Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Sakarya İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netİLİTAM - İLAHİYAT FAKÜLTESİ LİSANS TAMAMLAMA PROG.İlitam Öğrencileri Tanışma BölümüSakarya İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
Mesaj icon Konu: İslam Hukuku Usulü (5. Hafta) Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
başka biri
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08Nisan2008
Konum: Sakarya
Gönderilenler: 235

Alıntı başka biri Cevapla bullet Konu: İslam Hukuku Usulü (5. Hafta)
    Gönderim Zamanı: 30Ekim2009 Saat 11:27



İSAM HUKUKU USÛLÜ (5. Hafta)

Kur’an Ve Dil

Fıkıh; Müslümanların lehine ve aleyhine olan şeyleri bilmesidir. Fıkhın ortaya çıkmasına vahiy yol açmıştır. Vahyin iki temel kaynağı ise; Kur’an ve sünnettir.

 Kur’anı Kerim İslam’ın inanç esaslarındandır. Şer’i hükümlerin ilk ve temel kaynağı olduğu için fıkıh usûlünün konusudur. Fıkıh ilminin özgün karakteristiği vahye dayanmasından kaynaklanır.

Deliller konusunu İslam Hukuku Usûlü ayrıntılı olarak ele almıştır ve şer’i delilleri; asli deliller ve fer’i deliller olarak sınıflandırmıştır.

Asli deliller: Üzeinde görüş birliği olan delillerdir. (Kitap, sünnet, icma, kıyas)

Fer’i deliller; İhtilaf konusu olan delillerdir.

Şer’i hükmün konuluşunda Kur’anı Kerim diğer bütün deliller için referanstır. Başka bir dile tercüme edilmesi durumunda Ku’an sayılmaz. Dolayısıyla tercüme Kur’an’dan hüküm çıkarılmaz. Çünkü Kur’an Allah’ın katından lafız ve mana olarak indirilmiştir.

Kur’anı kerim’in çeşitli kıraatleri vardır ve bazıları mütevatir değildir. Mütevatir olmayan kıraatten hüküm çıkarılması konusunda ihtilaf vardır. Ağırlıklı görüşe göre çıkarılmaz.

Kur’an’ı Kerim’in içerdiği hükümlerin bütününe “şer’i hükümler” denir. (ahkâm-ı şer’iyye) Ahkâm-ı şer’iyye ikiye ayrılır: Ahkâm-ı itikadiyye, ahkâmı ameliye. Ahkâmı itikadiyeye “asli hükümler”. Ahkâmı ameliyeye ise; fer’i hükümler denir.

Ahkâmı ameliye: Vücup, hürmet, nedb, ibaha, kerahet olmak üzere beşe ayrılır.

Ahkâmı şeriyye (şer’i hükümler) kapsamına giren ayetlere “ahkâm ayetleri” denir. Sayısını 200, 500 ve 800 olarak belirleyen alimler vardır. Farklı tasniflere rağmen ahkâm ayetlerinin; 140’ı ibadetlere, 70’i aile hukukuna, 70’i medeni hukuka, 30’u ceza hukukuna, 22’si savaş-barış hukukuna, 13 ve ya 20’si muhakeme usulüne, 10’u da iktisadi mali kanunlara ilişkindir.

Kur’anı Kerim şer’i hükümlerin birinci kaynağıdır. Subutu kat’idir (katiyyu’s subut) Ancak hükümleri delaleti açısından bazen kat’i bazen zannidir. Birden fazla şekilde anlaşılabilecek ayetlerin bir hükme delaleti kesin değildir.

Ku’an’da hükümler icmalen (toplu olarak) verilmiştir. Namaz, oruç, hac, zekat gibi ibadetlerin tafsilatını sünnet belirler. Ayrıntılara girmeden kapsayıcı hukuk prensibi ile yetinmesi her devirde, her şart altında insanların sorunlarına çözüm üretebilecek nitelikte olmasının garantisidir. (Akitlerin yerine getirilmesini, işlerin dayanışma ve şura ile yönetilmesini emreden ayetler bu kabildendir.)

 

Dil unsuru Ve Lafız-Mana İlişkisi

İslam Hukuku usulü üç temel disiplinden beslenir. Kelam, dilbilim ve şer’i hükümler.

Dilin Kökeni:

Antik dönemden itibaren dilin kökenine ilişkin çeşitli teoriler ortaya atılmıştır. Bir görüşe göre dilin kökeni vahiydir. Bir başka görüşe göre insanoğlu, dili ıstılah ve uylaşım yoluyla üretmiştir. Bir başka görüşe göre ise dilin kökeninde her iki unsur da bulunur. (Vahiy ve ıstılah)

Dilin Vahiy /Tevkîf Yoluyla Konulduğu Görüşü:

İbni Hazm dili; “İsimlendirilenler (müsemmeyat) ve anlaşılması murad edilen (meani) anlamların kendisi ile ifade edildiği lafızlar” olarak tanımlar. Ona göre dil tevkîfidir (Vahiy kaynaklı). Görüşüne “Allah Adem’e isimlerin tümünü öğretti” (Bakara 2/31) ayetini delil getirir. Ona göre diller arasında bir üstünlük söz konusu değildir. İbni Hazm, Adem’ e öğretilen ve hangisi olduğu bilinmeyen ilk dilden sonra diğer dillerin ıstılah yoluyla konulduğuna itiraz etmez.

Zahirilerin dışında Eş’ari, İbni Furek İbni Faris’de dilin kökeni vahiydir der. Hepsinin görüşünün temelinde Bakara 31. ayet bulunur. Ancak bu ayette kasdedilen bütün isimlerin kendileri değil varlıkları adlandırma kabileyetidir. (dil yetisi)

Dilin Istılah Yoluyla Konulduğu Görüşü:

Ebu Haşim el-Cübbai bu görüştedir. (Zaten bu konudaki tartışmanın bir yanını Ebu Haşim, diğer yanını Eş’ari temsil eder). Bu görüşte olanlar “Biz peygamberleri yalnızca kendi kavimlerinin diliyle gönderdik ki onlara (emredildikleri) şeyleri açıklasınlar” (İbrahim 34) ayetini delil getirirler.

Dilin Tevkîf Ve Istılah Yoluyla Konulduğu Görüşü:

Dilin kökenine yönelik temel yaklaşımlarından bir diğeri de bir kısmının tevkîfi geri kalanının ıstılahi olduğu görüşüdür. Bu görüş de kendi arasında ikiye ayrılır. Birinci kısım (Ebu İshak el İsfehani) Dilin başlangıcı tevkîfidir, daha sonra oluşan dil ıstılahidir der. İkincisi ise başlangıçta başlangıçta ıstılahi olduğunu sonra tevkîfi olarak tamamlandığını söyler.

Gazali dilin kökeninde bu üç yaklaşımdan herhangi birinin olabileceğini, bunlardan birinin doğruluğunu ispat etmenin mümkün olmadığını ve böyle bir tartışmanın pratiğe dönük hiçbir yararının olmadığını söyler.

Sonuçta doğruluk ihtimali ağır basan görüş dillerin çoğunun Adem’den sonra meydana geldiğidir.




IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,109 Saniyede Yüklendi.