Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN (Kilitli Forum Kilitli Forum)
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netARAP DİLİ ARAŞTIRMALARIArap Dili ve Edebiyatı AraştırmalarıProf. Dr. Mehmet Zeki AYDIN
Mesaj icon Konu: Günümüzde Arapçayı Nasıl Öğretelim? Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2781

Alıntı idinc Cevapla bullet Konu: Günümüzde Arapçayı Nasıl Öğretelim?
    Gönderim Zamanı: 20Nisan2008 Saat 22:06



 
GÜNÜMÜZDE ARAPÇAYI NASIL ÖĞRETELİM?

Prof.Dr. Mehmet Zeki AYDIN

ÖZET

Öğretim programının öğelerinden,  eğitim durumları veya öğretim süreçleri,  "belirlenen amaçlara nasıl ulaşılır?"  sorusunun cevabı olan,   öğretmen-öğrenci etkileşimini,  araç gereç ve öğretme yollarını ifade eder.  Bu bildiride Arapça öğretim yolları üzerinde durulacaktır. Öğretme, herhangi bir öğrenmeyi kılavuzlama veya sağlama faaliyetidir. Eğitimciler öğrenmenin etkisini artırmak için öğrenme ilkeleri belirlemişlerdir. Arapça, anadili Arapça olmayanlar için bir yabancı dildir. Bu sebeple diğer yabancı diller için geçerli olan öğrenme ve öğretme ilkeleri, yöntem ve teknikleri Arapça için geçerlidir. 
 Yabancı dil öğretiminde dört temel dil becerisi olan dinleme, konuşma, okuma, yazma becerilerini geliştirmek önemlidir. Bu temel dil becerilerinin öğretilmesinde, ana dili öğrenen kişi gibi, önce dinleme, sonra konuşma daha sonra da okuma ve yazma becerileri öğretilecektir.  Başlangıçta bu dört temel beceriye aynı oranda yer verilir. Ancak ileri seviyede belli bir beceriye ağırlık verilebilir. Söz gelimi kişi ileri seviyede konuşmaya ağırlık verebileceği gibi, amacına göre okuduğunu anlama becerisi geliştirmeye ağırlık verebilir. Bu genel kurallar Arapça için de geçerlidir.
Arapça öğretiminde yabancı dil öğretiminde kullanılan tüm yaklaşım,    yöntem ve teknikler uygulanabilir. Burada Arapça öğretiminde kullanılabilecek öğretme yaklaşımlardan iletişimci yaklaşım açıklanacaktır.

 
ARAPÇAYI NASIL ÖĞRETELİM?

Prof.Dr. Mehmet Zeki AYDIN
 
Öğretim programının öğelerinden,  eğitim durumları veya öğretim süreçleri,  "Belirlenen amaçlara nasıl ulaşılır?"  sorusunun cevabı olan,   öğretmen-öğrenci etkileşimini,  araç-gereç ve öğretme yollarını ifade eder.  Burada Arapça öğretim yolları üzerinde durulacaktır. Ancak, öğretme yollarından önce öğretme ilkelerini açıklamakta yarar vardır. Öğretme, herhangi bir öğrenmeyi kılavuzlama veya sağlama faaliyetidir.  Eğitimciler öğrenmenin etkisini artırmak için öğrenme ilkeleri belirlemişlerdir. Anadili olmayanlar için Arapça, anadili Arapça olmayanlar için bir yabancı dildir. Bu sebeple diğer yabancı diller için geçerli olan öğrenme ve öğretme ilkeleri, yöntem ve teknikleri bu dil için de geçerlidir. 
Günümüzde yabancı dil öğretiminde, dilbilgisi çeviri öğretimi yaklaşımı ve iletişimci yaklaşım olmak üzere iki ana anlayıştan söz etmek mümkündür. Budak, bu anlayışların özelliklerini, yabancı dil öğretiminin amaçlarını, disiplinler arası kimliklerini bir tablo hâlinde aşağıdaki gibi özetlemektedir. 
Arapçayı öğrenen kişinin amacı, bir anlamda öğrenme ve öğretme yöntemini de belirlemektedir. Bir kişi, ben sadece tercüme için Arapça öğreneceğim derse onun dilbilgisi çeviri yöntemiyle dil öğrenmesi normaldir. Ancak artık Arapça çok amaçlı öğrenilmektedir. Bu nedenle de günümüzde iletişimci yaklaşımla Arapça öğretimi yaygınlaşmaktadır. Burada iletişimci yaklaşımla Arapça nasıl öğretilir konusu açıklanacaktır.
 
İLETİŞİMCİ YAKLAŞIM

Öğretmenin yönlendiriciliğinde, öğrenciler arası etkileşime dayanan ve özgüveni geliştirmeyi ön planda tutarak,  öğrenci ilgisini sürekli canlı tutmayı ve böylece eğitim programındaki hedeflere ulaşmasını amaçlayan öğrenci merkezli bir yaklaşımdır.
 İletişimci yaklaşım, dille iletişim kurulmasında dilbilgisi kurallarının yanında bazı kullanım ve konuşma kurallarının da olduğunu vurgular.  Dil öğrenmenin temelinde yatan ana amaç, dilin asıl işlevi olan yazılı sözlü iletişimin sağlanmasıdır.  Buna göre, dilin kurallarından çok bir iletişim aracı olarak kullanılması önemlidir.  Dil öğretiminde kurallarına uygun cümle aşaması son aşama olmalıdır.  Dil öğrenme sürecinde öğrencinin geçirdiği zihinsel süreç önemli bir yer tutar. Bu yaklaşıma göre, öğrenciler kalıpları ezberlemek yerine, öğrendiklerini anlamaya ve kavramaya yönlendirilir. Geçirdiği zihinsel süreç sonrasında amaç, anladıklarını ve kavradıklarını uygulama alanına koymalarını sağlamaktır.
İletişim öğrencinin cümleler kurmasıyla değil,  bu cümleleri sınıflandırması,  sorular sorması,  bir görüş ifadesi hâline getirmesiyle gerçekleşir.
Kullanım Özellikleri:
1. Öğrenci için bir anlam taşıyan sözlü ve yazılı iletişim etkinliklerine ağırlık verilir.
2. Öğretim öğrenci merkezlidir.
3. Öğretim etkinlikleri çoğunlukla karşılıklı diyalog,  grup çalışması,  taklit,  problem çözme ve eğitsel oyunlarla öğrenime dayalıdır.  Bu etkinliklerin temeli,   öğrencilerin bilgilerini veya fikirlerini birbirlerine aktarmasına veya sadece sosyal amaçla konuşmalarına dayalıdır.
4. Öğretimde, yabancı dilde yazılmış ve günlük hayatta kullanılan materyaller kullanılır.
5. Öğretmen hem anadiline, hem de öğrettiği yabancı dile hâkim olmalıdır.
6. Öğretmen derslerde öğrencilere amaçlarına uygun bir iletişim kurmaları için yardımcı olur. 
  
NİÇİN İLETİŞİMCİ YAKLAŞIM

Yabancı dil öğretim yöntemleri içinde en çok tartışılan konuların başında dilbilgisi öğretimi gelir. Bu yüzyılın başlarına kadar dil öğrenmek, gramer öğrenmek şeklinde anlaşılıyordu. Buna tepki olarak bazı dilciler, anadilini öğrenen bir çocuğu örnek vererek dilbilgisine gerek olmadığını ileri sürmüşlerdir. Bu görüş yeni öğretim yöntemleri arayışlarına sebep olmuştur.
Yabancı dil öğreniminde dilbilgisi öğreniminin gereksiz olduğunu söylemek yanlıştır. Ancak dil öğrenmek demek,  o dilin gramer kurallarını ezberlemek de değildir. 
Konuyla ilgili bir bilim insanının görüşlerine bakalım:
  1. Anadilini öğrenen bir çocuğun dilbilgisi kurallarına gerek duymadığı tezi doğru değildir. Çocuk, ilkokula gidinceye kadar dört temel beceriden dinleme anlama ve konuşma becerilerini öğrenir. Okuma ve yazma becerilerini öğrenmek üzere okula gider. Anadilinin inceliklerini öğrenmek için de dilbilgisi kurallarını öğrenir. Yalnız çocuğun ve yabancı dil öğrenen birinin dilbilgisi kurallarını öğrenmesi arasında önemli bir fark vardır. Çocuk anadilini belli bir ölçüde öğrendikten sonra dilbilgisi öğrenir. Ezber olarak bilinçsiz bir biçimde kullandığı kurallar, bilinçli bir duruma gelir ve anadilini daha bilinçli olarak tanır. Yabancı dil öğrenen bir kimsede karşılaşılan durum ise bunun tersidir. Önce dilbilgisi kuralları öğrenilir ve bu kurallar yardımıyla dildeki dört beceri geliştirilmeye çalışılır.
2. Anadilin öğrenilmesi sırasında, öğrenilen tüm kelime ve kurallar hiçbir engele rastlamadan beyne yerleşirler. Oysa yabancı dil öğrenen bir kimsenin zihninde öncelikle kendi anadiline ait bilgiler yerleşiktir. Yabancı dil, anadilin üzerine inşa edilmek zorundadır. Bu durum bilinçaltında yeni analiz ve sentez işlemlerini gerektirir. Yabancı dilin kurallarını öğrenmek, anadili ile karşılaştırmak, bilinçaltının yaptığı analiz ve senteze yardımcı olmak yönünden çok yararlıdır. Böylece anadili ile öğrenilen dili gerçek anlamda öğrenebilmek, temel dört becerideki işlevlerin tamamını yerine getirebilmek için dilbilgisi gereklidir.  Burada sorulması gereken sorular yalnızca şunlardır: Dilbilgisi nerede, ne zaman, ne kadar gereklidir?

 Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere dilbilgisi amaç değil, araçtır. Ancak, yüzyıllar boyu bu durum yanlış anlaşılmış ve dilin kendisi öğretileceği yere, dilbilgisi kuralları öğretilmiştir.  Amaç, araç durumuna gelmiş dilin kurallarını bilen, ama öğrendiği dili konuşamayan, okuduğunu anlamayan insanlar yetiştirilmiştir.  Günümüzde bile orta ve yüksek öğretimde bu yanlış yol izlendiği için yabancı dil öğretimi bir çıkmaza girmiştir.  Gençlerin enerjileri, zamanları ve devletin milyarları boşa harcanmaktadır. Dilbilgisini, öğrenilen dilin temel kurallarını, işleyiş düzenini kavramaya yardımcı olacak kadar öğretmek yeterlidir.
Konuyla ilgili olarak Türkiye’de İmam Hatip Liselerinde 1990’lı yıllarda okutulan Arapça ders kitaplarının yazarları şöyle yazmaktadır:  "Arapçanın meslek dersi olma özelliği bu dersin gramer bilgisi şeklinde okutulması sonucunu doğurdu. Gramer kaideleri ağırlıklı olarak okutulup öğretiliyor, gramer kaidelerinin izahı ve tahlil için okunan metinler ise âdeta bir ders gibiydi. Metin ayrı, gramer ayrı ve her ikisinde de maksadın kavaid öğrenmekten ibaret olduğu acayip bir Arapça öğretimi yıllarca sürüp gitti."
Maalesef, bu durum bugün de kısmen sürüp gitmektedir. Hâlbuki bir dilin dilbilgisi kurallarını bilmek, o dili bilmek demek değildir. Bir dili bilmek, o dilde konuşulduğunda ve okuduğunda anlama, konuşabilme ve yazabilme becerilerini kazanmak demektir. Bu sebeple dilbilgisi öğretimi amaç olmaktan çıkmalı ve bir araç olarak öğretilmelidir. Dil bir bütündür ve o bütünlüğü ile öğrenilmeli ve öğretilmelidir.
 Kısaca Arapça, anadili olmayanlar için bir yabancı dildir ve yabancı dillerin gelişmiş öğretim yöntem ve teknikleri ile öğretilmelidir.
    
ARAPÇA DERSİNİN AMAÇLARI

Yabancı dil öğretiminde dört temel dil becerisi olan dinleme, konuşma, okuma, yazma becerilerini geliştirmek önemlidir. Bu temel dil becerilerinin öğretilmesinde, ana dili öğrenen kişi gibi, önce dinleme, sonra konuşma daha sonra da okuma ve yazma becerileri öğretilir. Başlangıçta bu dört temel beceriye aynı oranda yer verilir. Ancak ileri seviyede belli bir beceriye ağırlık verilebilir. Söz gelimi kişi ileri seviyede konuşmaya ağırlık verebileceği gibi, amacına göre okuduğunu anlama becerisi geliştirmeye de ağırlık verebilir. Bu genel kurallar Arapça için de geçerlidir.
Arapça öğretiminde (özellikle başlangıç döneminde), tüm yabancı dil öğretiminde kabul edilen dört temel beceri olan, dinleme, okuma, konuşma, yazma becerilerinin kazandırılması hedeflenmelidir. Program içeriğinin düzenlenmesinde öğrencilerin ihtiyaçları, dil yapılarının kullanım sıklıkları, öğrenilebilirlikleri ve işlevsel değerleri göz önüne alınmalıdır.
Günümüzde Arapça dersinin amaçları şöyle olabilir:
1.Seviyesine uygun, okuduğu Arapça metinleri anlama
2.Dinlediği bir Arapça konuşmayı anlama
3.Arapça sözlü iletişim kurma
4.Arapça yazılı iletişim kurma
5.Arapça basılmış yayınları izleme
6.Öğrenmekte olduğu Arapçayı kullanmaya istekli olma.
TEMEL BECERİLERİN ÖĞRETİLMESİ

 A.Dinleme Anlama Öğretimi

Yabancı dil öğretiminde zor gelişen becerilerden biridir. Dinleme öğretiminde amaç, öğrencilerin yabancı dildeki sesleri tanıması vurgulama ve tonlamaların neden olduğu anlam değişikliklerini fark etmesi ve konuşmacıdan gelen mesajı tam ve doğru olarak anlamasını sağlamaktır. Dinleme öğretimi, normal hızda konuşulduğunda küçük ayrıntıların anlaşılmasından çok, genel bir bilginin alınmasını sağlamaya yöneliktir. Dinleme öğretimi çalışmaları yapılırken öncelikle hedefin belirlenmesi gerekir. Bu çalışmalarda amaç, sadece dinleme değil, aynı zamanda duyulanın anlaşılmasını sağlamaktır. Daha sonra, öğrencide hangi davranışları geliştireceğimize karar vermeye gelir. Genel olarak dinleme anlama ile ilgili davranışlar şunlardır.
Dinleme ile ilgili davranışlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
1. Dinlemeden önce, başlık, resim ve diğer ipuçlarına bakarak metnin konusunu tahmin
etme
2. Dinlediği metinde geçen olayın nerede, ne zaman ve nasıl olduğunu, oluş sırasına
göre söyleme/yazma
3. Dinlediği metinde geçen kişilerin tutum ve düşüncelerini söyleme/yazma.
4. Dinlediği metnin ana fikrini söyleme/yazma
5. Dinlediği metnin konusunu ayrıntılı olarak söyleme/yazma
6. Dinlediği metinde geçen kelimelerin anlamını tahmin etme
7. Dinlediği metni kendi cümleleriyle başkalarına aktarma
8. Dinlediği metinde geçen kelimelerin yapılarının ve kullanışlarının nasıl olduğunu
söyleme/yazma.
            
 Dinleme öğretiminde izlenecek sıra şöyle olabilir:
1. Dinleme öncesi etkinlikler:
a. Tanıtma: Dinlenecek konu hakkında genel bilgi verilir.
b. Tahminde bulunma: Öğrencilere dinleyecekleri konunun başlığı, konu ile ilgili resimler ve diğer ipuçları verilir. Böylece öğrenciler dinleyecekleri metnin/diyalogun ne olduğunu tahmin edebilirler.
c. Sahnenin oluşturulması: Bu, özellikle başlangıç seviyesindeki öğrenciler için oldukça önemlidir.  Öğrencilerin dinleyecekleri metnin/diyalogun olayları resimlerle, varsa filmlerle veya öğretmenin hareketleri ile gösterilmeye çalışılır.
Konunun özelliğine göre konuda geçen kelimeler veya cümleler (ayakkabı, defter, gömlek vb.) gösterilerek, (gülmek, ağlamak, üşümek, koşmak vb.) uygulanarak öğrenciye tarif edilir.
d. Yeni kelimelerin öğretimi: Dinlenecek metinde geçen yeni kelimeler ve cümle yapıları öğretilir.
e. Genel soruların yöneltilmesi: Dinlenecek metinle ilgili genel birkaç soru sorulabilir. Bunlar yapıldıktan sonra dinlemeye geçilir.
2. Dinleme anındaki etkinlikler:
a. Öğretmen metni yüksek sesle okur. Eğer varsa bilgisayar veya CD/DVD çalar kullanılır. Bu çalışma dil laboratuarlarında gerçekleştiriliyorsa öğrencilerin sadece dinlemeleri istenir.
b. Öğrencilerden metni dinlerken önceden belirlenmiş bazı sesleri tanımaları istenebilir. (Burada eğer öğretmen, bilgisayar veya CD/DVD çalar kullanıyorsa, durdurup öğrencilere, duydukları seslerle ilgili olarak, seslerin telaffuz ediliş biçimlerini, farklı sesleri ayırt edip edemediklerini sorar ve onlara rehberlik eder.)
c. Başlangıç seviyesindeki öğrencilerle ders yapılıyorsa, telaffuzun doğru olarak öğrenilmesine yardımcı olmak için tekrar alıştırmalarına yer verilebilir.
d. Daha ileri seviyedeki öğrencilerle ders yapılıyorsa, öğrencilere dinleme sırasında kısa notlar almaları söylenebilir. Amaç, dinlemeden önce ya da dinleme sonrasında verilen sorulara cevaplar bulmaktır.  Bu çalışma dinlediğini anlama becerisini geliştirmeye yöneliktir.
3. Dinleme sonrası etkinlikler:
a. Dinlenen metinle ilgili ayrıntılı sorular sorulur ve bunlara cevaplar istenir.
b. Dinlenen metnin ana hatlarını içerecek şekilde, sözlü ya da yazılı olarak kısa bir özet yaptırılır.
c. Dinlenen metinle ilgili olarak eğitsel oyunlara ve iletişimsel çalışmalara yer verilir.
Bu çalışmalar;
1. Giriş ve gelişme kısmı dinlenen bir hikâyenin sonuç kısmının söylenmesi veya yazılması
2. Dinletilen metnin resimlerle ifade edilmesi
3. Karmaşık olarak verilen cümle ya da resimlerin, dinleme sonrası olayın, metindeki oluş sırasına göre sıraya dizilmesi
4. Dinlenenlerin yazılması ya da dikte ettirilmesi
5. Dinlemede eksik verilen cümlelerin tamamlanması
6. Başlığı olmayan metne uygun başlık önerilmesi
7. Metinde boş bırakılan yerlerin tamamlanmasıdır.
   Bu çalışmalar sonunda da ölçme ve değerlendirme yapılmalıdır.
 B.Konuşma Öğretimi
Arapça öğretiminin genel amaçlarından biri de öğrencinin, Arapçayı anlaşılır bir şekilde konuşabilmesidir. Konuşma öğretimi, Arapça öğretiminin her aşamasında yapılmalıdır. Başlangıç seviyesinden itibaren alıştırmaların tekrar edilmesi, konuşma becerisini kazandırmada önemlidir. Bunu daha sonra anlama ve iletişime dayalı alıştırmalar izlemelidir.

Konuşma becerisini geliştirmek için aşağıdaki etkinliklere yer verilebilir:
1. Dinlenen bir kelime cümlenin önce sınıfın tamamı, sonra bir grup ve en sonunda her öğrenci tarafından tekrarlanması.
2. Dinlenen bir cümlenin öğelerinin yer değiştirilmesi.
3. Dinlenen bir cümleyi (olumlu, olumsuz, soru, etken, edilgen vb.) değiştirme alıştırmaları.
4. Soru cevap tekniğine dayalı anlamlı alıştırmalar.
5. Öğrencilerin ders kitabında geçen diyaloglara benzer diyaloglar düzenlemeleri.
6. Öğrencilerin bir konuda konuşma hazırlayıp sınıfa sunmaları ve sorulan soruları cevaplamaları.
7. Sınıf içi tartışma tekniklerinin uygulanması.
8. Drama ( rol oynama ) yöntemi ile öğrenilenlerin kullanılması.
9. Öğrencilerin hazırlıksız konuşmalar yapmaları.
10. Öğrencilerin hikâye, masal, fıkra anlatmaları.
11. Öğrencilerin küçük oyunlar sergilemeleri.
12. Kelime bulma vb. eğitsel oyunlar oynanması. 

  C. Okuma ve Telaffuz Öğretimi
                Okuma, öğrencinin konuşma ve yazma becerilerini geliştirmesi yönünden önemlidir. Bir yabancı dili gerçek anlamda öğrenebilmek, okuma becerisini geliştirmeye bağlıdır.  Okuma, yoğun ve yaygın okuma olarak ikiye ayrıldığı gibi, sesli ve sesiz olarak da ayrılabilir.
               Arapça okuma öğretiminin iki aşaması vardır: Bunlardan biri, Arap harflerinin telâffuzu ve okunması, diğeri ise anlamaya yönelik okumadır.
Telâffuz, seslerin, harflerin ve kelimelerin söyleniş biçimidir. Dil öğrenme, o dildeki sesleri doğru çıkarmakla ve kelimeleri doğru söylemekle başlar. Arapça öğretiminde, telâffuz öğretimi önemli bir yer tutar. Bunun sebebi, alfabe farkıdır. Arap alfabesindeki birçok harf Türk alfabesinde bulunmamaktadır. Bunun yanında benzer harflerin bile telâffuzları farklıdır. Bu sebeple Arapça öğretiminin başında harflerin gerçek şekliyle telâffuzunun öğretilmesi önemlidir.
Arap alfabesinin özelliğinden dolayı harflerin mahreçlerinden (çıkış yerlerinden) çıkartılarak telaffuzu için şöyle bir yol izlenebilir:
 1. Harflerin mahreçleri açıklanır.
 2. Öğretmen harfleri tek başına ve harekeli olarak telaffuz eder. Varsa kasetlerden de dinletir.
 3. Öğrenciye söylettirilir.
 4. Yanlışlar düzeltilinceye kadar tekrar ettirilir.
 Arapça okumak için sadece harfleri mahreçlerine uygun okumak yetmemektedir. Harekeleri ve diğer okuma işaretleri ile birlikte Arapça bir metni okumak ayrı bir beceridir. Harekeleri ve diğer okuma işaretleri ile birlikte Arapça okuma öğretiminde iki yöntem uygulanmaktadır.
  1. Tümevarım yöntemi
  2. Tümdengelim yöntemi
 
Tümevarım yöntemi:
  Bu yöntemin üç şekli vardır:
  a. Harften başlayarak öğretme: Harflerin önce isimleri öğretilir. Sonra harfler harekeli ve diğer işaretlerle birlikte okutularak öğretime devam edilir. "Elif, be, te, se, cim" gibi.
  b. Sesten başlayarak öğretme: Burada sesler ön planda tutulur. Sesleri zamanla bir araya getirerek öğrencinin kelimeye geçmesi, oradan da cümleler kurması sağlanır.  "E,I,U,BE,BI,BU" gibi.
  c. Heceden başlayarak öğretme: Burada hecelerin öğrenimine öncelik verilir. Arapçada kelimeler genelde iki veya daha fazla heceden oluşur. Ancak tek heceli kelimeler de vardır. Kelimeler hecelere bölünürken daha ziyade med harfleri kullanılır. Sonra heceler birleştirilip kelimeler ve cümleler oluşturulur. "Men, mâ, bâb, dem, yed, fî" gibi. 
 
Tümdengelim yöntemi:
  Bu yöntem iki şekilde uygulanabilir:
  a. Kelime ile öğretme: Burada öğretime kelime ile başlanır. Bilinenden bilinmeyene doğru yol almak için, sınıf içi ve sınıf dışı öğretim etkinliklerinde çeşitli etkinlikler gerektiren tedbirler alınır. Örneğin, öğretilecek kelimelerin resim veya maketleri öğrenciye gösterilir. Sonra da kelime düzgün ve açık bir telaffuzla öğrenciye söyletilir. Öğrenci, aldığı ses ile şekil arasındaki ilişkiyi derhal kavrar ve kelimeyi öğrenir. Bu sırada kelime levhalar üzerine veya yazı tahtasına yazılır. Böylece öğrenci duyar, görür ve söyler. Bu şekilde önce kelimeler öğretilir sonra da harflere geçilir.
  b. Cümle ile öğretme: Öğretime cümleden başlanır.  Bu bir deyim de olabilir. Sonra, ilavelerle bu cümle büyütülür. Örneğin, "Huna Ahmed" "Huna Ahmed yelabu" "Huna Ahmed yelabu'l kurate" "Huna Ahmed yelabu'l-kurate mea’sadigi". Bu yöntemde;
  1. Önce öğretmen kısa cümleler kurar ve yeterince tekrar eder.
  2. Öğrenci aynı cümleleri tekrar eder.
  3. Telaffuz yanlışlığı düzeltilir.
  4. Sonra cümleler kelimelerine ayrıştırılır. 
   
Okuma Anlama:
  Okumadan amaç anlamadır. Okunan metnin anlaşılması ve anlaşılan metnin başkalarına anlatılabilmesi için dört aşamalı bir yol izlenebilir:
  1. Metin bir iki kez, bilgisayar veya CD/DVD çalardan dinletilir. Bunlar yoksa öğretmen veya öğrenci metni sesli olarak okur. Bu aşamada amaç, metnin tamamını gözden geçirerek konusunu anlamaktır.
  2.Çözümleme (analiz) aşamasında metin parçalanarak cümle ve paragraflar üzerinde ayrıntılı olarak durulur.
  3.Bireşim (sentez) aşamasında öğrenilen tüm cümle ve paragraflar birleştirilerek, bir bütün olarak metnin anlamı ortaya çıkarılır.
  4. Kontrol aşamasında öğretmen, öğrencilere sorular sorarak, metnin doğru anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol eder. 
 
D.Yazma Öğretimi
  Arapça öğretiminde dört temel beceriden birisi olan yazma öğretiminden amaç, öncelikle Arap harflerinin doğru bir şekilde yazılmasıdır. Arap harflerinin öğretiminde, tümevarım yolu uygulanmalı ve bunun için hazırlanan yazı defterlerinden yararlanılmalıdır.
Yazılı iletişim kurma yazma öğretiminin ikinci aşamasını oluşturur. Yazılı iletişim, sözlü iletişimden daha önemlidir. Sözlü iletişimde hatalar hoşgörüyle karşılanırken yazmada hata kabul edilmez.

Yazma öğretimi üç şekilde gerçekleştirilebilir:

1.Kontrollü yazma:   Amaç,  öğrencilere dildeki kelimeleri ve yapıları doğru
şekilleriyle yazma imkânı vermektir. Bunun için şu alıştırmalar yapılır:
a.Verilen cümlelerdeki bazı kelimelerin yerlerinin değiştirilmesi.
b.Verilen bir yapının başka bir yapıya dönüştürülmesi. Örneğin, verilen bir
metinde geçen tüm birinci tekil şahıs zamirlerinin,   üçüncü tekil şahıs zamirlerine
dönüştürülmesi.                  
c.Verilen örnek bir metin/diyalogun anahtar kelimeleri kullanılarak yeniden
yazdırılması.
d. Düzensiz olarak verilen cümleleri sıraya koyma ve yeniden yazma alıştırmaları.
e. Verilen sorulara bir bütünlük içinde cevaplar hazırlama.
f.  Yarım bırakılmış bir cümlenin tamamlanması vb. 

2. Dikte yapma:
a. Ders işlendikten sonra, bu derse ait metin/diyalog öğrenciye yazdırılır.
b. Bir sonraki derste öğretmen, metni okur ve öğrencilere dağıtır.
c. Öğrenciler yanlışları düzeltir.
d. Daha sonra aynı metin/diyalog aslıyla karşılaştırılarak yanlışlar düzeltilir. 

3. Serbest yazma:
 Öğrenilen dil kalıpları ve kelimeleri kullanmak amacıyla kompozisyon, mektup, kısa hikâye, şiir, makale vb. yazılar hazırlanarak serbest yazma çalışması yapılır.
 E.Kelime Öğretimi
 Dil öğrenme, bir anlamda kelime öğrenimi demektir. Dil bilgisi kurallarını öğrenmenin bir sınırı varken kelime öğrenmede sınır yoktur. Bu sebeple günümüzde okullarda kelime öğretimine ağırlık vermek önem kazanmıştır. Eskiden olduğu gibi kelimelerin bir liste hâlinde anlamlarıyla birlikte ezberlenmesi yoluyla öğrenilmesinden vazgeçilmiştir.
 Kelimelerin anlamı, tümdengelim yoluyla metin/diyalogun anlam bütünlüğü içinde ya da bir iletişim bütünlüğü içinde öğretilmeye çalışılmalıdır.
 Kelime öğretiminde yararlanılabilecek etkinlikler şunlar olabilir:
1. Gerçek nesneler göstererek
2. Jest ve mimiklerle
3. Yapılabilecek hareketleri (yürümek, koşmak, gülmek vb.) bizzat göstererek
4. Daha önce öğrenilen kelimeleri kullanarak yapılan açıklamalarla
5. Eş ve zıt anlamlar yardımıyla
6. Fotoğraf, resim, poster, tahtaya yapılan çizimler vb. yardımıyla
7. Uygunsa birleşik cümleleri anlamlı parçalara bölerek
8. Sözlük yardımıyla.
Bu etkinliklerden yararlanılarak öğretilen kelimelerin bir cümle veya metin içinde kullanılışının gösterilmesi yararlıdır. Bundan sonra kelimeler cümle içinde kullanılarak pekiştirilebilir.

 F.Dilbilgisi Öğretimi

Dilbilgisi öğretiminde şu hususlara dikkat edilmelidir:
1.Öğrencilerin dil bilgisi kurallarını ezberlemelerinden çok, dili meleke hâline getirerek öğrenmeleri ve kullanmaları amaçlanmalıdır.
2. Dil bilgisi kurallarının öğretimi yalın hâlde değil; metin/diyalog ve alıştırmalarda
bol örnekler aracılığıyla kullanılmalıdır. Öğrenciye doğrudan dil bilgisi kuralları verme
yerine, bol alıştırma yaptırılarak meleke kazandırılmalıdır.
3. Önceki ünitelerde geçen dil bilgisi kurallarının unutulmaması için yer yer hatırlatıcı alıştırmalar yaptırılmalıdır.
4. İhtiyaç görülen yerlerde kurallar çok kısa bir şekilde verilmelidir.

 G.Diyalog Öğretimi
Arapça öğretiminde önemli bir yer tutan diyalog öğretiminde aşağıdaki basamaklar izlenebilir:
1. Öğrencilere konuşmanın geçtiği olayın varsa resmi, yoksa figürler aracılığıyla diyalogla ilgili ön fikir verilir.
2. Ders kitapları kapalı olduğu hâlde, diyalog bilgisayar veya CD/DVD çalardan dinletilir veya öğretmen tarafından okunur.
3. Öğrencilere diyalogla ilgili   (Nerede geçiyor?, Kaç kişi var?, Konuşanlar bay mı,
bayan mı?, Hangi konudan bahsediyorlar? vb. ) sorular sorulur.
4. İkinci, üçüncü, dördüncü kez diyalog okunur ve sorular tekrarlanır.
5. Öğrencilerin ilk cümleyi tekrar etmeleri istenir. Doğru tekrarlayabilirlerse ikinci,
üçüncü cümleye geçilir, değilse birinci cümle doğru telâffuz edilinceye kadar öğretmen
tarafından veya bilgisayar veya CD/DVD çalardan tekrarlanır. Bu durum, tüm cümleler öğrenciler tarafından doğru olarak tekrarlanıncaya kadar devam eder.
6. Kitaplar açılır ve öğrenciler tarafından diyalog önce sessiz, sonra yüksek sesle
okunur.
7. Diyalogdaki konuşmacı sayısı kadar öğrenci ile diyalog tekrar okunur.
8. Diyalog birkaç kez öğrenciler tarafından canlandırılır.
9. Öğrencilere bilmedikleri kelimeler sorulur ve bunlar öğretilir (Kelime öğretimi
başlığındaki açıklamalar ışığında).
10. Diyalogun iyice anlaşılması için, diyalogda geçen konuşmalarla ilgili (kim, ne, nerede, nasıl, niçin yaptı/ söyledi? vb.), sorular sorulur.
11.Öğrencilerden (diyalogda geçen kişi sayısınca gruplara ayrılarak) benzer yeni
diyalog yazmaları ve onları canlandırmaları istenir.  Böylece öğrencilerin hem dinleme
anlama, hem konuşma hem de yazma becerilerini geliştirmesi sağlanır.
12.Diyalogda geçen dil bilgisi kuralları, konuda geçtiği kadar, ayrıntıya inmeden
açıklanır.
13.Diyalogdaki dil bilgisi konuları ile ilgili alıştırmalar bol miktarda yaptırılır.

İŞLENİŞLE İLGİLİ UYULMASI GEREKLİ HUSUSLAR

1. Arapça öğretiminde öğrenci merkezli yaklaşım esas alınmalıdır. Bu bakımdan öğretim sürecinde öğrencinin aktif katılımı esastır.
2. Dili bir iletişim aracı olarak kullanmayı öğretirken, dört temel becerinin (dinleme,
konuşma, okuma, yazma) birlikte öğretilmesi esastır. Ancak hazırlık seviyesinde dinleme ve
konuşma becerilerinin kazandırılmasına önem ve öncelik verilmelidir.
3. Konular basitten karmaşığa, somut kavramlardan soyuta doğru öğretilmelidir.
4. Mümkün olduğunca görsel ve işitsel ders araçları, eğitim durumlarına göre birlikte
veya ayrı ayrı kullanılmalıdır.
5. Arapça dersinde, öğrencilerin Arapçayı daha çok duymaları ve kullanmaları
esastır. Bu sebeple öğretmen, derste Arapça iletişim kurmaya özen göstermeli, gerekmedikçe
Türkçe konuşmamalıdır.
6. Sınıf içi uygulamalarda, her seferinde bir tek kelimeyi, işlevi ya da cümle yapısını
öğretmek temel ilke olmalıdır. Özellikle başlangıç seviyesinde temel bilgiler ve kavramlar,
ayrıntılara girilmeden verilmelidir.
7. Arapçada cümle yapısı ve hareke ayrı bir önem taşır. Bu bakımdan önceleri harekeli
basit metin/diyaloglar okutulmalı,  daha sonra hareke azaltılarak öğrencilerin harekesiz
metin/diyalogları okumaları sağlanmalıdır.
8. Sözlük kullanma alışkanlığı kazandırılmalıdır.
9.Öğrenciler, kendi aralarında dili kullanmaya teşvik edilmeli ve cesaretlendirilmelidir.
10. Bir konu için ayrılacak süreye, öğretmen karar verecektir. Konunun uzunluğuna ve
öğrencinin durumuna göre karar verirken, başlangıç seviyesinde ortalama olarak 10 saatin dağılımı aşağıdaki şekilde olabilir:
 a. 3 saat metin/diyalog
 b. 1-2 saat dil bilgisi
 c. 3-4 saat alıştırmalar
 d. 2 saat yazı ve telâffuz çalışması.

ARAPÇA ÖĞRETİMİNDE KULLANILAN ARAÇ GEREÇLER

Ders araçlarının, öğretim programı doğrultusunda çağdaş dil öğretiminin gelişen tekniklerine uygun olması esastır.

Arapça öğretiminde kullanılabilecek araçlar şunlardır:
1. Öğrenci ders kitapları
2. Öğretmen kılavuz kitapları
3. Alıştırma kitapları
4. Yazı defteri
5. Resimler
6. Film
7. Bilgisayar programları, CD/DVD, video ve ses kasetleri
8. Gerçek eşya ve modeller

ARAPÇA ÖĞRETİMİNİN TEMEL İLKELERİ

             Arapça öğretiminde ve genel olarak tüm yabancı dillerin öğretiminde dikkat edilmesi gereken ilkeler özetle şöyledir:
1. Öğretim etkinlikleri önceden plânlanmalıdır.  Dikkatli bir plânlama, başarılı bir öğretim için büyük önem taşır.
2. Dersi plânlarken derse çeşitlilik getirmeye dikkat edilmelidir.
3. Öğretilecek konular basitten karmaşığa,  somuttan soyuta doğru sıralanmalıdır.
4. Görsel ve işitsel araçlar kullanılmalıdır.
5. Derslerde anadil gerekli durumlar dışında kullanılmamalıdır. Yabancı dil derslerinde öğrencilerin öğrenilen dili daha çok duymaları ve kullanmaları önem taşır.  Bu nedenle,  derste öğrenilen dille iletişim sağlanmalı, ancak mecbur kalınca ana dil kullanılmalıdır.
6. Bir seferde bir tek yapı öğretilmelidir.  Her derste bir yapı ya da cümle üzerinde durulmalı,  birden fazla bilgi verilmemelidir.  Bir konu öğretilmeden başka konulara geçilmesi veya konu üzerinde çok bilgi verilmesi öğrenimde verimi azaltır.
7. Verilen bilgilerin günlük hayata aktarılmasına çalışılmalıdır.
8. Öğrencilerin derse daha etkin katılımı sağlanmalıdır.
9. Öğrencilerin bireysel farklılıkları dikkate alınmalıdır.
10. Öğrenciler dili kullanmaya teşvik edilmeli ve cesaretlendirilmelidir.
11. Öğretime dinleme ve konuşma becerilerini geliştirme ile başlanmalıdır.
12. Öğrencilerin temel cümle kalıplarını öğrenmesinin ve ezberlenmesinin sağlanmalıdır.
13. Öğretim materyalleri kolaydan zora doğru sıralanıp sunulmalıdır.
14. Yeni cümle kalıpları bilinen kelimelerle öğretilmelidir.
15. Öğrencilerin, öğrendikleri dilin seslerini en iyi şekilde çıkarmaları sağlanmalıdır.
16. Öğrenilen dil ile ana dil arasında sorun olan ses ve yapıları öğretilmelidir.
17. Öğrencilere öğrendiklerini kullanma imkânının tanınmalıdır.
18. Başlangıç seviyesinde öğrenci hataları hemen anında düzeltilmelidir.
19. Öğrenilen dil,  o dili ana dili olarak konuşan kişilerin konuştuğu gibi öğrenilmelidir.
20. Öğretilen dilin kültürü hakkında bilgi verilmelidir.
21. Öğrencilerin sınıfta daha çok konuşma yapmalarına imkân sağlanmalıdır.
22. Dilbilgisi konularında bütün bilinenler öğretilmeye çalışılmamalıdır.
23. Öğrencilere sorumluluk verilmeli ve öğrenciler bireysel çalışmalar için bilgilendirilmeli ve bu çalışmaların öğrencilerin farklı yönelişlerine cevap verecek şekilde olmasına dikkat edilmelidir.
24. Öğrenci başarısını ölçerken, sadece öğretilenlerden sorulmalı; öğretilmeyen konularla ilgili sorular sorulmamalıdır.
 
SONUÇ VE ÖNERİLER

Arapça öğretim yöntemi seçme durumu söz konusu olduğunda şu ya da bu yöntem hakkında kesin bir biçimde ret ya da kabul gibi iki zıt eksende gidip gelme yerine mevcut bilgi birikiminden etkili bir biçimde yararlanma yolları araştırılmalıdır. Bu açıdan yabancı dil öğretmenlerine her hangi bir yöntemin dayatılması yerine, öğretim amaçları doğrultusunda sağlam yöntem bilgisi verilmeli ve böylece onların kendi şartlarıyla tutarlı yöntemleri uygulamaları mümkün kılacak seviyede bilgi ve becerilerle donatılmaları sağlanmalıdır.
Öğretim hedefleri, hangi becerilere öncelik verilmesi gerektiği konusunda belirleyici rol oynamaktadır. Öğretim hedefleri gereği dinleme, konuşma, okuma, yazma gibi dört temel beceriden hangilerinin öncelikle kazandırılması gerekiyorsa, onlara uygun yöntemlere ihtiyaç vardır. Okuma becerileri hem anadil hem de yabancı dil öğretiminde temel becerilerden birini oluşturmaktadır. O hâlde okuma becerilerinin kazandırılması hedefleniyorsa ve gerekli durumlarda, dilbilgisi çeviri yönteminin işlevsel ve güncel içerik kullanılarak, eğitim bilim ilkeleriyle tutarlı bir biçimde uygulanması akılcı bir yol olarak düşünülebilir. Aksi hâlde yöntemsel bir boşluk ortaya çıkabilir. Öte yandan konuşma becerileri öğretilmek isteniyorsa iletişimci yaklaşımlardan yararlanılabilir. Ancak, yabancı dil öğretiminde dört beceriyi birbirinden kesin çizgilerle ayırmak doğru bir yaklaşım değildir.


Düzenleyen idinc - 23Nisan2008 Saat 19:01



IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,078 Saniyede Yüklendi.