Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Sakarya İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netİLİTAM - İLAHİYAT FAKÜLTESİ LİSANS TAMAMLAMA PROG.İlitam Öğrencileri Tanışma BölümüSakarya İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
Mesaj icon Konu: İslam Hukuku (4.Hafta) Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
başka biri
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08Nisan2008
Konum: Sakarya
Gönderilenler: 235

Alıntı başka biri Cevapla bullet Konu: İslam Hukuku (4.Hafta)
    Gönderim Zamanı: 27Ekim2009 Saat 12:37



İslam Hukuku Usulü  (4. hafta özeti)

 

Delillere Giriş

Usulu fıkh aslında fıkhın delilleridir.

Seyit Bey’in Usul-ü Fıkıh Dersleri adlı çalışmasına göre usul-ü fıkhın mevzusu konusunda alimler ihtilaf etmişlerdir. Kimi usul-ü fıkhın konusu delillerdir derken kimi hükümlerdir der. Kimi ise içtihattır der. Seyit Bey bu konuda Molla Hüsrev ve Sadruşşeria’ya katılır. Hem deliller hem hükümlerdir der. Çünkü bir ilimde neyden bahsediliyorsa o ilmin konusu odur. Bir ilimde kendi konusu olan şeyin zatından bahsedilmez. Dolayısıyla fıkıh usulünün konusu olan Kur’an’ın zatından fıkıh usulünde bahsedilmez. Kuranın zatı meselesi kelam ilminin konusudur. Fıkıh usulünde kuran içindeki lafızlar genel mi, özel mi, asli manasında mı, mecaz mı, kullanıldığı gibi ahkâmı şer’iyyeye dair yönünden ele alınır. Seyit Bey mantıktaki “mevzu” ile usulü fıkıhtaki “mevzu” yu birbirine karıştırmamak gerektiğini söyler.

Edile-i şer’iyye dörttür. (şer’i deliller dörttür)

Kitap, sünnet, icma ve kıyas. Ayrıca geçmiş şeraitler, taharri, örf, teamül, istishab, ihtiyatla hareket etmek, sahabe mezhebi, tabiunun büyüklerinin mezhebi, umumu belva gibi alimlerin kullandığı deliller de vardır ama bunların her biri dört delile bağlantılıdır.

Ediller-i şer’iyye’nin dörtle sınırlandırılmasının gerekçesine gelince; Vahiy olan delil vardır. Vahiy olmayan delil vardır. Vahiy olan delilin Allah katından indirileni vardır. Bir de indirilmeyeni. Allah katından indirilen delil (metlûv) Kur’andır. (Metluv: Namazda okunan anlamındadır) İndirilmemiş olan delil ise sünnettir. Eğer aynı çağda yaşayan bütün alimlerin ortak görüşü ise icma, ortak yönü yok ise kıyastır.

Dörtle sınırlamanın hikmeti: İslam’da bilgi için iki kaynak vardır. Akıl ve nakil. Akılla ilgili konularda şer’i delil aranmaz. Ama nakil alanında şer’i delil gerekir. Bu noktadaki bilgi vahyin öncülüğünde şekillenmiştir. İslam’ın kuralları en yetkin şekilde Kur’an’da bulunur. Dolayısı ile Kur’an şer’i bilginin ilk kaynağıdır. Peygamberin yaşayan Kur’an olması nedeniyle sünnet ikinci kaynaktır. Peygamberin temsilcisi olmaları hasebiyle alimlerin icması üçüncü kaynaktır. Kıyas ise insanın sosyal çevresinin değişmesi sonucu değişim kaçınılmaz olmasının bir gereği olarak ortaya çıkar.

Kıyasın ilk üç delile farkı: Kitap, sünnet ve icma asıl ve ispat edici delildir. Her biri kendi başına şer’i hüküm koyabilir. Ancak kıyas diğer üç delile dayandığı için bir açıdan asıl değildir. Kıyas vazeden (ortaya koyan) bir delil değildir. Diğer üç delilde var olan hükmü yine o delillere dayanarak ortaya çıkarır.

Delillerin Kesinlik ve İhtimal açısından Dereceleri:

Şer’i deliller kat’i ve zanni olarak ikiye ayrılır:

Doğruluğu kesin olan (kat’i) deliller:

1) Tevile açık olmayan Kur’an ayetleri (muhkem)

2) Mütevatir sünnet.

3) İcma.

Zanni deliller: Doğruluğu konusunda kesin kanaat oluşmayan ama doğruluk ihtimali %50nin üzerinde olan deliller.

1)Tevile (farklı anlaşılmaya) açık ayetler

2) Meşhur ve ahad haberler.

3) Kıyas.

Delillere bakışta değişim: Deliller her ne kadar ilk asırda dörtle sınırlandırılmış olsa da peygamber çağından uzaklaştıkça kaçınılmaz olan sosyal değişim ve dönüşüm nedeniyle farklı yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Mesela Ebu Hanife “istishan”ı  Şafii de “maslahat”ı kıyasa ek bir yöntem olarak kullanmıştır. Bu da alternatif yöntemlerin kullanılmasına zemin hazırlamıştır. 19.yy da Mecellenin 99 külli (hukuk ilkeleri) kaidesi arasında yer alan “ezmanın tagayyürü ile ahkamın tagayyürü inkar olunamaz” (Zamanın değişmesiyle hükümlerin değişmesi inkar edilemez) ilkesinde örf kavramı ortaya çıkmış ve “örf” İslami kurallarda değişimi meşrulaştıran bir rol oynamıştır.

Batıda ortaya çıkan insan merkezli dünya görüşünün 19.yy’dan itibaren Müslümanları da etkilemiş bu döneme kadar Kur’an’ı merkez alıp oradan çıkan deliller bu dönemde insandan Kur’an’a doğru akıtılmıştır. Eskiden tartışmalı denilen deliller ön plana çıkmış Kur’an, sünnet, icma ve kıyas neredeyse ikinci plana düşmüştür. Akla ve bilime yapılan vurgu Mutezile’nin deliller açısından hukuk felsefesinin diriltilmesi sonucunu doğurmuştur.    






IP
salihse
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17Eylül2007
Konum: Balıkesir
Gönderilenler: 0

Alıntı salihse Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Ekim2009 Saat 21:37



paylaşım için sağolasın emeğine sağlık

Düzenleyen salihse - 27Ekim2009 Saat 21:38





IP
ezmert
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı ezmert Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Ekim2009 Saat 23:04
hepinizin emeğine sağlık arkadaşlar



Aczini itiraf eden,ehliyetini isbat eder.
IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,094 Saniyede Yüklendi.