Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Profesyonel & Amatör Tercüme Çalışmaları
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netالدراسات الترجمة - TERCÜME ÇALIŞMALARIProfesyonel & Amatör Tercüme Çalışmaları
Mesaj icon Konu: Türkiye ve İsrail: Yeni Krizler 10 08 2010 (Çevr.) Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Konu: Türkiye ve İsrail: Yeni Krizler 10 08 2010 (Çevr.)
    Gönderim Zamanı: 12Ağustos2010 Saat 14:07



Birkaç gün önce çevirmiştim. Şu an paylaşma imkanı buldum. Yorumsuz:))



Türkiye ve İsrail: Yeni Krizler


        Türkiye ve İsrail arasında gün geçmiyor ki bir krizin bitmesiyle bir yenisi başlamasın. Davos’ta Erdoğan’ın tutumunun ardından Türk büyükelçinin Tel Aviv’de aşağılanması, özgürlük filosu kriziyle birlikte taraflar arasındaki ilişkilerin ufkunda görünen yeni bir krizin işaretleri ve bu krizin Türkiye’de adresi MİT müsteşarı Hakan Fidan’a yönelik sürekli eleştiriler ve bu eleştirilerin bayraktarlığını üstlenen İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak... Tüm bunlardan dolayı Ankara, İsrail’in Ankara büyükelçisini 2 günlük süre zarfında iki kez merkeze çağırarak, büyükelçiyi güvenlik operasyonlarında İsrail’in rolü hakkında bildiklerini açıklamakla tehdit etti. Bu güvenlik operasyonlarının içerisinde, katliam operasyonlarında ve Türkiye’nin içinde ve dışında suikast girişimlerinde adı geçen Barak’ın kişisel rolü, ayrıca Recep Tayyip Erdoğan hükümetine ve daha önce beyaz darbe olarak adlandırılan 1997’de Necmettin Erbakan hükümetine yönelik darbe girişimlerinde Mosad’ın rolü ve İsrail’in Hakan Fidan’da odaklanan eleştirileri yer alıyor. En çarpıcıları şunlar:

1.    Hakan Fidan İran dostu… Bu bağlamda İsrail, ülkesi adına Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nda temsilci olarak görev alan ve İran ve Batı devletler arasında ortaklaşa Türkiye-Brezilya arabuluculuğunda gerçekleşen nükleer yakıt takası antlaşmasında gerçek bir aktör.

2.    Fidan, konvoy gemilerinin oluşturulmasını desteklemiştir. Bu girişim konvoy gemilerine İsrail’in saldırısıyla sonuçlanmış ve her ne kadar İsrail ve Amerika olanları düzeltmeye yönelik hamlede bulunsalar da bu durum taraflar arası ilişkileri kopma noktasına getirmiştir.



3.    Fidan, hükümetin başı olan Erdoğan için müsteşarlık yaptığı süre boyunca birçok dosyada ve bölgesel görüşmelerde büyük bir rol oynadı. Aslında, İsrail korkusunun iki temel noktayla ilişkili olduğu açıktır.

a)    Fidan’ın bu makama tayini istihbaratın ciddi şekilde Türk dış politikasına nüfuzunu ve Erdoğan’ın da temelde üzerinde durduğu Türkiye’nin bölgesel rolünün ilerlemesini ifade ediyor. Bunun da üstünde buradaki İsrail eleştirisi, bölgenin birçok sorununa karşılık İsrail siyasetiyle çakışan bu tür bir siyaset tarzını hedef alıyor.   
 
b)    Sağlam şekilde Türkiye’deki askeri kurumlar ve güvenlik birimleriyle ilişkilerini genişleten İsrail, bu açıdan kendini ciddi şekilde kaybetmiş hissetmeye başladı. Kim bilir belki de bu hissin kaynağı Fidan’ın Erdoğan ve Gül ile olan eşsiz dostluğudur. Bu da şu anlama geliyor; İsrail ya müttefiği olduğu Türkiye’deki askeri kurumları kaybetmiştir, ya da Türkiye’nin iç görüntüsünü değiştirmek amacıyla Türkiye’de hükümet ile ordu arasında yaşanan açık yahut gizli sürtüşme üzerinde bahse giren İsrail mağlup olmuştur. Hiç şüphesiz, Fidan’ın bu göreve gelmesi Türkiye’de devam eden değişim dalgalarının dışında kalan bir durum değildir. Bu süreç, İsrail ile ilişkilerini tekrar gözden geçiren Türkiye’nin, Arap devletleri ve İslam ülkeleriyle olan ilişkilerini yumuşatmayı başardığı gerçeğinin bir ispatıdır. Belki de bu İsrail-Türkiye ilişkilerinin giderek kötüleşmesi için iyi bir neden olabilir. Bu derinlikte, İsrail Türkiye gibi değerli bir müttefiğini kaybettiğini hissetmeye başladığının bir göstergesidir.





تركيا وإسرائيل: أزمات متجددة
 

ما إن تنتهي أزمة بين تركيا وإسرائيل حتى تبدأ أزمة جديدة، فبعد موقف أردوغان في دافوس وإهانة السفير التركي في تل أبيب وأزمة أسطول الحرية ثمة ملامح أزمة جديدة تلوح في أفق العلاقات بين الجانبين، عنوانها الانتقادات الإسرائيلية المتواصلة لرئيس الاستخبارات التركي الجديد حاقان فيدان، فبسبب هذه الانتقادات والتي تولى قيادتها وزير الدفاع إيهود باراك استدعت أنقرة السفير التركي لديها مرتين في غضون يومين، وهددته بكشف ما عندها في إشارة إلى دور إسرائيل في عمليات أمنية، منها ما قيل عن دور شخصي لباراك في عمليات قتل واغتيال داخل تركيا وخارجها وأخرى عن دور للموساد في محاولات انقلابية جرت ضد حكومة رجب طيب أردوغان ومن قبل ضد حكومة نجم الدين أربكان عام 1997 والذي سمي الانقلاب الأبيض، الانتقادات الإسرائيلية لفيدان تتركز على جملة من الأمور لعل أهمها:

1- إنه صديق لإيران حيث تعتقد إسرائيل أن فيدان والذي كان يعمل مندوباً لبلاده في وكالة الطاقة الذرية الدولية هو المهندس الحقيقي لاتفاق تبادل الوقود النووي بين إيران والغرب والذي تم التوصل إليه بوساطة تركية برازيلية مشتركة.

2- إن فيدان وقف وراء تنظيم أسطول الحرية إلى غزة حيث أدى الاعتداء الإسرائيلي على سفن الأسطول إلى ما يشبه قطيعة في العلاقات بين الجانبين على الرغم من المحاولات الإسرائيلية والأميركية لإصلاح ما جرى.

3- إن فيدان وخلال عمله مستشارا لرئيس الحكومة أردوغان لعب دوراً كبيراً في عدد من الملفات واللقاءات الإقليمية. في الواقع، من الواضح أن الخشية الإسرائيلية تتعلق بنقطتين أساسيتين:
a)    إن تعيين فيدان في هذا المنصب جاء تعبيراً عن انخراط أكبر للاستخبارات في السياسة الخارجية التركية وتنامي دور تركيا الإقليمي حيث يقف أردوغان وراء ذلك بشكل أساسي، وعليه فإن الانتقاد الإسرائيلي هنا يستهدف هذه السياسة والتي باتت تتصادم مع سياسة إسرائيل إزاء العديد من قضايا المنطقة،

b)    إن إسرائيل التي اتسمت علاقاتها مع المؤسسة العسكرية والأمنية التركية بالوثيقة والمتينة باتت تحس بخسارة عميقة على هذه الجبهة، ولعل مصدر هذا الإحساس هو العلاقة المميزة لفيدان بكل من أردوغان والرئيس عبد اللـه غل، وهو ما يعني ربما خسارة إسرائيل للمؤسسة العسكرية التركية كحليف وربما خسارة رهانها على الصراع التقليدي العلني - الخفي بين الحكومة والجيش في تركيا من أجل تغيير في المشهد التركي الداخلي. دون شك، وصول فيدان إلى هذا المنصب أمر ليس بعيداً عن مسيرة التحولات الجارية في تركيا، وهي مسيرة أثبتت الوقائع أنها نجحت في إعادة الدفء لعلاقات تركيا مع الدول العربية والإسلامية مقابل إعادة النظر في علاقاتها مع إسرائيل، ولعل هذا هو السبب الجوهري في تفاقم الخلافات الإسرائيلية التركية، وفي العمق فإن إسرائيل باتت تحس بخسارة حليف إقليمي مهم من وزن تركيا

خورشيد دلي



Düzenleyen patience - 12Ağustos2010 Saat 14:31



İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP
M.Şamdancı
Moderator
Moderator
Simge
İHL & Anadolu İHL

Kayıt Tarihi: 09Aralık2006
Gönderilenler: 250

Alıntı M.Şamdancı Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 12Ağustos2010 Saat 14:38



Ellerinize sağlık.. Çeviriniz güzel olmuş. Değinmek istediğim küçük bir nokta var.Metinde geçen الإنقلاب الأبيض  ifadesi, direkt çeviride beyaz darbe olarak algılanabilinir ne var ki ; bu ifadeyi dilimizde bu şekilde ifade etmek pek mümkün değildir. Zira kast edilen mana ''silahsız , siyasi darbe'' yani ''pembe yalan'' ifadesindeki pembe gibi.

 
Bunu  ''POSTMODERN DARBE''  şeklinde çevirirsek daha iyi olacağı kanaatindeyim..
 
Çalışmalarınızda başarılar diliyorum..



مترجم عربي تركي
Arabic Translator
Arapça Tercüman
IP
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 12Ağustos2010 Saat 15:34
Orjinalini yazan: M.Şamdancı

Ellerinize sağlık.. Çeviriniz güzel olmuş. Değinmek istediğim küçük bir nokta var.Metinde geçen الإنقلاب الأبيض  ifadesi, direkt çeviride beyaz darbe olarak algılanabilinir ne var ki ; bu ifadeyi dilimizde bu şekilde ifade etmek pek mümkün değildir. Zira kast edilen mana ''silahsız , siyasi darbe'' yani ''pembe yalan'' ifadesindeki pembe gibi.

 
Bunu  ''POSTMODERN DARBE''  şeklinde çevirirsek daha iyi olacağı kanaatindeyim..
 
Çalışmalarınızda başarılar diliyorum..


          Postmodern darbe, 1997 yılı Milli Güvenlik Kurulu'nda alınan ve namı diğer 28 Şubat kararları olarak anılan sürecin ardından kullanılagelen bir ifade olmuştur.

          Bu bağlamda, Mustafa önerin tam oturan bir ifade olmuş. Katkın için teşekkürler... Ben de çalışmalarında başarılar diliyorum...


İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP
katrecik
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Haziran2007
Gönderilenler: 1041

Alıntı katrecik Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 12Ağustos2010 Saat 21:17

Patience, çeviriyi inceleme fırsatını ancak elde edebildim. Ben çok beğendim. Tebrik eder başarınızın artmasını dilerim. Yeni çalışmalarınızı bekliyorum.


Öyle bir beste ol ki; ardından hasretle söz etsinler...(MEVLANA)
IP
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 13Ağustos2010 Saat 14:58
Orjinalini yazan: katrecik

Patience, çeviriyi inceleme fırsatını ancak elde edebildim. Ben çok beğendim. Tebrik eder başarınızın artmasını dilerim. Yeni çalışmalarınızı bekliyorum.



Teşekkür ederim Katrecik, fırsat buldukça çeviriyorum. Farklı bakış açıları olması açısından sizin çevirilerinizi de bekleriz...:))) Çalışmalarında başarılar dilerim...


İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,156 Saniyede Yüklendi.