Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Ankara İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netİLİTAM - İLAHİYAT FAKÜLTESİ LİSANS TAMAMLAMA PROG.İlitam Öğrencileri Tanışma BölümüAnkara İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
Mesaj icon Konu: Arapça 4.Ünite–3.Metin: Halife Harun Reşid ve Berm Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
scelik
Moderator
Moderator
Simge
Yabancılar için Türkçe Öğrenimi

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Rize
Gönderilenler: 7217

Alıntı scelik Cevapla bullet Konu: Arapça 4.Ünite–3.Metin: Halife Harun Reşid ve Berm
    Gönderim Zamanı: 19Kasım2009 Saat 02:36



4.Ünite–3.Metin: Halife Harun Reşid ve Bermekiler

Müellif kimdir: İbni Haldun

Metin:

1. Tarihçilerin halife harun reşid’in bermekiler karşısında zor duruma düşmesini tümden naklettikleri sonradan çıkarılmış (asılsız) hikayelerindendir. O kıssa harun reşid’in kız kardeşi abbase ile harun reşid’in azadlı kölesi cafer bin yahya bin halid ile arasında geçen kıssasıdır. Harun reşid, ikisinin onun meclisinde biraraya gelmesine düşkün(istekli) olmasından ve onlarla çokça içki içmesinden dolayı o ikisinin nikah akdi yapmalarına izin verdi, ama birarada(halvet) kalmalarına izin vermedi. Abbase onunla(caferle) halvet olma konusunda harun reşid’e tuzak(hile) kurdu, çünkü ona(cafer) aşırı bir sevgisi vardı. Ve onunla ilişkiye girdi, -(tarihçiler) bu olayın sarhoşluk esnasında meydana geldiğini sandılar- ve hamile kaldı. Bu haber harun reşid’e ulaştı ve kızdı, gazablandı.

2. Bu abbase’ye çok uzaktır dindeki konumuna, anne-babasının konumuna ve onun yüceliğine(saygınlığına) uzaktır ve o abdullah bin abbas’ın kızıdır. Onunla ibni abbas arasında dört baba vardır, onlarda dinde şerefli olanlardır, milletin büyükleridir. Abbase muhammed el-mehdi’nin kızıdır, o da abdullah ebu cafer el-mansur’un oğludur, o da muhammed es-seccad’ın oğludur, o da ebu hulefa ibni ali’nin oğludur, oda kur’an müfessiri abdullah ibni abbas’ın oğludur, o da abbas’ın oğludur, abbas’ta hz.peygamber(sav)’in amcasıdır. Bir halifenin kızı, bir halifenin kız kardeşi (olan abbase) aziz bir mülk ile nebevi hilafet ile hz.peygamber(sav)’in sohbetiyle, amcalığı ile milletin ikamesiyle, vahyin nuruyla, meleklerin indiği mekân ile diğer yönleriyle donatılmıştır. Araplığın bedevi ve nezih hayatlarına, dinin sadeliğine yakın bir zamandadır, fuhuşun ve kötülüğün mekânlarından uzaktır. Korunma, (iffetli olmakk)namuslu olmak ondan(abbaseden) giderse başka nerede aranır. Veya temizlik ve zekâ onun(abbasenin) evinden kaybolursa başka nerede bulunur. Düşünen bir adam insaflı bir bakışla bakarsa ve abbaseyi zamanın krallarından birinin kızıyla kıyaslarsa bu gibi şeyleri ondan uzak görür. Devletinin bir kölesiyle böyle bir ilişkiye girmesini, kavminin saltanatı için ondan uzak görür, onu kabul etmez(inkâr eder), böyle bir iddiada bulunanı yalanlar. Abbase ve harun reşid’in insanlar nezdinde kadri-kıymeti nerededir?

3. Bermekiler devlet üzerine olan zulümlerinden ve toplanan mallara el koymalarından dolayı devlete bela oldular. Harun reşid az bir mal bile talep etse ona ulaşmıyordu. Onun işine galip geldiler(el koydular). Saltanatında ona ortak oldular. Harun reşid onlarla beraber saltanat mülkü üzerinde tasarruf sahibi değildi. Onların tesirleri büyüdü ve onların sesi uzaklara ulaştı(meşhur oldular). Devletin mertebelerini, projlerini ileri gelenlerle ve çocukları ile tamir ettiler ve sanatkârlarıyla yaptılar. Kendilerinin dışındakilerden bunu engellediler. (bu mertebeler) bakanlık(vezirlik), yazışma, komutanlık, bekçilik, kılıç ve kalemdir, denilir ki harun reşid’in evinde yahya bin halid’in çocuklarından kılıç sahibi ve kalem sabibi yirmibeş reis vardı, zorla devlet ehlinin k içinden sıyrıldılar.

4. Kim onların haberlerini düşünürse ve onların seyrini ve devletin seyrini(düzenini) araştırırsa, gerçek tesirinin sebeplerini hazır olarak bulur. İbni abdirabbih’in naklettiğine bak; harun reşid’in dedesinin amcası davud bin ali ile görüşmesinde ki onların bela olup zorlamalarında, ve ıkıd kitabındaki şuara konusunda zikrettiği şeylere, şair esmai’nin harun reşid’le olan diyaloğunda ve fazl bin yahya ile olan müsamerelere(bak), o zaman anlarsın tartışmaları ve münakaşaları halifeden ve ondan sonra gelenleri zorlamaları onları öldürmüştür.

5. Hikâyenin işaret ettiği nokta harun reşid’in içkiyle alkolik olduğu, ve o sarhoş olan içki arkadaşlarıyla sarhoş olduğu konusunda allah’a sığınıyoruz onun aleyhindeki kötülükleri biz bilmiyoruz. Bu hal ile harun reşid’in hali nerede, onun (reşid’in) hilafete ait gerekli olan şeyleri gerçekleştirdi, dindardı, adaletliydi, âlimleri, evliyaları arkadaş edinirdi, fazıl ibni ıyaz, ibni semak ve omeri ile konuşurdu, süfyanı servi ile mektuplaşırdı, onların vaazlarına ağlardı, mekke’de tavaf ederken dua ederdi, üzerinde bulunan ibadetleri ve namaz vakitlerini muhafaza ederdi, sabah namazına ilk vaktinde hazır bulunurdu. Taberi’nin ve diğerlerinin rivayet ettiğine göre o her gün yüz rekât nafile namaz kılardı. Bir sene savaşa çıkardı bir sene hac ederdi. Cahiliyye araplarından eşrafların durumu içkiden uzak olarak biliniyordu, onların üzüm ağaçları yoktu ve onların birçoğunun yanında içkinin içilmesi kötü birşeydi, harun reşid ve ataları dinlerinde ve dünyalarında kötü şeyleri yapmada uzak idiler ve iyi huylar ediniyorlardı ve kamil vasıflıydılar ve arabların güzel halleri vardı.

6. Taberi’nin ve mes’udi’nin naklettiği şu rivayete bak, tabib cibril ibni bahteyşu’ un kıssasında, tabib ona(reşid’e) onun sofrasında bir balık hazırlıyor ve ondan saklıyor, sonra sofra sahibine(sofrayla ilgilenen kişi) balığı onun evine götürmesini emretti, reşid onunla şüpheleniyor ve farkına(bilincine) varıyor hizmetçinin ondan(balıktan) almış olduğunun farkına varıyor, ibni bateyşu’ özür dilemek için balıktan üç parça üç kadeh içinde iade ediyor, onlardan(balıklardan) biri et ile terbiyelenmiş(karıştırılmış), bakliyatlarla, soğuk şeylerle ve tatlılarla(karıştırıldı), ikincisine kar gibi(soğuk) su döktü, üçüncüsüne sade içki döktü, ve dedi ki: ilki ve ikincisi müminlerin emirinin yiyeceğidir, balığı diğeriyle karıştırsın veya karıştırmsın. Ve üçüncüsünde dedi ki: bu yemek ibni bahteyşu’ nundur, onu sofra sahibine veriyor, reşid bunun farkına varınca, onu(ibni bahteyşu’u) azarlamak için getirtiyor, üç kadehte hazır bulunuyor, karışmış ve dağılmış içki sahibini buldu, diğer iki kadehi de kokuları bozulmuş bir şekilde buldu, bu ona bir mazeret oluyor. Bundan anlaşıldı ki harun reşid’in içkiden uzak duruşu yakınları yanında biliniyordu ve sofrasındakiler. Ondan sabit oldu ebi nuvas’ın hapseldilmesini emretti ki ona(harun reşid’e) ulaştı onun ayyaşlığa daldığı tövbe edene kadar(hapseldilmesini emretti), ancak ırak ehlinin mezhebi üzerine hurma şırası içiyordu, onların bu konudaki fetvaları biliniyor. Ama onun saf içkiyle itham edilmesinde hiçbir yol yoktur, zayıf olan haberlerde taklit edilmez, o milletinin yanında en büyük haramları işleyecek bir adam değildi.

7. O kavimin hepsi israftan ve savurganlıktan uzaktı, elibiselerinde, süslerinde ve diğer kullandıklarında, onlar bedeviliğin doğallığında ve dinin sadeliğindedirler öyleki sonrada ondan ayrılmamışlardır, sen onların meşruluktan tahlikeli olana, helallikten haram olana çıktığını zannediyorsun. Tarihçiler ittifak ettiler: taberi, mes’udi ve diğerleri, bütün geçmiş ümeyyeoğulları halifeleri ve abbasioğulları halifeleri kemer ve kılıçlarında, gem ve eğerleri hafif süslü kumaşlı bineklere biniyorlardı, altın ile süslenmiş hayvanlara binmeyi ilk ihdas eden halife muğtez ibni mütevekkil harun reşid’den sonra sekizinci halifedir. Diğerlerinin durumuda elbise-giyim konusunda böyleyken, içecek konusunda sen ne zannediyorsun. Bu anlattığımız durumda bunlar en güzel şekilde anladığın zaman devletin tabiatını ilk başında bedeviliten yeniliğe geçişini açıklanıyor, birinci kitabın meselelerinde açıkladığımız gibi inşaallah. Doğruya ileten allah’tır.

Mecnun behlül
ibrahim şeybani dedi ki: mecnun behlül’e uğradım, habıys(hurma yemeği) yiyordu, dedim ki: bana da yedir. Dedi ki: bu (yemek) benim değil, bu (yemek) halifenin kızı atike’nindir, yemem için bana gönderdi. (habis: hurma ve yağdan yapılan yemektir.)

8. Me’mun’un fazileti ve güzel muaşeresi hakkında nakledildi, bir gece susamış şekilde uyanıyor, kalkıyor yahya bin eksem’i uyandırma korkusundan hassas davranarak su kapı arıyor. O ikisinin beraber sabah namazını kıldığı sabit olmuştur. Nerde bunlar nerde ayyaşlık! Yahya bin eksem hadis ehlinin ileri gelenlerindendi. İmam ahmed bin hambel ve ismail kadı onu(yahya bin eksemi) övmüştür. Tirmizi kitabını ondan tahric etmiştir, hafız müzenni buhari dışında diğer kitaplarında ondan zikretmiştir(rivayette bulunmuştur), onu kötülemek tüm halifeleri kötülemektir. Delilerin(ahmakların) onu kınaması, sübyancılığa meyli(olduğunu söylemeleri), âlimlere iftira atmaları allah için bir delildir. Bunları kıssacıların zayıf haberlerine isnad ediyorlar öyleki bunlar düşmanlarının iftiraları idi. Kamil biri olmasından ve sultan ile dostluğundan dolayı ona hased ediyorlardı. İlim ve dindeki makamı bunun gibi iftiralardan uzaktı. İnsanların iftira olarak söyledikleri ahmed bin hambel’e anlatıldı, dedi ki: “sübhanallah, subhanallah kim bunu söylüyor?” Bunları inkâr etti ve şiddetli bir şekilde karşı çıktı. İsmail bin kadı onu övdü, onun(yahya bin eksem) hakkında söylenenler ona da söylendi, dedi ki: “zalim ve kıskanç birisinin yalanlarıyla onun adaletinin gitmesinden allah’a sığınırım.”






الطالب المجتهد
IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,156 Saniyede Yüklendi.