Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Sakarya İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netİLİTAM - İLAHİYAT FAKÜLTESİ LİSANS TAMAMLAMA PROG.İlitam Öğrencileri Tanışma BölümüSakarya İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
Mesaj icon Konu: HADİS 10.HAFTA Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
muallim sani
Aktif Üye
Aktif Üye


Kayıt Tarihi: 12Ocak2010
Gönderilenler: 108

Alıntı muallim sani Cevapla bullet Konu: HADİS 10.HAFTA
    Gönderim Zamanı: 27Nisan2010 Saat 21:19



HADİS 10. HAFTA

Zayıf Hadis Çesitleri

f) Mu‘allel

Ancak isin uzmanı alimlerin fark edebileceği ve sahihliğe zarar veren gizli bir kusuru (illeti) bulunan hadîse denir.Buna göre illetler hem senedlerde, hem metinlerde olabilir. Bunların  ortaya çıkarılması çok zor olduğu için, hadis tarihinde az sayıda alim bu sahada söz söylemistir. Bu alimler arasından Ali ibnu’l- Medînî. Ahmed b. Hanbel, ed-Dârimî, el-Buhârî, Ebû Hâtim er-Râzî, et-Tirmizî ve ed- Dârekutnî’yi zikredebiliriz. Bu alimler, hadisin bütün rivayetlerini bir araya toplayıp sened ve metinlerini karsılastırarak incelemek suretiyle hadisin illetli olup  olmadığını ortaya koymaya çalısslardır. Hadisin muallel olması, ravisinin zabt ve, duruma göre bazen de adalet niteliklerinin eksikliğini veya yokluğunu gösterir. Bu sebeple muallel hadis zayıftır.

...Abdullah b. Mesûd demis ki, Resûlullah –sallellahu aleyhi ve sellem- söyle buyurmus:”Uğursuzluk anlayısı sirkten bir çesittir. Bizden hiç kimse yoktur ki (bu anlayıs ona bulass olmasın!) Ancak Allah bunu tevekkülle giderir!”.

Bu hadisin; “Bizden hiç kimse yoktur ki...” kısmının, Hz.Peygamber’in değil, Abdullah b. Mes’ûd’un sözü olduğu söylenmektedir

...Musa b. Ukbe’den, o, Ebû İshak’dan, o, Ebû Burde’den, o da babasından naklenrivayet etti ki, Resûlullah –sallellahu aleyhi ve sellem- söyle buyurmus....

Bu hadisin senedi mualleldir. Ebû Burde hadisi, diğer rivayetlerinde genel olarak görülen yolun -ki, buna câdde denir- aksine, babasından değil, el-Eğar el-Muzenî’den nakletmektedir. Hadisin bu makbul rivayeti de söyledir:

...Bize Hammâd b. Zeyd, S$abit’den, o, Ebû Burde’den, o da el-Eğar el-Muzenî’den – ki, onun sahabiliği vardır- naklen haber verdi ki....

Muallel hadisler konusunda müstakil eserler yazılmıstır. Önemli birkaçı sunlardır:

Kitabu’lİlel ve Ma’rifeti’r-Ricâl, Ahmed b. Hanbel, I-II.

Kitabu’lİlel, İbn Ebî Hâtim er-Râzî, Mısır, 1343, I-II.

Serhu İleli’t-Tirmizî, İbn Recep el-Hanbelî, Bağdad.

 

g) Muzdarib

Birbirlerine zıt olmakla beraber birini diğerine tercih imkânı bulunmayan hadîslerden her birine verilen isimdir. Hadisler arasında görülebilen bu zıtlık, onların senedleri arasında ortaya çıkabildiği gibi metinleri arasında da görülebilmektedir. Ancak metinler arasında bu tür zıtlıklar ya çok nadir görülür veya hiç görülmez. Hadisler arasında görülen bu zıtlıklar. onlardan  birinin hatalı olduğunu, dolayısıyla ravisinin, en azından zabt eksikliğini. gösterir. Bunlardan hatalı olanı tesbit imkanı bulunamayınca, iki hadis de zayıf sayılmıstır. .Bununla beraber, iki tarafın ravilerinin de sika olması durumunda olduğu gibi, senedde görülebilen bu tür zıtlıklardan bazısı hadisin sahihliğine zarar vermeyebilir.

Seybân'dan, o, Ebû İshak'dan, o, İkrime'den, o da İbn Abbas’dan naklen rivayet etti ki, o söyle demis: Ebû Bekr es-Sıddîk –Allah ondan razı olsun!-, Resûlullah’a –sallellahu

aleyhi ve sellem- demis ki; “İhtiyarladığını görüyorum?”. Söyle buyurmus: “Beni Hûd, Vâkıa, Amme yetesâelûn ve İze’ss-semsu küvviret sureleri ihtiyarlattı!”

…Bize Ebu'l-Ahvas rivayet edip dedi ki, bize Ebû İshak, İkrime'den, naklen rivayet etti ki, o söyle demis: Ebû Bekr es-Sıddîk –Allah ondan razı olsun!- söyle demis...

Bu hadisin senedi muzdaribtir. Görüldüğü gibi hadis birinci senede göre İbn Abbâs'ın rivayeti/musnedidir. İkinci senede göre ise, munkatı' olmasının yanında Hz. Ebû Bekr'in rivayeti/musnedidir. Bunlardan birini tercih imkânı da yoktur.

...Süphesiz bu mallarınızda zekâtın dısında da hak vardır!

…Malda zekâtın dısında hiçbir hak yoktur!

Bazı alimler, bu iki metin arasındaki ızdırabı, birinci metnin senedinin zaîf, dolayısıyla sadece ikinci metnin makbul olduğunu söyleyerek gidermislerdir. İkisinin de makbul olduğunu söyleyen diğer bazı alimler ise söyle bir açıklama getirmislerdir: Birinci metinde zekât dısındaki nafile yardımlar, ikincisinde zekât kastedilmistir. Gerçekte de metni muzdarib olan  hadisler bulmak zordur.

 

h) Maklûb

Sened veya metnindeki kelime veya cümlelerde takdîm-tehîrler, baskalarıyla değistirmeler yapılmıs olan hadîse denir. Bu değisiklikler bilerek yapılmıs olabildiği gibi yanlıslıkla da yapılmıs olabilir. Bilerek yapma ravinin adalet sıfatını, yanlıslıkla yapma zabt sıfatını cerhe sebep olur.

Hadislerin sened ve metinlerinde yapılan değisiklikler bazen bir kimseyi imtihan etme maksadıyla da yapılabilir. Bunda, rivayet etme maksadı olmadığı için, bir sakınca yoktur. Bunun en  meshur örneği, Bağdad’lı hadisçilerin el-Buhârî’yi (ö.256) denemek için yaptıklarıdır. Söyle ki, el-Buhârî Bağdâd’a gittiğinde oranın hadisçileri 100 hadisin sened ve metinlerini birbiriyle değistirmis ve bunları onar onar on kisiye vermisler. Onlar da bu hadisleri ona sormuslar. el-Buhârî her hadis sorulduğunda bilmediğini söylemis, hadisler bitince de, ilk soranın ilk

 hadisinden baslayarak her birinin doğru sekillerini okumustu. Böylece hadis bilgisinin genisliği ile hafızasının gücü anlasılmıstı.

Metni maklûb olan hadislere su örnekler verilebilir:

...sol elinin verdiğini sağ eli bilmeyecek kadar....Bu hadisin makbul sekli söyledir:...sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar...

...size bir seyi yasakladığımda ise, gücünüz yettiğince ondan uzak durun.Maklûb olan bu hadisin makbul sekli söyledir:...dolayısıyla size emrettiğim seyi gücünüz yettiğince yapın......size

bir is emrettiğimde ise onu gücünüz yettiğince yapın!

Senedi maklûb olan hadislerin bir örneği su hadistir:

...Bize Hammâd b. Amr en-Nasîbî, el-A’mes’den, o, Ebû Sâlih’den, o da Ebû Hureyre’den naklen rivayet etti ki, o söyle demis....

Bu hadisin senedi maklûbdur. Bir yalancı olan Hammâd b. Amr, Suheyl b. Ebî Sâlih’in yerine aynı tabakadan olan el-A’mes’i zikretmistir. Hadisin makbul sekli söyledir:...Bize Abdulazîz

ed-Derâverdî’yi kasdediyor-, Suheyl’den, o, babasından, o da Ebû Hureyre’den naklen rivayet etti ki....




IP
muallim sani
Aktif Üye
Aktif Üye


Kayıt Tarihi: 12Ocak2010
Gönderilenler: 108

Alıntı muallim sani Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Nisan2010 Saat 21:22



ı) Sâzz- Mahfûz

Sika bir ravinin sika ravilere veya kendisinden daha sika olan bir raviye zıt olarak rivayet ettiği hadîs demektir. Mukabilindeki hadîse ise mahfûz denir. Bu ıstılah, sadece bir senedi

bulunan, tek bir ravi tarafından rivayet edilen hadis için de kullanılmıstır. Bu durumda söz konusu hadis, ravisi sika ise makbûl, değilse münker adını alıp merdûd olur.

...Bize Abdulvahid b. Ziyâd rivayet edip dedi ki, bize el-A’mes, Ebû Sâlih’den, o da Ebû Hureyre’den naklen rivayet etti ki, o söyle demis: Resûlullah –sallellahu aleyhi ve sellem- söyle

buyurmus: Biriniz sabahın iki rekâtını kılınca sağ tarafı üzerine yan üstü yatsın!

Bu hadis sâzzdır. Çünkü sika olan ancak el-A’mes’den yaptığı rivayetleri tenkide maruz kalan Abdulvahid b. Ziyad bu hadisi Hz.Peygamber’in sözü olarak rivayet etmektedir. Hâlbuki

diğer ravileri onu Hz.Peygamber’in fiili olarak rivayet etmislerdir. Mahfuz rivayet söyledir:

...Hz.Aise’den –Allah ondan razı olsun!- naklen rivayet etti ki o söyle demis: Hz.Peygamber –sallellahu aleyhi ve sellem- sabahın iki rekâtını kılınca sağ tarafı üzerine yan üstü yatardı.

 

j) Munker-Ma‘rûf

Zayıf ravinin kendisinden daha iyi durumda olan raviye aykırı bir sekilde rivayet ettiği hadîs demektir. Mukabilindeki hadîs ma‘rûf ismini alır. Sadece zayıf bir ravi tarafından rivayet

 edilen hadis de, sika ravilerin rivayetine aykırı olmasa bile, munker adını alır.

...Hubeyyib b. Habîb, Ebû İshak’dan, o, el-Ayzâr b. Hureys’den, o, İbn Abbas’dan, o da Hz.Peygamber’den –sallellahu aleyhi ve sellem- naklen rivayet etti ki, o söyle buyurmus: “Kim namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, hacca gider, oruç tutar ve misafiri ağırlarsa cennete girer!”

Bu hadis munkerdir. Çünkü bu senedle Hz.Peygamber’in sözü (merfu) olarak rivayet edilen hadis, sika raviler tarafından, yine Ebû İshak tarikinden İbn Abbas’ın sözü (mevkûf ) olarak rivayet edilmistir. Hadisin ma‘rûf rivayeti söyledir:

… Bedevîler İbn Abbâs'a gelip söyle dediler: "Biz gerçekten namazları dosdoğru kılıyor, zekâtları veriyor, Kâbe'ye hacca gidiyor, ramazanda oruç tutuyoruz. Yine de muhacirlerden bazı insanlar bizim hiçbir seye dayanmadığımızı söylüyorlar?". O zaman İbn Abbas söyle dedi: “Kim namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, hacca gider, oruç tutar ve misafiri ağırlarsa cennete girer!”

 

k) Metrûk

Hz.Peygamber’e -sallellahu aleyhi ve sellem- yalan isnadda bulunmakla itham edilen (muttehem bi'l-kizb), veya çok hata yapan (fâhısu'l-ğalat) yahut çok dalgın olan (fartu'l-gaflet)

ravinin rivayet ettiği hadîse denir. Bununla beraber bu terim, bilhassa ilk dönemlerde, kabul edilmeyen bütün hadisler için de kullanılmıstır. Bu türe su hadis örnek verilebilir:

…Kuteybe b. Sa'îd dedi ki, bize Câbir b. Merzûk, Abdullah b. Abdilazîz el-Ömerî'den, o, Ebû Tuvâle el-Ensârî'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivâyet etti ki, o söyle demis: Resûlullah–

sallellahu aleyhi ve selem- söyle buyurmus: "Kim bir günah isler de, Allah'ın –azze ve cellekendisine azab etmeyi dilerse azab edeceğini, kendisini bağıslamayı dilerse bağıslayacağını

bilirse Allah'a onu bağıslaması vacip olur!"

Bu hadis, senedinde muttehem bir ravi olan Câbir b. Merzûk bulunduğu için metrûkdur



IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,094 Saniyede Yüklendi.