Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Ankara İlahiyat İLİTAM 2. Sınıf Dersleri
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netİLİTAM - İLAHİYAT FAKÜLTESİ LİSANS TAMAMLAMA PROG.İlitam Öğrencileri Tanışma BölümüAnkara İlahiyat İLİTAM 2. Sınıf Dersleri
Mesaj icon Konu: İlitam Arapça 2.sınıf 2. Ünite 2. Metin Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
scelik
Moderator
Moderator
Simge
Yabancılar için Türkçe Öğrenimi

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Rize
Gönderilenler: 7217

Alıntı scelik Cevapla bullet Konu: İlitam Arapça 2.sınıf 2. Ünite 2. Metin
    Gönderim Zamanı: 07Kasım2009 Saat 11:11



İlitam Arapça 2.sınıf 2. Ünite 2. Metin

 

SÜNNETİN KURAN KARŞISINDAKİ KONUMU

 

1-                 Bazı Fukaha manasında Kurana rucu etmesi itibarıyla sünneti değerlendiriyorlar. Sünnet kapalı olan ayetlerin ayrıntılı olarak açıklaması ve müşkil olanların beyanıdır ve muhtasarının genişçe açıklamasıdır. Allahü  Tealal buyurur: “İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik. Sünnette kuranın manasına delalet etmediği şeyi bulamazsın. Kuran o şeye icmali yada tafsili olarak delalet etmiştir. Allah kuranı her şey için açıklayıcı kılmıştır. Bundan dolayı Sünnetin özet olarak kuranda hasıl olması gerekir. Ancak Kuranda aslı olmayan bir şey hususunda sünnet gelir mi (sünnet hüküm koyar mı) ?  Bu tartışma konusudur. Sahihi olan sünnet Kurana nazaran şu üç neviyi (çeşidi) geçmez.

2-                 İlk nevi: Allah o konuda kitabi nassını (ayet) indirmiştir. Rasülullah kitabin nass ettiği gibi onu  açıklamıştır. Bu nevide olan sünnet kuranda geleni pekiştirir. O zaman hüküm iki kaynağa dayandırılır. Ki bu iki şey: Kaynak olarak kuran ve destekleyici olarak sünnettir. Orucun ve namazın farzlığına dalalet eden, yine şirkin ve yalan şahitliğin haramlığını bildiren hadisler bu türdendir. Bu tür hadislerde ilim ehli arasında ihtilaf yoktur. ikinci nevi: Allahın kitaptan öz olarak indirdiği şeydir. Allahü tealanın murad ettiği manayı peygamber sav açıklamıştır. Kuran için sünnet, ya mücmeli açıklama yada mutlakı tekyit yada genele tahsisi içindir. Aynı şekilde ( birinci nevide olduğu gibi) bunda da ihtilaf yoktur.

3-                 Üçüncü nevi: kitapta nass olarak yer almadığı halde peygamber sav in sünnet olarak hüküm koymasıdır. İşte bu sünnet çeşidinde alimler arasında ihtilaf vaki olmuştur. Muhaddisler ve ilim ehlinin bir çoğu demişlerdir ki: sünnet kuranda olmayan şeyleri (hükümleri) getirir. Aslında sünnet bu yönüyle Allah katındandır. İbni Hazm demiştir ki: kuran ve sahih sünnet birbirine muzaftır. Allah yanında İkisi bir şeydir. Allah nezdinde vahy iki çeşittir. Onlardan biri düzen açısından (edebiyat, belağat ….) muciz olarak telif olmuş “okunan vahy” dir. O da Kurandır. İkincisi ise: Nizamı muciz olmayan, telif edilmemiş, gayri matluv olup rivayet olunan vahiydir. Ancak o da lafız itibariyle okunabilir. İşte bu ikincisi Rasülullah sav den varid olan haberdir. Bu çeşide misal, ehli merkebin etinin haramlığını bildiren hadislerdir. Yine bir kadının teyzesi ve halasıyla aynı nikah altında olmasının haramlığı da bu nevidendir. Yine bundan başka kuranda nas bulunmayan hükümler de bu türdendir. Bu, Kuranda aslı bulunmayan şeyler hakkında sünnetin müstakil bir hüküm oluşunun en kuvvetli delilidir.

4-                 Bunlar bu husustaki delillerden olduğu gibi, Rasülullaha  sav itaatin vacip olduğunu ve ona muhalefetten sakınmanın gerekliliğini bildiren  ayetler de vardır. Allahü Teala buyuruyor ki: “Öyleyse Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.” (Maide 92) başka kuran ayetleri de bunlardandır.

5-                 Yine sadece kuranla yetinip (yetinilemeyeceğini), sünnetin terkininin sakıncalı olduğunu bildiren hadisleri de bu görüşte olanlar delil getirmişlerdir. Ebi Rafinin hadisi gibi. O, Rasülullahın şöyle dediğini   bildirmiştir: “Sizden birinizi, koltuğuna yaslanmış olarak, kendisine emrettiğim veya nehyettiğim bir haber geldiğinde “bunu bilmiyorum”. Biz Kur’an’da tabi oluruz” derken bulmayayım.“ Bu hadisi ebu Davut ve Hakim tahric etmiştir.

6-                 Mikdam ibni meadikerbi nin hadisinde olduğu gibi: “Rasülullah sav, Hayber günü bazı şeyleri haram kılmış (yasaklamış) tır. Ehli merkep ve diğerleri bu yasaklardandır. Sonra  Rasülullah şöyle dedi. “adamın birisi koltuğuna oturup benim hadislerimi söylemesi yakındır. (O adam derki benimle sizin aranızda Allahın kitabı vardır. (bana kitap yeter) onda helal bulduğumuzu helal, haram bulduğumuzu haram kabulederiz.) Bilin ki Rasülullahın haram kıldığı Allahın haram kıldığı gibidir. Beyhaki dedi: Bu  Rasülullahın haberidir ki, (o haberde) kendisinden sonra bidatçıların onun hadisini reddettiklerini bildirir. Onun bu haberi sonradan doğru çıkmıştır.

7-                 (Sünnet hakkındaki) ikincibakış açısı : Kuranda olmayan bir şeyi sünnet getirmez görüşüdür. Sünnet kapalı ve müşkil olanı açıklar. Şatibi bu görüşü şöyle tabir etmiştir: mana açısından sünnet kitaba rücu eder. O (sünnet) mücmelin tafsili müşkilinin beyanı, muhtasarının genişçe izahıdır. Allahü teala buyurdu ki: “(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.”   (Nahl  44)  

8-                 Geçen ayette bu görüşe delil getirmiş demişler ki: Allah kuranı her şey için açıklayıcı kılmıştır. Bundan dolayı Sünnetin özet olarak kuranda hasıl olması gerekir. Başkaları delil olarak getirmişler bu bakış açısına hadisler ile. Bu hadiste Peygamberimiz sav şöyle buyurmuştur: “ Kimse bana çamur atmasın, beni suçlamasın. Allahü Teala kitabında neyi helal kılmışsa onu helal, neyi haram kılmışsa onu haram kılıyorum.”

9-                 İmamı şafi ra bu meselede sözleri (görüşlerin hepsini) arzetmiş, hiçbirini tercih etmemiştir. Ancak şu sözünü eklemiştir:bunlardan hangisi olacak? Allah  Peygamberine itaatin farz olduğunu beyan etmiştir. Yarattıklarından hiç birini özürlü kılmamıştır, bir emre muhalefetten dolayı. O emir ki Allah Rasülünün emrinden olduğu biline. (Allah rasülünün emri olduğu bilinen bir hususa muhalefet edenlerin özrünü Allah kabul etmez.)

10-             Önce ikinci görüşün sahipleri (sünnet) o hükümleri (ihtiva eder ki), bunlar Kitapta gelmemiş (hükümler) hastır. denilmiştir. (sünneti kitapta olmayan hükümlere hs kılmışlardır.) demişlerdir ki sünnet kuranın istediğini izah eder. Bunun dışında bir şey getirirse bunun maksadı  aslında gizli olan ayrıntıyı ona eklemek, ortaya koymaktır. Onu cezbeden iki şeyden birnin o asıl olana eklenmesidir.

11-             Birinci görüş: sünnette varid olan bir kadının hala veya teyze ile aynı nikah altında haram oluşu aslında kuran nassında olan iki kız kardeşin tek nikah altında olamayacağı hükmüne kıyasdır. Bunun için, maslahatın beyanına terettüp eden hükme, hadis açıklama getirmiştir. Çünkü peygemberimiz ikisinin aynı nikahta olmasını yasakladıktan sonra demiştir ki: “Eğer siz böyle yaparsanız akrabalık durumunuzu kesmiş olursunuz.

12-             İkincisinden olan şudr ki: Allah temizi helal pis olanı da haram kılmıştır. Onu iki asıldan birine katmak açık olmuştur. Kimisi de ehli merkep ve yırtıcı dişli hayvanlarve dişli kuşlar gibi şüphelidir. Sünnet nass olup, Helal yada haram olan iki yönden birini tercih ettirerek, bu şeylerin şüphesini kaldırmıştır. (Mesela) ehli eşeklerin, yırtıcı dişli hayvanların her birini, pençeli kuşların her biriniyenmesini nehyederek; keler, tavşan ve benzeri hayvanlarında yenmesini helal kılarak, (helal yada haramdan birini tercih ederek) şüpheleri ortadan kaldırıyor.

13-             Hakikat şu ki, sünnette gelen her şeyi Kurana döndürmek (her şeey kuranda vardır görüşü) bir çeşit zorlamadır. Sünnet Kuranda olmayan bir şeyi getirmemiştir diyen kimselerin delil olarak getirdikleri her şeyde onlar için bir delil yoktur. Gerçekten de sünnet Kuranı açıklar. Bazılarının görüşlerine göre sünnet te Allah tarafından gönderilen bir vahiydir. (vahyi ğarri matlüv) muhakkak ki Allah Rasülüne itaati bize gerekli kılmıştır. Allahın ve rasülünün sözüne muhalefet edelim demek bize yoktur. (diyemeyiz.)



الطالب المجتهد
IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,094 Saniyede Yüklendi.