Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

hadis tercumelerine baslangic

Nereden Yazdırıldığı: Onlinearabic.net
Kategori: ورشة التجرمة - ÇEVİRİ ATÖLYESİ TERCÜME ÇALIŞMALARI
Forum Adı: Çeviri Atölyesi - Arapça'dan Türkçe'ye Tercüme Çalışmaları
Forum Tanımlaması: Çeviri Atölyesi - Arapça'dan Türkçe'ye Tercüme Çalışmaları
URL: http://www.onlinearabic.net/forum/forum_posts.asp?TID=106
Tarih: 20Kasım2018 Saat 22:42
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 8.03 - http://www.webwizforums.com


Konu: hadis tercumelerine baslangic
Mesajı Yazan: administrator
Konu: hadis tercumelerine baslangic
Mesaj Tarihi: 30Eylül2006 Saat 13:22

Merhaba, yeni foruma geçiş süreci nedeniyle forum admini sizin adınıza mesajınızı bu alana taşımıştır. Konunuza buradan devam edebilirsiniz.

 

http://www.onlinearabic.net/forum/pop_profile.asp?mode=display&id=15724 - ayseker   Mesaj gönderiliş: - 27/09/2006 :  17:36:47

 

Ben ikinci hadisi tercüme edeyim.Birinci hadisi de tercüme ettim ama bencillik olmasın diğer arkadaşlara da kalsın.

عن ابي، أمية الضمري قال قدمت على رسول الله صلى الله عليه وسلم من سفر فسلمت عليه فلما ذهبت لأخرج قال انتظر الغداء يا أبا أمية قال فقلت إني صائم يا نبي الله فقال تعال أخبرك عن المسافر إن الله وضع عنه الصيام ونصف الصلاة قال أبو محمد إن شاء صام وإن شاء أفطر

Ebu Umeyye ed-Damri'den rivayetle;Damri şöyle dedi:


Bir yolculuktan Rasulullah(s.a.v.)'in yanına vardım.Çıkmak için kalktığım zaman öğle yemeğini bekle dedi.(devamla Damri şöyle)dedi:(cevaben)Ben oruçluyum Ey Allah'ın Nebisi dedim.(O da şöyle)buyurdu:Hadi gel sana yolcudan bildireyim.Muhakkak ki Allah ondan(yolcudan) orucu ve namazın yarısını çıkardı.
Ebu Muhammed:Dilerse oruç tutsun,dilerse iftar etsin dedi.

Hatam olabilir.Yanlışım varsa düzeltirsiniz inşaAllah. http://www.onlinearabic.net/forum/topic.asp?whichpage=7&Forum_Title=Arap%E7adan+T%FCrk%E7eye+Terc%FCme+%26Ccedil%3Bal%26%23305%3B%26%23351%3Bmalar%26%23305%3B&Topic_Title=hadis+tercumelerine+baslangic&CAT_ID=19&FORUM_ID=62&TOPIC_ID=712#top">




Cevaplar:
Mesajı Yazan: administrator
Mesaj Tarihi: 30Eylül2006 Saat 13:22
http://www.onlinearabic.net/forum/pop_profile.asp?mode=display&id=14711 - ibnu hummam   Mesaj gönderiliş: - 28/09/2006 :  12:16:01  
 
Selam aleykum ,

Tercumeniz pek yerinde Ayseker kardesim

Su cumleyi فسلمت عليه ardindan (hemen) selam verdim diye tasavvur ediyordum

Birde وضع عنه الصيام ونصف الصلاة Ondan oruc (farziyetini) ve namazin (rekat sayisini) yarisini hafifletti ( agirligini kaldirip yukunu kaldirdi)
diye biraz izahli gordum

Birde الغداء dediginiz gibi öğle yemeği olabilecegi gibi kahvalti dahi olabilir , hulasa kaba kusluk vaktinde , Allah sizden razi olsun

Simdiki kullanilan arapcada orfi olarak kahavaltiya فطور (fetur) , ogle yemegi الغداء , aksam yemegi ise العشاء (aynin fethesi ile)

قال أبو محمد imam dariminin lakabi veya kunyesi olabilir allahu alem
Kendisi hakkinda su ibareyi buldum

في سمرقند وُلِدَ في سنة 181
ثم شد الرحال فطاف بالبلاد طولًا وعرضًا، فسمع بخُراسان والعراق والبصرة وواسط والكوفة وغيرها.
ومات بعد صلاة العصر، يوم التروية من سنة
255
not : يوم التروية zilhicce ayin 8 gunu

Rahimehullah
عن ابي، أمية الضمري قال قدمت على رسول الله صلى الله عليه وسلم من سفر فسلمت عليه فلما ذهبت لأخرج قال انتظر الغداء يا أبا أمية قال فقلت إني صائم يا نبي الله فقال تعال أخبرك عن المسافر إن الله وضع عنه الصيام ونصف الصلاة قال أبو محمد إن شاء صام وإن شاء أفطر

Ilaveleriniz varsa cok memnun olurum
Diger hadisi unutmayalim insaallah

allah emanet olun http://www.onlinearabic.net/forum/topic.asp?whichpage=7&Forum_Title=Arap%E7adan+T%FCrk%E7eye+Terc%FCme+%26Ccedil%3Bal%26%23305%3B%26%23351%3Bmalar%26%23305%3B&Topic_Title=hadis+tercumelerine+baslangic&CAT_ID=19&FORUM_ID=62&TOPIC_ID=712#top">



Mesajı Yazan: administrator
Mesaj Tarihi: 30Eylül2006 Saat 13:23
http://www.onlinearabic.net/forum/pop_profile.asp?mode=display&id=15724 - ayseker    Mesaj gönderiliş: - 28/09/2006 :  13:10:57  
 
Evet izahatlarınız için Allah razı olsun.Ben de غداء kelimesini kahvaltı yahut öğle yemeği için kullanıldığını görmüştüm sözlükte.Bir de "selam verdim" ifadesini yazmayı unutmuşum.Dikkatimden kaçmış.onu da şimdi farkettim.
Diğer hadisi de kimse göndermemiş madem onu da yazayım artık.
not:Bilmediğim sözcükleri tek tek sözlükten çıkarıp sözlük manasıyla yerine oturtmaya çalışıyorum.Bu sebebten her kelimede tam mana çıkmıyor bazen.Düzeltmeleriniz için Allah razı olsun.Öğreniyoruz.

Hilalin rü'yeti ile ilgili İbnu Hummam Hocamızın yazdığı ilk hadis:

Ömer'in oğlu Abdullah'ın oğlu Salim'den rivayet edilir;Muhakkak ki Ömer'in oğlu(Allah ikisinden de razı olsun)Rasulullah(s.a.v.)'i şöyle derken işittim dedi:Onu(hilali) gördüğünüz zaman oruç tutun.Ve tekrar onu gördüğünüzde artık iftar yapın.(yani artık ramazan orucunu bırakıp iftar yapın.iftarın diğer bir manası da bayram etmek olarak geçiyor diye biliyorum.)
Ve eğer üzerinizde bulut olursa,onu da (o günü de)kabul edin.(Yani bulutlu bir gün olur da hilali göremezseniz o günü de Ramazan'dan kabul edin.)



Mesajı Yazan: administrator
Mesaj Tarihi: 30Eylül2006 Saat 13:24
http://www.onlinearabic.net/forum/pop_profile.asp?mode=display&id=14711 - ibnu hummam   Mesaj gönderiliş: - 28/09/2006 :  17:55:17  
 
selam aleykum ,

عَنْ سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّ ابْنَ عُمَرَ رَضِيَ
اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّه صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ إِذَا رَأَيْتُمُوهُ فَصُومُوا وَإِذَا رَأَيْتُمُوهُ فَأَفْطِرُوا فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدُرُوا لَهُ

Hilal ile ilgili tecumenizi okudum , guzel ve acik meal vermissiniz ,Allah sizden razi olsun
Birtek فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدُرُوا لَهُ bu sart cumlesinde sartin cevabinda bulunan
فَاقْدُرُوا لَهُ hakkinda :
Ve eğer üzerinizde bulut olursa,onu da (o günü de)kabul edin.(Yani bulutlu bir gün olur da hilali göremezseniz o günü de Ramazan'dan kabul edin.)buyurmussunuz

-Burada فَاقْدُرُوا لَهُ belki hilali ayin basina gore takdir edip hesabini ediniz

-Veya ayi tamamlayiniz (otuzuna) , nitekim baska bi rivayette daha acik ve sarih olarak soyle buyuruluyor فاقدروا ثلاثين otuza hesap ediniz sayiniz kadr ediniz .

Sanki butun hadisler birbirini teyid edip aciklar gibi , mesela baska bir rivayette
صوموا لرؤيته وأفطروا لرؤيته فإن غم عليكم فأكملوا العدة Hilali gordugunzde oruca baslayin tekrar gordugunuzde bozunuz , sayet bulup olup goremezseniz(sevval ayi hilalini) ayi 30 a tamamlayin

Ne dersiniz ?
Ve yine sizce hadis butun muslumanlara umumi mi yoksa hususi mi , yani hitab tum muslumanlara birden mi yoksa tahsisi var mi ?

Cevablarinizi bekliyorum

Allaha emanet olun

Oyleyse http://www.onlinearabic.net/forum/topic.asp?whichpage=7&Forum_Title=Arap%E7adan+T%FCrk%E7eye+Terc%FCme+%26Ccedil%3Bal%26%23305%3B%26%23351%3Bmalar%26%23305%3B&Topic_Title=hadis+tercumelerine+baslangic&CAT_ID=19&FORUM_ID=62&TOPIC_ID=712#top">



Mesajı Yazan: administrator
Mesaj Tarihi: 30Eylül2006 Saat 13:25
http://www.onlinearabic.net/forum/pop_profile.asp?mode=display&id=15724 - ayseker    Mesaj gönderiliş: - 28/09/2006 :  21:14:12  
 
Bu hadis sizce umumi mi yoksa hususi mi demişsiniz.

Peygamber efendimiz bu hadisi şerifiyle umumi tüm müslümanlara hitap etti diye düşünüyorum.Çünkü oruç tüm müslümanlara farz kılındı.Ve oruç dünyanın sadece bir bölgesinde değil her bölgesinde tutulabiliyor.Ve her bölgede hava koşulları aynı olmayacağı için;bir yerde bulutsuz bir geceyken,başka bir yerde bulutlu bir gece olabilir,böylelikle dünyanın biryerinde 29,başka bir bölgesinde 30 gün oruç tutulabilir hava koşullarına göre.Dolayısıyla hitap yeryüzündeki tüm müslümanlaradır diye düşünüyorum.
Her müslüman kendi bölgesine göre durumu değerlendirsin diye Peygamber efendimiz(s.a.v.)bu hadisi şerifle gelmiş,geçmiş,gelecek tüm müslümanlara hitap etmiştir.


Mesajı Yazan: administrator
Mesaj Tarihi: 30Eylül2006 Saat 13:25
http://www.onlinearabic.net/forum/pop_profile.asp?mode=display&id=14711 - ibnu hummam   Mesaj gönderiliş: - 29/09/2006 :  18:26:36  
 
selam aleykum,
Herkese hayirli cumalar

ayşeker kardesime teşekkürler
Aslinda bu hadisi ulema ümmettin haberlesme imkani oldugu bu zamanda oruc konusunda tevhid veya birlik olmak gerekli oldugu ve hitabin dediginiz gibi umumi olup belli bir taifeye yonelmemekte

Cunki dikkat edersek hitab cemaate إِذَا رَأَيْتُمُوهُ فَصُومُوا وَإِذَا رَأَيْتُمُوهُ فَأَفْطِرُوا hep birden savm taleb edilmekte , nitekim cumhur ulema (safii mezhebin iki gorusunden birisi haric ) icin ihtilafi metali itibare alinmayip şarkta hilali goren müslumanin haber vermesiyle garbdeki müsluman oruca bavlar

Hele bugün bu hukmu tatbik etmek daha kolay
Ancak bu mesele simdi bir politik simge olmuş , mesela cezairde oruca baslama olursa tunus veya fas bunun tersini yapip baslamaz

Ancak tümden ruyeti hilal terk edilip hesablama isine girilirse iş o zamanda daha da degişik oldugunu gorürüz , mesela pakistan ve fas bundan once gecen senelerde herkesden iki gün sonra yapabildi : tabi hesab ile ?!!!

Yine hadisteki فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدُرُوا لَهُ bazi ulema buradan hesab manasi verip budan matematiksel/astronomi hesabini caiz gormusler , ancak bunu mutlak delil olarak alip bunu ruyete takdim etmek ve bihassa ruyeti terk etmek ruyetteki bulunan bircok hikmetleri ve manalari yok eder , birde baska hadislerin bu lafzi aciklayip şarinin muradini anlamakta mumkin oluyor
فاقدروا ثلاثين otuza tamamlayin rivayeti gibi

Onun icin bu ümmet gayesinde düşünceside kuvvettinde birlik/tevhid olup bayramindada birlik olmasi gerekmekte , ama heyhat !

Allah bizlere basiretler ihsan eylesin , ummeti arabi kürdü türkü islam yoluda kilsin

Amin

http://www.onlinearabic.net/forum/topic.asp?whichpage=7&Forum_Title=Arap%E7adan+T%FCrk%E7eye+Terc%FCme+%26Ccedil%3Bal%26%23305%3B%26%23351%3Bmalar%26%23305%3B&Topic_Title=hadis+tercumelerine+baslangic&CAT_ID=19&FORUM_ID=62&TOPIC_ID=712#top">



Mesajı Yazan: administrator
Mesaj Tarihi: 30Eylül2006 Saat 13:26
http://www.onlinearabic.net/forum/pop_profile.asp?mode=display&id=14711 - ibnu hummam   Mesaj gönderiliş: - 29/09/2006 :  18:30:08  
 
Tercume edilecek hadisi ibni huzeyme sahihinde rivayet eder :

حدثني أبي طلق بن علي أن نبي الله -صلى الله عليه وسلم- قال كلوا واشربوا ولا يغرنكم الساطع المصعد وكلوا واشربوا حتى يعترض لكم الأحمر وأشار بيده

Hadis veciz olup , biraz açiklama gerekir
Birde harekelesek daha da guzel olur

Cevablarinizi bekleriz

Allaha emanet olun



Mesajı Yazan: administrator
Mesaj Tarihi: 01Ekim2006 Saat 13:01

http://www.onlinearabic.net/forum/pop_profile.asp?mode=display&id=9216 - Ersil   Mesaj gönderiliş: - 30/09/2006 :  17:45:51  

[quote]
Tercume edilecek hadisi ibni huzeyme sahihinde rivayet eder :

حدثني أبي طلق بن علي أن نبي الله -صلى الله عليه وسلم- قال كلوا واشربوا ولا يغرنكم الساطع المصعد وكلوا واشربوا حتى يعترض لكم الأحمر وأشار بيده
----------------------------------------
ِAli bin ebi talk bana Allah elçisinin s.a.v şöyle dediğini anlattı:Yiyin için yukarı olan parlaklık(fecri kazib) sizi aldatmasın.Kızıllık yatay olana (fecri sadık) dek yiyin için.Ve eliyle işaret etti.(burda Resulullah s.a.v. eliyle yatay olarak işaret etmiş olabilir.) http://www.onlinearabic.net/forum/topic.asp?whichpage=7&Forum_Title=Arap%E7adan+T%FCrk%E7eye+Terc%FCme+%26Ccedil%3Bal%26%23305%3B%26%23351%3Bmalar%26%23305%3B&Topic_Title=hadis+tercumelerine+baslangic&CAT_ID=19&FORUM_ID=62&TOPIC_ID=712#top">

 


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 03Ekim2006 Saat 16:10
selam aleykum,
 
Ersil tercumen icin tesekkur ederim
 
Teravih ile ilgili bir hadis arz etmek isterim , hadis sahihi buharide mevcuttur
 
عَنْ ابْنِ شِهَابٍ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ أَنَّ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا أَخْبَرَتْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ خَرَجَ لَيْلَةً مِنْ جَوْفِ اللَّيْلِ فَصَلَّى فِي الْمَسْجِدِ وَصَلَّى رِجَالٌ بِصَلَاتِهِ فَأَصْبَحَ النَّاسُ فَتَحَدَّثُوا فَاجْتَمَعَ أَكْثَرُ مِنْهُمْ فَصَلَّى فَصَلَّوْا مَعَهُ فَأَصْبَحَ النَّاسُ فَتَحَدَّثُوا فَكَثُرَ أَهْلُ الْمَسْجِدِ مِنْ اللَّيْلَةِ الثَّالِثَةِ فَخَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَصَلَّى فَصَلَّوْا بِصَلَاتِهِ فَلَمَّا كَانَتْ اللَّيْلَةُ الرَّابِعَةُ عَجَزَ الْمَسْجِدُ عَنْ أَهْلِهِ حَتَّى خَرَجَ لِصَلَاةِ الصُّبْحِ فَلَمَّا قَضَى الْفَجْرَ أَقْبَلَ عَلَى النَّاسِ فَتَشَهَّدَ ثُمَّ قَالَ أَمَّا بَعْدُ فَإِنَّهُ لَمْ يَخْفَ عَلَيَّ مَكَانُكُمْ وَلَكِنِّي خَشِيتُ أَنْ تُفْتَرَضَ عَلَيْكُمْ فَتَعْجِزُوا عَنْهَا فَتُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَالْأَمْرُ عَلَى ذَلِكَ
 
Hayirli iftarlar
 


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 06Ekim2006 Saat 22:29
  http://www.smileycentral.com/?partner=ZSzeb001_ZNxmk142YYTR">  Bütün hadisi bitirmiştim nerdeyse.Sitenin sözlüğünden bir kelime aramam gerekti ve geri dönünce bütün yazım silindi.Çok yoruldum şimdi baştan nasıl yazıcam?Bir kaç defa denedim aynı şey oldu.Daha önce böyle değildi.Bu durumun bir çözümü yok mu?





http://smiley.smileycentral.com/download/index.jhtml?partner=ZSzeb097_ZNxmk142YYTR&utm_id=7925">

-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 07Ekim2006 Saat 11:02

İbni Şihab sağlam bir rivayetle bana bildirdi;Muhakkak ki Ayşe r.a. ona (şöyle)bildirdi:Rasulullah s.a.v.bir gece,gecenin ortasında çıktı namaz kıldı.Erkekler de onun namazıyla namaz kıldılar.Ve insanlar sabaha varınca( bunu) anlattılar.(ardından)onlardan daha çoğu toplandı.(Rasulullah s.a.v.)namaz kıldı onlarda Onunla beraber namaz kıldılar.İnsanlar sabaha varınca (yine)bunu anlattılar.Ve üçüncü gece mescit ehli çoğaldı.Tekrar Rasulullah s.a.v. çıktı ve namaz kıldı.Onlarda onun namazıyla namaz kıldılar.Dördüncü gece olduğunda mescit onun cemaatine yeterli olmadı ta ki sabah namazına çıkıncaya kadar(burada bekledi manası kastedilmiş olabilir;sabah namazına çıkıncaya kadar bekledi olabilir.). Sabah namazını bitirdiğinde insanlara döndü ve şehadet getirdi.sonra (şöyle)dedi:"Bundan sonra mekanınız bana kapanmadı.Ancak üzerinize farz olmasından ve ona güc yetiremeyeceğinizden korktum"buyurdu.Ve Rasulullah s.a.v. vefat etti iş bu haldeyken.

Kelime manası verdiğim için manada biraz eksiklik oldu sanırım.Rasulullah efendimiz s.a.v. ashabının bu namazı üzerlerine farz kabul etmesinden ve zorlanmalarından da korktuğu için yanlarından ayrılmayı kastedip "Aslında mekanınız yani kasıt mescidiniz bana kapanmadı fakat bu namazları üzerinize farz saymanızdan ve güç yetiremeyeceğinizden korktuğum için yanınızdan ayrılıyorum" demek istiyor sanırım.Yani bu namaza devam etmiyor.Bu halde Peygamber efendimiz namazları uzun kıldırıyordu diye anladım.Rasulullah s.a.v. 'in bu zamanda vefat etmesi de bu zamanın onun hastalığı zamanında olduğu anlaşılıyor sanki.Lakin Rasulullah efendimiz Rabiulevvel ayında vefat ettiğine göre ya teravih namazından kasıt sadece Ramazan ayı için geçerli olmayıp,diğer aylarda da kılınan bir gece namazı olabilir mi?(teravihin tam manasını da bilmiyorum.);ya da genel bir ifade kastedilmiş olabilir.yani Rasulullah s.a.v. efendimiz bu olaydan sonra artık insanlarla bu namazı kılmadı kastedilmiş olabilir.Bu kısmı tam anlayamadım.İzahatlarınızı beklerim.
Bir de teravih namazının farz olmadığını anlıyoruz.Lakin teravihten her hangi bir zamanda kılınan gece namazı ise ve hastalığı zamanında kılıyor idiyse eğer;hastalığında dahi kıldığına göre aciz olmayana kılmayı gerektirebilir..
Tabi yanlışlarım olabilir.Açıklamalarınızı bekliyorum.
 
Birde Peygamber efendimiz s.a.v. teravih namazını nasıl ve kaç rekat kılardı konusuyla ilgili elinizde sağlam bir rivayet varsa gönderebilir misiniz inşallah?
 
 


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 13Ekim2006 Saat 10:59
Selam aleykum herkeslere,
 
Tatildeydim ve onun icin bir ara cevap veremedim
Aysekerin tercemesi guzel ve onceki mesaji silinsede allah onun ecrini sana elbet verecektir hemde on kati ile insaalah
 
Birde yazilari biraz buyuk yazsak daha iyi olur gibi , bu yeni duzende okunakli olmuyor 
 Ayseker yazina cevap verecegim insaalah


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 13Ekim2006 Saat 13:35

Selam aleykum,

عَنْ ابْنِ شِهَابٍ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ أَنَّ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا أَخْبَرَتْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ خَرَجَ لَيْلَةً مِنْ جَوْفِ اللَّيْلِ فَصَلَّى فِي الْمَسْجِدِ وَصَلَّى رِجَالٌ بِصَلَاتِهِ فَأَصْبَحَ النَّاسُ فَتَحَدَّثُوا فَاجْتَمَعَ أَكْثَرُ مِنْهُمْ فَصَلَّى فَصَلَّوْا مَعَهُ فَأَصْبَحَ النَّاسُ فَتَحَدَّثُوا فَكَثُرَ أَهْلُ الْمَسْجِدِ مِنْ اللَّيْلَةِ الثَّالِثَةِ فَخَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَصَلَّى فَصَلَّوْا بِصَلَاتِهِ فَلَمَّا كَانَتْ اللَّيْلَةُ الرَّابِعَةُ عَجَزَ الْمَسْجِدُ عَنْ أَهْلِهِ حَتَّى خَرَجَ لِصَلَاةِ الصُّبْحِ فَلَمَّا قَضَى الْفَجْرَ أَقْبَلَ عَلَى النَّاسِ فَتَشَهَّدَ ثُمَّ قَالَ أَمَّا بَعْدُ فَإِنَّهُ لَمْ يَخْفَ عَلَيَّ مَكَانُكُمْ وَلَكِنِّي خَشِيتُ أَنْ تُفْتَرَضَ عَلَيْكُمْ فَتَعْجِزُوا عَنْهَا فَتُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَالْأَمْرُ عَلَى ذَلِكَ
 
Bu hadis hakkinda aysekerin tercume ve mulahazalarina nisbeten derim ki:

1- Teravih kelimesi hakkinda :

Tervihaten kelimesinin cemidir ki bu kelime bir defa rahatlama ve dinlenme demektir 

 Nasilki teslimeten (ki selam kelimesinden gelir)   bir defa selam vermek demektir

Boyle isim vermenin sebebi , namazlarda kiraat uzun olunca her iki rekat arasinda biraz dinlenme zamani birakilinca rahatlatmalar denilip teravih tesmiyyesi buyrulmus , bu ad Hz Omer Radiyallah anh zamanindan sonra iyice meshur olup , tabiinlerde ise kitaplara gecmistir

 التراويح جمع ترويحة وهي المرة الواحدة من الراحة كتسليمة من السلام

denilir bu ibare  fethul bari adli kitabinda bulunur

 

فَلَمَّا كَانَتْ اللَّيْلَةُ الرَّابِعَةُ عَجَزَ الْمَسْجِدُ عَنْ أَهْلِهِ حَتَّى خَرَجَ لِصَلَاةِ الصُّبْحِ فَلَمَّا قَضَى الْفَجْرَ أَقْبَلَ عَلَى النَّاسِ

demek dorduncu gece namaz kildirmak icin insanlarin arasina cikmayip ancak sabah namazina cikti demektir

Nitekim su rivayet bunu belirler ve meseleyi daha acik anlatir

فَلَمْ يَخْرُجْ إِلَيْهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَلَمَّا أَصْبَحَ قَالَ قَدْ رَأَيْتُ الَّذِي صَنَعْتُمْ، وَلَمْ يَمْنَعْنِي مِنْ الْخُرُوجِ إِلَيْكُمْ إِلَّا أَنِّي خَشِيتُ أَنْ تُفْرَضَ عَلَيْكُمْ وَذَلِكَ فِي رَمَضَانَ

 

3

لَمْ يَخْفَ عَلَيَّ مَكَانُكُمْ

Baska bir rivayette لم يخف علي شأنكم

Bundan,yeriniz bana gizli degildir(veya haliniz شأنكم) yani mescidde beklemeniz (ve bu konuda gayretiniz ,talebiniz, ve bu namazi kilmak isteyisiniz) bana gizli degildir

 
4-

فَتُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَالْأَمْرُ عَلَى ذَلِكَ
 

Bu soz Hz Ayseye ait olmayip imam Zuhriye aittir (tabiin Hadis alimlerin buyuklerindendir)

تُوُفِّيَ  vefat edeni ifade etmek fiilin mechulu ile gelir , malumu ise vefat ettirene kullanilir tabii.
Yine muteveffa rasulullahdir , muteveffi ise Allahdir .
Dikkat oluna
 
5- demissiniz ki

Rasulullah s.a.v. 'in bu zamanda vefat etmesi de bu zamanın onun hastalığı zamanında olduğu anlaşılıyor sanki.Lakin Rasulullah efendimiz Rabiulevvel ayında vefat ettiğine göre ya teravih namazından kasıt sadece Ramazan ayı için geçerli olmayıp,diğer aylarda da kılınan bir gece namazı olabilir mi?(teravihin tam manasını da bilmiyorum.);ya da genel bir ifade kastedilmiş olabilir.yani Rasulullah s.a.v. efendimiz bu olaydan sonra artık insanlarla bu namazı kılmadı kastedilmiş olabilir.Bu kısmı tam anlayamadım

-Burada rasulullah (sav) in hasta oldusuna dair herhangi bir delalet edici kelime veya isari bir mana goremiyorum
 
-Yine Teravih namazi ancak ramazan ayina mahsus bir namaz idi
 

- فَتُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَالْأَمْرُ عَلَى ذَلِكَBuradaki hadisin ifadesi  belki insanlar mescidde bir daha boyle yogun ve kalabalik iken hep beraber rasulullahin arkasinda namaz kilmadilar demektir  وَالْأَمْرُ عَلَى ذَلِكَ, cumlesi isin boyle devam edip gittigini bildirir ancak bu onlarin bazisinin mescidde kilip bazilarin evinde ehli ile kilmasina mani olmaz , nitekim rivayetlerden bu anlasilir :

فَقَالَ عُمَرُ إِنِّي أَرَى لَوْ جَمَعْتُ هَؤُلَاءِ عَلَى قَارِئٍ وَاحِدٍ لَكَانَ أَمْثَلَ ثُمَّ عَزَمَ فَجَمَعَهُمْ عَلَى أُبَيِّ بْنِ كَعْبٍ demek mescidde sayilari azda olmayip teravih namazini kilan var ,bu konu sarih , ve degisik imamlarida olabilir , bu ise isari ve mefhum olan manadir .

  Hatta kimisine gore ehli ile kilmak daha guzel diyen ulema dahi var , hanefilerden ebu hanifenin talebesi islamiyyetin ilk kadil kudati unvani alan (kadilarin kadisi) ebu yusuf gibileri onlardan bir tanedir

 
6-  Birde Peygamber efendimiz s.a.v. teravih namazını nasıl ve kaç rekat kılardı konusuyla ilgili elinizde sağlam bir rivayet varsa gönderebilir misiniz inşallah?

el cevap: 8 rekat olarak kildirdigi sabit .Buharide Hz Ayseden Ramazanda olsun diger aylarda olsun 11 rekata ilavede bulunmaz idi

فَقَالَتْ مَا كَانَ يَزِيدُ فِي رَمَضَانَ وَلَا فِي غَيْرِهِ عَلَى إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً

(8 rekat + 3 rekat vitr)

nitekim baska bir ibarede

روى ابن خزيمة وابن حبان، من حديث جابر،قال‏:‏ ‏"‏

صلى بنا رسول الله صلى الله عليه وسلم في رمضان ثمان ركعات ثم أوتر،

Kaynak muhakkikun ulemadan muhaddis ibni hacer askalani (fethul bari adli kitabinda)

Hayirli iftarlar , aciklamalarinzi bekliyorum

 
Ayseker kardesimiz toplu bir mana verse memnun oluruz , Allah razi olsun sizden ve ilminizi artirsin , hidayetten mahrum kilmasin ,Amin
 
Vesselam

 

 



Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 13Ekim2006 Saat 23:45
 Allah razı olsun açıklamalarınız için.
Hastalık konusunda bir ibare yok ama hadiste Peygamber efendimizin vefatı geçince,bu namazı kıldırması hastalığı döneminde mi oldu acaba diye düşündüm.Ya da genel bir ifade kullanılmış iş bu halde devam edip giderken Rasulullah vefat etti manası da kastedilmiş olabilir diye düşündüğümü de belirttim.Tabi ikincisi daha uygundu.Açıklayıcı olması bakımından izahatınızı sordum.
Peygamber efendimizin s.a.v. 8 rekat kıldırdığını,ve Hz. Ayşe'nin rivayeti olan 11 rekatı geçmezdi hadislerini de okumuştum.Acaba 20 rekat kıldığı da olur muydu diye merak etmiştim.Günümüzde bildiğiniz üzre 20 rekat kılınıyor.Allah c.c. kabul etsin inşallah.Bu uygulamanın da Hz. Ömer r.a. zamanında başlatıldığını öğrendim.Allah ondan razı olsun.Rabbim namazlarımızı kabul etsin inşallah.


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 16Ekim2006 Saat 18:44

Selam aleykum,

Kadir gecesi alakali olarak  2 hadisi tercemeye arz etmek istiyorum

Su biline ki kadir gecesinin hangi gece oldugu konusunda 40 da fazla kavil var , kimisi zaif kavil kimisi kuvvetli , ancak ibni hacer gore en saglami son onlarda oldugudur(tabi tek sayili gecelerde)

Hadisler sunlardir:

عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ تَحَرَّوْا لَيْلَةَ الْقَدْرِ فِي الْوِتْرِ مِنْ الْعَشْرِ الْأَوَاخِرِ مِنْ رَمَضَانَ

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ وَمَنْ قَامَ لَيْلَةَ الْقَدْرِ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ

not:

Bilindigi gibi ramazan ayin son onlarinda veya son yedi gecelerinde kadir gecesi aranir , ancak tek sayili olan gecelerinde oldugu daha cok umulur: 21,23,25,27,29

Yine 27 inci gece olmasi umulur , lakin katiyetle bu gun olacak deyip diger geceleri birakmak yazik olur , hele delillerde birkac ihtimaller varid olunca



Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 17Ekim2006 Saat 18:04

Selam aleykum,

Iki Hadisin tercemesinde şöyle bir meal vermeyi uygun gordum

عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ تَحَرَّوْا لَيْلَةَ الْقَدْرِ فِي الْوِتْرِ مِنْ الْعَشْرِ الْأَوَاخِرِ مِنْ رَمَضَانَ

Aişe'den -Allah ondan razi olsun- (rivayetle) rasulullahin şöyle demiştir:

Kadir gecesini tek sayılı ramazan ayın son on günlerinde arayınız.

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ وَمَنْ قَامَ لَيْلَةَ الْقَدْرِ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ

Ebu hureyereden rivayetle peygamberimiz (sav) şöyle buyurmustur:

Kim ramazan ayını imanli olarak ve (mükafatin) karşılıgını Allah'dan umarak oruç tutarsa daha önce işlemiş oldugu günahlari af olunur

Ve kim kadir gecesini imanli olarak ve (mükafatin) karşılıgını Allah'dan umarak (geceyi) namaz ile ihya ederse daha önce işlemiş oldugu günahlari af olunur

vesselam



Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 17Ekim2006 Saat 23:56

 

Hocam son parağrafda "oruç tutarsa"yerine "namaz kılarsa" olmayacak mı?"من قام"ibaresi için. 
sanırım yanlışlıkla yazdınız.


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 18Ekim2006 Saat 11:55
selam aleykum ayseker,
 
Sanirim boyle daha cok hatalar yapacagim , cunki turkce klavyem olmayinca bazi harfleri tekrar yazmakla vakit geciriyorum , oradan alip buraya nakl ediyorum , birde simdiki yazilar kucuk ve iyi okunakli olmayinca  yazilar buyuk olsun diye baska degistirmeler yapiyorum ,hulasa zaman kaybim cok oluyor
Dun yazarken bir kac kere silindi , tekrar yazdim , bu kez kimi harf buyuk kimisi kucuk oldu 
Eski usule alismisdim , neyse...
 
Allah senden razi olsun AYSEKER ve sana ledunni ilim versin. AMIN!
Birde sizden ramazanla ilgili hadisler bekleriz , sanirim belki pek vaktiniz yoktur ama hadisler kisa olursa az da olsa birbirimizi tashih ederiz biiznillah


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 18Ekim2006 Saat 14:25

Selam aleykum,

Yine kadir gecesi ile alakali bir hadisi tercemeye arz ediyorum,sevaplari rasulullahin  -sallallahu aleyhi ve sellem-hadislerini ezberleyip anlamaya ve anlatmaya gayret edenlere .

Hadisi imam buhari rivayet eder

عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ قَالَ خَرَجَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ  لِيُخْبِرَنَا بِلَيْلَةِ الْقَدْرِ فَتَلَاحَى رَجُلَانِ مِنْ الْمُسْلِمِينَ فَقَالَ خَرَجْتُ لِأُخْبِرَكُمْ بِلَيْلَةِ الْقَدْرِ فَتَلَاحَى فُلَانٌ وَفُلَانٌ فَرُفِعَتْ وَعَسَى أَنْ يَكُونَ خَيْرًا لَكُمْ فَالْتَمِسُوهَا فِي التَّاسِعَةِ وَالسَّابِعَةِ وَالْخَامِسَةِ

التَّاسِعَةِ وَالسَّابِعَةِ وَالْخَامِسَةِ cumlesi hakkinda sayi konusunda tesbit gerekir

Bir sorum olacak فَتَلَاحَى فُلَانٌ وَفُلَانٌ cumlesi hakkinda . Acaba ikinci فُلَانٌ ismi mensub -فُلَانًا

olabilirmiydi yani-

 فَتَلَاحَى فُلَان ?
فُلَانًا
 
Son olarak muslim'in rivayetinde bu cumle
فجاء رجلان يحتقان deyip meseleyi biraz daha tavdih ediyor , bundan ne mana verirsiniz ve ne demek olur ?
Kissa gercekten ibret verici olup insani tefekkure davet eden bir durumu var
 
Hayirli iftarlar
selamlar


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 19Ekim2006 Saat 09:28

A.s. hayırlı sabahlar..

Hadis tercümelerine diğer arkadaşlar da katılırlarsa çok güzel olur aslında.Ben bazen bekliyorum kimseden terdüme gelmeyince başlıyorum yazmaya artık.
Ayrıca ibnu hummam hocam tahmin ettiğiniz gibi çok fazla vaktim olmuyor derslerimden dolayı.inşallah gayret derim hadis göndermeye.
 
Kadir gecesiyle alakalı yukardaki hadisi tercüme edeyim:
 
Ubade bin Samit'ten:Rasulullah s.a.s bize kadir gecesini bildirmek için çıktı.(o esnada)müslümanlardan iki kişi birbirlerine hakaret ettiler.(bunun üzerine Rasulullah şöyle)dedi:
"Size Kadir gecesini bildirmek için çıktım.(fakat)falanla falan birbirlerine hakaret ettiler(tartıştılar).(bunun üzerine bu [kadir gecesi bilgisi])kaldırıldı.Umulur ki bu sizin için daha hayırlı olur.Onu dokuzuncu,yedinci ve beşincide(gecelerinde)arayınız."
 
Sayı konusunda tespite gelince bu konuda çok rivayet var.Bu hadiste dokuz,yedi ve beşte aramak bahsi son on günün içinden beşinci,yedinci veya dokuzuncu gece kastedilmiş olabilir.Bir de sayıların beşten başlamayıp,dokuzdan beşe doğru gitmesi de dokuzuncu geceden kasıt,Ramazanın son on gününü geri sayım yapmak yolu olabilir.On,dokuz,sekiz...gibi.Bu durumda da dokuz 21.geceye,yedi 23.geceye,beşte 25.geceye denk gelir.En doğrusunu Allah bilir.
 
فتلاحى فلانٌ و فلانٌ cümlesindeki her iki "falan"da fail konumunda olduğu için ikiside ref konumunda gelmiş.
لحى fiili sövmek,hakaret etmek manasında.Eğer cümlede bu şekliyle kullanılsaydı elbette ikinci "falanın"meful olup nasb edilmesi gerekirdi.Bu durumda cümle şöyle olurdu:"falankes,falnkese hakaret etti."
 
Oysa fiil تفاعلا=مشاركة بين الاثنين babına(müşareketin iki kişi arasında olan manası)girdiği için karşılıklı hakaret etmek,tartışmak manasında oluyor.
Böylelikle cümle:"falanla falan kimse tartıştılar(birbirlerine hakaret ettiler.)"olup her iki falan"da fail konumuna düşüyor.
 
فجاء رجلان يحتقان ise "davalı iki adam geldi."
 
Hocam sorularınız hem hadisin manasını hem dilbilgisi kurallarını düşündürmeye yönelik oluyor.Diğer arkadaşların da katılımı olur inşallah.
selametle kalın..


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ilahiyatlı
Mesaj Tarihi: 19Ekim2006 Saat 13:58
bi hadis daha yazabilr misinz  yeni üye oldum da  bende tercümelere katılmak istiyorum yalnız ben daha yeni olduğum için yanlışlarım olacaktır onlarıda sizlerden öğrenerek düzelteceğim inşallah..


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 19Ekim2006 Saat 16:21

Selam aleykum,

 

عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ قَالَ خَرَجَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِيُخْبِرَنَا بِلَيْلَةِ الْقَدْرِ فَتَلَاحَى رَجُلَانِ مِنْ الْمُسْلِمِينَ فَقَالَ خَرَجْتُ لِأُخْبِرَكُمْ بِلَيْلَةِ الْقَدْرِ فَتَلَاحَى فُلَانٌ وَفُلَانٌ فَرُفِعَتْ وَعَسَى أَنْ يَكُونَ خَيْرًا لَكُمْ فَالْتَمِسُوهَا فِي التَّاسِعَةِ وَالسَّابِعَةِ وَالْخَامِسَةِ

Tercemeniz cok guzel olmus AYSEKER, Allah sizden razi olsun

 

Diger sorularimi iyi cevap vermissiniz , sagolun

 

Musaade ederseniz dikkatimi iki seyin uzerinde yapmak isterim  , insaallah ifadem tam olur

 

1- Soyle demissiniz:

 

فتلاحى فلانٌ و فلانٌ cümlesindeki her iki "falan"da fail konumunda olduğu için ikiside ref konumunda gelmiş.

لحى  fiili sövmek,hakaret etmek manasında.Eğer cümlede bu şekliyle kullanılsaydı elbette ikinci "falanın"meful olup nasb edilmesi gerekirdi.Bu durumda cümle şöyle olurdu:"falankes,falnkese hakaret etti."

Oysa fiil تفاعلا=مشاركة بين الاثنين babına(müşareketin iki kişi arasında olan manası)girdiği için karşılıklı hakaret etmek,tartışmak manasında oluyor.

Böylelikle cümle:"falanla falan kimse tartıştılar(birbirlerine hakaret ettiler.)"olup her iki falan"da fail konumuna düşüyor.

 

Dediginiz gibi  تفاعلا babinda  وهو للاشتراك في الفاعلية لفظاً والمفعولية معنى

failiyyette istirak lafzen mefuliyyette ise manendir , yani ikiside merfudur ve faildirler ama bir baska cihetten manen mefuliyyet var  تَضَارَبَ زيدٌ وعمروٌ misalinde oldugu gibi

Aslinda bu meseleyi ben mufaale babina yaklastirip iki kullanma arasindaki degisikligi bana soyleminizi istemisdim ve istedigim mufaale babi bir meful aliyor ise tefául babinin meful almiyacagi , mufaale babi iki meful alirsa tefául bir tek meful alabilecegini , burada ise hadiste فتلاحى فلانٌ و فلانٌ lafzi olarak meful/mensub gelmiyecegini sanirim , bu babin mutavaat icin olmasi gibi , cunki  لَاحَى فُلَان birbirlerine husumet ettiler , ihtilaf cikardilar

فُلَانًا demek olur , tefaul babina gecince (bir) mefuliyyet almasi duserفتلاحى فلانٌ و فلانٌ olur, bu mesele biraz intibah gerekir bence

ALLAHU ALEM.

Ibarem acik olmayabilir , baska arkadaslarin katkisi olsa iyi olur

 

2- demissiniz ki:

فجاء رجلان يحتقان ise "davalı iki adam geldi."-yehteggaani-

 يحتقان manasi 'herbiri hakli oldugunu iddia eden iki adam  geldi' demek belki daha yakin olur nitekim fethul baride

 يدعي كل منهما أنه المحق denilmistir

not:

Burada ق harfi seddelidir hakk kelimesinde oldugu gibi

 

Ne dersiniz?

 
-Birde muslimin sahihinde

فجاء رجلان يختصمان معهما الشيطان

rivayeti varid olmustur , ki biraz olayi tavdih etme babindan dikkat cekicidir
- Burada 
فتلاحى فلانٌ و فلانٌ
manasi

وقعت بينهما ملاحاة، وهي المخاصمة والمنازعة والمشاتمة

Aralarinda mulahat vaki oldu , husumet , tartisma, ileri geri konusma oluyor (kadir gecesinin tayini konusunda)
Tabi bu olay rasulullah-sav- huzurunda vaki oluyor ,ve rivayete gore iki zattan kasit sahabi Abdullah ibni ebi hadred ile kab bin malik , ve bu tartisma onu mesgul edince Allahu teala kalbinden veya hatirindan kadir gecesinin tayini konusunda gece sayisini o an kaldiriliyor
Nitekim buharinin insanlarin tartismasindan dolayi kadir gecesi tayininin kaldirilmasi adi altinda باب رَفْعِ مَعْرِفَةِ لَيْلَةِ الْقَدْرِ لِتَلَاحِي النَّاسِ  
bir bab koymustur
Insanlarin bu geceyi bilip onda ibadet etmeleri guzeldir , ancak gizli olup daha fazla gayret sarfetmek baska baska ibadetlere vesile oldugundan Rasulullah burada 
وَعَسَى أَنْ يَكُونَ خَيْرًا لَكُمْ  deyip takdirin hukmettiginin olaki sizin icin daha hayirli olur ifadesinle  o gecenin aynen ismi-azamin , veya cuma gunundeki dualarin kabul edildigi saatin gizli kalmasi gibi
bir gizlilik esasdir
Hatta imami subki bundan cikarak kadir gecesi kendine zahir olana bunu Allahin fazli oldugunu bilip gizlemek mustehabdir demissdir
 
Hayirli iftarlar


Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 21Ekim2006 Saat 01:31
s.a.
اجركم عند الله - فهذا الحديث الشريف المشهور من كتاب الاربعين النووية
========================

       عن أمـيـر المؤمنـين أبي حـفص عمر بن الخطاب رضي الله عنه ، قال : سمعت رسول

      الله صلى الله عـليه وسلم يـقـول : ( إنـما الأعـمـال بالنيات وإنـمـا لكـل

      امـرئ ما نـوى . فمن كـانت هجرته إلى الله ورسولـه فهجرتـه إلى الله ورسـوله

      ومن كانت هجرته لـدنيا يصـيبها أو امرأة ينكحها فهجرته إلى ما هاجر إليه ).



-------------
Bilende O Bildirende


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 21Ekim2006 Saat 11:51

Selamün aleyküm..

İki gün evde olmadığım için açıklamalarınızı yeni okuyabildim.Hocam açıklamalarınız öğretici ve anlayışımı kuvvetlendiriyor.Tabi ben bu kadar derin açıklama yapacak seviyede değilim.Sabah evden çıkmadan hemen hadisin cevabını yazıp çıkayım dedim ve fazla derine inmeden cevap verdim.Aslında sorunuzun sadece o kadar basit bir cevabı olmayacağını tahmin etmiştim.İnce açıklamalarınız bana çok faydalı oluyor.İnşallah herkes için faydalı olur.
 
Bu arada yeni bir arkadaşımız katılmış,hoşgelmiş ilahiyatlı.
Bence tercümeyi yanlış yapmak önemli değil.Zaten bir yanlış yapınca hemen düzeltiliyor ve zaten yanlış yapa yapa doğruları öğreniyoruz tercümede.
Mesela Ersil kardeşimizin gönderdiği hadisten başlayabilirsiniz ilahiyatlı.
***
 
 "دَعْوَيهُمْ فِيهَا سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلاَمٌ؛وَ آخِرُ دَعْوَيهُمْ اَنِ الْحَمْدُلِلَّهِ رَبِّ الْعَلَمِينَ *"٠
يونس-١٠
 
سلام عليكم


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 25Ekim2006 Saat 17:45
selam aleykum,
 
Tekrara bayramimiz mubarek olsun
 
عن أمـيـر المؤمنـين أبي حـفص عمر بن الخطاب رضي الله عنه ، قال : سمعت رسول

      الله صلى الله عـليه وسلم يـقـول : ( إنـما الأعـمـال بالنيات وإنـمـا لكـل

      امـرئ ما نـوى . فمن كـانت هجرته إلى الله ورسولـه فهجرتـه إلى الله ورسـوله

      ومن كانت هجرته لـدنيا يصـيبها أو امرأة ينكحها فهجرته إلى ما هاجر إليه ).

Ilahiyatli hadisi terceme etmeyince ben basliyorum

Muminlerin emiri omer ibnu hattab (rad) dediki:
Peygamberimizi soyle derken isittim:
Ameller ancak niyyetlere goredir
Her kisiye ancak istedigi vardir
Oyleyse kimin hicreti Allah ve rasulu icin ise onun hicreti Allah ve rasulu icin (sayilmistir)
Kimin hicreti(de) kendisinden faydalanilacak(elde edebilmek)  dunya  icin olursa ,veya (hicreti) kendisini nikahlayacak bir kadina ugrunda olursa , (oyleyse) onun hicreti ona hicret etmis oldugu seyedir
 
Tercumem boyledir , kimin baska tercumesi var ise
buyursun
Birde  إنـما الأعـمـال بالنيات irabini kim yapabilir?
Yine إنـما ne ifade eder? Cumle nasil tahlil edilir?
 
Vesselam 


Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 25Ekim2006 Saat 19:04
s.a.
 tercüme için tşk.
 
إنما الأعمال بالنيات
 
إِنَّ:İsmini nasb haberini raf eden harflerden.
 
ما:Zaiddir ve burda إِنَّ nin amelini iptal etmiştir.
 
الأعمالُ: Mübtedadır ve raf alameti lam üzerindeki dammedir.
 
بالنياتِ:''Ba'' harfi cer. ''niyyet'' ba ile mecrur olup  car-macrur raf mahallinde olup  الأعمالُ in haberidir.
 
إنما  hakkında ise yazacak arakadaş buyursun yada ben sonra yazarım inş.


-------------
Bilende O Bildirende


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 25Ekim2006 Saat 19:19
a.s
 
إنما الأعمال بالنيات
...النياتِ:''Ba'' harfi cer. ''niyyet'' ba ile mecrur olup  car-macrur raf mahallinde olup  الأعمالُ in haberidir
 irabin icin tesekkurler
 
Sorum su olacak : Bu cumlenin baska bir irabi olablirmi
 Yine ''Ba'' harfi cer :
- Ba harfinin muteallaki nedir onu da baska biri soylese memnun oluruz
 
Birde buradakin الأعمال elif lam takisi istigrak icin mi ,cins icin mi yok ahdi midir sizce yoksa ismi mevsul mu acaba?
 
Onceki soru ise uzerinde tekrar 
 
إنـما hasr ifade eder, burada Cumle nasil tahlil edilir mana olarak?
 
Iyi aksamlar
 
 
 
 


Mesajı Yazan: ilahiyatlı
Mesaj Tarihi: 25Ekim2006 Saat 20:01

selamun aleyküm öncelikle hepinize hayırlı bayramlar.. benim tercüme etmeyişimin sebebi farkettim ki henüz tercüme edecek seviyeye gelmemişim önce arapça mı geliştireyim ondan sonra tercümelere başlıyım çünkü zorlandım ama burdan faydalanıyorum okuyarak teşekkürler hepinize



Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 25Ekim2006 Saat 20:08
s.a.
 

 إنما الأعمال بالنيات

 

إنما Harfi hasrı ifade eder misal: زيدٌ قائم ‘’Zeyd ayaktadır’’ manasına ama burada zeyd ayakta olmakla beraber başka bir işi daha yapıyor olabilir mesela konuşuyor yada yemek yiyor olabilir ama biz burada başına إنما getirirsek zeyd sadece ayakta başka bir iş yapmıyor demektir yani zeydi ayakta olmayla sınırladık.hadistede aynı mana var  إنما الأعمال بالنيات  yani ameller sadece niyetlere göredir.tabi buradaki hüküm Allah (c.c.) katındaki hüküm olsa gerek yada ahiretteki hüküm.yoksa insanlar kendi aralarında niyeti bilemeyeceği için, amellere gördüğü haliyle hüküm verir.yani insanlar nezdin de amellere hüküm vermek niyet itibariyle değil de amel itibariyledir yani bir iş kötüyse o iş kötüdür denir o kişinin niyeti budur deyip de bu iş aslında böyledir diyemez ama Allahu teala kişinin niyetini bildiği için o işe niyetle hüküm eder.burdada إنما harfinin cümledeki farkı anlaşılmış olur sanırım. 

 

ال takısı ise istiğrak için olsa gerek yani her türlü amel; bunun içine görülen amel, kalbi amel yada sözlü amelde girer

 

ben bu kadar yazabildim artıları yada yanlışları yazarsanız sevinirim.



-------------
Bilende O Bildirende


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 26Ekim2006 Saat 16:00
selam aleykum,
 
إنـما الأعـمـال بالنيات  
"Sorum su olacak : Bu cumlenin baska bir irabi olablirmi
 Yine ''Ba'' harfi cer :
- Ba harfinin muteallaki nedir onu da baska biri soylese memnun oluruz?" sorusuna gelince
 
Tabi ersilin irabi dogrudur ancak muhakkiklerin bu cesit cumlelerdeki metodlari sudur:
Burada  ba  بالنيات harfi cerin burada bir muteallaka ihtiyaci vardir
Muteallik ise o  mahzuf olanالأعمال  a'mel kelimesinin(ki mubtedadir) haberidir
Burada mahzuf haber cumleye gore takdir edilir:
ya تعتبر kelimesi takdir edilir
veya تكمل kelimesi
veya تصح
veya ‏ تحصل،تستقر olmazsa devamli kolaylik babindan bunlardan biri ihtiyar olunur
 
Butun bunlarin herbirisinden fikhi kaideler cikarilmistir
mesela hanefiler تكمل kamil olur manasina alip ibadete vesile olan ibadetlerde niyyeti sart kilmayip abdest gusul gibi hukumlerde niyyet etmeyi sunnet muekkede kilip bu ibadetin sihhat sartlarindan sayilmamistir
 
Halbuki onlardan mesela safiiler hanbeli ve malikiler burada تصح takdir edip ibadetlerin sihhati niyyetledir niyyetsiz ibadet edilmez
Mamafih الأعمال amellerden murat ibadetlerdeki ameller oldugu herkese zahir oldu
 
ersilin" ال takısı ise istiğrak için olsa gerek yani her türlü amel" kelami yerindedir ancak o zaman hasr ifadesi buradaki el takinin istigrak icin olmasi dahi dusunulebilir mana
كل عمل بنية فلا عمل الا بنية،  , o zaman hasr إنما ile الأعمال kelimeleriyle tekid uzerine tekid olur
Tabi إنما kelimesi murekkeb midir basit midir konusu da vardir
 إنما kelimesinin hasr icin geldigi konusunda tercih vardir , ve kimisine gore burada hasr istigrak icin gelen el e'mal kelimesinden gelir , إنما ise o zaman tekid ve mubalaga icin geldigini soylerler
Velhasil إنما herzaman hasri mutlak icin gelmez mesela 
 إِنَّمَا أَنْتَ مُنذِرٌ ayetinde sen ancak inzar edersin, baska bir sey yapmazsin manasina degil cunki ayni zamanda o mujdelerde ,teblig de eder ,  onu icin buradaki hasr  hasri mukayyed olur , yani peygamberimizin risaletine inkar edenlere cevrilmis bir cevabdir ve tahsis mevcuddur
 
Yine unutmayalim ki بالنيات ba harfi musahabe ifade eder  yani amellerin niyyetlerle oldugudur
(Eksigim varsa tamamlayin)
Not:
Goruslerinizi bekliyorum,ayseker de artik pek katilmiya zaman bulmuyor gibi
Selametle


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 26Ekim2006 Saat 16:46

Selamün Aleyküm Hocam,

Katılmaz olur muyum hiç?!Kur'an ve Hadis öğrencisiyim zaten inşallah.
Tabi ki ilmi açıklamaları sizler gibi yapamam,sizden bekliyorum bu yüzden.Yine çok faydalı ve öğretici bir şekilde açıkladınız.Allah razı olsun.Fazla söze ne hacet.
Bunları öğrenmek de çok faydalı oluyor bana.
Zaten sırf bu yüzden yani bu ilmi açıklamalarınız sebebiyle katılma şevkim çok daha artıyor.
Şimdi bir hadiste ben göndereyim;
 
"عن ابي هريرة رضي الله عنه:انتدب الله لمن خرج في سبيله لا يخرجه الاّ ايمانٌ بي و تصديقٌ برسلي ان ارجعه بما نال من اجرٍ او غنيمةٍ او ادخله الجنّة ولو لا ان اشقّ علئ امّتي ما فعدت خلف سريّةٍ ولودتُّ انّي اُقتَلُ في سبيل الله ثمّ اُحيا ثمّ يُقتَلُ ثمّ احيا ثمّ اقتل"ا
 
Buhari&müslim&muvatta
مع السّلامة


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 26Ekim2006 Saat 17:55
 Aleykum selam ,
 
عن ابي هريرة رضي الله عنه:انتدب الله لمن خرج في سبيله لا يخرجه الاّ ايمانٌ بي و تصديقٌ برسلي ان ارجعه بما نال من اجرٍ او غنيمةٍ او ادخله الجنّة ولو لا ان اشقّ علئ امّتي ما فعدت خلف سريّةٍ ولودتُّ انّي اُقتَلُ في سبيل الله ثمّ اُحيا ثمّ يُقتَلُ ثمّ احيا ثمّ اقتل"
Hadisini yarin insaallah terceme edeyim
 
not:يُقتَلُ ikincisi yine اُقتَلُ hemzeyi mutekellim seklinde olmasi gerekir sanirim , yazida bir hata olmus olabilir
 
isterseniz siz baslayabilirsininiz , birkac gundur dikkatli tercemelerinizi gormemistik 
 
birde 'Tabi ki ilmi açıklamaları sizler gibi yapamam,sizden bekliyorum bu yüzden"kelaminiza.
Masaalah siz cok gayret edip az bir zamanda bir cogunu gecebildiniz ve inaniyorum ki arabca babindan isitikbaliniz insaalah guzel olacaktir
 
Birde tahsil olarak ne yapiyorsunuz (ozel ders,..) , arabcada ne okuyorsunuz diye merak etmisstim, zira nahiviniz var 
 
"sizden bekliyorum bu yüzden"diyorsunuz , bizler de sizden bekliyoruz
Istifademiz tam olmasi icin tavsiyem , arastirma seklinde yapip yuzeysel bir yaklasim degil de biraz himmetli gayretli ,en azindan taklidi dereceden uzak olsun , en guzeli tahkik etmektir
Bizim bir hocamiz vardi (7 kiraatten icazetli , fikih/usul fikhi ve hadis mutehassisi) meseleleri tahkik etmek kadar insana kalici kuvvetli bir ilim yoktur derdi devamli
 
iyi aksamlar
 


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 26Ekim2006 Saat 20:57
 
 


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 27Ekim2006 Saat 12:40
 
Selamün aleyküm...
Hayırlı Günler dilerim,
Söylediğim gibi hocam avamil ve izhar derslerine yeni geçtik.Hatta henüz başlamadık bile.Bayramdan sonraya kaldı.Ama ben merak ettiğim bir konu geçtiğinde hemen kitabı açıp karıştırmaya başlarım.Konunun nerde geçtiğini ararım.Mesela "ba"'nın müteallakı nedir diye sormuştunuz.Harfi cer müteallaklarıyla ilgili bir bilgim yoktu.Hemen açtım izharda bahsinin geçtiğini buldum kendi kendime çalıştım.Kendimce bir cevap vermekten de çekindim bilmediğim bir konu çünkü.Bana kalsa şöyle bir cevap çıkarmıştım:
 
müteallak=fiil veya şibhi fiil manasında bir kelime-
 
'إنّما الأعمال بالنّيات' cümlesinde fiil veya şibhi fiil bulunmadığına göre;
Müteallak olan fiil veya fiil manasında olan kelime bazen hazf edilir.(düşürülür) ibaresine göre cümleye i'rab veririz.
Şöyle bir ibare de var:
Eğer mahzuf cer ile mecrurun içinde bulundurulan genel bir fiil(fiili amme) ise carr ile mecrur "zarf-ı müstekar"diye adlandırılır.
ör:زيد في الدّار aslı:حصل زيد في الدّار
 
Ef'ali amme 7 tanedir:استقرّ -وَقَعَ-وَجَدَ-ثَبَتَ--حصلَ-لابَسَ-كانَ
Hazf edilen müteallak bu yedi fiilden biri ise cer ile mecrura zarf-ı müstekar denir.
Bu yedi fiilden başkası ise veya müteallakı hazf edilmemiş ise car mecrura zarf-ı lağv denir.
 
Bu durumda i'rabı şöyle düşündüm:
 
انَما الأعمال (تحصل-تثبت-تستقرّ...)بالنّيات
 
Ameller ancak niyetlere göre....(belirlenir-hasıl olur-sabit olur..)gibi ef'ali ammeden fiiller koydum mana uyduğu için i'rabda car ile mecrura zarf-ı müstekar dedim.
 
انّما=te'kid edatı(bunun hasr ve te'kid ve mübalağa için gelebileceğini söylediniz.Bu konuyu da ayrıntılı çalışacağım inşallah.)
 
الأعمال=mübteda
 
حصل-استقرّ-ثبت-وقع=fiili ammeden biri=haber(hazf edilen müteallak)
بالنّيات=zarf-ı müstekar dedim.
 
Ben bu konuyu tabi kendi kendime çalıştığım için ve sadece elimde bir kaynak olduğu için konuyu eksik veya yanlış anlamış olabilirim.Ef'ali amme konusunda 7 tanedir deniliyor.Oysa sizin bahsettiğiniz başka fiiller de var.تصح=تعتبير gibi.Bunlarda mı genel fiillere katılıyor?Yoksa Ef'ali amme diye belirttiğim yanlış mı oldu?Bu konu da açıklamanız faydalı olur.
Bir de bu tür konuları hangi kaynaklardan çalışabilirim isim verebilirseniz memnun olurum.
 
 


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 27Ekim2006 Saat 13:34
 
"عن ابي هريرة رضي الله عنه:انتدب الله لمن خرج في سبيله لا يخرجه الاّ ايمانٌ بي و تصديقٌ برسلي ان ارجعه بما نال من اجرٍ او غنيمةٍ او ادخله الجنّة ولو لا ان اشقّ علئ امّتي ما فعدت خلف سريّةٍ ولودتُّ انّي اُقتَلُ في سبيل الله ثمّ اُحيا ثمّ اُقتَلُ ثمّ احيا ثمّ اقتل"ا
 
 
 Hadisini tercümeye geçeyim.Hadisin içinde Rasulullah'ın Allahü Teala c.c.'dan hikaye ettiği sözler de mevcut olduğu için hadisin içinde hadisi kudsi geçiyor.Fakat manayı toparlamak bana biraz zor gelmişti.Bu yüzden bu hadisi göndermiştim.
Ben biraz kırık mana vericem önce,sonra toparlıycam.
 
*Ebu Hureyre'den r.a.(rivayetle):Kefiloldu Allah(c.c.)yolunda(cihada) çıkan kimseye;"çıkarmıyor onu Bana imanı ve Rasullerimi tasdikinden başka birşey,onu döndürmeme nail olacağı bir ecir veya ganimetle,yahut onu cennete girdirmeme(kefil oldum)-buraya kadar manayı toparlayayım:"Bana olan imanı ve Rasullerimi tasdikinden dolayı benim yolumda(cihada)çıkan kimseye (kefil oldum.)neye kefil oldum?ele geçireceği bir mükafat veya ganimet ile(evine) döndürmeme veyahut onu cennete girdirmeme(kefil oldum).
devamı:
Meşakkat verecek olmasaydım ümmetime,oturmazdım bir savaş birliğinden sonra.Muhakkak ben temenni ettim;Allah yolunda öldürüleyim sonra diriltileyim,sonra öldürüleyim sonra diriltileyim,sonra öldürüleyim.bu kısmı da toparlıyayım:Ümmetime meşakkat verecek olmasaydım,bir savaş birliğin(in savaşa gitmesin)den sonra(savaşa katılmayıp)oturmazdım.Ve elbette Allah yolunda öldürülmemi sonra diriltilmemi,sonra öldürülmemi,sonra diriltilmemi sonra öldürülmemi isterdim.
 
Bu hadisten çıkarılan fıkhi hükmü de yazarız inşallah.
 


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 27Ekim2006 Saat 13:47
s.a.
(mevzu dışı ancak yinede yazayım)
ayşeker kardeş size zahmet yeşil yazıların yerine zemindeki gri renk tonuna zıt olacak başka bir renk kullanın. yeşille  gri ton açık renk olduğu için yazılarda sorun oluyor.tşk.


-------------
Bilende O Bildirende


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 27Ekim2006 Saat 14:23
A.S.
Bende beyaz üzerine yeşil net görünüyordu kusura bakmayın.Bu yüzden fark edememişim.Şimdi düzelttim.İyi olmuştur umarım.


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 27Ekim2006 Saat 17:46
selam aleykum,
 
"Ben bu konuyu tabi kendi kendime çalıştığım için ve sadece elimde bir kaynak olduğu için konuyu eksik veya yanlış anlamış olabilirim.Ef'ali amme konusunda 7 tanedir deniliyor.Oysa sizin bahsettiğiniz başka fiiller de var.تصح=تعتبير gibi.Bunlarda mı genel fiillere katılıyor?Yoksa Ef'ali amme diye belirttiğim yanlış mı oldu?Bu konu da açıklamanız faydalı olur.
Bir de bu tür konuları hangi kaynaklardan çalışabilirim isim verebilirseniz memnun olurum"
 
cevab:
 
1 "Ef'ali amme konusunda 7 tanedir deniliyor.Oysa sizin bahsettiğiniz başka fiiller de var.تصح=تعتبير gibi.Bunlarda mı genel fiillere katılıyor?"
Efali ammeye dahil olmaz , cunki efali amme her mahzuf haber icin gecerli olup manalari istikrar ve sebat uzere olup devamliligi gosteren bir kaliblari var
Amma takdir edilebilecek baska bir kelam mevcud ise  ve daha munasib olup kelamin siyakina sibakina uygun ise onunla takdir elzem olup fikhi neticeler(onceki durumlar gibi) bunlardan tahric olunur
 
not 1 (muteallak hakkinda):
Tercih olan gorus sudur:
Mahzuf olan haberi isim olarak takdir edilmesi daha guzeldir bazi zamanlar, oda muteallik car mecrur-harf cer/mecrur olmayip zarf (zarfi zaman veya mekan, mubhem olsun olmasin farketmez) olursa bu ayni efali ammenin ismi failleri getirirsin : mustekir, kain , sabit vs
 
not2:
  إنـما الأعـمـال بالنيات 
hadisi , tercih olunan ve en saglam bilgiye gore hutbede irad olunup ya eyuhhe nnas ile baslamistir
Dikkat oluna bu hadis kimine gore ilmin ucte biri
 
2- "Bir de bu tür konuları hangi kaynaklardan çalışabilirim isim verebilirseniz memnun olurum"
 
Size arabca nahiv kitaplarindan sunlari elinizin altinda bulundurmanizi tavsiye ederim
(aklimda  olanlar):
1- serh katrun neda ve bellussada (serhi ile bir cilt) -ibni hisam- tahkik seyh muhyiddin
ibnu hisamin ibare acik olup , cok fasih bir uslublari vardir
2- serh suzur ez zehab (serhi ile bir cilt)-ibnu hisam- oncekini tamlayici selklinde lazim
Onceki kitabi ikmal niyetiyle yazilip hal bablari bir cok konular cok mufassaldir
3- mugni lebib -ibnu hisam- (bir veya iki ciltlisi var) osmanlida medreselerinde okutulan son nahiv kitabi - hece harflerin tertibine gore duzenlenmistir '; sahaserdir
4- serh elfiyye ibni malik -ibnu akil-(iki cilt) tahkik seyh muhyiddin Bu kitab onceki kitablardan az cok hepsinden bahs eder hepsini icerir - eskilerde ezhere girme sinavi bundan yapilirdi
5- camiu durus el arabiyye -mustafa giylani- tafsilati cok, sarf mevzuunuda icerir
 
Bir meseleyi tahkik ve tavdih icin bunlar en azindan bulunmasi gereken kitaplardir
yok mumkin degilse  1. 3. 4. kitaplari 
Bunun da daha azi tartisilir ben 1. 4. derdim
Allahu alem
 
Birde yeni terceme ettigin hadisi daha sonra inceleriz 
ama bakiyorum yine manasi iyi olmus
Simdilik لا يخرجه الاّ ايمانٌ بي irabini yapalim bir cok faidesi var , biraz nahiv meseleleri tekrar etmis oluruz
  
vesselam
 


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 27Ekim2006 Saat 18:19

Sağolun Allah c.c. razı olsun.Bu kaynakları(en azından bir kısmını)temin etmeye çalışıcam inşallah.Tabi inşallah burda bulabilirim.Olmasa istetirim inşallah getirilir.Çünkü gerçekten çok ihtiyacım var.



-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 27Ekim2006 Saat 19:45
s.a.
aslında bilgisayardan kitap okumak normal kitap okumaktan daha sıkıcı geliyor insana ama bilgisayarın bir çok nimetinden faydalanılabildiği (kopyala-yapıştır-büyült-yazdır vs.) için bilgisayar kitapları büyük bir nimet.ayrıca kitapların bedava olması ayrı bir güzellik:)
 
yani yukarda ibni humam hocanın dediği çoğu kitap bilgisayar ortamında var almaya gerek yok.bu link öncedende verilmişti burdan.
 
http://www.almeshkat.net/books/index.php - http://www.almeshkat.net/books/index.php
 
http://www.almeshkat.net/books/open.php?cat=16&book=2218 - مغنى اللبيب عن كتب الاعاريب
http://www.almeshkat.net/books/archive/books/mukni%20labeb1.zip - http://www.almeshkat.net/books/archive/books/mukni%20labeb1.zip
 
قطر الندى وبل الصدى
http://www.almeshkat.net/books/archive/books/sadaa.zip - http://www.almeshkat.net/books/archive/books/sadaa.zip
 
شرح ابن عقيل
http://www.almeshkat.net/books/archive/books/sharh%20-%20ageel.zip - http://www.almeshkat.net/books/archive/books/sharh%20-%20ageel.zip
 
شرح شذور الذهب في معرفة كلام العرب
http://www.almeshkat.net/books/archive/books/shzor%20aldhab.zip - http://www.almeshkat.net/books/archive/books/shzor%20aldhab.zip
 
 burda tüm ilimlere dair daha yüzlerce kaynak kitap mevcut ben burdan çok faydalanıyorum.herkesin faydalanacağını umuyorum.


-------------
Bilende O Bildirende


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 27Ekim2006 Saat 20:55
Teşekkür ederim Allah razı olsun.Bilgisayardan kitap okumak ve konu aramak gerçekten zor oluyor bana.Ama yine de faydalı olacaktır bu linkler inşallah.

-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 28Ekim2006 Saat 13:35
 لا يخرجه الاّ ايمانٌ بي irabini yapalim bir cok faidesi var , biraz nahiv meseleleri tekrar etmis oluruz
  
لا يخرج=çıkarmaz (nef-i istikbal)
 
ه=onu(mef'ulun bih)
 
إلاّ=-den başka,hariç,dışında(istisna edatı-münkat'ı istisna)
 
ايمانٌ بي=bana imanı(müstesna -fail durumunda)
 
*Bir cümle olumlu ve müstesna minh de varsa "illa" ile müstesna kılınan kelime mansub olur.
ör:جاء الطلا ب إلاّ محمدً
 
*Cümle olumsuz ve müstesna minh de varsa "illa" ile müstesna kılınan kelime mansub da olabilir,müstesna minh'in harekesiyle de harekelenebilir.
misal:ما جاء الطلاّبُ إلاّ محمداً
ya da
ما جاء الطّلاّبُ إلاّ محمدٌ
 
*لا يخرجه الاّ ايمانٌ بي cümlesinde ise;
Cümle olumsuz ve müstesna minh de hazfedilmiş olduğu için müstesnanın harekesi "إلاّ" yokmuş gibi (fiil,fail,meful) durumuna göre hareke alır.
 
yani cümle aslında şöyle :
"O'nu çıkarmıyor bir iman ki(müstesna minh),dışında(istisna) bana olan imanı(müstesna)"
لا يخرجه ايمانٌ إلاّ ايمانٌ بي
 
Bu bakımdan şöyle diyebiliriz: Bir iman ki, o imandan bedel nedir? bana olan imanıdır.
mana itibariyle(bedeli ba'z min-el küll) diyebilir miyiz?
 
 
Aynı zamanda,bu cümleyi türkçeye çeviriken "illa" ile olumsuz manayı tersine çevirebiliyoruz;
"O'nu çıkarmıyor,ancak çıkarıyor bana olan imanı..."-"O'nu ancak bana olan imanı çıkarıyor."
 
 
 
Unarım bir yanlışım yoktur.Varsa düzeltirsiniz inşallah.
 
Allah'a emanet olun...
 


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 28Ekim2006 Saat 23:23
s.a.
 
ولو لا ان اشقّ على امّتي ما قعدت خلف سريّةٍ
 
Ümmetime meşakkat verecek olmasaydım,bir savaş birliğinden sonra oturmazdım.
-------------------------------------------------------
arkadaşlar burda bir şey dikkatimi çekti...yukardaki ibarenin tercümesi doğru ancak sanki orda bi parantez gerekiyor.
''Ümmetime meşakkat verecek olmasaydım''
ibaresi sanki ''benim işim ümmetime  meşakket çıkarmak olmasaydı''(neuzubillah) gibi bir manayıda anımsatıyor.gerçi cümlenin devamı bu manayı gidersede ilk bakışta anımsatma var sanki.aslında manası ''ümmetime meşakket vereceğimi (biliyor) olmasaydım,(herhangi bir) savaş birliğinden sonra oturmazdım (yeniden cihada giderdim) ''
inşaallah meramı anlatabilmişimdir
--------------------------------------------------------
Birde ordaki  اشقّ  kelimesi mütekellimmi yoksa müfred müzekker ğaipmi?
 
 
 


-------------
Bilende O Bildirende


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 29Ekim2006 Saat 00:01

a.s

Manayı belirginleştirmek için dediğiniz gibi tercüme edilebilir bence de.
 
ان اَشُقَّ=Başındaki "en"(müzariyi nasb eden edatın)den dolayı=müzari nefsi mütekellim.


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 29Ekim2006 Saat 00:21
Orjinalini yazan: ayseker

 
ان اَشُقَّ=Başındaki "en"(müzariyi nasb eden edatın)den dolayı=müzari nefsi mütekellim.
 
buda ben mütekellimin gafleti


-------------
Bilende O Bildirende


Mesajı Yazan: ErsiI
Mesaj Tarihi: 30Ekim2006 Saat 08:37

s.a.

bu hadis çalışmalarının çok faydası oluyor çünkü unuttuğumuz yada bilmediğimiz bir çok şeyi öğreniyoruz.Cümleten Allah razı olsun.

---------------------------------------------------

أن konusu 

dediğiniz doğruymuş yani ordaki اَشُقَّ harekeli olmadığı için ben ifâl babından mazi  fiil olabilir diye düşündüm çünkü Fiili maziyede أن masdariyye girebiliyor لو لا أن درست لرسبت ancak sözlükte شق kelimesinden ifâl babı göremedim.birde başka bir hadiste yine böyle geçiyordu.

لولا أَن أَشُقَّ علي أُمّتي لأَمَرْتُهم بالسِّواك عند كلِّ صلاة؛ المعنى لولا أَن أُثَقِّلَ على أُمتي من المَشَقّة وهي الشدة.

----------------------------------------------------------------------------------

إلا  konusu

إلاّ=-den başka,hariç,dışında(istisna edatı-münkat'ı istisna)

 

burada ‘’munkati istisna’’ denmiş yani müstesna ,müstesna minhunun cinsinden değil.burada müstesna minhu zikredilmediği için buradaki istisnanın munkati mi yoksa muttasilmi olduğunu nasıl anlarız ben buna kitaptan daha bakmadım yani orda mukadder olan nedir?inş. bakarım

gerçi siz aşağıdada لا يخرجه ايمانٌ إلاّ ايمانٌ بي  demişsiniz yani muttasil yapmışsınız ve bedel bad minel kul diyebilirmiyiz demişsiniz.böyle olursa yukarıyla tezat oluşur gibi.

Kitapta benim gördüğüm şöyleydi:eğer müstesna minhu mezkur değilse ona muferrağ denir.Ve إلاّ yokmuş gibi amel edilir . ما قام إلا زَيْدٌ burada müstesna fail olarak raf edilir. وما رأيتُ إلا زيداً burada müstesna meful olarak nasb edilir. وما مَرَرْتُ إلا بزَيْدٍ buradada müstesna ba harfiyle mecrur olur.yani buralarda bedel değil sanki.yinede biraz kitap karıştıralım.



Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 30Ekim2006 Saat 13:48
özürdilerim ben yanlışlıkla münkatı istisna diye yazmışım.muttasıl olacak.
Bedel dediğim de i'rab olarak değil mana itibariyle demiştim.Yani aslında     demek istediğim "bana  olan iman" imandan bir cüz olduğu için mana itibariyle o imanın bedeli "bana olan imandır"diyebilir miyiz diye sordum.


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 30Ekim2006 Saat 19:00
Herkese selamun aleykum,
Tatilden yeni geldim , onun icin katilamadim
 
Tahlillerinizin ne hos
 
Ben birkac konuya deginmek istemistim
 
1- Ersilin demis olduguna (irabina) katiliyorum
 
Burada    لا يخرجه الاّ ايمانٌ بيIstisna muttasildir ve muferragdir (amil illa olmayip onun ma kabli olanidir ve illa ya bir yetki verilmeyip bos kilindi manasi والاستثناء مفرغ‏denilmistir , burada illa yokmus gibi sayarsak o zaman amil fiil olur
Bu kelam tam olmayip (mustesna minh hazf olmus ) icabi degildir (nefiy veya benzeri manasi tasir ) o zaman ancak muferrag istisnadan bahs edilir  ve muttasilmi munkati mi degilmi meselesine girilmesine(irab bakimindan bir seye yaramaz) gerek kalmaz cunki onemli olan illanin yokmus gibi yapilmasidir ve mustesna amillerin ameline gore olur المستثنى على حسب العوامل onun icin
olur
ayseker kardesimin لا يخرجه ايمانٌ إلاّ ايمانٌ بي "takdiri dogru olmaz cunki istisna dan kasit umumilik geldikten sonra hususilik hukmunu getirip mustesna ile tahsis ifade etmektir oysa burada tekrardan baska bir sey yoktur  
Istisna munkati ise istidraktan (lakin) لكنْ  manasi alir
Su ayeti alalim
ما أنزَلنا عليك القرآنَ لِتشقى، إلا تَذكرَةً لِمن يخشى
  لكن أنزلناهُ تذكرةً   yani
Umarim bu aciklama izharda gecen ibareyi biraz aciklar
Oyle ise hakiki istisna muttasil istisnasidir ve asildir 
 

Ve burada  ما قام إلا زيد
veya zeyd  yerine at veya esek olmasi irabi degistirmez ve mahzuf olan mustesna muttasil mi degilmi arastirilmaya mahal kalmaz
Ama tabiiki her mustesna ya muttasil veya munkatidir baska olamaz
Bilmem ibarelerim acik oldumu
 
Aslinda istisna babi cok teferruat ve ihtilaflari cok olup bir cok insanimiza zor gelmekte , hatta bunun hakkinda ozel bir kitap yazilsa yeri vardir
 
Vesselam


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 30Ekim2006 Saat 19:16
Selam aleykum
 Yine istinanin bulundugu bir hadis (buharinin)
 
مُعَاوِيَةُ بْنُ عَمْرٍو قَالَ حَدَّثَنَا زَائِدَةُ عَنْ حُصَيْنٍ عَنْ سَالِمِ بْنِ اَبِي الْجَعْدِ قَالَ حَدَّثَنَا جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ
بَيْنَمَا نَحْنُ نُصَلِّي مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اِذْ اَقْبَلَتْ عِيرٌ تَحْمِلُ طَعَامًا فَالْتَفَتُوا اِلَيْهَا حَتَّى مَا بَقِيَ مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اِلَّا اثْنَا عَشَرَ رَجُلًا فَنَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةُ وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًا انْفَضُّوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَائِمًا
 
Mana ve مَا بَقِيَ مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اِلَّا اثْنَا عَشَرَ رَجُلًا  cumlenin irabini yapalim
 
vesselam
 


Mesajı Yazan: msevgili
Mesaj Tarihi: 30Ekim2006 Saat 19:41
Muaviye bin Amr, Zaid'den, o da Husayn'dan, o da Salim bin Ebi el Ja'd'dan Cabir bin Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet etti:
 
"Nebi (S.A.V) ile beraber namaz kıldığımız esnada bir gıda kervanı gelmişti de herkes o kervana yönelmişti. Taki peygamberimiz (S.A.V) ile birlikte 12 kişiden başka kimse kalmamıştı. Bunun üzerine şu ayet-i kerime nazil oldu: "Vaktaki bir ticaret veya bir eğlenti gördüler, ona seğirttiler, seni de öylece ayakta bıraktılar."


Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 30Ekim2006 Saat 22:25
s.a.
ibni humam hocam mevzuyu belki geçtik ama burası nasıl oldu bunu biraz açarsanız iyi olacak:
----------------------------------------------------
 istisna dan kasit umumilik geldikten sonra hususilik hukmunu getirip mustesna ile tahsis ifade etmektir oysa burada tekrardan baska bir sey yoktur  
Istisna munkati ise istidraktan (lakin) لكنْ  manasi alir
Su ayeti alalim
ما أنزَلنا عليك القرآنَ لِتشقى، إلا تَذكرَةً لِمن يخشى
  لكن أنزلناهُ تذكرةً   
yani
-------------------------------------------
tşk.Allah razı olsun 


-------------
Bilende O Bildirende


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 31Ekim2006 Saat 12:27
ERSIL kardesim eselamu aleykum,
 
Bu mevzuyu istersen soyle diyelim:
 
illa ile istisna
1- ya muttasildir
2- veya munkatidir
 
1- muttasil
 
muttasilden kasit bildigimiz ve seninde ifade ettigin gibi  mustesna mustesna minhin  cinsinden olmasi halinde denilir
Peki bu ne demektir mesela
حضرَ الطّلاّبُ إلاّ خالداً
 halidden baska talebeler hazir oldu
burada belliki halid talebelerin cinsindendir (insan-insan)
 goruldigu gibi umumi bir manadan o umumiyyeti tahsis icin istisna getirilip kendi turunden bir lafiz o hazir olma hukmune dahil olmamistir
istisna dan kasit umumilik geldikten sonra hususilik hukmunu getirip mustesna ile tahsis ifade etmektir
sozumden kasit bu idi , cunki goruldugu gibi gercek istisna manasini muttasil olan istisna tasir
 
2 munkati
 
mesela
احترقت الدارُ إلاّ الكتُبَ
ev  yandi kitaplar haric
kitaplar evin cinsinden olmayinca burada nasb vacib olur ittifakla
baska misal
جاءَ المسافرون إلا أَمتعتَهُم
Misafirler aziklari haric geldiler kelaminda
misafirler mana olarak aziklar ifadesine samil olmaz ne de ona delalet eder ne de isaret eder ve durum boyle iken onun manasini  icermiyen bir lafzin onun hukmunden  cikarilmak gayesile  tevehhum olurdiye istisna kullanilip medlulunden cikarmak aslinda getirilmesine mana olmaz  
Ancak sen istisna getirip kelamda aziklariyla gelmek misafirlerin adetlerinde vardir mebdesinden cikip aziklariyla dahi geldiler hukmu ve gercegi zan edilmesin ve tasavvur olmasin kasdiyla istidrak babindan ve manasindan illa istisna edatini getirirsin ve mana bi dabt misafirler geldiler ancak-lakin aziklariyla gelmediler demektir
 
 Istisna munkati ise istidraktan (lakin) لكنْ  manasi alir
 sozumden kastimda bu idi
Bilmem meramimi ifade edebildimmi
 
Bu meseleyi en guzel  aciklayan camiu durus el arabiyye sahibi meshur muasir lugatci mustafa gilayini dir ve sanirim diger kitaplarda onu kadar bir nevi fikullugat yapani gormedim ben oradan cok yararlandim -aysekere tavsiye etmisdim-, meselelere devamli bir cikis hali verendir ,zor meseleleri kolaylastirandir Allahu alem 
Ayete gelince mesele yine aynidir
Yine melaikelerin ademe secde yapip iblisin yapmamasi bakaranin suresinde bulunan kelam aynidir  
 وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلاَئِكَةِ اسْجُدُواْ لادَمَ فَسَجَدُواْ اِلاَّ ابليسَ اَبَى  وَاسْتَكْبَرَ
Tabi burada munkati olmasi kimi usulcuya goredir cunki seytan cin idi ve o zaman oyle sayilirdi bu ibni mesuddan rivayettir
Ve sayet seytani melaikeden sayarsak yani onlarin cumlesinden onlarin en efdali olarak muttasil olur
Bunu kurtubi tefsirinde bulmak mumkin
 
Arabca ibaresinde mustafa gilayini dahi soyle der
 
. وأَما الاستثناءُ من غير الجنس فهو استثناءٌ لا معنى له إلاّ الاستدراكُ، فهو لا يُفيدُ تخصيصاً، لأن الشيءَ إنما يُخصّصُ جنسَهُ. فإذا قلتَ: "جاءَ المسافرون إلا أَمتعتَهُم"، فلفظ "المسافرين" لا يتناول الأمتعةَ، ولا يدلُّ عليها. وما لا يَتناولهُ اللفظُ فلا يحتاجُ إلى ما يخرجُهُ منهُ. لكنْ إنما استثنيتَ هُنا استدراكاً كيلا يُتَوهم أن أَمتعتَهُم جاءَت مَعهم أَيضاً، عادةَ المسافرين.
 
 
 
yine munkati istisnaya misal
ما لهم به من علمٍ، إلا اتباعَ الظنّ
Ayeti gibi
vesselam
 
not
Meseleyi soyle noktalar 

فالاستثناءُ المتَّصلُ يُفيدُ التَّخصيصَ بعدَ التعميم، لأنهُ استثناءٌ من الجنس. والاستثناءُ المُنقطعُ يُفيدُ الاستدراكَ لا التّخصيصَ، لأنه استثناءٌ من غير الجنس.
 

 
 

 


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 31Ekim2006 Saat 17:38
selam aleykum,
 
msevgi tercumen sahane olmus
Ancak sorumuza cevab vermekten geri kalmissin
Halbuki soru  ince olup , bunun irabina bulana ve anlatana (ifhamu el gayr) masaallah , Onun icin ayseker ve ersil ve digerlerine duyuruda bulunuyorum
 
مُعَاوِيَةُ بْنُ عَمْرٍو قَالَ حَدَّثَنَا زَائِدَةُ عَنْ حُصَيْنٍ عَنْ سَالِمِ بْنِ اَبِي الْجَعْدِ قَالَ حَدَّثَنَا جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ
بَيْنَمَا نَحْنُ نُصَلِّي مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اِذْ اَقْبَلَتْ عِيرٌ تَحْمِلُ طَعَامًا فَالْتَفَتُوا اِلَيْهَا حَتَّى مَا بَقِيَ مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اِلَّا اثْنَا عَشَرَ رَجُلًا فَنَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةُ وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًا انْفَضُّوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَائِمًا
 
 اِلَّا اثْنَا عَشَرَ رَجُلًا  cumlenin irabini yapalim
 
not:
Bu hadisin iki rivayeti var oteki ‏الا اثني عشر‏ seklinde olup nasb edilmis


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 31Ekim2006 Saat 20:38

فالاستثناءُ المتَّصلُ يُفيدُ التَّخصيصَ بعدَ التعميم، لأنهُ استثناءٌ من الجنس.  
 
;İfadesine binaen ben bu cümledeki
 
 ما بقي مع النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اِلَّا اثْنَا عَشَرَ رَجُلًا
.istisnanın muttasıl istisna olduğunu düşündüm
Nebi s.a.v ile kalan kişiler ve onunla kalmayan kişiler aynı(insan)cinsinden olduğu için muttasıl istisna dedim
Bu cümlede müstesna minh zikredilmediği için;
*cümle olumsuz müstesna minh de yoksa,müstesnanın harekesi (fiil,fail,meful)konumuna göre "illa" yokmuş gibi hareke alır."kaidesine binaen müstesna fail konumunda ref halinde yazılmış diyorum.
Başka bir rivayette ise nasb halinde yazıldığını belirttiniz.Acaba o rivayette ,
müstesna minh zikredilmiş mi?q
 
ما بقي احدٌ مع النّبيّ صلّى الله عليه و سلّم إلاَ اِثني عشر
olabilir mi 
 
Nitekim cümle olumsuz ve müstesna minh de zikredilmiş ise,müstesnanın harekesi mansub ta olabilir,müstesna minhin harekesiyle de harekelenebilir.deniliyor
 


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 31Ekim2006 Saat 23:49

Yine aynı irab konusuyla ilgili kısa bir hadiste ben göndereyim.

قًلْبُ الْقُرْآنِ يَس لاَ يَقْرَؤُهاَ رَجُلٌ يُرِيدُ اللهَ والدَّارَ الآخِرَةَ إِلاَّ غَفَرَ اللهُ لَهُ.../(ابو داوود) جنائذ:٢٠
 
Buradaki irabı da biraz açıklayabilir miyiz?


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 01Kasım2006 Saat 15:08

Bir de ;

لاَ اِلَهَ إلاَّ اللهُ
cümlesini de ele alabilir miyiz?Buradaki "illa" hasr içindir diyebiliriz değil mi?Ve bu cümledeki "illa"'yı nasıl irab yaparız?Ben şöyle düşündüm:,-doğru mu yanlış mı bilmiyorum.Konuyu daha iyi anlamaya çalışıyorum,yardımcı olur musunuz?-
"İlah yoktur,ancak ve ancak Allah vardır."
Bu cümlede istisna edatı için münkat'ı istisna deriz diye düşündüm.Çünkü hiçbir şey (haşa)Allah'ın cinsinden olamaz.İlah yoktur yani ilah diye bir varlık yoktur ancak Allah müstesna,Allah vardır.(istidraktan lakin manası alır)"Allah'tan başka ilah yoktur.=İlah yoktur,lakin sadece ve sadece Allah vardır."
 
Bir de bu cümlede الله ref konumunda gelmiş.Buradaki hareke irablarını da biraz açıklar mısınız?


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: sayyad
Mesaj Tarihi: 01Kasım2006 Saat 17:00

Es-selamu Aleykum

Yeni üye olduğum için herseyi tam idrak edemedim. Terceme edilen hadisleri kendimiz mi yoksa herhangi biri tarafından sunuluyor.

Kimsenin vaktini boşa harcatmak istemem bu sebeple özür dilerim. Kısa bir bilgi verirseniz çok sevinirim.

Allah'a emanet olun.

Selametle



Mesajı Yazan: sayyad
Mesaj Tarihi: 01Kasım2006 Saat 17:17
Lâ ilâhe illallâh kelime-i tevhidi'nin manası:
Allah'tan başka ma'bûd, maksûd, mahbûb yoktur diye öğrendim.
 
İrabına gelince;
"Lâ" Harfi nefî hukmu cins meb. ale-s sukun
"ilâhe" Lafzan mensub "Lâ"'nın ismi - Haberi mahzuf "mevcûd" lafzıdır.
"illâ" Harfi istisnâ meb. ale-s sukun "ğayru" manasında
"Allah" Lafzan merfu mustesnâ, mahallen mecrur "ğayru"'nun mudafun ileyhi'dir.
 
Manası: "Mevcûd olan hiç bir ilah yoktur, ancak Allah vardır" deyip, zihinde Allahu Teâlâ dışındaki bütün herşeyi çıkarırız. Yani tevhîd'in asıl manasını ortaya çıkarmış oluruz.
 
Rabbim Hakk uğruna yapılan zahmetleri boşa çıkarmasın.
 
Selamun Aleykum


Mesajı Yazan: sayyad
Mesaj Tarihi: 01Kasım2006 Saat 17:29
Bu Hadîs-i Şerif'te " لو    " harfi şartı ev cevabı vardır.
 
Belâğat ilminde okuyan veya dinleyen herkesin dikkatini çekme sonrasında da cevab getirilerek zihinde istikrar kılması için böyle bir yol izlenmiştir.
 
"اشقّ   kelimesi başında hemze gelmesinden dolayı mutekellim sigasıdır. Fiilin öncesinde "en-i masdariye" gelmesiyle, fiil muzaridir. Muzaride de sadece başına hemze gelenler mutekellimdir.
 
Selamun Aleykum


Mesajı Yazan: sayyad
Mesaj Tarihi: 01Kasım2006 Saat 17:53
قًلْبُ الْقُرْآنِ يَس لاَ يَقْرَؤُهاَ رَجُلٌ يُرِيدُ اللهَ والدَّارَ الآخِرَةَ إِلاَّ غَفَرَ اللهُ لَهُ.../(ابو داوود) جنائذ:٢٠
 
قًلْبُ kelimesi Lafzan merfu mubtedâ
 
الْقُرْآنِ   Lafzan mecrur mudafun ileyh
 
يَس  İrabı mahki ile mahallen merfu haber
 
لاَ  Harfu nefî meb. ale-s sukun
 
يَقْرَؤُ  Lafzan merfu fiili mudari
 
هاَ  Damiri muttasıl meb. ale-s sukun mahallen mensub meful
 
رَجُلٌ  Lafzan merfu fail
 
يُرِيدُ  Lafzan merfu fiili muzari faili içinde mustetir "huve" , "raculun" ' raci'dir.
      "yurîdu" cümlesi mahallen merfu "raculun" lafzının sıfatıdır.
 
اللهَ  Lafzan mensub meful
 
و  Harfi atıf meb. alel feth
 
الدَّارَ  Lafzan mensub matuf (meful)
 
الآخِرَةَ  Lafzan mensub sıfat
 
إِلاَّ  Harfi istisna meb. ale-s sukun
 
غَفَرَ  Fiili mazi meb. alel feth - Cümlesi müstesna
 
اللهُ  Lafzan merfu fail
 
لَ Harfi cer meb. alel feth
 
هُ  Damiri muttasıl meb. ale-d dam "lam" ile mahallen mecrur cer mecrur "ğafera" 'ya
   muteallak - "raculun" lafzına raci'dir.
 
Manası: Kur-an'ın kalbi Yâsîn suresidir. Rabb Teâlâ'yı ve Ahiret Yurdunu murad ederek onu okuyan bir kimse yoktur ki, Allâhu Teâlâ ona mağfiret etmemiş olsun.
 
Selamun Aleykum
 
 
 
 
 
 
 
 
 


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 01Kasım2006 Saat 18:57

Esselamü aleyküm...

Siz de aramıza hoşgeldiniz Sayyad kardeşim,
Verdiğiniz cevaplar için çok teşekkür ederim.Alah razı olsun.Bu şekilde hepimiz bilgilerden faydalanmaya çalışıyoruz.İsteyen kişi hadis gönderebiliyor bu bölümde.Daha sonra bu şekilde hadisin hem tercümesini hem i'rabını açıyoruz.Gerçekten çok faydalı oluyor.Sizin de katılımlarınızı bekliyoruz bundan sonra.Maşallah güzel i'rab yapıyorsunuz.


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: msevgili
Mesaj Tarihi: 01Kasım2006 Saat 18:59
Orjinalini yazan: sayyad

Es-selamu Aleykum

Yeni üye olduğum için herseyi tam idrak edemedim. Terceme edilen hadisleri kendimiz mi yoksa herhangi biri tarafından sunuluyor.

Kimsenin vaktini boşa harcatmak istemem bu sebeple özür dilerim. Kısa bir bilgi verirseniz çok sevinirim.

Allah'a emanet olun.

Selametle

 
 

Merhaba Sayyad,

 

Aramıza hoşgeldiniz. Hadis-i Şerif'leri gönderen herhangi belirli birisi yok. Ibn-u Hummam arakadaşımızın (Allh ondan razı olsun) fikriyle başlayan hadis tercümeleri kısmı konunun ve cevapların akışına göre şekilleniyor. Uygun yerlerde siz de katkıda bulunabilirsiniz. 

 

Selametle...

 



Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 02Kasım2006 Saat 11:53
selam aleykum ,
 
Aramiza hos geldin sayyad , irablariniz saglam masaallah
 
ancak kelime tevhid irabi konusunda tahkiki irab yapmamissiniz
 
İrabıniza gelince soyle yazmissiniz:
 
"Lâ ilâhe illallâh kelime-i tevhidi'nin manası:
Allah'tan başka ma'bûd, maksûd, mahbûb yoktur diye öğrendim.
 
"Lâ" Harfi nefî hukmu cins meb. ale-s sukun
"ilâhe" Lafzan mensub "Lâ"'nın ismi - Haberi mahzuf "mevcûd" lafzıdır.
"illâ" Harfi istisnâ meb. ale-s sukun "ğayru" manasında
"Allah" Lafzan merfu mustesnâ, mahallen mecrur "ğayru"'nun mudafun ileyhi'dir..."
 
soyle diyorsunuz
"ilâhe" Lafzan mensub "Lâ"'nın ismi
 
Halbuki burada ilahe , madem la nefyi cins ise oyleyse
ilahe : ismu la mebni alel feth olmasi gerekirdi
Hemde mensub dedinizmi artik bunu mebninin karsiti almis oluyorsunuz
 
Yine
"Allah" Lafzan merfu mustesnâ, mahallen mecrur demissiniz
 
Burada illa istisna munkati yoksa muttasil mi
 
nicin merfu gelmis ? halbuki bir haber takdir etmissiniz daha once : mevcud kelimesi ile
 Tabiki mevcud takdiri kolaylik babindan asli vardir
Ancak  Mevcud kelimesi takdiri kamil mana degildir.
La ilahe mabudun mustehakkun lil ibadet   illallah olmasi gerekir veya la ilahe hakkun illallah
Baska irablar da var ancak meseleye tahkik ve tedkik etmek gerekir
Yokda sadece Allahin mevcud oldugunu ikrar etmek hem yetmez hemde Allahin mevcud oldugunu ve tek oldugunu bircok ehli edyan kabul eder
Burada kelime tevhidde Allaha ibadet edilip baskasina ibadet redd edilip ikrar edilir manasi gelir
Bunu istersen tekrar tahkik edelim
 
Birde Aysekerin:
Buradaki "illa" hasr içindir diyebiliriz değil mi?
 
Evet burada ilahlari nefyinden sonra Allah icin isbat edilmesi hasri iktiza eder
Cunki bir kelamda mucerred isbat ihtimalin ona girebilmesine imkan acar mesela Allah ilahun demek gibi
Ancak burada nefy La ilahe
Ardindan isbat illallah hasri ifade eder
 
Bu kelime sehadetin irabini tekrar edecegiz insaallah
 
Allah sizden razi olsun


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 02Kasım2006 Saat 13:14
selam aleykum,
 
Ayseker bu hadisin irabi guzel olmus  
 
ما بقي مع النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اِلَّا اثْنَا عَشَرَ رَجُلًا
hadisi hakkinda
 
Burada refi  hali ile gelmistir ve demis oldugun hepsi dogrudur
Ancak bizim rivayette nas ‏الا اثني عشر‏ ayni lafizla/ rivayet ile gelip burada cok ince bir sey var gibi
 
Hatta buhari sarihi ibni hacer , kirmani den nakil yapiyor(o da buhari sarihlerinden birisi) diyor ki (kitabu el cumaa bahsinde):
‏(‏الا اثني عشر‏)‏ قال الكرماني ليس هذا الاستثناء مفرغا فيجب رفعه، بل هو من ضمير بقى الذي يعود الى المصلى فيجوز فيه الرفع والنصب، قال‏:‏ وقد ثبت الرفع في بعض الروايات ا ه‏.
 
Demekki kirmaniye gore istisna muferrag degil
Bunu anlayan varsa buyursun
Ben daha kavramis degilim meselenin ic yuzunu
 
Not:
 Oteki rivayet soyledir
Burada nasb hali ile gelmistir ve demis oldugun bu rivayete gore dogrudur(mahzuf/musresna minh burada zikr edilmistir) 
 
قَالَ أَقْبَلَتْ عِيرٌ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَنَحْنُ مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَثَارَ النَّاسُ إِلَّا اثْنَيْ عَشَرَ رَجُلًا فَأَنْزَلَ اللَّهُ 

 وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًا انْفَضُّوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَائِمًا  
 


Mesajı Yazan: sayyad
Mesaj Tarihi: 02Kasım2006 Saat 16:13

Cinsini nefyeden "lâ" "İnne" gibi amel eder, kaidesinde lâ'nın isminin mebni olduğunu hatırlayamadım. En kısa zamanda bakacağım.

"İlah" kelimesi kendi içerisinde "mabudun mustehakkun lil ibadeti" manasını kuşatır. Tecrid kabilinden bunun olması mümkündür. Bu arada irabınız çok güzel olmuş. Teşekkür ederim.
 
Bu irabı yaparken şunu düşündüm;
Rabb teâlâ'yı kabul edib etmemek zihinde başlar. İnanan insan, inandığına boyun eğer. İbadet zahiri azaların boyun eğmesidir. Ama zihin tarafında işler böyle değildir. Masum olan Peygamberler ve Mahfuz olan Veliler dışında zihin kayması yaşamamak çok zordur. Bu sebeble var olan ilah yoktur diye terceme ettim. "vecede" kelimesi irab konusunda, kolay bir muteallaktır. Kabul ediyorum söylediklerinizi bunun içinde teşekkür ediyorum.
Sizin terkibiniz tasavvufî bir terkib olmuş. Bundan çok haz duydum.
 
Bu arada fazla internete vaktim olmuyor. Olduğu sürece yazmaya çalışacağım.


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 02Kasım2006 Saat 17:19
selam aleykum,
 
Allah size hayirli ilim versin
Notlariniz tahlilleriniz ne hos
 
Birde:
"İlah" kelimesi kendi içerisinde "mabudun mustehakkun lil ibadeti" manasını kuşatır
demissiniz
halbuki ilah sadece mabudun lil ibadeti manasini tasir asil olarak , ilah me'luh olandir yani kendisine rucu ve en fazla sevilendir
hulusa ilah cem -alihe- de edilir onun icin Allah tek ilahdir deyip diger tapilan ilahlardan ayird etmis oluruz
 
Soyle bir sey desek nasil olur:
burada la ilahe illallah لاَ اِلَهَ إلاَّ اللهُ
12 harfdir, Allah  اللهُ ise 4 harf
Bu senedeki 12 ayi gosterir
onlardan 4 harflisi ise haram aylar gibi ihtimam gerekir
muhammedun rasulullah kelamini katarsak harf sayisi 24 olur , aynen butun bir gunun saatleri gibi
Iste sehadet kelimesi cennet anahtaridir cumlesi buna belki medar olabilir Allahu alem
 
bu kelime-i tayyibenin  irabi     :
bunun irabina tekrar gelip soyle derim
 
Kelime tayyibenin irabini 10 cesit yapmak mumkundur
Sekiz -8- allah lafzinin ref hali ile , diger ikisi -2- nasb hali ile uzere
Her ne kadar nasb hali nahven caiz olup tasavvuru ve  lugatte var isede Kurani kerim ve hadislerin tumunde ve arap siirlerinde illa dan sonra gelen hallere bakilinca bundan ref -otreli- olmasi en fasih olup galibi olarak gelmesi ustaz kulliyyetu lugatta musarik dr hasen musa'nin beyani vechile ile  kuran (ve hatta herhangi kiraatlerden birisinde) ve sunnette baska sekilde gelmemistir
Ayetlerde
 
: {إِنَّهُمْ كَانُوا إِذَا قِيلَ لَهُمْ لا إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ} 
{لا إِلَهَ إِلاَّ اللَّه} : الصافات (35)، محمد (19).

- {لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ} : البقرة (163 ، 255)، آل عمران (2، 6، 8 1)، النسا ء (87) والأنعـام (102 ، 106)، الأعراف (158)، التوبـة (31، 129)، هود (14)، الرعد (30)، طه (8، 98)، المـؤمنـون (116)، الـنـمـل (26)، القصص (0 7، 88)، فاطر (3)، الزمر (6)، غافر (3، 62، 65)، الدخان (8)، ا لحشر (22، 23)، التغابن (13)، المزمل (9).

Hadislerde bak
- في صحيح البخاري، ومعه فتح الباري (1/103)، (129).
- في صحيح مسلم بشرح النووي (1/ 183)، (188)، (197)، (206)
 
En sahih irablardan biri su sekildir -Allahu alem-
cunki mesela la nin haberi mahzuf -hak kelimesi veya mabud hakk mustejhakkun lil ibadeti -olup allah lafzini bunun ona amil olmasindan onceki hale -ki refi idi ve ona - bedel yapabiliriz- illa muttasil olur -, cunki Allah kelimesi kimisine gore ilah kelimesinden geliyor veya onu gayru murtecel- turemiyen-saysak dahi hak ilah odur denilir , zira ilah kelimesi ona ibadet edilen varlik demek olan bir umumi manaya delalet eder -bu sekil irab ibni hisama gore en dogru olanidir
Ve cogu bunu kabul eder
 
veya soyle demekte olur
(لا): نافية للجنس
(إله): اسم (لا) أو المبتدأ
(إلا) أداة استثناء
(الله): خبر
asli ise
الإله الله
olurdu , ancak basina la getirdik ki nefyi cins olmasi icin yani batil olan tum ilahlari redd etme , ardindanda illa getirip isbat getirildi-tabi elif lam kaldirildi cunki la fi nefy cins ancak nekira olana girer
 
Kaide:
Bir LA geterip ardindan ILLA getirmek arab lugatinda ozel bir uslub olup hasr ifade eder oda iki seyin arasindamevdu ve mahmul موضوع -محمول  
yani   مبتدا - خبر  
mubteda ve haber arasinda isbat alakasini
daha kuvvetli bir tekid ve daha belig bir ifade ile ifade etmektir
 
Tenkidlerinizi tahlillerinizi bekliyorum
Vesselam 

 

 


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 03Kasım2006 Saat 11:41
selam aleykum,
 
Hacc zamani gelmesi munasebetiyle hacc ile ilgili hadisler koymayi dusunuyorum
Tercumeye istirak edenlere duaciyiz
Hadisi buhari kitabu haccda rivayet ediyor:
 
أَبُو الْحَكَمِ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حَازِمٍ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ مَنْ حَجَّ لِلَّهِ فَلَمْ يَرْفُثْ وَلَمْ يَفْسُقْ رَجَعَ كَيَوْمِ وَلَدَتْهُ أُمُّهُ
 
hayirli cumalar


Mesajı Yazan: sayyad
Mesaj Tarihi: 03Kasım2006 Saat 16:07

Selamun aleykum

Açıklamalar doğru ve çok güzel, şükranlarımı sunuyorum
 
Bu yazmış olduğunuz konuları "Katru-n'nedâ ve Bellu-s'sedâ" kitabında okumuştum. Takriben 11 yıl evvel.
Zihnimden çıkmış ama vesile olmanızla bilgilerim tazelendi.
 
Çalıştığım yerin hakkını yemek istemediğim için fazla katılamıyorum. Kendi evimde internet kurulduğu zaman daha çok vakit ayırmak isterim.
 
Selametle...


Mesajı Yazan: scelik
Mesaj Tarihi: 04Kasım2006 Saat 08:42
Orjinalini yazan: ibnu hummam

selam aleykum,
 
Hacc zamani gelmesi munasebetiyle hacc ile ilgili hadisler koymayi dusunuyorum
Tercumeye istirak edenlere duaciyiz
Hadisi buhari kitabu haccda rivayet ediyor:
 
أَبُو الْحَكَمِ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حَازِمٍ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ مَنْ حَجَّ لِلَّهِ فَلَمْ يَرْفُثْ وَلَمْ يَفْسُقْ رَجَعَ كَيَوْمِ وَلَدَتْهُ أُمُّهُ
 
hayirli cumalar
 
S.a. kardesler
Tercumelerinizi hayranlikla okuyorum ama bilgim eksikligi nedeniyle uzulerek katilamiyorum.
 
Zaten kafamda program soyle, iki yildir tek basina arapca dilini pratik anlamda ogrenmeye calisiyorum. Hali hazirda orta seviyedeyim, dilimi biraz daha gelistirdikten sonra sizin gibi edebi ve dini tabirleri cevirebilecek anlamda yogunlasmak istiyorum/yogunlasacagim.
 
Bu vesileyle hac ile ilgili yukaridaki hadisin tercumesi kolayima geldigi icin, Turkce ye cevimek istedim, hatalarim olursa duzeltin lutfen.
 
Abul Hakem dediki: Abu Hazim'den işittim, Abu Hazim dediki: Abu Hureyre'den işittim, Abu Hureyre dediki (Allah ondan razı olsun): Nebi, Allah'in salat ve selami onun uzerine olsun, diyorki: kim Allah icin hac ederde, hic mustehcen soz soylemezse, dogru yoldan sapmazsa, annesinin kendisini dogurdugu gibi (gunahsiz) geri doner.
 
Not: Burada kafama takilan bir soru var! Bu hadisi serifte neden sadece Hz. Abu Hureyre isminin akabinde "Allah ondan razi olsun" duasi var, digerlerinde de olmaliydi veya cogul halinde "Allah onlardan razi olsun" olmasi gerekirdi diye dusunuyorum. Benim anlamadigim birsey mi var burada acaba?
 
اتمنى ترجمتها بشكل جيد
 
مع كل حبي


-------------
الطالب المجتهد


Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 04Kasım2006 Saat 08:57

s.a.

صباح النور
 
ِAllahu a'lem diğerleri sahabi değil sanırım.


-------------
Bilende O Bildirende


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 04Kasım2006 Saat 13:28
Sçelik abi tercümeniz  çok güzel olmuş.Allah razı olsun.Yazılarınızı okuyorum,bence her konuda çok başarılısınız(imreniyorum gerçekten).Rabbim başarınızı arttırsın inşallah.amin.

-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: acizâne
Mesaj Tarihi: 06Kasım2006 Saat 00:20

http://www.onlinearabic.net/forum/forum_posts.asp?TID=96 - scelik abi gerçekten güzel çevrileriniz var tebrik ederim.

bir sorunuzu gördüm ve acizane cevap vermek istiyorum gerçi ersil kardeşim de bir cevap yazmış ve doğru bir cevap aslında ben sadece onun cevabına birkaç şey eklemek istiyorum onun da müsadesi ile...
malum bu lafzı biz sahabe için kullanıyoruz ve hadislerde de sıraya bakarsanız orda Efendimiz (S.A.V.)den hemen önce bir sahabe ismi geçiyor ondan önceki ise hadisi nakleden en son kişidir bu sebeple bu lafız onun için kullanılmamıştır.
Herkese hayırlı geceler...
Selam ve Dua ile...


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: scelik
Mesaj Tarihi: 06Kasım2006 Saat 15:01
S.a. ayseker kardes,.
Guzel dualarin icin cok tesekkur ederim. Hepsini iltifat kabul ediyorum
Mevlam basariyi heppimize versin diliyorum

Ama sunu gordum, yasadim ki, calisinca oluyor


Orjinalini yazan: ayseker

Sçelik abi tercümeniz  çok güzel olmuş.Allah razı olsun.Yazılarınızı okuyorum,bence her konuda çok başarılısınız(imreniyorum gerçekten).Rabbim başarınızı arttırsın inşallah.amin.
    

-------------
الطالب المجتهد


Mesajı Yazan: scelik
Mesaj Tarihi: 06Kasım2006 Saat 15:15
S.a. acizâne kardes

Guzel dileklerin beni oldukca sevindirdi, hakketmedigim halde iltifat aliyorum

Dini literatur hakkinda fazla bilgim olmamakla beraber, arapca dili ile ilgilenmeya basladigimdan beri ayet ve hadisleri irdelemek bana inanilmaz haz ve zevk vermeye basladi, yani bu duyguyu tarif edemem, yasamak lazim.

رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ ifadesini sahabeler için kullaniyoruz,..

صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ifadesini de efendimiz (Hz. Muhammed S.A.F.) icin kullaniyoruz,..

Hadisi serifte; سَمِعْتُ النَّبِيَّ cumlesinden sonra gelen صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ifadesi efendimiz icin kullanilmistir.

Yine ayni hadisi serifte; أَبُو الْحَكَمِ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حَازِمٍ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ cumlesinden sonra gelen رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ ifadesinin ise sanki hadisin zincir halkasinin siralamasindaki ilk sahabe أَبَا هُرَيْرَةَ icin soylenmis gibi algiladim!..

Yani belki burada farkli bir edebi kural veya zenginlik vardir, belkide oylesi bir zincir silsilesinin akabinde tek kisi icin soylenmis رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ ifade zincirdeki tum sahabelere samildir, bilemiyorum.

Konuyu bir bilene sormak lazim gelir.
Ben sadece kendi bilgidimce tercumelere gayret ediyorum.

Hatalarimi duzeltenin elinden operim.


Orjinalini yazan: acizâne

<P =Msonormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="FONT-FAMILY: Arial"> http://www.onlinearabic.net/forum/forum_posts.asp?TID=96 - <SPAN lang=AR-SA dir=rtl style="COLOR: text; mso-bidi-font-size: 12.0pt; mso-ansi-font-size: 12.0pt; mso-ascii-font-family: Arial; mso-hansi-font-family: Arial; mso-bidi-font-family: Arial -
bir sorunuzu gördüm ve acizane cevap vermek istiyorum gerçi ersil kardeşim de bir cevap yazmış ve doğru bir cevap aslında ben sadece onun cevabına birkaç şey eklemek istiyorum onun da müsadesi ile...

malum bu lafzı biz sahabe için kullanıyoruz ve hadislerde de sıraya bakarsanız orda Efendimiz (S.A.V.)den hemen önce bir sahabe ismi geçiyor ondan önceki ise hadisi nakleden en son kişidir bu sebeple bu lafız onun için kullanılmamıştır.
Herkese hayırlı geceler...

Selam ve Dua ile...
</SPAN>
     

-------------
الطالب المجتهد


Mesajı Yazan: acizâne
Mesaj Tarihi: 06Kasım2006 Saat 17:02
http://www.onlinearabic.net/forum/forum_posts.asp?TID=96 - .

Allah selamet versin ve tüm mü'minlerden yardımlarını esirgemesin...

Selam ve Dua ile...

hayırlı akşamlar...



-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 06Kasım2006 Saat 18:55
selam aleykum ,
 
Herkeslerden Allah razi olsun tercemeleri ve katkilari icin
Scelik in tercemesi guzel ve veciz olmus masaalah
   
Benim musaade ederseniz bu hadis hakkinda bir takim mulahazu ve takiblerim vardir okudugum taliklerinizden
 
1- Scelik ifadesinde tercemeyi soyle ifade eder
 kim Allah icin hac ederde, hic mustehcen soz soylemezse, dogru yoldan sapmazsa, annesinin kendisini dogurdugu gibi (gunahsiz) geri doner.
 burada hic mustehcen soz soylemezse فَلَمْ يَرْفُثْ 
Aynen ayette oldugu gibi  javascript:openquran%281,197,197%29 - (‏فلا رفث ولا فسوق‏)  hadisin lafzida ayni kelimeyi alip sigasini nefyi olacagina nehy olmus
bu fiilin aynel fiilleri bir kac sekilde gelmesiyle beraber en tercih ve fasih olunacak onu sulasi mucerredin 1 babindan olmasidir
Manasina gelince :iki manaya delalet edebilen bu kelime
Ya kasit cimadir (yaklasmadir) ve ki o ayette cumhura gore muraddir
Unutmiyalim ki bu ayni kelime kullanilmistir baska ayette:
uhille lekum leyletussiyami errafesu ila nisäikum
 
veya manasi kotu laf veya soz , sovme seklinde agizdan cikabilen her edepsizliktir , burada hadisin manasi bu  iki yonu alip umumi bir ifadesi var dikkat oluna
 
 
2 وَلَمْ يَفْسُقْ
cumlesi burada
gunahlari (masiyetler) islemesse
yani ihramda yasak olanlari yapmamak tirnak kesmak sac alma avlama koku surunme , nitekim bunu hz omerin oglu abdullah ve ulemadan bir cemaatda soylemistir
veya  tum gunahlardan sakinmadir ibni abbasin dedigi gibi
not: fisk kelimesinin ser'i mana olarak ve su anda kullanildigi seklinde manasini islamiyetin varligi ile bulmustur , cahiliyye zamaninda boyle ozel bir kullanisi yoktu
 
3-سَمِعْتُ أَبَا حَازِمٍ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ
burada rahmet duasi seklimde itirazi cumleyi kullanan eba hazimdir : tabiinden olup ebu hureyreden hadis isitmisdir
Burada  o zaman meshur olup sahabeler hakkinda ayette nasil radiyallahu anhum denildigi gibi ona burada duada bulunmaktir
 
Terceme edilecek oteki hadis sudur
 
عَنْ نَافِعٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا أَنَّ رَجُلًا
قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ مِنْ الثِّيَابِ
 
 قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَا يَلْبَسُ الْقُمُصَ وَلَا الْعَمَائِمَ وَلَا السَّرَاوِيلَاتِ وَلَا الْبَرَانِسَ وَلَا الْخِفَافَ إِلَّا أَحَدٌ لَا يَجِدُ نَعْلَيْنِ فَلْيَلْبَسْ خُفَّيْنِ وَلْيَقْطَعْهُمَا أَسْفَلَ مِنْ الْكَعْبَيْنِ وَلَا تَلْبَسُوا مِنْ الثِّيَابِ شَيْئًا مَسَّهُ الزَّعْفَرَانُ أَوْ وَرْسٌ
 
Iyi aksamlar
 
 
 


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 09Kasım2006 Saat 14:15
selam aleykum,
 
 
قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَا يَلْبَسُ الْقُمُصَ وَلَا الْعَمَائِمَ وَلَا السَّرَاوِيلَاتِ وَلَا الْبَرَانِسَ وَلَا الْخِفَافَ إِلَّا أَحَدٌ لَا يَجِدُ نَعْلَيْنِ فَلْيَلْبَسْ خُفَّيْنِ وَلْيَقْطَعْهُمَا أَسْفَلَ مِنْ الْكَعْبَيْنِ وَلَا تَلْبَسُوا مِنْ الثِّيَابِ شَيْئًا مَسَّهُ الزَّعْفَرَانُ أَوْ وَرْسٌ
 
Nafiden, o da abdullah ibni omerden radiyallahu anhuma -soyle rivayet eder-:
Bir adam dediki:
-ya rasulallah , ihrama giren ne giyer ?
 
-Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem (cevab verip) dediki :
(Ihrama giren ) Kamisleri (gomlek sekli uzun cubbeleri) giymez ,ne de sariklari (takar) ne de seravilleri (altina giyilecek seylerden salvar , don, pantalon vs gibi) ne de beranis (bir cesit kafa ortusu ) ne de hifaf (diz kismana kadar uzanabilen ayakkabi botin cevreb vs) , ancak birisi nalin (terlik) bulamazsa iki huf giyip  onlarin ikisini topuklaradan asagi olan kisimlarini (kisaltip) kessin
Ve (yine) elbiselerden ona zafaran veya vers (sari bir nebattan olup kokusu guzel rengi belirir) dokunan seylerden birini giymeyiniz 
 
Hadislerdeki mufredat
 
1-
الْقُمُصَ mufredi القميص
Kesimi olup dikilen bedeni orten bir elbisedir ,
 
السَّرَاوِيلَاتِ mufredi سروال
 
Bu da dikilen olmasiyla burada dikilen bu iki elbise ile tum dikilenler yasak olma mefhumu alinir
 
2
 
الْعَمَائِمَ mufredi العمامة -imame- sarik
 
 الْبَرَانِسَ mufredi البرنس burnus -bir cesit bas ortusu
 
الْعَمَائِمَve الْبَرَانِسَ kafayi orten cinsden tum taninanlar (meshur olsun sarik gibi veya meshur olmasin الْبَرَانِسَ gibi)
 
not: Tabi bu yasaklar erkekler icindir , zikredilen yasak arasinda sadece koku surunme sonundaki manada ayni hukumde olurlar
 
Bir soru olacak bu arada
 
وَلَا تَلْبَسُوا مِنْ الثِّيَابِ شَيْئًا مَسَّهُ الزَّعْفَرَانُ أَوْ وَرْسٌ  irabi nedir
ve yine nicin sahabi ne giyilir seklinde soru sordugu halde nebi sav sunlari sunlari giymez diye cevap veriyor ve mutad olan ve suala mutabik olarak sunlari sunlar giyer giyebilir cevabi verilmemis sahabiye
bakiniz
-?مَا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ ne giyer ihrama giren? 
-   cevab لَا يَلْبَسُ (sunlari ) giymez .
Burada ince manali bir hikmet vardir nedir o ?
Cevab ve tahlillerinizi  bekliyorum
 
Allaha emanet olun


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 10Kasım2006 Saat 16:44
Es-Selamü Akeyküm,
Hadisteki bazı kelimeleri bulamadım.Bu açıklamalarınız için Allah razı olsun.
Ayrıyeten sahabiler ne giyilir diye sorduğu halde Peygamber Efendimiz s.a.v. giyilmeyecek olanları sayıyor.Burdaki hikmet ne olabilir bilmiyorum ama Rasulullah s.av'in ihramlının kıyafetindeki sınırı belirtmek için Rasulullah s.a.v. Efendimiz sınır dairesini yasak olanları bildirerek çiziyor ve bu dairenin dışında kalanları(kumaşın belirtilen cins ve renk dışında kumaş cinsi,rengi vs gibi özelliklerde)kişiyi muhayyer bırakıyor.Yani sınırı giyilecekleri saymakla değil,giyilmeyecek olanları sayarak yasak olanlarla sınırı belirliyor.
 
Bir de Rasulullah s.a.v. burda giyilmeyecek kıyafetlerden bahsederken hep günlük hayatta kullanılan kıyafetleri kastediyor.Sanki "Atın dünya giysilerini!"der gibi.Dolayısıyla kişinin günlük hayattan çıkıp sadece Allah'u Teala'ya yönelmesi gerektiği kasdediliyor değil mi?Yani kefene sarılmış gibi ölümü hatırlatacak ve insanı her türlü dünya metaından uzak olduğunu hissetmesi için olabilir mi?
 


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 10Kasım2006 Saat 18:46
 وَلَا تَلْبَسُوا مِنْ الثِّيَابِ شَيْئًا مَسَّهُ الزَّعْفَرَانُ أَوْ وَرْسٌ
 
cümlesinin i'rabını şöyle yaptım:
 
لا تلبسوا:giyinmeyin-nehy-i hazır
 
من الثّيابِ:elbiselerden-mefulun fih
 
شيئاً:bir şey-mefulun bih(nekra)
 
مسّه:dokuması-sebeb-i sıfat(masdardan)
 
الزّعفرانُ اوْ ورسٌ :  zaferan veya vers'tir.sebeb-i sıfatın failleri.
ya da;
مسّه الزّفرانُ اوْ ورسٌ  haber cümlesi;( marife isme hal,nekra isme ise sıfat olurlar kaidesine binaen) شئاً nekra ismine sıfattır.
 
 
Yanlış anladığım yerler olabilir.Düzeltirsiniz inşallah.
 
Vesselam...
 


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 10Kasım2006 Saat 23:21
 وَلَا تَلْبَسُوا مِنْ الثِّيَابِ شَيْئًا مَسَّهُ الزَّعْفَرَانُ أَوْ وَرْسٌ
 
 
 
لا تلبسوا:La harfi nehy   تلبسوا  Fiili muzari meczum bi la alameti cezm nunun sakıt olması 
من الثّيابِ:car mecrur تلبسوا  ya mutaallık meful bih gayri sarih. mahallen mensub
شيئاً:tekid yada bedel olarak mensub 
مسّه: fiil  شيئاً nin sıfatı.hu zamiri şey'e yada siyaba raci denilir 
 
الزّعفرانُ اوْ ورسٌ:messahunun faili ve ورسٌ ona matuf.
 
-----------------------------------------------------
ayşeker kardeş bende böyle olabilir diye düşündüm ve
bu şekilde irabını yapmaya çalıştım ancak hatalardan şüphem var başka arkadaş tashih yaparsa ortaya çıkacak
 


-------------
Bilende O Bildirende


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 11Kasım2006 Saat 10:46
Ben bu kadar derine inemiyorum ne yazık ki.Açıklamalarınız için teşekkürler.Bir de ben;
مسّه sebeb-i sıfat olabilir mi diye düşündüm ama burda sebeb-i sıfat değil sanırım yanlış anladım.dediğiniz gibi شيئاً in sıfatı
"Giymeyiniz elbiselerden birşeyi -ki onun dokuması zaferan veya vers(ten)'dir."
"Dokuması zaferan yahut vers(ten) olan elbiselerden birşey giymeyiniz."
 
Ama burda ben messuhu'yu fiil değil de masdar olarak düşündüm.Çünkü fiilin masdarı da مسّ/fiil olarak düşünürsek (ه) zamirini شيئاً'e raci diyebiliriz ama yine de biraz kafam takıldı burada masdar mı fiil-i mazi mi diye.Fil dersek bu durumda cümle şöyle olacak:
 
"giymeyiniz o elbiselerden birşeyi -ki ona zaferan veya vers dokundu."
zaferan ve vers naibi fail olacak,o zaman fiili mazinin demeçhul olması gerekir.
 
 
Ben masdar düşünüp mübteda,zamiri şey'en'e atıf  muzafun ileyh,zaferan ve vers'e de haber dedim.messuhu ile başlayan cümleyi de شيئاًin  sıfatı olarak düşündüm.Bilemiyorum belki yanlış oldu.Çok derin değilim bu konularda.


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 11Kasım2006 Saat 14:17

s.a.

sanırım burda bi karıştırma var.messahu kelimesi mechul gibi algılanıyor ancak mechul değil yani ''dokundu'' kelimesi malum fiil. ''dokunuldu'' olursa mechul olur.ama kelime yapısı mechulü çağrıştırıyor ''vuruldu'' gibi ondan dolayı bi karışıklık var sanırım .



-------------
Bilende O Bildirende


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 13Kasım2006 Saat 18:20
Selam aleykum ,
 
Aciklamalariniz icin tesekkurler
 
su hadisin tercemesi kolay gibi
 
Ayrica burada ليس لهُ جَزَاءٌ إلا الجنَّةُ
 
bu cumlenin irabini ayseker yapabilirmi?
 

عَنْ أَبي هُريرة رضي اللَّهُ عنه أَنَّ رسول الله صَلّى الله عَلَيْهِ وَسَلّم قال: "العُمرةُ إلى العمْرة كفّارةٌ لما بَيْنَهُما، والحجُّ الْمبرورُ ليس لهُ جَزَاءٌ إلا الجنَّةُ" مُتّفقٌ عَلَيه.

 



Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 14Kasım2006 Saat 13:32
Selam aleykum,
 
عَنْ أَبي هُريرة رضي اللَّهُ عنه أَنَّ رسول الله صَلّى الله عَلَيْهِ وَسَلّم قال: "العُمرةُ إلى العمْرة كفّارةٌ لما بَيْنَهُما، والحجُّ الْمبرورُ ليس لهُ جَزَاءٌ إلا الجنَّةُ" مُتّفقٌ عَلَيه
 
Kisa bir irab:
 
والحجُّ الْمبرورُ ليس لهُ جَزَاءٌ إلا الجنَّةُ
الحجُّ mubteda
الْمبرورُ mubtedaya sifat
 
ليس لهُ جَزَاءٌ إلا الجنَّةُ haber cumle fiiliyye fi mahalli ref
ليس fiil mebni alel feth
لهُ car mecrur hu zamiri mebi alel damm fi mahalli cer
muteallik bi leyse
جَزَاءٌ ismu leyse
إلا harf istisna mebni -istisna muttasil
الجنَّةُ merfu mustesna -cezaya bedel(baz min kull)
kelam menfi ve tam : oyle ise mustesna
ya mensub olur
veya bedel olur mustesna minhe ki burada bu vardir
 
Hatam varsa tashihleri beklerim 


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 14Kasım2006 Saat 13:46
selam aleykum,
 
عَنْ أَبي هُريرة رضي اللَّهُ عنه أَنَّ رسول الله صَلّى الله عَلَيْهِ وَسَلّم قال: "العُمرةُ إلى العمْرة كفّارةٌ لما بَيْنَهُما، والحجُّ الْمبرورُ ليس لهُ جَزَاءٌ إلا الجنَّةُ" مُتّفقٌ عَلَيه
 
Ebu hureyreden rad.anh rasulullah sallallahu aleyhu ve sellem dediki:
 
 Umreden Umreye (ifa edip yapmak) iki arasinda olanlara (yapilan gunah masiyet vs) keffarettir
Ve kabul edilen bir haccin mukafati ancak cennettir
 
Muttefekun aleyh -buhari ve muslim ittifakla rivayet etmistir-
 
vesselam
 
 
 
 


Mesajı Yazan: Fatih
Mesaj Tarihi: 14Kasım2006 Saat 14:11
merhaba  ibnu  hummam   cok  güzel  hadis  yazmışsın  teşekkur  ederim   ayrıca  
umreden  umreye   abtesten  aptese  namazdan  namaza  hacdan  hacca  arasında  bulunan  gunahları  temizler    allahhutala  buyuruyoki   meleklere  namaza  duran  kulumun  gunahlarını  alın  rahat   namaz  kılsın  namaz  bittikten  sonra  melekler  allahutalaya  soruyor  bukulun  gunahlarını  geri  verelimmi   allahutala  buyuruyor    aldığımı  geri  vermek  benim    şanıma  yakışırmı   ne  guzel  mujde     paylaşmak  istedim


Mesajı Yazan: ganimet
Mesaj Tarihi: 14Kasım2006 Saat 14:26
Allah razı olsun kardeşlerim paylaştığınız için Allah bizi o müjdeye erenlerden ve O'na hakkıyla kul olabilenlerden eylesin inşallah-ü teala...
selametle ...
Wasselam


-------------


Mesajı Yazan: Fatih
Mesaj Tarihi: 14Kasım2006 Saat 14:30
allah  sen  ve  senin  gibi   düşünenlerden  razı  olsun 


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 14Kasım2006 Saat 16:58
Selamün aleyküm,
Hocam cevabı biraz acele gönderdiniz,benim dünden beri vaktim olmadı internete.
Bu arada size çok zahmet veriyorum,çok uğraştırıyorum biliyorum hakkınızı helal edin ama rica etsem bundan bir önceki hadiste sorduğunuz cümlenin irabını bir de siz yazıp gönderebilir misiniz?Yani hangi elbiselerin giyilmeyeceği hakkındaki cümlenin irabını.Bir de sizin cevabınızı merak etmiştim.
 
Vesselam..


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 14Kasım2006 Saat 17:08
ليس لهُ جَزَاءٌ إلا الجنَّةُ
Cümlenin irabına yetişemedim malesef.
Dediğiniz gibi الجنّة cümlede müstesna minh zikredilmiş ise ya mansub müstesna ya da bedel olur.Bedel olması muhtardır ve bedel müstesna minhin harakesiyle merfu olur.
Buradaki الاّ'ya da hasr için diyebiliriz.
"yoktur ona bir mükafat ancak ve ancak cennet (vardır.)


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: Nurulhak
Mesaj Tarihi: 14Kasım2006 Saat 17:52

‏إِنَّ الدَّالَّ عَلَى الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ

Hayra vesile olan hayrı yapan gibidir



Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 15Kasım2006 Saat 16:01
selam aleykum,
 
AYSEKER zamanim oldumu sana cevab verecegim insaallah(ersilin irabi dahi guzel)
 
Simdilik terceme edilecek hadisi arz edeyim , mikatlar ile ilgili:
 
عن ابن عبّاسٍ رضي الله عنهُما "أنَّ النّبيَّ صَلّى الله عَلَيْهِ وَسَلّم وقّتَ لأهْل المدينة ذا الحُلَيْفة، ولأهل الشام الجُحْفة، ولأهل نجد قرْن المنازل، ولأهْل اليمن يَلَمْلَم؛ هُنَّ لَهُم ولمن أَتى عَلَيْهن مِنْ غَيْرهِنَّ ممنْ أَراد الحجَّ والعُمْرة، ومنْ كان دون ذلك فمن حيث أَنْشأَ حتى أَهْلُ مكة من مكة" مُتَّفقٌ عليه
 
Kisa kisa birkac sorum olacak:
Mikatlar kacdir? 
 وقّتَ ne demektir
ومنْ كان دون ذلك  burada دون ne mana ifade eder?
حتى أَهْلُ مكة من مكة burada حتى ne olur?
 
Sevaplari bizlere
Vesselam
 
 


Mesajı Yazan: Nurulhak
Mesaj Tarihi: 15Kasım2006 Saat 18:15
Mazlumun bedduâsından sakınınız. Zîra bir kıvılcım sür'atiyle semâya icabete yükselir."

Fâcir de olsa mazlûmun duâsı makbûldür." (11)



Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 15Kasım2006 Saat 21:43
Teşekkür ederim,Ersil'in irabı tabi güzel,belirttim zaten ben o kadar derin değilim.Kafama takılan bir yer vardı onuda tam sonuca varamadım.Bir gün anlarım inşallah.Siz de sağolun..Yeni hadise başlıyım,biraz da hac rehberinden mikatları okudum.
 
İbn-i Abbas r.a.'dan rivayetle:Nebi s.a.vs.  Medine halkı için Zul-Huleyfe'yi,Şam halkı için Cuhfe'yi,Necid halkı için Karnul menazil'i,Yemen halkı için Yelemleme'yi mikat yeri olarak belirledi;Bunlar(bu yerler) Hac ve umre isteyen kimselerden bu yerlere, bu yerlerin dışından gelen kimselerin de (mikat yeridir).Ve her kim bunun(bu yerlerin,bu sınırların)altında olursa bulunduğu yerden(ihrama girer.)Nihayet Mekkeliler ise Mekke'den (ihrama girer.)
 
Son cümle biraz karışık oldu tam toparlayamadım yanlış ta olabilir.حتّى'yı bir önceki cümleyle bağlayamadığım için "nihayet,son olarak" manasında kullandım.
Hac rehberinden araştırdığıma göre mikatlar beştir.
Yukardaki hadiste de Mekke haricinde ihrama girilecek dört mikat yerinden bahsediliyor.Ayrıyeten Irak yönünden gelenler için Zat-ı ırk yeri de belirtilmiş rehberde.Mekke harici beş mikat yeri oluyor böylelikle.
 
Mikatlar ihrama girme sınırlarıdır,hac veya umre yapacakların ihramsız geçmemeleri gereken noktalardır. وقّت sözlük manası "vakit belirlemek" olduğu halde burada "mikat yeri belirlemek" manasındadır.Mikatlar Harem bölgesine doğru belli uzaklıkta olan belirli sınır yerleridir.Bu yüzden دون kelimesini "-in altında,-den az" manasıyla düşündüm.Yani bu sınırların altında olanlar,Mekke'ye bu sınırlardan daha yakın olanlar bulundukları yerden girebilirler.Mesela Cuhfe bölgesi Şam tarafından Mekke'ye gelenlerin mikatıdır.Aynı zamanda Türkiye 'den gidenler içinde mikat yeridir.Bu mikat sınırı Mekke'ye yaklaşık 187 kilometredir.دون ذلك yani bu sınırın altında olan mesela Harem bölgesine uzaklığı 100.kilometrede bulunan biri bulunduğu yerden ihrama girer.Harem bölgesiyle mikat sınırı içindeki yerlere de "Hıll" denilmiş.
Cuhfe bölgesine 187 kilometrenin ötesinden gelen ise 187. kilometrede ihramlı olması şarttır.
Mekke'liler ile Harem bölgesinde bulunanlar ise hac için "Harem bölgesinde",umre için ise Harem bölgesi dışına çıkıp "Hıll"bölgesinde ihrama girerler.
Benden bu kadar tashihlerinizi beklerim.
 
Vesselam...
 


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 16Kasım2006 Saat 11:22
Selam aleykum,
 
."Kafama takılan bir yer vardı onuda tam sonuca varamadım.Bir gün anlarım inşallah."
 
Istersen o yeri soyle bilirsek yardimci oluruz yok zor mesele ise zamanla arastiririz insaalah
 
Bu arada masaallah hadisiniz cok guzel terceme etmissiniz diyecek bir sey yok
Allahim size saglam akide , kuvvetli bir lisan versin , basiret sahibi kilsin
Ayrica aciklamalariniz icin tesekkur ederiz
 
وقّت zaman ve mekani belirlemek had koymak tahdid etmek demektir , burada mekan tahdidi kasittir
Nitekim Sarinin ihram icin belirlemis olan yerlerdir diye tarif olunur
 المواقيت mikatin cemisi
 
Burada حتّى ibtidaidir yani onceki cumle ile irtibati yoktur
 
Dedigin gibi mikatlar 5 dir , oteki mikat zati irk baska bir hadisde gelmistir
Ancak bu mikati belirleme Hz omerdir diyenler oldugu gibi cunki basra kufe feth olundugu zaman irak halki bir mikat isteyince Hz omer onlara zat irki tayin etti
Ancak  Rasulullahin bunu mikat olarak belirlemesi hadisleri vardir
Hz omer bu konuda hadis ona ulasmadigi halde vahyin tayin ettigine isabet etmis olabilir)ictihadi savab!!! Nitekim pek cok konuda bu tasvib hadislerde sabit olmustur
Yok oyle degil ise zaten veda haccinda bunu rasulullah tayin etti diye rivayetler var
Mesela boyle veya oyle netice degismiyor icmai ummet ile orasi mikat sayilir
Veda haccinda bunun mikat tahdid olduguna yeniden dikkati cekelim
 
وعَنْ عائشة رضي الله عنها "أن النّبيّ صَلّى الله عَلَيْهِ وَسَلّم وقت لأهْل العراق ذات عِرقٍ" رواه أَبو داود والنّسائي وأَصلهُ عِنْدَ مُسلم مِنْ حديث جابر إلا أنَّ راويه شكَّ في رَفْعهِ. وفي صحيح البُخاريِّ أَنَّ عُمَرَ هو الذي وَقّت ذات عِرْقٍ
 
nitekim baska rivayette
 
ورواه أبو داود والنسائي والدارقطني وغيرهم من حديث عائشة: "أنه صَلّى الله عَلَيْهِ وَسَلّم وقت لأهل العراق ذات عرق". بإسناد جيد
Demek bu konu hadislerde hem mursel ve hemde musned olarak  gelmistir
Birde  mesrik ehli icin el akik * denilen bir yerin mikat oldugu rivayet edilir ancak hadis zayif olup ulema itibar etmemistir veya hadis mensuhdur deyip mesele haledilir cunki zat-i irk veda haccinda tayin olundugu konusunda rivayettler muteaddit bu akik ise zati irke baglidir
Oyleyse Ayseker dedigin gibi mikatlar 5 tir
not
Birde mustafa zurkanin cidde mikattir demesi dahi tercih edilmez
 
Vesselam
 
Hadis*

وعند أَحمد وأَبي داودَ والتِّرمذي عن ابن عبّاس: "أَنَّ النّبيَّ صَلّى الله عَلَيْهِ وَسَلّم وقّت لأهل المشرقِ العقيق".

 



Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 16Kasım2006 Saat 11:33
Selam aleykum,
 
Yine daha onceki hadisle bir soru , muskil , tenkid , tahlil var idi ise mesajlari bekleriz
 
Ben terceme edilecek hadisi arz edeyim
 
ــــ وعن عائشة رضي الله عنها قالت: قال رسول الله صَلّى الله عَلَيْهِ وَسَلّم: "خمسٌ من الدوابِّ كُلُّهنَّ فواسق يقْتلنَ في الحلِّ والحرَمِ: الْعقربُ والحدَأَةُ والغُرابُ والفأرةُ والكلبُ العقور"متّفقٌ عليه
 
birde خمسٌ من الدوابِّ كُلُّهنَّ فواسق يقْتلنَ في الحلِّ والحرَمِ
irabi nedir?
 
vesselam


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 16Kasım2006 Saat 14:10

Ben de tercümeyi arzedeyim;

Hz.Ayşe r.a'dan rivayetle,şöyle dedi:
"Hayvanlardan beşi,bunların hepsi fasıktırlar.Bunlar öldürülürler serbestlikte(halinde) ve haremde de.(bunlar):akrep,çaylak,karga,fare ve ısırgan köpektir."
irabı da yaptım ama bu seferde yapmak isteyen başka arkadaş varsa buyursun.Olmazsa ben yazarım yine.


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: ibnu hummam
Mesaj Tarihi: 16Kasım2006 Saat 17:41
S.a
 
Tercemen dogru , sadece bir nokta var
يقْتلنَ في الحلِّ والحرَمِ
"Bunlar öldürülürler serbestlikte(halinde) ve haremde de...
 
Buradan kasit الحلِّ والحرَمِ sahsin helal halinde olsun , veya helal islerin kendisine yasak olmasinda -ihramli ihramsiz - olsun isin degismeyecegidir
Tabi bu hadisler hac bablarinda bulunup hac ahkamlarini aciklar
Nitekim baska rivayette bu daha aciktir
عند مسلم  وفي لفظ "ليس على المحرم في قتلهن جناح
ihramda olana caiz ise ihramda olmayana daha once -evleviyetle- musaade  olmasi gerekir bu rivayete gore -hadis sahihdir-.
Yine bu rivayet bize fikhi olarak onlari oldurmenin vacib degil mubah oldugunu tasrih ediyor
 
Baska bir muslimin rivayetinde الغُرابُ kelimesinin yerine الأبقع
denilmistir o da ayni cins olup karninda veya ustunde beyazlik olandir deniliyor
Baska  rivayette mesela buharide
الحية yilan zikr ediliyor , o zaman 6 olur
Ebu davudun rivayetinde ziyade olup
السبع العاديyirtici hayvanlar sayilir  , bu 7 ye ulastirir sayiyi 
Ibni huzeyme ise sayiyi dokuza ulastirip
الذئب والنمرkurt ve leopar sayar
Ancak bunun isirgan kopek kelimesinin tefsiri mahiyetinde olusunu san'ani zikr eder
Ancak saglam mursel hadislerde kurtun gectigini san'ani nakl eder
Butun bunlardan( hayvan tabirinden) mefhumu- aded anlasilmadigidir ve kasd olmadigidir
Yani hukum ancak bunlarla kayitlidir baska hayvana samil olmaz fikrine ve kaydina girmez --ki belitelim mumkun olabilirdi mefhumu muhalefet babindan
Burada onlari oldurmenin mubah olusunun sebebi veya illeti butun bu hayvanlarin zarari kuvvetli olabileceginden dolayidir, bunu ibni dakik beyan eder
Hanefiler ise  5 'lere kurt ve yilanlari sayip , bunlarin disinda hucum ve saldiriya baslayan diger hayvanlari dahil etmistir
 
 
Peki burada bir konu kaliyor , o da bunlara fisk denilmesidir
Halbuki hayvanlar gunah islemezler mukellef degiller ki
Burad fisk kullanmasina sebeb olan :
Bir kere fisk cikma demektir
ولا تأكلوا مما لم يذكر اسم الله عليه وأنه لفسقayetinde oldugu gibi
cunki haddini asmadir
 Bunlarin etleri diger helal olan hayvanlarin hukmunden cikmasindan dolayi fisk denilmistir
Veyahut bunlarda  eziyet  ve ifsad etme olunca ve kendisinden faydalanma olmayinca bu bes hayvana fevasik denilmistir
 
Irablari bekliyorum
vesselam


Mesajı Yazan: ayseker
Mesaj Tarihi: 18Kasım2006 Saat 11:47
خمسٌ من الدوابِّ كُلُّهنَّ فواسق يقْتلنَ في الحلِّ والحرَمِ
irabi nedir?
 
خمسٌ من الدّوابِّ=mübteda-خمسٌ merfu من الدوابّ cer mecrur-burdaki cer'in hükmü nedir
كلّهنّ=manevi te'kid,merfu -كلُّ(muzf.)merfu
هنّ =cem'i mükesser olan دوابّ'ye atfen zamir,fetha üzre mebni,mahallen mecrur(mzf.ilyh.)
فواسقٌ=haber,damme ile merfu-cem'i müennes meksur ism-i fail
يقتلن=müzari meçhul-naibi faili gaib cem'i müennes(كلّهنّ)
في الحلّ=mefulun fih-cer mecrur,mahallen mansub
و atıf الحرمِ matuf
 
**Eksik ve yanlışlarımı Ersil hocam düzeltmenizi rica ediyorum.Yardımcı olursanız sevinirim.
 
 


-------------
http://imageshack.us">


Mesajı Yazan: Ersil
Mesaj Tarihi: 18Kasım2006 Saat 17:32
s.a.
 
eksik ve yanlışları ibni humam hocam düzeltir inş.bende senin gibi daha öğreniyorum
 
 biraz zor geldi bana ama bende irabı şöyle yapmaya çalıştım:
 
خمسٌ من الدوابِّ كُلُّهنَّ فواسق يقْتلنَ في الحلِّ والحرَمِ
 
خمسٌ=Mubteda
 
من الدوابِّ =car mecrur mahzuf olan sıfata mutaallık ve burda خمسٌ için temyiz.
 
كُلُّهنَّ فواسق =mubteda ve haber isim cümlesi olarak الدوابِّ kelimesinden hal olabilir yada خمسٌ için sıfat.(ayrıca كُلُّهنَّ tekid olup فواسق da خمسٌ için birinci haber olup يقْتلنَ في الحلِّ والحرَمِ  ikinci haber olabilir)
 
يقْتلنَ في الحلِّ والحرَمِ =Fiili muzari mechul içindeki zamir mubtedaya gidiyor.في الحلِّ والحرَمِ car mecrur yugtalna ya mutaallık mefulun fih mahallen mansub.cümlenin tamamı raf mahallinde haber.
----------------------------------------------------------------------------------------------
bana biraz karışık geldi tashihi yapılırsa mavzuyu anlarız inş.
 
 
 


-------------
Bilende O Bildirende



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide - http://www.webwizguide.info