Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
www.arapcasozluk.net & www.qamoosturki.net
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netالمعاجم العربية - KELİME HAZİNESİwww.arapcasozluk.net & www.qamoosturki.net
Mesaj icon Konu: Arapça sözlüklere nasıl bakılır? Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
saniye
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 20Aralık2007
Gönderilenler: 1570

Alıntı saniye Cevapla bullet Konu: Arapça sözlüklere nasıl bakılır?
    Gönderim Zamanı: 19Nisan2010 Saat 23:40



ARAPÇA SÖZLÜKLERE NASIL BAKILIR?

 

Luğat: Lügat, sözlük, kelimelerin anlamlarını kısaca bildiren kitap.

Lugat bir dilin kelime hazînesini toplayan kitap olarak bilinir. Fakat gerçekte kelime mânâsını göz önüne alacak olursak lugat; dil yâni lisân demektir. Bir dili anlama ve metinlere nüfûz etme lugatlar sâyesinde olacaktır.

Arapça sözlükler ya tamamen Arapça’dan Arapça’ya açıklama tarzındadır.

Ya sadece Arapça’dan Türkçe’ye açıklama, terceme tarzındadır.

Ya da Arapça-Türkçe; Türkçe-Arapça olarak iki kısımdan meydana gelmektedir.

Türkçe’den Arapça’ya olan sözlüğe bakmak kolaydır. Normal bir Türkçe sözlüğe bakıyor gibi bakarız.

Abdest kelimesini “A”; öğrenci kelimesini de “Ö” maddesinden bakar Arapça karşılıklarını buluruz.

Dikkat! Öncelikle bir sözlüğe bakacağımız zaman o sözlüğün takip ettiği metodu bilmemiz gerekir. Bunun için de giriş kısmındaki açıklamaları okumak lazımdır.

Arapça bir kelimenin Türkçe karşılığını bulmak için ne yaparız? Çünkü Arapça’daki kelimelerin ekleri ve kökleri Türkçe’dekinden farklıdır.

Eğer kelime kök halinde, herhangi bir ek almamışsa onu sözlükten bulmak kolaydır. Ancak kelime çekimlenmiş, ek almış, dolayısıyla kök yapısının şekli bozulmuşsa öncelikle kelimenin kökünü, yalın halini araştırmaya çalışacağız. Bu nedenle bir kelimede fazlalık olan harfler hangileridir? Onları bulmaya çalışmalıyız.

 

ASLÎ HARFLER: Bir kelimeyi meydana getiren ve onun kökü olan harflere “Aslî Harfler” (el-Hurûfu’l-Asliyye) denir.

حسن- صدق- عبد فعل وَجَدَ قَالَ رَمَى وَفَى شَوَى كَسَبَ مَدَّ أَخَذَ / حَرْجَمَ-تَرْجَمَ دَحْرَجَ وَسْوَسَ …. gibi.

ZAİD HARFLER[1]: Gerek fiillerin ve gerekse isimlerin bu aslî harflerine çeşitli sebeplerle ilave edilen harflere de Zâid/İlave Harfler (el-Hurûfu’z-Zâide) denir. Şu örneği sağdan sola doğru incele! Hangi harflerin ilave edildiğini görmeye çalış!

عَبَدَ-يَعْبُدُ- عَابِدٌ- مَعْبُودٌ- مَعْبَِدٌ – عَبِيدٌ - عُبَيْدٌ – عَبَّادٌ – مَا اَعْبَدَهُ – وَ اَعْبِدْ بِهِ – عَابِدُونَ – مَعَابِدُ ......

ZAİD HARFLER 10 TANE olup; اَلْيَوْمَ تَنْسَاهُ  = “Onu bu gün unutursun / unutuyorsun!”[2] veya سَأَلَْتُمُونِيهَا = “Onları bana sormuştunuz!” cümlesinde toplanmıştır. Kelimede ilave bir harf (veya harfler) varsa mutlaka bunlardan biridir.

NOT: Üç harfli kelimelerde bu harflerden biri bulunursa o zâid değildir, aslîdir. النَّوْمَ السَّهْم gibi. Bu konuda takip edilecek en güzel yol şudur: Bu harfleri çıkardığımız zaman geriye kalan harfler yine bir anlam ifade ediyorsa demek ki bu harfler zaiddir. Bu harfler kaldırıldığı zaman kelimenin kök anlamı bozulursa demek ki bu harfler zâid değil, aslîdir. وسوس vb.

Bu harflerin bazı kelimelere nasıl ilave edildiği KIYASÎDİR (Kurallı). Mesela Emsile ve Bina’yı iyi kavramış bir öğrenci hangi fiil veya fiilimside hangi harflerin ilave olduğunu kurallarına göre derhal anlar.

Bazı kelimelere ilave ediliş tarzları ise SEMÂ’ÎDİR (Kulaktan dolma, İşitsel, Kuralsız). Cem’i Mükesserler gibi.

A-      Kıyasî Olanlar Arapça gramer öğrenildikçe hatırlatılır ve öğrenilir. Şu kelimelere bak!

فعلَ-       يَفْعلُ- فاعلٌ- مفعولٌ- مفعلٌ

Birinci kelimedeki (FE’ALE) harfler kök harflerdir. Sözlüğe baktığımızda hemen bulabileceğimiz bir kelimedir.

İkinci kelime Muzari Fiil (Geniş ve Şimdiki Zaman Kipi) olup başına –يَ- gelmiştir. Bunun da bir kuralı vardır. Muzari Fiilin başınaأَتَيْنَ- harflerinden biri getirilir. Dolayısıyla fiilin başında bu dört harften biri varsa genellikle (% 70) o harf fazlalıktır. Onu çıkardıktan sonra kelimenin kökünü sözlükten bakabiliriz.

Üçüncü kelime İsm-i Fail (Etken Sıfat) olup işi yapanı gösterir. Kalıbı bellidir. Bu kelimede de Elif ( ا ) fazladır.

Dördüncü kelime ise İsm-i Mef’ûl (Edilgen Sıfat) olup yapılan işten etkileneni, edilgen nesneyi gösterir. Bunun da başındaki ( مَ ) harfi ve sondan bir önceki  – و - harfi ilave/zaiddir. Onlar çıkarılırsa kelimenin kökü sözlükten kolayca bulunur. Şu örnekleri de bu kurallara göre sözlükten bulabilirsiniz.

كتب-      يكتب- كاتب- مكتوب           /                 نصر-   ينصر-  ناصر-  منصور

علم-       يعلم-   عالم-    معلوم              /                 جهل-  يجهل-   جاهل-  مجهول

 

B-      Semâ’î Olanlar ise zamanla alışarak, duyarak, araştırarak, deneme yoluyla veya tahminen bilinir.

Ancak vereceğimiz bazı temel kurallarla bir takım problemler rahatlıkla çözülebilir.

 

 

1.     İSİMLERDE ŞUNLAR İLAVE HARF OLABİLİR:

a.     İsmin Başındaki “EL” (ال-  ) takısı kesinlikle ilavedir. الخامس

b.     İsmi dişil yapan harfler (Müenneslik Alametleri) kesinlikle ilavedir.  المسلمة الجميلة سلمى صَفْرَاءُ

c.     İsmi ikil (Tesniye) ve çoğul (Cem’i) yapan ekler kesinlikle ilavedir. مستورتان المسلمتان/ مسلمُون/

d.     Ayrıca kelimede bir ilave hissediyor fakat tam karar veremiyorsanız bilin ki genellikle (% 80) “Med Harfleri/ İllet Harfleri” (Vav, , Elif) ilavedir. نَوَافِيذُ (Pencereler) örneğinde olduğu gibi.

e.     Kelimelerin başlarında bulunan ( م ) harfi muhtemelen ziyade olabilir. مسلمٌ مسجد/ //مكتب مطعم معبد/

f.      Ayrıca isimlerin başlarına gelip sonlarını değiştiren bir takım edatlar[3] vardır ki sözlüğe rahat bakabilmek için bunların da bilinmesi gerekir.

g.     İsmin tekilinden sonra bir (ج ) harfi konulur. Bu “Cîm” harfi kelimenin çoğulunu gösterir.

حَدِيقَةٌ (ج ) حَدَائِِقُ  (Bahçe)           عِنَبٌ (ج ) أَعْنَابٌ (Üzüm)                 وَلَدٌ (ج ) أَوْلَادٌ (Çocuk)    كِتَابٌ (ج) كُتُبٌ (Kitab)

نَبِيٍّ (ج ) أَنْبِيَاءٌ (Peygamber)          رَسُولُ (ج ) رُسُلٌ          شَجَرٌ (ج ) أشْجَارٌ (Ağaç) كَافِرَةٌ (ج ) كَوَافِرُ (Kâfir)                كَافِرٌ (ج ) كُفَّارٌ

NOT: Bütün bunları çok iyi kavrayabilmek için “EMSİLE [4] denilen çekim tablosunu bilerek ve anlayarak mantıklı bir şekilde kavramak ve ezberlemek gerekir.

2.     FİİLLERDEKİ ZAİD/İLAVE HARFLER DE ŞÖYLE BİLİNİR:

a.     Öncelikle bir fiil 3, 4, 5 veya 6 harfli olabilir. Bir fiili gördüğümüz zaman şöyle düşünmeliyiz: Acaba bu fiil kaç harflidir? Bütün harfler kök harfler midir? Yoksa ilave harfler midir? Fiildeki kök harfler 3 veya 4 olabilir. Acaba bu fiildeki ilave harfler kaç tanedir ve hangileridir?

b.     Fiil “Mazi/Geçmiş; Muzari ve Emir” şeklinde üç kipten birinde olabilir. Acaba gördüğümüz bir kalıp hangi kiptir. Sözlüklerde fiillerin Mazi şekli verilir. Muzari ve emrin nasıl yapılacağına ve nasıl çekimleneceğine dair kurallar vardır. Bu kuralları ve kalıpları bilmek gerekir.

c.     3’lü (Sülasî) Fiillerin Orta Harfi (Aynu’l-Fi’li) Mazide ve Muzaride değişebilir. Bunun da kuralı yoktur. Sözlüklere bakılarak öğrenilir. Sözlükler fiilin Mazisini verdikten sonra (-ُ---ِ-َ--) şeklinde Muzari Fiilin orta harfinin harekesini belirtirler. Daha sonra da masdarını açıkça verirler.

NOT: Bir fiilin nasıl çekimleneceğini anlamak için -tıpkı isimlerde olduğu gibi- “EMSİLE” denilen çekim tablosunu bilmenin yanında, özellikle fiil çatılarını öğreten “BİNÂ[5] denilen kitapçığı çok iyi okumak gerekir.

d.     Fiilin başına gelip sonunu belli kurallara göre değiştiren edatlar vardır.[6] Ayrıca sadece manasını değiştiren, olumsuz yapan veya pekiştiren edatlar vardır. Bunları iyi kavramak gerekir.

e.     Ayrıca isim ve fiillerdeki bazı harfler (Özellikle “İllet Harfleri” dediğimiz Med Harfleri) değişikliğe uğramış olabilir. Bunların nasıl değişeceğine dair de bir takım kurallar (İ’lâl ve İbdal Kaideleri) vardır. Çok fazla gerekli olmasa da sözlüğe rahat bakabilmek, kelimenin kökünü daha kolay bulabilmek için bunların da bilinmesi gerekir. İsim ve fiiller kök harflerine göre bu açıdan incelenebilir.[7]

NOT: İsimlerin ve fiillerin başlarına gelen edatları iyi kavramak için “AVAMİL[8] denilen kitapçığı iyi okumak gerekir.



[1]        Mehmet Talu, Arap Dili ve Edebiyatı SARF İLMİ, İstanbul 1992, s. 27-31.

[2]        Dikkat! Bu harfleri toparlayan bu cümlelerle ilgili şöyle bir fıkra anlatılır: Bir gün önce hocası talebeye bu harfleri öğretmiş, ertesi gün talebe bunları unutup tekrar sorunca veya hocanın sorusuna cevap veremeyince hoca bu sefer kızmış ve ilgili cümleyi Arapça söylemiş. Yani daha dün “Onları bana sordunuz” ve “Onu bugün –hemen- unutuyorsun!” tarzında bir sitemde bulunmuş, böylece de bu 10 harf bir arada toplanıvermiş.

[3]        İsmin başına “Harf-i Cer” denilen 20 edattan biri gelip sonunu cer (Esreli vb.) yapabilir. Yine isim cümlesinin başına “İNNE” vb. (8 Aded); ya da “KÂNE” vb. dediğimiz edatlardan biri gelip cümle içindeki isimlerin son harekelerini ve cümlenin manasını değiştirebilir. Bunlar yeri geldikçe zamanla öğrenilir.

[4]        Bu kitapçık tek bir sayfada tablo haline dönüştürülmüştür. O sayfada, sağ köşede, üstten aşağı “NasaraYensuru – Nasran ...” şeklinde, sağdan sola doğru ise “Nasara – Nasarâ – Nasarû…” şeklinde uzayıp giden (çekimi yapılan) değişik kalıp ve çekimlerden oluşan tabloya Emsile (örnekler, örnek çekimler) denir.

Sarf: Kelime/biçim bilgisi (Morfoloji) demektir. Kelime nedir, nasıl oluşur, nasıl çekilir, eki ve kökü nedir? Kısaca kelimenin yapısını inceler. “Emsile” dediğimiz çekim tablosu “Sarf İlmi” dediğimiz bilim dalının bir bölümüdür.

[5]        “Emsile” tablosu iyice kavrandıktan sonra “BİNA” tablosuna geçilir. Onu da yine kendi kurallarına göre ezberleyip, kavramaya çalışırız. Ancak birinciyi anlamadan ikinciye geçmek bir takım olumsuzluklara yol açabilir.

Tabii ki “BİNA” nın da kendine has tabirleri, deyimleri, tanımları ve manaları vardır. Onu da ayrıca bilen birinin izah etmesi gerekir.

“Emsile ve Bina” meselesini halleden, bu tabloları iyi kavrayan kişi “SARF İLMİ”nin % 80’ini halletmiş olur. Geri kalan ufak tefek meseleler ise yine işin erbabından zamanla öğrenilir.

[6]        Nasb Edatları (EN, LEN, KEY, İZEN)  ve Cezm Edatları (LEM, LEMMÂ, LÎ, LÂ vs.) gibi.

[7]        Arapça’da kelimenin yapısındaki harflerin türüne göre kelimeler 7 çeşittir (Aksâm-ı Seb’a). Eğer bir kelimede illet harfleri (Vav, Yâ, Elif) yoksa o kelimeye “Sahîh/illeti olmayan, sağlam” denir. Eğer bir kelimede “Vav, Yâ, Elif” harflerinden biri veya ikisi varsa o kelimeye “İlletli/Mu’tell” denir.

[8]        Nahv: Cümle bilgisi, söz dizimi (Sentax). Kelimeleri bir araya getirip nasıl bir söz dizeceğimizi, kelimenin cümle içindeki görevi ve durumunu anlatan bilim dalıdır. Arapçadaki kelime çeşitleriyle nasıl cümle kurulup, konuşulacak? Bunu bize “NAHİV İLMİ” öğretir ki onu da özet halde sunan bölümlerinden biri “AVAMİL” dir.

AVAMİL de aynen EMSİLEBİNA gibi tablo halinde çıkarılmış 100 maddelik bir sayfadan ibarettir. Onun da kendine göre alt bölümleri, kuralları, manaları vardır. Ancak şimdilik bir işaretle yetiniyoruz.




IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,156 Saniyede Yüklendi.