?

Mensup olduğu ailenin nesebi Hz. Hasan’a ulaşır.


Nisbesini irşad faaliyetine başladığı İfrîkıye’deki Şâzile (Şâzele) beldesinden alır.


Şâzelî, İstanbul halk folkloründe fırıncıların pîri olarak kabul edilmiştir. Eski İstanbul’da birçok fırında, “Her sabah besmeleyle açılır dükkânımız; Hazret-i Şâzelî’dir pîrimiz üstâdımız” levhası asılı bulunurdu. **************


Ebü’l-Hasen eş-Şâzelî, 593 (1197) yılında Kuzey Afrika’nın en batısında yer alan Sebte (Ceuta) şehri yakınlarındaki Gamâre’de doğdu.


Şâzelî eser telif etmemekle birlikte Hakîm et-Tirmizî’nin Hatmü’l-evliyâ’, Ebû Tâlib el-Mekkî’nin Kûtü’l-kulûb, İmam Gazzâlî’nin İhyâ’u ‘ulûmi’d-dîn, Kuşeyrî’nin er-Risâle…gibi kitaplara özel ilgi gösterdi ve bunları derslerindeşerhetti.





18
Bedeviye tarikatı hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlış?

Bedeviyye, Ahmed el-Bedevî (ö. 675/1276) tarafından kurulan ve daha çok Mısır’da yaygın olan bir tarikattır.


Tarikat silsilesi Hasan-ı Basrî vasıtasıyla Hz. Ali’ye ulaşır.


Bedevî hırkası ile tarikatın alem ve sancağı kırmızıdır.


Bedeviyye’nin Mısır kültüründeki yeri, Bektaşîliğin Anadolu ve Rumeli’deki tesirine benzetilebilir.


Bedeviyye Mısır dışında da bir çok ülkede özellikle Hindistan’da yaygınlık kazanmıştır. *********






19
Mevlevilik hakkında hangisi yanlış?



Mevlânâ, babasının vefatından sonra eğitimine dokuz yıl kadar Seyyid Burhaneddin Muhakkık Tirmizî’nin gözetiminde devam etti.

Mevlânâ, Muhakkık Tirmizî’den sonra Şems-i Tebrizî ile tanıştı.

Mevleviyye’nin kurucusu Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî, Belh şehrinde dünyaya geldi.

Mevlânâ, Zerkûbî’nin ölümünden sonra Sultan Veled ile aynı sohbeti devam ettirmeye çalıştı.*******

Mevlânâ, Şems’den sonra sevgi ve muhabbetini Selahaddin Zerkûbî’ye hasretti ve onunla teselli buldu.



20
Bu soruyu hatırlayamadım ama cevabı işaretlediğim şık olacak?

Hafî-Kuûdî

Hafî ve Cehrî

Cehrî-Kıyâmî

Hafî-Kıyâmî ********

Cehrî-Kuûdî
21 )
Aşağıdakilerden hangisi Yeseviyye’nin özelliklerinden biri değildir?

Yeseviyye’de halvet uygulaması önem arz eder ve kendine has bir usûlü vardır.

Mürid hiçbir zaman kimseyi şeyhinden üstün bilmemeli ve ona mutlak teslim olmalıdır.

Şeyhlerin, özellikle şeyhinin sırlarını ve kerametlerini muhafaza etmek ve onları ifşa etmemek.

Yeseviyye’de bir sâlikin kemâl sahibi olmayı arzulaması, Cenâb-ı Hakk’a ulaşmayı istemesi (vuslat), korku ve ümit arasında bir halde olması ve zikre devam etmesi gerekir.

Yeseviyye’de zikir hafî olup “hatme” adıyla anılır. *********

22
Halvetiyye ile ilgili aşağıda söylenenlerden hangisi yanlıştır?


Halvetiyye’de seyru sülûk yedi isimle (lâ ilâhe illallah, ALLAH, hû, hak, hay, kayyûm, kahhâr) yapılır.

Haftanın belli günlerinde Halveti tekkelerinde sesli olarak topluca icra edilen zikre“sema” ve “hatm-i hâce” gibi isimler verilir*********************************

Tarikatın tüm esaslarını tam olarak tespit eden ve tarikatı daha geniş bir coğrafyaya yayan mutasavvıf ise, “ikinci kurucu şeyh” (pîr-i sânî) ve“Halvetiyye Tâifesinin Seyyidi” olarak anılan Seyyid Yahya Şirvânî (ö.1457 veya 1463-64) olmuştur.

Halvetiyye’nin temeli, XIV. yüzyılın ikinci yarısında Harezm bölgesinde, silsilesi Sühreverdiyye’ye bağlanan Kerîmüddin Ahî Muhammed Halvetî (ö.1350) tarafından atıldı.

Kurucusu Kerîmüddin Ahî Muhammed Halvetî’nin yeğeni ve halifesi Ömer Halvetî’dir.

23
Aşağıdakilerden hangisi Mevleviliğin özelliklerinden biri değildir?


Mevlevî yolunun en önemli iki özelliği “sema” ve “çile”dir.

Mevleviyye, idari merkez Konya’da kalmak şartıyla, Fatih Sultan Mehmed döneminde İstanbul’a giren ilk tarikatlardan birisidir.

Mevleviyye’de çile (halvet), 100 gündür. Çileye giren bir Mevlevî dervişi, bu süre içinde tekkede bulunmak zorundadır, orayıizinsedemez******************************

Mevleviyye, şubesi olmayan bir tasavvuf yoludur. Sadece “veled” ve “şems”meşrepleri vardır.

24
Mevleviyye, XIII. yüzyılın sonlarında Konya’da, Mevlânâ Celâleddin Rumî adına oğlu Sultan Veled tarafından tesis edilmiş bir tasavvuf yoludur.

Hangisi tarikatlerin onksiyonlarından değildir?

Tarikat mensuplarının bir çok iç savaş ve çekişmelerde halklar arasında arabulucu rolü oynamaları.

İslam mücahitlerinin ulaşamadığı uzak diyarlara İslam’ın yayılması.

Seyyah dervişler vasıtasıyla İslam’ın diğer Müslüman ülkelere yayılması.*************

İslam mücahitlerince fethedilen toprakların İslamlaştırılması ve bu topraklarda yaşayanların gönüllerinin İslam’a ısındırılması.

İslam diyarlarının işgale uğraması veya düşman saldırılarına maruz kalmasısırasında tarikat erbabının direniş ve yurdu düşmana karşı savunması.


25 Hangisi halvetiyye nin bir kolu değildir?

Şemsiyye-Şemseddin Ahmed Sivâsî (ö.1597)

Ahmediyye-Ahmed Şemseddin Marmaravî (ö.1504)

Kâsâniyye: Ahmed Kâsânî (ö.1542)*******************************

Rûşeniyye-Dede Ömer Rûşenî (ö.1486)

Cemâliyye-Cemâl Halvetî (ö.1493)


26 Kadiriyye ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?


Kâdiriyye’yi Anadolu’ya ilk defa Abdülkadir Geylânî’nin torunlarından Hüseyin Hamevî getirmiştir.*************************************

Kâdiriyye, Abdülkâdir Geylânî tarafından Bağdat’ta kurulmuş bir tasavvuf yoludur.

Kâdiriyye, Endonezya’dan Kuzey Afrika’ya, Sibirya’dan Afrika içlerine kadar yayılmıştır.

İslâm dünyasının en eski ve en yaygın tarikatlarından birisi olarak kabul edilen Kâdiriyye, XIII-XV. asırlar arasında Osmanlı Devleti dışındaki Müslüman ülkelerde gelişimini farklı kolları sayesinde gerçekleştirmiştir.

Kâdiriyye’yi İstanbul’a getiren İsmail Rûmî (ö.1631)’dir. İsmail Rûmî’ninİstanbul’da yaptırdığı Tophane tekkesi, bu yolun Anadolu’daki merkezi konumundadır.



Aşağıdakilerden hangisi XVI-XIX. Asırlarda belli başlı tasavvufî olaylardan biri değildir?
XVII. yüzyılda medreselerle birlikte tekkelerin de gerilemeye başladığı görülmekte, ehil olmayan bazı kişilerin şeyh oğlu olmak avantajı ile tekkelere postnişin olarak tayin edildiğine sıkça rastlanmaktadır.

XVIII. yüzyılda gerileyen tekke ve medrese eğitimine rağmen, Bursalı İsmail Hakkı ve Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi iz bırakan iki büyük mutasavvıf yetişmiştir.

Kadızâdeler ile Sivâsîzâdeler arasındaki fikir ayrılıkları ve anlaşmazlıkları zaman zaman tartışmalara neden olmuştur.

Yeniçeri Ocağı’nın 1838 yılında kaldırılması üzerine, Bektaşî tekkeleri de kapatılmış ve şeyhliklerine Nakşî, Kâdirî ve Mevlevî halifeler tayin edilmiştir.******

XVI. yüzyıl Osmanlı ülkesinde düşünce hürriyetinin bir meyvesi olarak İbnü’l-Arabî’nin Şeyhü’l-İslâm İbn Kemal fetvasıyla aklan¬masından sonra özellikle şiir ve edebiyatta “vahdet-i vücud” fikrinin yaygınlaştığı yıllardır.




) “XII-XIII. asırlara genel olarak bakıldığında tarikatların tekevvün dönemi olarak dikkati çeker.”
Aşağıdaki tarikatlardan hangisi bu dönemde kurulmamıştır?



Çiştiyye
Kâdiriyye
Yeseviyye
Rifâiyye
Halvetiyye****

 

Bedeviyye ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Bedevî hırkası ile tarikatın alem ve sancağı kırmızıdır.*

Bedeviyye, Ahmed el-Bedevî (ö. 675/1276) tarafından kurulan ve daha çok Mısır’da yaygın olan bir tarikattır.

Bedeviyye’nin Mısır kültüründeki yeri, Bektaşîliğin Anadolu ve Rumeli’deki tesirine benzetilebilir.

Bedeviyye Mısır dışında da bir çok ülkede özellikle Hindistan’da yaygınlık kazanmıştır.*******

Tarikat silsilesi Hasan-ı Basrî vasıtasıyla Hz. Ali’ye ulaşır
rudan 1 ) bu so
emin değilim ama siz tekrar bakabilirsiniz
Aşağıdakilerden hangisi XVI-XIX. Asırlarda belli başlı tasavvufî olaylardan biri değildir?
XVII. yüzyılda medreselerle birlikte tekkelerin de gerilemeye başladığı görülmekte, ehil olmayan bazı kişilerin şeyh oğlu olmak avantajı ile tekkelere postnişin olarak tayin edildiğine sıkça rastlanmaktadır.******


XVIII. yüzyılda gerileyen tekke ve medrese eğitimine rağmen, Bursalı İsmail Hakkı ve Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi iz bırakan iki büyük mutasavvıf yetişmiştir.

Kadızâdeler ile Sivâsîzâdeler arasındaki fikir ayrılıkları ve anlaşmazlıkları zaman zaman tartışmalara neden olmuştur.

Yeniçeri Ocağı’nın 1838 yılında kaldırılması üzerine, Bektaşî tekkeleri de kapatılmış ve şeyhliklerine Nakşî, Kâdirî ve Mevlevî halifeler tayin edilmiştir.

XVI. yüzyıl Osmanlı ülkesinde düşünce hürriyetinin bir meyvesi olarak İbnü’l-Arabî’nin Şeyhü’l-İslâm İbn Kemal fetvasıyla aklan¬masından sonra özellikle şiir ve edebiyatta “vahdet-i vücud” fikrinin yaygınlaştığı yıllardır.

Selamün Aleyküm arkadaşlar bu sorudaki bütün şıklar doğru gözüküyor

Hacı Bektaşi Veli'nin eserlerinden değildir?
-makalat
-tefsir-i fatiha
-şerh-i besmele
-nesayih-i hacı bektaşi veli
-menakibül arif ccc

 

Rifaiyye’nin özellikleri ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?



Kıyam zikrine uygun musiki icra edilir. Kalbî “ism-i Hay” ve “ism-i Celâl” zikirlerinde ney de üflenir.

Tarikatta riyazet ve mücâhedeye çok önem verilir.

Bu yolun mensupları zikir ve âyin usûlü olarak “sesli” (cehrî) ve “ayakta” (kıyâmî) zikir usûlünü benimsemişlerdir.

***Rifâiyye, Kâdiriyye gibi Horasan kökenli bir tarikattır.

Rifâî kıyam zikri coşkun ve hareketlidir ve zikir içinde Rifâiyye’ye mahsus olan “burhan” gösterisi vardır.

2 )Sufiler tasavvufun gayesi hakkında aşağıdakilerden hangisini söylememişlerdir?



ALLAH korkusunun kalbe yerleşmesi

Güzel ahlak

***Adil olmak

ALLAH sevgisi

Marifetullah

Kadiriyye’de toplu zikir hangi şekilde icra edilir?



Hafî ve Cehrî

Hafî-Kıyâmî

Hafî-Kuûdî

Cehrî-Kuûdî

****Cehrî-Kıyâmî
5 )
Hacı Bektaşi Veli ile ilgili aşağıda söylenenlerden hangisi yanlıştır?



Hacı Bektâş Veli o zamanki adıyla Sulucakarahöyük, bugünkü adıyla Nevşehir’e yerleşmiştir. Burada 1171 yılında vefat etmiş ve türbesi buradadır.

Âşıkpaşazâde’nin kaydettiğine göre Hacı Bektâş-ı Velî ve kardeşi Menteş’in, Baba İlyas Horasanî’ye intisap ettikleri; Elvan Çelebi ve Eflâkî’nin beyanlarına göre de Hacı Bektâş’ın halifelik makamına kadar yükseldiği anlaşılmaktadır.

Vefâî şeyhi Baba İlyas’ın halifesi olup Horasan erenlerindendir.

Hacı Bektâş-ı Velî, Bektâşiyye’nin kurucusu kabul edilen bir Türkmen şeyhidir.

XIII. yüzyılda Cengiz istilâsı sebebiyle Anadolu’ya vuku bulan derviş göçleri arasında, aynı mektebe mensup Yesevî veya Haydarî dervişlerinden biri olarak Anadolu’ya gelmiştir.

5 )
Aşağıdaki isimlerden hangisi XIV. ve XV. Asır mutasavvıflarından biri değildir?



Nakşibend Muhammed Bahâeddin Buhârî

Hacı Bayram-ı Velî

Yunus Emre

-****Hacı Bektaş-ı Velî

Dâvûd-i Kayserî
2 )

Sa’diyye’nin kurucusu Sa‘deddin el-Cebâvî (ö.575/1180) ile ilgili aşağıda belirtilenlerden hangisi yanlıştır?



Sa‘deddin el-Cebâvî’nin yol kesen haydutları terbiye ve irşad maksadıyla aralarına katıldığı söylenir.

Sa‘deddin el-Cebâvî’nin tarikat silsilesi biri vehbî, diğeri kesbî olmak üzere iki koldan Hz. Peygamber’e (s.a.) ulaşır.

Nesebi baba tarafından Hz. Ömer’e, anne tarafından Hz. Ebu Bekir’e ulaşır.

Sa‘deddin el-Cebâvî’nin başta akıl hastaları olmak üzere birçok hastayı tedavi ettiği, öte yandan vahşi ve zehirli hayvanlar üzerinde tasarrufta bulunmak gibi kerametleri olduğu rivayet edilir.

Dedelerinden biri olan Şeybân’a nisbetle “Şeybânî”, tekkesini kurup faaliyet gösterdiği Şam’ın Cebâ köyüne izâfetle “Cebâvî” nisbeleriyle bilinir. Türkçe’de ve bazı Batı dillerinde Cebâvî nisbesi daha çok “Cibâvî” şeklinde kullanılmaktadır.
)
Abdülkadir Geylânî’nin tasavvufi görüşleri ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?



Zühd, bedenin değil ruhun özelliğidir. İtibar manaya olduğu için mâsivâdan yüz çevirme bedenle değil, gönülle olur.

Abdülkâdir Geylânî’nin tasavvufî görüş ve düşünceleri, dinin zahirî hükümlerine titizlikle bağlı kalma esasına dayanır.

Semâ‘ı meşru görmekle birlikte bir sûfînin müşâhede ettiği derunî hallerin dini ölçülerin dışına taşmamasını şart koşmuştur.

O, İbn-i Arabi tarafından sistemleştirilen tasavvuf anlayışını geliştirmiş, dinin zahirî hükümlerine bağlılık konusunda son derece titiz davranmıştır.

Abdülkâdir Geylânî’ye göre kalbin arınması, bilginin hayata geçirilmesine ve ibadetlerin samimi ve gösterişten uzak (ihlâslı) bir şekilde yerine getirilmesine bağlıdır.

)
Çiştiyye ile ilgili aşağıda söylenenlerden hangisi yanlıştır?



Çiştiyye’de tasavvufî düşüncenin temelini “vahdet-i vücûd” kavramı oluşturur.

Çiştiyye tarikatı mensupları ilk dönemlerinde, Şeyh Şehâbeddin es-Sühreverdî’nin Avârifü’l-maârif’ini tarikatlarının temel kitabı olarak benimsemişlerdi. Hücvîrî’nin Keşfü’l-mahcûb’u da çok rağbet gösterdikleri bir eserdir.

Çiştiyye, Muînüddin Hasan el-Çiştî’ye nisbet edilen İran’ın ilk ve en büyük tarikatıdır.

Çiştiyye tarikatının tarihi “büyük şeyhler” dönemi (1200-1356), taşra hankahları dönemi (XIV-XV. yüzyıllar), Sâbiriyye kolunun doğuşu ve gelişmesi dönemi (XV. yüzyıldan itibaren) ve Nizâmiyye kolunun ortaya çıkışı (XVIII. yüzyıl) olmak üzere dört bölümde değerlendirilir.

Adını, asıl kurucusu Hâce Ebû İshak eş-Şâmî’nin şeyhi Mimşâd ed-Dîneverî’nin emriyle yerleştiği Herat yakınlarındaki Çişt köyünden alır.
4 )
Hacı Bektâş-ı Velî’ye birtakım eserler izafe edilmiştir. Aşağıdakilerden hangisi onun eserlerinden biri değildir?



Makâlât

Şerh-i Besmele

Tefsîr-i Fâtiha

Menâkıbü’l-ârifîn

Nesâyih-i Hacı Bektâş-ı Velî

 

http://www.onlinearabic.net/forum/forum_images/ip.gif - - http://www.onlinearabic.net/forum/edit_post_form.asp?PID=86167&PN=1 - - http://www.onlinearabic.net/forum/forum_images/edit_post_icon.gif - http://www.onlinearabic.net/forum/delete_post.asp?PID=86167&PN=1 - - http://www.onlinearabic.net/forum/forum_images/delete_sm.gif -

 




Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide - http://www.webwizguide.info