Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Ankara İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netİLİTAM - İLAHİYAT FAKÜLTESİ LİSANS TAMAMLAMA PROG.İlitam Öğrencileri Tanışma BölümüAnkara İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
Mesaj icon Konu: 1.Sınıf Felsefe Ünite1: Felsefenin Mahiyeti Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
scelik
Moderator
Moderator
Simge
Yabancılar için Türkçe Öğrenimi

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Rize
Gönderilenler: 7217

Alıntı scelik Cevapla bullet Konu: 1.Sınıf Felsefe Ünite1: Felsefenin Mahiyeti
    Gönderim Zamanı: 05Kasım2009 Saat 00:13



Felsefenin Mahiyeti           ÜNİTE 1:

 

                           

Felsefenin Etimolojik Tanımı

            Felsefe sözcüğü Yunancada philo(sevgi) ve sophia(hikmet, bilgelik)anlamlarına gelen sözcüklerin birleşmesiyle meydana gelen philosophia  bileşik sözcüğünden önce Arapçayaordan Türkçeye geçen bir sözcüktür.Philosophia bileşik Yunanca kelimenin Türkçe karşılığı hikmet sevgisi dir.

           Filozof ise philo(sevgi) ve sophos(hikmet, bilgelik sahibi) sözcüklerinin birleşmesinden oluşurve bilgiyi seven, hikmeti seven anlamına gelir.İlk defa bilge (sophos)olarak isimlendirilen filozofun Thales olduğu söylenir.

           Sofos adı verilen flozofların bütün bilgileri bilenkişiler olduğuna inanılırken ilk defa Pythagores (570-494)her şeyi bilenin ancak tanrı olabileceğini iddia ettiğinden, bir insana daha uygun gelecek philosophos terimini  öne çıkararak kendisinin ancak hikmeti, bilgeliği seven ünvanını alabileceğini belirtmiştir.Ona göre insan hikmet sahibi sophos olamaz, ancak hikmeti seven philosophos olabilir.

          Felsefe bilginin değil bilgeliğin sevgisidir.Bilgiyi sevmek bilmekten daha farklı ve önemlidir.Bilen insan sona varmıştır. Ama bilgi sever insan sürekli bir arayış içinedir.Felsefe yapmak hiçbir kesin sonu öngörmeyecek biçimde düşünmeye çalışmaktır.

                          

Felsefenin Tanımı

          Felsefenin herkesçe kabul edilmiş bir tanımı yoktur. O. Daha çok açıklanacak bazı özellikleri olan bir düşünce, bir etkinliktir. Bunun için en genel anlamıyla felsefe, varlık, bilgi, hayat, insan, ahlak, sanat, din gibi pek çok konuda genel, oblektif, tutarlı, kavramsal spekülasyona dayalı ve ispatlı bir temellendirme olan bir düşünme etkinliğidir.

           Felsefe tarihinde hemen her konuda flozoflar düşünce üretmişlerdir. Konular felsefenin ortak konuları olsa da bu konulara yaklaşım ve yorumlama tarzı farklı olduğundan varılan sonuçlar da farklı olmuştur.

            Felsefe geleneği içinde bütün nesnelerin temeli olarak maddeyi gören maddecilik, (özdekçilik) bütün nesnelerin temelinde ruhun olduğunu söyleyen ruhçuluk, bir de evrenin canlı olduğunu ileri süren canlı maddecilik(animizm) adlı akımlar ortaya çıkmıştır. Peki bunlardan hangisi doğrudur? Bu felsefe akımlarından birinin doğru olduğunu söylemek güçtür. Ancak her akım kendine göre bir gerçek gündeme getirmiş, evrende konuya bakmayı öğreten bir görüş ve bir araştırma biçimi geliştirmiştir.

             Felsefe nedir sorusuna Descartes şöyle cevap vermiştir.

             Felsefe sözünden bilgeliği inceleme anlaşılır. Bilgelikten de yalnız işlerimizde ölçülülük değil, fakat hayatımızı sevk ve idare içinde insanın bilebildiği bütün şeylerin tam bir bilgisi anlaşılır. Bu bilginin böyle olması için de onun ilk nedenlerden çıkarılmış olması gerekir.

            Felsefe önce ilk nedenlerin bilgisidir.

             

                               

Felsefenin Kaynağı

            İnsanın doğası, insanın doğal yaşantısı ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan güçlükler, problemler ve sorular felsefi düşüncenin kaynağını oluşturur.

 

                                

Felsefenin Tarihi

           Felsefenin tarihi M.Ö. 6. yy da Milet’te yaşamış Thales’e dayandırılırsa da felsefi düşünceyi çok daha eskilere dayandırabiliriz. Felsefeye daha eski devirlerde hikmet dendiğini ve bunun ilk önce Sümerler tarafından kullanıldığını biliyoruz.

           Jaspers felsefe tarihinin yöntemsel olarak 2500 yıllık tarihi olduğunu ancak köken olarak daha eskiye dayanan bir tarihi olduğunu söyler.

           Felsefe tarihinde sistemli ve bütüncül bir bilgi edinme çabasının somut örneğini Aristotales’te görürüz. O kendisinin gerçek manada felsefenin kurucusu olduğunu belirtir. Eski Yunan da felsefe bu günkü anlamıyla anlaşılmış ve her türlü bilgi edinme arzu ve çabalarını içine alan bir terim olarak kullanılmıştır.

           Duyularımıza açık duyulabilir varolanları, mantığın biçimsel ifade tarzları çerçevesinde, nasıl ve neden sorularını cevaplandırarak sistemli şekilde ele alan Fiziktir. Aristotales buna İkinci Felsefe demektedir. Bu ikinci felsefede varlığın parçaları şeklinde düşünülen fiziksel  var olanlar araştırılırken İlk Felsefe yani metafizik, varlığı varlık olarak ele alır.

                       

Felsefe-Bilim İlişkisi

     Felsefi düşüncenin bilimden farklı bir diğer özelliği bilimin yalnızca olgularla ilgilenirken felsefenin olgular yanında aynı zamanda değerler, anlamlar, idealler ve amaçlar diye adlandırılan bir varlık türünü veya bunları içine alan bir varlık alanını kendisine konu edinmiştir.

           Felsefi düşüncenin bir diğer özelliği de biri çözümleyici (analitik), biri de kurucu (sentetik)olmak üzere iki temel işlevinde görüyoruz. Felsefi düşüncenin sentetik tutumu düşünce ve görüşleri bir  dünya görüşü, bir hayat modeli çerçevesinde düzenler ve birbirine uyumlu hale getirir.Analizci düşüncede bu düşünce ve görüşlerin inceleme, açıklama ve eleştirisini yapar ve bunu yaparken her türlü veriden faydalanır.

             17. yy ın sonlarına kadar çoğu bilimler felsefenin çatısı altındaydı. Modern bilimin ilk eserlerini vermeye başladığı bu çağın  sonlarına doğru ilk defa Galilei  felsefe yerine bilim(scienza) deyimini kitabının başlığında kullanmıştır. Fakat yine flozoflar felsefe deyimini kullanmaya devam etmişlerdir.

                     Henry Power   1464   Deneysel Felsefe  (Exprimantal  Philosophy)

                     Newton            1687   Doğa Felsefesi     (Philosophia Naturalis)  gibi.

             İngiltere’de felsefe yerine bilim sözcüğünü ilk kullanan William  Whewel (1840) olmuştur.

             F. A. Lanye pozitif bilimlerin felsefeden ayrılma sürecini M. Ö. IV yy a dayandırıp bu tarihte gelişen bilimleri; gramer, tarih, geometri, statik, astronomi ve tıp olarak örneklendirir.

Brutt aynı sürecin Newton  ile başladığı kanısındadır. (17.yy)

             Genel kabul gören görüş bilimlerin zamanla felsefeden ayrılıp bağımsızlık kazanmış olmalarıdır. Felsefe ile bilimler arasında öz bakımından bir fark bulunmamasına rağmen, tek tek bilimler felsefenin daha gelişmiş daha keskinleşmiş halleridir.

             Felsefe ve bilimde amaç bir ve aynı doğruyu bulmak ve bilgi edinmektir. O halde felsefe ve bilimler arasındaki ayrım olsa olsa ele aldıkları sorunlar, bu sorunları çözmede kullandıkları teknikler ve elde ettikleri sonuçların doğruluğunu denetlemek için kullandıkları kara verme yöntemleri olabilir.

                       

Felsefi Düşüncenin  Özelliği

               Felsefi düşüncenin özelliği  şümullü olması teori ve pratiği kapsamasıdır. BUu kapsayıcı özelliğinden dolayı felsefi düşünce disiplinler arası bir konuma sahiptir.

              Felsefi düşüncenin en önemli özelliği onun reklektif olmasıdır. Refleksiyon, düşünmek üzerine düşünmek, düşünme etkinliğini yine bir düşünme konusu yapabilmektir. Bilimin kendisinde refleksiyon yoktur. Yani bilimsel düşünme refleksiyonlu düşünme değildir. Refleksiyonlu düşünme ancak felsefede mümkündür. Bilimsel düşünme her zaman yöntemli bir düşünmedir.Ama hiçbir zaman yntemin kendisini refleksiyonlu düşünme konusu yapmaz, çünkü reklektif değildir. Bunu felsefi düşünce yapar ve yöntemleri de reklektif düşünme konusu yaparak mercek altına alır. Buna felsefi tutum diyoruz.

 

Felsefi düşünce bilimsel düşünceden farklı bir düşünce tarzıdır. Felsefe bu anlayışla belli bir bilim dalı ile sınırlı olmayan bilimler üstü bir anlayışa sahip gibi duruyor.

               Genel görüş yalnızca bilimde kabul edilmiş niteliğini taşımaz; o, aynı zamanda bilimin temelini ve kökenini de açıklamak durumundadır.

               Felsefe,  bilimler gibi gerçekler hakkında olguları bilmek için doğrudan yürütülen bir bilgi etkinliği olmasa da bilimsel sonuçları da göz önünde tutarak bilimlerin parça parça incelendiği gerçekliği bir bütün olarak kavramayı amaçlayan bir düşünce çabasıdır.

             Başka bir felsefe anlayışı da Viyana Çevresi felsefe anlayışıdır. Viyana Çevresi için felsefe bilginin mantıksal analizidir.

              Felsefe-mantık ilişkisinde çok özel bir durumla karşılaşırız. Felsefe bir düşünce çabası olarak, mantık denen organon (araç-illet) a muhtaçtır.

             Felsefe bilim ilişkisinin tarihsel sürecine bakaak olursak önce bilgelik, sonra felsefe ve sırasıyla bilim ve teknoloji gelir.

             Felsefe ve bilim arasındaki benzer ve farklı yönleri şu şekilde sırayabiliriz.

a-felsefe ve bilim de genel olarak akla dayalı bir etkinliktir ve ispatı temel alırlar.

b-her ikisi de bilinçli, yöntemli ve sistemli  birer araştırma faliyetidirler,

c-her ikisi de kavram ve soyutlamlar kullanarak ilke ve yasalara varmak isterler, genellemelerde  bulunurlar,

          Felsefe ve bilim arasındaki farklar;

a-Bilimin kavaram ve soyutlamaları felsefeninkilere göre daha az geneldir ve daha özel alanları konu alır,

b-felsefenin hem olguları hem de değerleri ele almasına karşılık bilim ancak olgularla veya ancak bir olgu olarak değerlerle ilgilenir,

c-bilimin önermelerinin doğrulanabilmelerine (verification) karşılık felsefenin önermeleri dar anlamda doğrulanamazlar,

d-bilimin araştırma ve buluşlar yapma yöntem ve usullerinin belli ve öğretilebilir olmalarına karşılık felsefenin flozoflar tarafından bile üzerinde anlaşılan  belli ve standart bir araştırma , düşünme yöntemi mevcut değildir. Her filozofun kendine özgü bir felsefe yapma biçimi vardır.

e- bilime dayanarak bilimin uygulaması olan  teknolojiler üretilebilmesine karşılık felsefede böyle bir imkan mevcut değildir. Felsefe bir düşünme ve eylemedir; yapma, meydana getirme (sanat, tekhne) değildir.

                                 

Felsefi Düşüncenin İşlev ve Amacı

                  Modern çağda bilimlerin branşlaşarak felsefeden kopmaları ve bağımsız bilimler olmaları bu gün felsefenin önemi ve işlevini tartışılır hale getirmiştir. Bu bağlamda felsefenin ödevi bilimlerin bilgiyi parça parça etmeleri neticesinde doğan kopukluğun genel bir dünya ve insan tasarımı oluşturmadaki yetersizliğini gidermek olmalıdır.

                  Bilim açısından felsefenin önemi hem bilimsel disiplinler hem de araştırmalar için yeni bir kimlik oluşturmaktır

                  Felsefenin önemi hayatımızı özelliklede fikir hayatımızı zenginleştirmesinde yatar.




الطالب المجتهد
IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,094 Saniyede Yüklendi.