Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Öğr. Gör. Kemal TUZCU (Kilitli Forum Kilitli Forum)
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netARAP DİLİ ARAŞTIRMALARIArap Dili ve Edebiyatı AraştırmalarıÖğr. Gör. Kemal TUZCU
Mesaj icon Konu: Arap Yazısının Ortaya Çıkışı-1 Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2781

Alıntı idinc Cevapla bullet Konu: Arap Yazısının Ortaya Çıkışı-1
    Gönderim Zamanı: 17Haziran2009 Saat 01:14



Arap Yazısının Ortaya Çıkışı-1

Öğr. Gör. Kemal Tuzcu

 

Arap coğrafyası ve çevresinde elde edilen arkeolojik bulgular sonuncunda Arap yazısının başlangıcıyla ilgili genel olarak iki görüş ortaya atılmıştır. Bunlardan ilki Arap yazının Kuzey Sami alfabelerinden  olan Ârâmî-Nabatî alfabelerinden türediği, diğeri ise Güney Arabistan’da ortaya çıkan ve Güney Sami alfabelerinden biri olan Himyerî ya da Musned adı verilen bir yazıdan türediğidir.

Bu alfabelerle yazılmış yazıtları örneklendirip incelemeden  önce müsteşriklerin bu konudaki araştırmalarını yönlendirmiş olan, klasik Arap kaynaklarında Arap yazısının ortaya çıkışıyla ilgili rivayetleri nakletmek, onların genel olarak Arap yazısının kökenleri ve ortaya çıkışı  konusunu nasıl değerlendirdiklerini yansıtmak doğru olacaktır.

Klasik Arap kaynaklarının çoğu yazıyı tarihsel bir gelişim sürecine ihtimal vermeksizin bazı kişilerin birden icat ediverdiği bir olgu olarak kabul ederler.Bu konuda bir çok rivayet vardır. Bunların önemlilerini şöyle sıralayabiliriz: bazıları yazının hikayesini Hz.Adem ile başlatırlar. Yazıyı ölümünden üç yüzyıl evvel Hz.Adem’in bulduğunu, kil üzerine yazıp bunları pişirdiğini, Nuh tufanından sonra da her topluluğun kendi yazısını bulup yazı yazdığı belirtirler[1]. Sonra İdris peygamber veya onun oğullarından biriyle yazının  başlangıcı arasında bir bağ kurarlar, Hz. İsmail ya da yine onun oğullarından Nasr ve Teymâ’nın yazıyı bulan ilk kişiler olduğu bunların yazıyı bitişik olarak icat ettiklerini daha sonra kardeşleri olan Nebet, Hemîsa‘ ve Kayzer’in de harfleri ayırdıkları belirtilmektedir [2]

Kişilere atfedilen bu tür rivayetler dışında  yazının icadını bazı mitolojik isimlere bağlayan rivayetler de vardır. Bunlardan  biri  Arap yazısının  Ebced, Hevvez, Kelemun, Sa‘fes, Karuşet adlı kişiler tarafından icat edildiğidir[3]. Buna göre Ebced Mekke ve civarının kralı, Kelemun, Sa‘fes, Karuşet de Medyen ya da Mudar ülkelerinin krallarıydılar. Sonra kendi isimlerine göre alfabeyi icat etmişler, kendi isimlerinde olmayan ve revâdif adını verdikleri ث خ د ظ ش غ harflerini de bu ekleyerek alfabeyi tamamlamışlardır[4]. Ancak bu isimleri okuyanın aklına ilk gelen şey bunların Süryânîce, İbrânîce gibi bazı Sami alfabelerde harflerin artarda sıralanışı sonucu oluşmuş sözcükler olduğudur.

Arap yazısının icadıyla ilgili rivayetlerde çok tekrarlanan ancak bazı tutarsızlıklar içeren bir rivayet de Arap yazısını Süryânî alfabesini örnek alarak  Murâmir b. Murre,  Eslem b. Sidre  ve ‘Amir b. Cidre adında Tayy kabilesinden üç kişinin icat ettiğidir[5].  Rivayete göre bunlardan birincisi harflerin şekillerini ve faslı[6] , ikincisi vaslı[7], üçüncüsü ise i‘câmı[8] bulmuş[9]  ve bunlardan Hiralılar[10], Hiralılardan Enbârlılar[11] yazıyı öğrenmiş ve yazı bu şekilde yayılmış. Cevâd ‘Ali, el-Meşrik ve Mecelletu Lugati’l-‘Arab adlı dergilere gönderme yaparak verdiği bilgilerde yukarıda geçen üç ismin kişi adı değil, Süryânîce bazı sıfatlardan geldiğini, Murâmir b.Murre’ مرامر بن مرة  nin  aslında مارا ماري بر ماري (Mârâ Mârî ber Mârî) Arapçasıyla سيد السادة ابن السيد  (Seyyidu’s-Sâde İbnu’s-Seyyid)olduğunu ve bu öbeğin Efendi Oğlu, Efendiler Efendisi veya  شيخ شيوخ العلم ابن حامل لواء العلم  Bilimin Beyler Beyi, Bilim Bayrağının Taşıyıcısının Oğlu anlamına geldiğini, Eslem b. Sidre (أسلم بن سدرة) adının  شليما بر سدرة  (Şelîmâ ber Sidre) adından bozma olduğunu  التام العلم الخطاط  İlmi Tam Hattat anlamına geldiğini, son isim olan ‘Amir b. Cidre’  عامر بن جدرة ise عمرايا بر جدرة   (‘Amrâyâ ber Cidre) adından bozma olduğu ve العماد الحاذق  Usta güç[12] anlamını ifade ettiğini belirtmektedir[13]. Bu ibareler kişi adları olmayıp usta yazar ve hattatlara verilen sıfatlar olsa da bu sıfatları taşıyan kişilerin Arap yazısının icadına katkıda bulunup bulunmadığı konusunda bilimsel bir kanıt yoktur.

Klasik kaynakların çoğunda Arap yazısının el-Himyerî ya da el-Musned adı verilen Yemen menşeli bir yazıdan türediği görüşü hakimdir.  İbn Haldûn el-Mukaddime adlı eserinde  et-Tebâbi‘a  devletinde   medeniyet ve refah yükselince kullanılmakta olan el-Himyerî yazısının son derece güzel bir hale geldiğini, Yemenliler’in bu yazıyı izinsiz kimseye öğretmediklerini ancak  Tebâbi‘a ve el-Hira’daki  el-Munzir ailesi arasında bir hısımlık olduğu için ve Arap hükümranlığını Irak’ta yeniden tesis ettikleri için yazının buradan el-Hira’ya geçtiğini belirtmektedir. Hira’dan da Taif’e ve Kureyş’e  geçmiştir. Yazar Hiralılardan ilk olarak Sufyan b. Umeyye veya Harb b. Umeyye’nin yazıyı yukarıda adı geçen Eslem b Sidre’den öğrendiğini de ekliyor[14]. Yukarıdaki rivayette Murâmir b. Murre,  Eslem b. Sidre  ve ‘Amir b. Cidre’nin bir araya gelerek yazıyı Süryanî alfabesini esas alarak düzenlediklerini belirtmiştik. İbn Haldûn, Sufyan b. Umeyye veya Harb b. Umeyye’nin yazıyı Eslem b Sidre’den öğrendiğini belirtiyor.Halbuki yukarıdaki bu kişinin icat ettiği yazı, Himyerî yazısı ile arasında hiç bir benzerlik olmayan Süryânî yazısı örnek alınarak yapılan Arap yazısıdır.






AÖF İlahiyat Önlisans Büro: 0212 631 76 93
IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2781

Alıntı idinc Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Haziran2009 Saat 01:14



Himyerîlerin Müsned adlı bir yazılarının olduğu belirtilmekle birlikte  Subhu’l-A‘şâ da ve diğer bazı eserlerde İbn Hişâm’dan nakille Arap yazısını ilk kullanan  kişinin Himyer b. Sebe’ olduğunu ve buna da rüyasında öğretildiğini, bundan önce Arapların el-Musned adlı yazıyı kullandıkları bildirilmektedir[15]. Bu rivayette de Himyer b. Sebe’nin rüyada hangi yazıyı öğrendiği konusunda bir soru işareti belirmektedir.

el-Himyerî ya da el-Musned adıyla anılan yazının 29 sessiz harfi vardır. Bu harfler bu günkü Arap yazısında olduğu gibi bitişik değil Latin alfabesinde olduğu gibi ayrı ayrı yazılmaktadır Fenike ya da Sina alfabelerinden alındığı düşünülmektedir[16]. (Bkz.Şekil-1) [17] Harekeleri ifade eden harfler ya da diğer işaretler yoktur. Sükun, medd, nokta gibi işaretler olmadığı gibi şedde de yoktur. Harf tekrarı gerektiğinde o harf iki defa yazılmaktadır. Sözcükleri birbirinden ayırmak için boşluk bırakmak yerine dikey bir  çizgi kullanılmaktadır. Satır düzeni diğer bütün Sami alfabelerde olduğu gibi sağdan sola doğru yazılmaktadır. Ancak bazen solda biten yazı üst satırdan devamla soldan sağa doğruda gidebilmektedir[18].

(Bkz.Şekil-2) [19] Bu yazı ya da şekilde verilen, bu yazıdan türetilmiş Safavî, Semûdî ve Lihyânî gibi Şam ve Yukarı Hicaz yörelerinde  konuşulan bazı lehçelerin yazıları da yine bu günkü Arapça ile benzerlik göstermemektedir. Arap yazısının , geçirdiği bütün aşamalar dahil, el-Musned adlı yazıyla  arasında herhangi bir benzerlik bulunmamaktadır.

Bir başka rivayette Arap yazısının yine Müsned adlı yazı türünden gelme olduğu için kesme, koparma  anlamında الجزم  (el-Cezm) olarak adlandırıldığıdır. Yukarıda adı geçen Murâmir yazıyı el-Müsned’ten kesip almış ve buna da el-Cezm adı verilmiştir[20].

Bu gün Arap yazısının kökeni konusunda müsteşriklerin üzerinde durduğu bilimsel verilere en uygun görüş bu yazının Kuzey Sami alfabelerin bir kolu olan Ârâmî yazısından gelme Nabatî yazısından türediğidir. Nabatîler yarı göçebe, kısmen ziraat ve ticaretle uğraşan kuzey Arabistan, Sina ve Ürdün civarında yaşamış Arapça konuşan bir halktır. Hakimiyetleri M.Ö.312-311 yıllarında başlamış ve M.S.106 yılında sona ermiştir. Önemli şehirleri, başkent  Petra [21], Hicr [22] ve Busra’dır[23].

Diringer, Sina yarımadasında bulunan bazı küçük taşlar üzerine kazınmış yazıtlardan yola çıkarak Neo-Sinaitic alfabeden söz etmektedir. Bu yazının da muhtemelen M.S.I. yüzyılda Nabatî yazısından türediğini, ancak bu alfabeyle yazılmış yazıtların M.S. II-IV. Yüzyıllara ait olabileceğini ve bu yazının Arap yazısıyla Nabatî yazısı arasında bir köprü olduğunu belirtiyor[24].

Bazı araştırmacılara göre Nabatîler, göçleri sırasında Arap nüfusla karışmış Ârâmîlerdir. Bunun kanıtı erken devir Nabatî yazıtlarının Arap etkisinden uzak oluşu, M.S.I yüzyıldan itibaren ise Arap etkisinin açıkça görülmesidir. Bu günkü kanı Nabatîlerin yazı dili olarak Ârâmî yazısını kullanan Araplar olduklarıdır[25]. Ancak Ârâmî yazısını aynen almakla yetinmeyip bu yazıyı geliştirmişler, kendi adlarıyla anılan alfabeyi bulmuşlardır. Nabatî alfabesinin 22 harfi vardır. Yine yazı sağdan sola doğru yazılmaktadır. Harfler bitişik ve noktasızdır. Bu yüzden bitişmiş  bir harf grubu birkaç değişik şekilde okunabilir. Erken devir Arapçasında da gözlenen bu durumun sözde ya da yazıda yapılan bazı tashiflerle dilin zenginleşmesine katkıda bulunduğu düşünülmektedir.






AÖF İlahiyat Önlisans Büro: 0212 631 76 93
IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2781

Alıntı idinc Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Haziran2009 Saat 01:15

Müsteşriklerin ve gezginlerin incelemeleri sonucunda gün ışığına çıkarılan Nabatî yazıtlarını bir tarih sırasıyla sergileyecek olursak erken dönem Arapçaya  doğru olan değişim rahatlıkla izlenebilir. Bu gün elde bulunan en erken tarihli Nabatî yazıtı Tenûh[26] kralı Cezime’nin mürebbisi Fihr b.Selî’nin mezar taşıdır. Bu yazıtın tarihi M.S.250 ya da 270 olarak tahmin edilmektedir. Şam civarında bulunan Busra  yakınlarındaki Ummu’l-Cimâl adlı yerde bulunmuştur. Bu yazıtlar Arap yazısının el-Musned ya da el-Himyerî yazılarından türediği görüşünü çürütmektedir. (Bkz.Şekil-3)[27] Yazıtın bu günkü Arap harflerine transkribe edilmiş hali şöyledir.

 

[28]دنه نفسو فهرو بر شلي ربو جذيمت(جذيمة) ملك تنوخ

 

Arapçası:هذا قبر فهر بن سلي مربي جذيمة ملك تنوخ   “Bu Tenûh kralı Cezime’nin mürebbisi Fihr b. Selî’nin mezarıdır.” Bu yazıtı müsteşrikler Arap etkisi olmayan bir Nabatî yazıtı saymışlardır. İkinci yazıt ise ilk Hira krallarından olan İmrû’u’l-Kays b.Amr’ın mezar taşıdır[29]. Yazıt Şam civarında en-Nemârâ adlı yerde bulunmuştur. M.S 328 tarihine aittir. Kureyş lehçesine yakın bir dille geç devir Nabatî yazısıyla yazılmıştır[30]. Yazıt beş satırdan oluşmaktadır.(Bkz.Şekil-4) Müsteşriklerin tercümesinde görüş ayrılığına düştüğü bu yazıt bu gün kullanılan Arap harfleriyle şöyle transkribe edilmiştir:[31]

 

تي نفس (نفش) مر القيس بر عمرو ملك عرب كله ذو اسرالتج

ملك الاسديين و نزرو وملوكهم وهرب محجوعكدى و جا

بزجى في حبج نجرن مدينة شمر و ملك معدوو نزل بنيه

الشعوب ووكلهن فرسو لروم فلم يبلغ ملك مبلغه

عكدى هلك سنت 223 يوم 7  بكسلول بلسعد ذو ولده




AÖF İlahiyat Önlisans Büro: 0212 631 76 93
IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2781

Alıntı idinc Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Haziran2009 Saat 01:16

Günümüz Arapçasıyla metin şöyledir: [32]

 

هذا قبر امرئ القيس بن عمر ملك العرب كلّهم الذي نال التاج

و ملك الاسديين و نزاراً و ملوكهم وهزم مذحجا بقوّته و قاد.

الظفر الى أسوار نجران مدينة شمر و ملك معداً واستعمل .

قسّم أبناءه على القبائل (كلّهم فرساناً للرّوم فلم يبلغ ملك مبلغه.)

في القوّة هلك سنة 223 يوم 7 من كسلول (كانون الأوّل)ليسعد الذي ولده.

 

Bu, bütün Arapların kralı, taca nail olan İmru’û’l-Kays’ın mezarıdır.

Esedlilerin Nizarlıların ve krallarının kralı Muzhic’i kuvvetiyle yenip lider oldu

Şemer’in şehri Necran’ın surlarının aştı, Ma‘ad’i aldı.

Evlatlarını ,Hepsi Rum’a akıncılar olmak üzere kabilelere böldü. Hiç bir kral kuvvette onun yerine ulaşamadı.

223 senesi 7 Aralığında onu doğuranı mutlu etmek için öldü[33].

 

Görüldüğü gibi dil olarak bu yazıt büyük oranda Arapçaya aktarılabilmiştir. Ummu’l-Cimâl’de, Çifte Kilise denen bir kilisede bulunan ikinci bir yazıt ise M.S.6’ıncı yüzyıla aittir. Hıristiyan Araplardan kalma bir yazıt olduğu düşünülmektedir. Bu yazıtta artık Nabatî etkisi iyice azalmış Arap etkisi fazlalaşmıştır.(Bkz.Şekil-5)[34] Bu yazıt  günümüz Arap harflerine şu şekilde aktarılmıştır: [35]

الله غفرا لاليه

بن عبيدة كاتب

الخليد اعلى بن

عمري كتب عنه من

(يقرؤه)

 

Arap harflerinin artık belirginleştiği bir yazıt ise Haleb’in doğusunda Zebed mevkiinde bulunan ve Zebed yazıtı olarak anılan bu yazıt M.S.512 tarihlidir. Bir kilisenin duvar çıkıntılarına yerleştirilmiş bir taş üzerinde bulunan yazıt Yunanca-Süryânîce-Arapça olmak üzere üç dilli (trilingual) olarak yazılmıştır. (Bkz.Şekil-6)[36]

Büyük bölümü Yunanca ve Süryânîce olan bu yazıtta Arapça yazılar azdır.(Bkz.Şekil-7)[37] Bu yazıları bu günkü Arap harfleriyle yazarsak aşağıdaki ibareler karşımıza çıkar:

 

بسم الاله شرحو بر مع … قيمو و …بر مر القيس و شرحو بر سعد وسترو وشريحو…




AÖF İlahiyat Önlisans Büro: 0212 631 76 93
IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2781

Alıntı idinc Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Haziran2009 Saat 01:16

Son olarak yine bu günkü Suriye toprakları içinde bulunan Harrânda bulunmuş bir yazıt daha vardır. Cevâd Ali bu yazıtı Nabatî harfleriyle, tam olarak Arap dilinde yazılmış bir yazıt kabul etmektedir[38]. Bir kilisenin portaline Rumca ve Arapça olmak üzere iki dilde (bilingual) yazılmış M.S.568 tarihli bu yazıtta şu ibareler yer almaktadır: (Bkz. Şekil-8 )[39].

 

انا شرحيل بر ظلمو (ظالم) بنيت ذا المرطول سنت

٤٦٣ بعد مفسد خيبر بعم (بعام)

 

Bu yazıtların ortak bir özelliği yazıtlara köşeli harflerin hakim oluşu, bu günkü anlamda yuvarlaklıkların ve ovalliklerin bulunmamasıdır. Bu durum yazı malzemelerinin yeterince gelişmiş olmaması,  yazının kullanımın yaygın olmadığı, ancak böyle kısa dini metinler, mezar taşları vb. ile sınırlı kalışıyla açıklanabilir. Bunun bir nedeni de yarımadada yazının yayılmasında büyük rol oynayan Arap Yahudîlerin Kareli İbrânî yazısı adlı bir yazıyı kullanmaları, diğer taraftan Hıristiyan Arapların ve Süryânîlerin kullandığı Satrancilî denen ve bu günkü Kûfî yazıya benzeyen bir yazılarının olması ve bu yazıların Araplar arasında bir süre kullanılmasıdır.

İslamiyet’in gelmesiyle Arap yazısı iyice önem kazanmış ve çok hızlı bir gelişim sürecine girmiştir.

 

 

 

[1]İbnu’n-Nedîm, el-Fihrist, Mısır 1347, s.5-6

[2]Ebu’l‘Abbâs, Ahmed b. ‘Alî el-Kalkaşendî Subhu’l-A‘şâ fî Sinâ‘ati’l-İnşâ’ (Muessesetu’l-Misriyyetu’l-‘Âmme), Kahire 1963, c.III, s.6-7

[3] İbnu’n-Nedîm a.g.e, s.6

[4] Aynı eser s.5-6

[5]el-Kalkaşendî, a.g.e, c.III s.8

[6] Kesme, kat‘

[7]Ulama

[8] Noktalama

[9] İbnu’n-Nedîm a.g.e, s.7

[10] el-Hira : Cahiliyye döneminde Arap kralların oturduğu, Kûfe yakınlarında bir şehir.

[11]el-Enbâr (الأنبار




AÖF İlahiyat Önlisans Büro: 0212 631 76 93
IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,125 Saniyede Yüklendi.