Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN (Kilitli Forum Kilitli Forum)
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netARAP DİLİ ARAŞTIRMALARIArap Dili ve Edebiyatı AraştırmalarıProf. Dr. Mehmet Zeki AYDIN
Mesaj icon Konu: Eğitimde Program Geliştirme ve Arapça Der Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2781

Alıntı idinc Cevapla bullet Konu: Eğitimde Program Geliştirme ve Arapça Der
    Gönderim Zamanı: 20Nisan2008 Saat 22:12



EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME VE

ARAPÇA DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI ÜZERİNE[1]

Y. Doç. Dr. MEHMET ZEKİ AYDIN

Sivas CÜ İlahiyat Fakültesi

Din Eğitimi Anabilim dalı öğretim üyesi

Eğitimde niteliğin geliştirilmesi, eğitim kurumları ve eğitimcilerin en önemli çalışmalarını oluşturur. Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında tüm eğitim faaliyetleri önceden hazırlanan bir program çerçevesinde yürütülür. Okullarda öğrencilere hangi davranışların kazandırılacağı eğitim programlarında yer alır. Eğitimin kalitesi büyük ölçüde uygulanan programa bağlıdır. Uygulanan programlar ne kadar iyi hazırlanırsa hazırlansın sürekli geliştirilmeye muhtaçtır. Bu yazıda önce program, program geliştirme kavramları ve program geliştirme süreci açıklanacaktır. İkinci olarak da İmam-Hatip Lisesi Arapça dersi programı,  program geliştirme açısından ele alınarak önce dersin amaçları, sonra da nasıl öğretileceği konusu üzerinde durulacaktır.

Ülkemizde Arapça öğretimi ilk ve orta öğretimde; İmam-Hatip Liselerinde, yüksek öğretimde; İlahiyat Fakülteleri, Arap Dili ve Edebiyatı bölümleri ile Arapça Öğretmenliği bölümlerinde; yaygın eğitim kurumlarında; Halk Eğitim Merkezleri ve özel dershanelerde yapılmaktadır. Yine son günlerde orta öğretimde liselerde İngilizce, Almanca ve Fransızca�nın yanında Arapça�nın da yabancı dil olarak okutulması için çalışmalar yapılmaktadır.

Açıldığından bu yana İmam-Hatip Liselerinde Arapça meslek dersi olarak okutulmaktadır.[2] Bu okullarda okutulan Arapça dersleri ile ilgili yazılı fazla bir değerlendirme olmamasına rağmen,[3] sözlü olarak dersle ilgili şikayetler dile getirilmektedir. Konuyla ilgili orta kısım Arapça ders kitabı yazarlarının  öğretmenler için hazırladığı "Arapça Öğretiminde Rehber Kitap" adlı eserde şu görüşler dile getirilmektedir.[4]

1951 yılında İ.H. Okulları yeni bir statü ile tekrar öğretime açıldığında bu okullarda Arapça dersi meslek derslerinden birisi olarak okutulmaya başlandı. Burada okutulan Arapça dersleri, yüzyıllardır devam eden medrese sistemi içerisinde uygulanan Arapça öğretiminden farklı bir durumda olacaktı. Medrese sisteminde olduğu gibi, öğrenci İ.H. Okullarında bütün gücünü Arapça öğrenmeye veremeyecekti. Haftada 3-5 saat okutulacak bu dersin yanında on'dan fazla kültür ve meslek dersini de okuyacaktı. O halde, bu yeni sistemde Arapça öğretiminde yeni bir usul belirlenmesi gerekiyordu.

Düşünce olarak doğru olan bu görüşü kim uygulayacaktı. İşte sorun burada başlamaktaydı. O sıralarda Arapça dersini okutacak öğretmenlerimiz medrese sisteminde yetişmişlerdi. Onların bir kısmı, bugün bile bazıları tarafından savunulduğu gibi "Arapça öğretiminin bir tek usulü vardır, o da 'Emsile - Bina ' sistemidir diyorlardı. Ancak İ.H. Okullarında medresede olduğu gibi "Emsile - Bina" okutulamazdı, nitekim okutulamadı. Bununla birlikte yeni duruma uygun, çağımızdaki dil öğretim yöntem ve teknikleri de dikkate alınarak yeni bir Arapça öğretim yolu geliştirilemedi.

Bugün, öğretmenlerimizin çoğu yabancı dil öğretimindeki  yeni gelişmeler ışığında ortaya konulan yöntem ve tekniklerle Arapça öğretilmesini istemelerine rağmen bu konuda çok fazla bir ilerleme kaydedildiği söylenemez.

İ.H. Lisesinin meslek lisesi olması, Arapça�nın da meslek dersi olarak okutulması, haklı olarak bu dersin dini metinleri anlamaya yönelik olması gerektiği görüşünü kuvvetlendiriyor. Ancak yabancı dil öğretiminde yapılan araştırmalar gösteriyor ki,  dil bir bütündür. Bir yabancı dil öğretiminin başlangıcı herkes ve her branş için aynıdır. Ancak ileri seviyede branşlara yönelik bir dil öğretimi söz konusudur. Arapça da Türkler için bir yabancı dildir. O halde başlangıç seviyesinde diğer İngilizce, Fransızca ve Almanca gibi diller nasıl öğretiliyorsa, Arapça da o şekilde öğretilmelidir. Daha sonra (lise seviyesinde) mesleki metinler seçilecektir.

Bu girişten sonra eğitimde program geliştirme konusunu genel hatlarıyla açıklamak yararlı olacaktır.

PROGRAM VE EĞİTİMDE PROGRAM ÇEŞİTLERİ

Program, genel olarak yapılması gereken bir işin bölümlerini, her bölümün yapılış sırasını, zamanını ve nasıl yapılacağını gösteren bir tasarı anlamına gelmektedir.[5]Her önemli iş gibi, eğitim de programlı olarak yapılması gereken işlerdendir.  Çünkü toplumların gelecekleri yeni yetişen gençlerin eğitimlerine göre şekillenecektir. Bu, tesadüfe bırakılmamalı, planlı, düzenli ve kontrollü olmalıdır. Zaten okul eğitiminin planlı, düzenli ve kontrollü bir süreç olması da önceden hazırlanmış programlarla sağlanmaktadır.

 Eğitim alanında eğitim programı, öğretim programı ve ders programı gibi kavramlar kullanılmaktadır. Bunların anlamları şöyledir.

Eğitim programı: Genel çizgileri ile eğitim, bireyin içinde yaşadığı toplumda davranış biçimleri kazandığı süreçler toplamıdır. Eğitimin kavramı bu kadar geniş olduğu için eğitim programı da böyle geniş bir alanı içine almaktadır. Bir eğitim kurumunun veya sosyal çevrenin, bireylerin yaşantılarını düzenlemek ve zenginleştirmek için yürüttüğü tüm etkinlikler eğitim programına dahildir. Bu anlamda, yönetmelikler, öğretim programları, sosyal kol çalışmaları, özel günlerin kutlanması, rehberlik hizmetleri, sağlık çalışmaları, geziler, yetiştirme kursları, kültürel ve sanat çalışmaları vb. eğitim programına girer.[6] 

Öğretim programı: Öğretim planlı, programlı, destekli, genellikle bir belge ile sonuçlanan eğitim etkinliklerini ifade eder. Öğretim programı, eğitim programı içinde yer alan ve öğretme öğrenme süreçleri ile ilgili tüm etkinlikleri kapsar.[7]

Ders programı: Öğretim programı içinde yer alan ve dersle ilgili olan eğitim faaliyetlerinin sistematik bir şekilde düzenlenmesidir.[8] Diğer bir ifade ile ders programı, bir dersin amaç, muhteva, öğretme-öğrenme süreçleri ve değerlendirmeden oluşan programıdır.[9]

İYİ BİR EĞİTİM PROGRAMININ ÖZELLİKLERİ

Günümüzde, eskiden olduğu gibi okullarda her çeşit bilgileri öğretmek yerine, öğrencilere içinde yaşadıkları hayata uyum göstermelerini sağlayacak bilgi ve becerilerin kazandırılmasına önem verilmektedir. Buna bağlı olarak eğitim programlarında bazı özellikler aranmaktadır.[10] İyi bir eğitim programında şu özellikler yer almalıdır.

1. Eğitim programı, işlevsel olmalıdır. İşlevsel olması demek, programda yer alan amaçların, konuların ve etkinliklerin hayatta geçerli olması, yani işe yaramasıdır. İyi bir program, toplumun ve kişilerin ihtiyaçlarına cevap vermesi, bireyin yeteneklerini ortaya çıkarması ve geliştirmesi gibi niteliklere sahip olması gerekir.

Bu özelliğe sahip bir programda önemli bir başka husus da, öğrencilerin seçtiği meslekte başarılı olmalarını sağlayacak bilgi, beceri ve tutumları ihtiva etmiş olmalıdır.

Bunların yanında, işlevsel bir programın, öğretmenlerin amaçlar yönünden nelere dikkat etmeleri gerektiğini, muhtevanın etkili bir şekilde kazandırılması için hangi yöntem, teknik, araç-gereç ve kaynaklardan yararlanabileceklerini, bunları, nerede ve nasıl uygulayabileceklerini ve değerlendirmenin nasıl yapılacağını da göstermesi gerekir.[11]

2. Esnek olmalıdır. Esneklik kavramını öğretme-öğrenme etkinliklerine konu olan ünite ve konuların ana hatlarının verildiği, ayrıntıya inilmediği bir program şeklinde düşünebiliriz.[12] Böylece öğretmene bilim ve tekniğin getirdiği yenilikleri, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını, okulun bulunduğu yerin özelliklerini göz önüne alarak ayrıntıları belirleme ve uygulama imkanı sağlanmış olur.

3. Toplumun görüş ve isteklerine uygun olmalıdır. Eğitim kurumları toplumu meydana getiren bireylere, milli değerleri ve idealleri kazandırmakla görevlidir. Eğitim programları eğitim felsefesine uygun ve toplumun isteklerini gerçekleştirici nitelikte olmalıdır.

4. Uygulayıcılara yardımcı olmalıdır. Programın hazırlanması kadar uygulanması da önemlidir. Bu bakımdan programı uygulayan öğretmen ve yöneticilere programı başarıyla uygulayabilmelerine yönelik rehberlik yapılmalıdır.[13]

EĞİTİM PROGRAMLARININ DAYANDIĞI TEMELLER

Programların temeli "ne, niçin, ne zaman, kim ve ne ile" sorularının cevapları üzerine kurulur.

"Ne" sorusunun cevabını iki yerde buluruz. Biri sosyal çevre, diğeri konu alanıdır. Bunun için birinciye sosyal temel, ikinciye konu alanı temeli diyoruz. Bu iki temel birbiriyle ilgili ve birbirini destekleyerek çalıştırılırsa, program için ne sorusunun cevabı hem toplum ihtiyaçlarına, hem de konu alanının gereklerine daha uygun verilmiş olur.

"Niçin" sorusunun cevabı eğitim felsefesi tarafından verilir. Eğitim felsefesi bize yapacaklarımızın gerekçesini verir.

"Nasıl" sorusunun cevabını eğitim psikolojisinde buluruz. Buna programın psikolojik temeli denilmektedir. Eğitim etkinliklerinin ne zaman ve nasıl yapılacağını eğitim psikolojisinin verileri belirler. Nasıl öğretilecek sorusunun cevabından öğretim yöntem ve teknikleri çıkar. Ne zaman sorusu, öğretimin hangi yaşta yapılacağı, ile yılın hangi aylarında, haftanın hangi günlerinde ve saatlerinde yapılacağını belirler.

"Kim" sorusunun cevabını bireyin kendisinde bulunur. Buna programın bireysel temeli adı verilir. Düşündüklerimiz, planladıklarımız kimin içindir? Bunun cevabına göre program yapmalıyız.

"Ne ile" sorusuna cevap vermek bizi maddi imkanlarımızla karşı karşıya getirir. Bu da programın ekonomik temelini oluşturur. Program yapılırken okul binalarına, laboratuarlara, kaynaklara, araç ve gereçlere bakmak gerekmektedir.[14]

Eğitim programlarında bulunması gereken unsurları Ertürk [15] üç maddede toplamıştır. Bunlar, hedefler, eğitim durumları ile değerlendirme faaliyetleri ve araştırmadır. Varış [16] program geliştirmenin yapısal boyutları olarak şunları saymıştır: Amaçlar, öğrenci analizi, içerik analizi, öğretim stratejileri, materyal ve araç geliştirme, zamanlama, maliyet ve analizi, sosyal uğraşlar, değerlendirme, geliştirme programlarının yenilenmesi.

Genel olarak bugün basılı bir programlarda şu unsurlar bulunmaktadır.

1. Amaçlar (Hedefler)

2. Davranışlar

3.İlkeler

4. Açıklamalar

5. Konular

6. Eğitim - öğretim durumları

7. Değerlendirme

PROGRAM GELİŞTİRME NEDİR?

Program geliştirme en genel anlamda eğitim programlarının tasarlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve değerlendirme sonucu elde edilen veriler doğrultusunda yeniden düzenlenmesi sürecidir.[17]

Eğitim Terimleri Sözlüğünde program geliştirme şöyle tanımlanmaktadır. "Toplumdaki yeni gelişmeler göz önünde tutularak belli bir öğretim programının ya da bütün programların genel ve özel amaçları, ders konuları, öğretim yöntemleri ve değerlendirme yolları vb. bakımından araştırma ile düzeltilmesi, yenileştirilmesi ve önerilen değişikliklerin denendikten sonra genelleştirilmesi işi."[18]

Program geliştirme, düzenlenmiş programın, uygulamada, araştırma sonuçlarına göre sürekli olarak geliştirilmesidir. Program geliştirmenin temelinde, sosyo-kültürel ve bilimsel teknolojik dinamizmin, her geçen gün daha nitelikli insan gücü gerektirmesi yatmaktadır.[19]

Bu görüşlerden hareketle eğitim programı, programın unsurları olan, amaçlar, muhteva, öğrenme- öğretme süreci ve değerlendirme boyutları arasındaki dinamik bir ilişkiler bütünüdür. Diğer bir deyişle program boyutlarından birinde olan bir değişme sistemde yer alan diğer boyutları da etkilemektedir. Sözgelimi, değerlendirme sisteminin değişmesi, sistemin bütününü belli bir oranda etkilemekte ve değişmesine sebep olmaktadır.[20]

PROGRAM GELİŞTİRME SÜRECİ

Program geliştirme süreci, program hazırlama, uygulama ve değerlendirme çalışmalarını içine alır.

Ertürk,[21] program geliştirme sürecine katılan eğitimcilerin dikkat etmesi ve cevaplandırması gereken soruları şöyle sıralamaktadır:

1.Eğitimin hedefleri neler olmalıdır, yani öğrencilere hangi davranışlar kazandırılmalıdır.

2. Kendilerinde bu davranışların gelişmesi için öğrenciler hangi yaşantıları geçirmeli, yani hangi eğitim durumlarında bulunmalıdırlar.

3. Bu durumlar nasıl düzenlenirse istenilen öğrenci davranışları geliştirme bakımından en verimli olur?

4. İstenilen davranışların isabetlilik durumlarında (istenilen davranışları geliştirme yönünden)  etkililik derecesi nedir?

5. Dördüncü sorunun cevapları ışığında mevcut programda ne gibi değişiklikler gereklidir?

Program geliştirme sürecinde, yukarıda "Eğitim Programlarının Dayandığı Temeller" başlığında açıklanan sorular cevaplandırılır. Programın unsurlarından amaç boyutunda bireyleri niçin, neden eğitiyoruz sorularına cevap aranır. Eğitimin amaçlarını belirlemek örgün eğitim faaliyetlerinin dayanağıdır. Amaçlar büyük ölçüde, ülkenin eğitim felsefesini de ortaya koymaktadır. Eğitim programlarında amaçlar yerine hedef kavramının kullanıldığı görülmektedir. Hedef, yetiştirdiğiniz insanda bulunmasını uygun gördüğünüz, eğitim yoluyla kazandırılabilir nitelikte istenilen özellikler olarak tanımlanmaktadır.[22] Amaç kavramı, daha çok, bu hedefe ulaşma isteği anlamında kullanılmaktadır. Bu sebeple genel amaçlar, özel hedefler şeklinde kullanmak daha doğru olabilir. Amaç-hedeflerin belirlenmesinden sonra, bunların öğrenci davranışlarına dönüştürülmesi gerekir. Bu davranışlar öğrencide gözlenebilecek şekilde ifade edilmelidir. Hedefler davranışa dönüştürülmediği zaman programlarda fazla bir işlevi olmamaktadır.

Programın muhteva boyutunda, belirlenen  hedeflere ulaşabilmek için ne öğretelim sorusuna cevap aranır. Büyük oranda da hedef-araç ilişkisi kurularak, hedefe uygun bilgilerin aktarılması istenir. Programın süreç boyutunda ise, muhtevanın öğrenciye nasıl aktarılacağı belirlenir. Yani, öğretim yöntem ve teknikleri ile araç-gereç ve kaynaklar neler olacaktır sorusu cevaplandırılır.

Programın son boyutu olan değerlendirme boyutunda ise, yapılan öğretimin kalite kontrolü yapılır. Değerlendirme sonuçları da eğitimin amaçlarına ne kadar ulaşılıp ulaşılamadığını  ortaya koyar.

BUGÜNKÜ ARAPÇA PROGRAMI

Bugün İ.H. Liselerinde uygulanmakta olan Arapça dersi öğretim programına bakıldığında, "Çerçeve" bir program olduğu görülmektedir. Bu programda Arapça dersi ile ilgili açıklamalar, dersin amaçları ve muhtevayı belirleyen çerçeve program yer almaktadır. Söz konusu program öğretmenlerden çok, ders kitabı yazarlarının yararlanabileceği niteliktedir.

Programda yer alan amaçlar çok güzel belirlenmiştir. Aynı şekilde açıklamalar ve çerçeve program da gayet güzeldir. O halde sorun nereden kaynaklanmaktadır?

Mevcut Arapça programından yararlanarak öğretmenlerin tek başına ders yapmaları çok zordur, hatta mümkün değildir denilebilir. Mutlaka bir ders kitabı olmalıdır. Daha önceleri Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlatılan, ders kitaplarının özel sektörce de hazırlanmasının serbest bırakılmasından sonra da özel yayınevlerince basılan Arapça ders kitapları bulunmaktadır. Ancak, bu kitaplarla Arapça ders programlarının aynı hedefe yönelik olduğunu söylemek oldukça zordur.

Genel olarak Arapça kitabı yazarları Türkiye'deki Arapça öğretimi ile ilgili görüşlerin etkisi ile dilbilgisi ağırlıklı bir Arapça öğretim yöntemine uygun kitaplar hazırlamaktadırlar. [23]

Şu anda uygulanan Arapça  çerçeve programı oldukça güzel olmasına rağmen istenilen amaçlara ulaşılamıyorsa bunun sebepleri araştırılmalı ve çözüm yolları bulunmalıdır.

Bu makalenin amacı, Arapça öğretiminde kalitenin artırılmasına, program yönünden bir katkıda bulunmaktır. Bu makale tartışılabilir ve daha güzel  programlar hazırlanabilir.

ARAPÇA ÖĞRETİM PROGRAMI (TASLAK)

Burada yabancı dil  öğretiminde  yapılan  çalışmalar  ve gelişmeler ışığında İmam-Hatip Liseleri Arapça dersi  öğretim programının genel amaçları ve Orta 1. sınıf (veya 1. dönem) öğretim programının ilk dört ünitesi ile  ilgili  bir  taslak program önerilmektedir. Burada önerilen taslak  1.  sınıf programına  göre diğer  sınıfların  programları  da hazırlanabilir.

     ARAPÇA DERSİNİN GENEL AMAÇLARI

     1. Arapça�yı normal hızla konuşulduğunda anlayabilme.

     2. Günlük hayatla ilgili düşüncelerini ifade  edebilecek şekilde Arapça konuşabilme.

     3. Günlük hayatla ilgili  Arapça  bir  metni  okuduğunda  anlayabilme.

     4. Konuştuğu ve anladığı Arapça metinleri yazabilme.

     5. Mesleki metinleri sözlük yardımıyla anlayabilme.

     6. Arapça�yı   okuldan  sonra  da   geliştirme   güç   ve yeteneğini kazanabilme.

     7. Arapça   sözlü-yazılı  iletişim  kurmaya  ve   basılı yayınları takip etmeye istekli olma.

     8. Anadili Arapça  olan  ülkelerin  kültür  değerlerinin  farkına varma ve bunları hoşgörü ile karşılayabilme.

I. SINIF (veya I.Dönem) ARAPÇA DERSİNİN ÖZEL HEDEFLERİ

ÜNİTE : I. ARAP DİLİ

KONULAR :

     1. Arap dilinin yeri

     2. Arap dilinin önemi

     3. Arap dilinin konuşulduğu yerler

HEDEF : 1. Arap dilinin özellikleri ve önemini kavrayabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Arapça�nın diğer diller arasındaki yerini belirtme.

     2. Arap dilinin genel olarak özelliklerini söyleme/yazma.

     3. Arapça�nın   hangi  coğrafi  bölgelerde  konuşulduğunu  söyleme/yazma.

     4. Arapça konuşma ve anlamanın önemini açıklama.

ÜNİTE : II. ARAP HARFLERİ

KONULAR :

     1. Harflerin yalnız yazılışı

     2. Başta, ortada, sonda yazılışı

     3. Harekeler

     4. Medler

     5. Sükun

     6. Şedde

     7. Kameri ve şemsi harfler

HEDEF :2. Arap harflerini yalnız başına, kelimenin başında, ortasında ve sonunda yazılış şekli ile okuyabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Arap harflerini yalnız başına mahrecine uygun okuma.

     2. Arap   harflerini   kelimelerin   başındaki   yazılış şekliyle okuma.

     3. Arap   harflerini  kelimelerin  ortasındaki   yazılış şekliyle okuma.

     4. Arap   harflerini  kelimelerin   sonundaki   yazılış  şekliyle okuma.

     5. Söylenen bir harfi diğerleri arasından gösterme.

HEDEF : 3. Arap harflerini yazabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Arap harflerini yalnız başına yazma.

     2. Arap   harflerini   kelimelerin   başındaki   yazılış şekliyle yazma.

     3. Arap   harflerini  kelimelerin  ortasındaki   yazılış  şekliyle yazma.

     4. Arap   harflerini   kelimelerin   sonundaki   yazılış  şekliyle yazma.

HEDEF : 4. Arap harflerini harekeli olarak okuyup, yazabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Gösterilen harfleri harekeli olarak okuma.

     2. Gösterilen harfleri harekeli olarak yazma.

HEDEF : 5. Arap harflerini  "med,  sükun  ve  şeddeli" olarak  okuyup, yazabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Med harflerini ve görevlerini söyleme.

     2. Med harflerinin kullanıldığı kelimeleri okuma/yazma.

     3. Sükunun (cezm) özelliği ve görevlerini söyleme.

     4. Cezmli yazılmış kelimeleri okuma/yazma

     5. Şeddenin özelliği ve görevlerini söyleme.

     6. Şeddeli yazılmış kelimeleri okuma/yazma.

HEDEF : 6. Kameri ve şemsi harfleri okuyup, yazabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Kameri ve  şemsi  harflerin  özelliğini  ve  görevini  söyleme.

     2. Kameri  ve  şemsi   harflerle   yazılmış   kelimeleri okuma/yazma.

ÜNİTE : III. TANIŞMA

KONULAR :

     1. Selamlaşma

     2. Kendisini ve karşısındakini tanıtma

     3. Müzekker ve müennes kelimeler

     4. "Ma, men ve hel" soruları

     5. 0-10 arası sayılar

HEDEF : 7. Arapça selamlaşabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Arapça olarak değişik şekillerde selam verme.

     2. Verilen selama karşılık verme.

     3. "Hoş geldin, buyur" vb. sözleri söyleme.

     4. Konuştuğu cümleleri yazma.

HEDEF : 8. Kendisini tanıtma ve karşısındakinin kim  olduğunu  sorabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Kendi isminin ne olduğunu söyleme/yazma.

     2. Karşısındakinin isminin ne olduğunu sorma.

     3. Kendisinin nereli olduğunu söyleme/yazma.

     4. Karşısındakinin nereli olduğunu sorma.

     5. Üçüncü şahsın kim olduğunu sorma.

     6. Üçüncü şahsın kim olduğuna cevap verme.

HEDEF : 9. Müzekker  ve  müennes   kelimelerin  özelliklerini kavrayabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Müzekker kelimelere örnekler söyleme/yazma.

     2. Müennes kelimelere örnekler söyleme/yazma.

     3. Müzekker ve müennes kelimelerin neyi  ifade  ettiğini açıklama.

     4. Gösterilen  bir  kelimenin  müzekker  mi  müennes  mi  olduğunu söyleme/yazma.

HEDEF : 10. "Ma, men ve hel" kelimeleri ile soru sorabilme ve cevap verebilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. "Ma, men ve hel" kelimeleri ile soru sorma.

     2. "Ma, men ve  hel"  kelimeleri  ile  sorulan  sorulara cevap verme.

     3. Verilen cümlelerde boş bırakılan yerlere  uygun  olan  soru kelimelerini söyleme/yazma.

HEDEF : 11. 0-10 arası sayıları kullanabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. 0-10 arası sayıları yalnız başına söyleme/yazma.

     2. 0-10    arası     sayıları    kelimelerle    birlikte söyleme/yazma.

     3. Verilen   cümlelerde  boş  bırakılan  yerlere   uygun sayıları söyleme/yazma.

ÜNİTE : IV. AİLE, İŞ, GÖREV VE MEDENİ HAL İLE İLGİLİ  METİN VE DİYALOGLAR

KONULAR :

     1. Aile ile ilgili metin/diyaloglar.

     2. İş ile ilgili metin/diyaloglar.

     3. Görev ile ilgili metin/diyaloglar.

     4. Medeni hal ile ilgili metin/diyaloglar

     5. Muttasıl   ve    munfasıl   zamirlerin   kullanıldığı metin/diyaloglar

     6. Marife ve nekre



Düzenleyen idinc - 21Nisan2008 Saat 23:14



IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2781

Alıntı idinc Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Nisan2008 Saat 22:20



HEDEF : 12. Aile, iş, görev ve medeni hal ile ilgili kısa  metin/diyalogları  okuduğunda   ve   dinlediğinde anlayabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1.  Metin/diyalog  ile  ilgili  verilen  sorulara  cevap söyleme/yazma.

     2. Metin/diyalog ile ilgili sorular sorma/yazma.

     3. Metin/diyalogun geçtiği yeri söyleme/yazma.

     4. Metin/diyalogun geçtiği zamanı söyleme/yazma.

HEDEF : 13. Aile,   iş,   görev  ve  medeni  hal  ile  ilgili  metin/diyaloglarda öğrendiği kelime ve  cümleleri

 kullanabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Verilen bir dizi cümleyle  ilgili,  bir  dizi  durumu belirten resimle eşleştirip işaretleme.

     2. Verilen bir dizi cümle arasından  gösterilen  durumla ilgili olanı seçip işaretleme.

     3. Gösterilen    bir    durumun    Arapça    karşılığını söyleme/yazma.

     4. Bir   metin/diyalogda  boş  bırakılan  yerlere  uygun kelime ve cümleler söyleme/yazma.

     5. Öğrenilen    kelime   ve   cümleleri   doğru   olarak   okuma/yazma.

HEDEF : 14. Muttasıl ve munfasıl zamirleri kullanabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Gösterilen bir durumla  ilgili  olarak  doğru  zamiri  söyleme/yazma.

     2. Verilen  bir   zamiri  kelimenin  önüne  veya  sonuna getirerek söyleme/yazma

     3. Bir  metin/diyalogda   boş  bırakılan  yerlere  uygun zamirleri yerleştirme.

     4. Bir   metin/diyalogda    hatalı   yazılan   zamirleri  işaretleme.

     5. Bir metin/diyalogda hatalı yazılan zamirlerin  yerine doğrularını söyleme/yazma.

HEDEF : 15. Marife   ve  nekre   kelimelerin    özelliklerini kavrayabilme.

DAVRANIŞLAR :

     1. Marife ve nekre kelimelerin özelliklerini söyleme/yazma.

     2. Verilen bir kelimenin marife ve nekre olduğunu söyleme/yazma.

     3. Bir   metin/diyalog  içinde  geçen  marife  ve  nekre  kelimeleri işaretleme.

     4. Verilen    nekre   bir    kelimeyi   marife    olarak söyleme/yazma.

     5. Verilen    marife   bir    kelimeyi   nekre    olarak söyleme/yazma.

     6. Bir  metin/diyalogda  boş   bırakılan  yerlere  uygun marife veya nekre kelimeleri yerleştirme.

HEDEF : 16. Arapça öğrenmeden zevk alma.

DAVRANIŞLAR :

     1. Bir Arapça konuşmayı duyunca dinlemeye istekli olma.

     2. Arapça konuşma sırasında sessizce konuşanı dinleme.

     3. Arapça bir yazı, kitap vb. görünce onunla ilgilenme.

     4. Arapça dersinde sorulan sorulara  cevap  vermek  için parmak kaldırma.

     5. Arapça dersinde soru sormak için parmak kaldırma.

HEDEF : 17. Arapça iletişim kurmaktan zevk alma.

DAVRANIŞLAR :

     1. Ders aralarında arkadaşlarıyla Arapça konuşma.

     2. Arapça   konuşabilen  kişilerle  karşılaşınca  Arapça konuşma.

     3. Boş zamanlarında Arapça kelime oyunu oynama.

     4. Boş zamanlarında Arapça bulmacalar çözme.

     5. Arapça yayın yapan radyo ve televizyon yayınlarını izleme.

     6. Arapça kasetler dinleme/seyretme.

     7. Arapça şiir ve hikaye kitapları okuma.

 ARAPÇAYI NASIL ÖĞRETELİM?

 Yukarıda açıklandığı gibi öğretim programının  unsurlarından,  eğitim  durumları veya  öğretim  süreçleri,  "belirlenen   amaçlara   nasıl ulaşılır?"  sorusunun  cevabı  olan,   öğretmen -öğrenci etkileşimini,  araç-gereç  ve  öğretme  yollarını   ifade eder.[24]  Burada Arapça öğretim yolları üzerinde durulacaktır. Ancak, öğretme  yollarından  önce  öğretme  ilkelerini açıklamakta yarar vardır.

Öğretme, herhangi  bir  öğrenmeyi  kılavuzlama  veya sağlama faaliyetidir.[25] Eğitimciler öğrenmenin  etkisini artırmak için öğrenme ilkeleri belirlemişlerdir. Daha önce ifade edildiği gibi Arapça Türkler için bir yabancı dildir. Bu sebeple diğer yabancı diller için geçerli olan öğrenme ve öğretme ilkeleri, yöntem ve teknikleri Arapça için geçerlidir.  Arapça öğretiminde ve genel olarak tüm yabancı dillerin öğretiminde  dikkat  edilmesi  gereken  ilkeler  özetle şöyledir.

   

 YABANCI DİL ÖĞRETİMİNDE TEMEL İLKELER

1. Yabancı dil öğretiminde  kazanılan  gerekli  dört temel beceri;

a) Dinleme-anlama,

b) Okuma-anlama,

c) Yazma,

d) Konuşma becerileridir.   

Dil  öğrenimi,  bu  dört  temel  becerinin  işlevsel bütününden oluşmaktadır. Dili bir iletişim  aracı  olarak kullanmayı  öğretirken  bu  temel  becerilerin   birlikte öğretilmesi gerekmektedir.

2. Öğretim  etkinlikleri   önceden   plânlanmalıdır. Öğretim  etkinlikleri  yıllık,  ünite  ve   günlük   ders plânları olmak üzere üç aşamada plânlanır.  Dikkatli  bir plânlama, başarılı bir öğretim için büyük önem taşır.

3. Öğretilecek konular basitten karmaşığa,  somuttan soyuta doğru sıralanmalıdır.

4. Görsel ve işitsel araçlar kullanılmalıdır.

5. Derslerde   anadili  gerekli   durumlar   dışında kullanılmamalıdır. Yabancı dil  derslerinde  öğrencilerin öğrenilen dili daha çok duymaları  ve  kullanmaları  önem taşır.  Bu  nedenle,  derste  öğrenilen  dille   iletişim sağlanmalı, ancak mecbur kalınca ana dil kullanılmalıdır.

6. Bir seferde  bir  tek  yapı  öğretilmelidir.  Her derste bir yapı ya da cümle  üzerinde  durulmalı,  birden fazla bilgi  verilmemelidir.  Bir  konu  öğretilmeden başka konulara geçilmesi veya konu üzerinde çok bilgi verilmesi öğrenimde verimi azaltır.

7. Verilen bilgilerin  günlük  hayata  aktarılmasına çalışılmalıdır.

8. Öğrencilerin    derse    daha   etkin    katılımı sağlanmalıdır.

9.  Öğrencilerin  bireysel   farklılıkları   dikkate alınmalıdır.

10. Öğrenciler dili  kullanmaya  teşvik  edilmeli  ve cesaretlendirilmelidir.[26]

YABANCI DİL ÖĞRETİMİNDE GENEL İLKELER

Yukarıda açıklanan temel ilkeler dışında kalan genel ilkeler aşağıda madde halinde belirtilmiştir.

1.  Öğretime   dinleme   ve   konuşma   becerilerini geliştirme ile başlanması,

2. Öğrencilerin temel cümle kalıplarını öğrenmesinin ve ezberlenmesinin sağlanması,

3. Kullanılan dilin öğretilmesi,

4. Öğrencilerin yeni dil alışkanlıkları  kazanmasına yardımcı olunması,

5.  Öğrenilen  dilin  seslerini   en   iyi   şekilde çıkarmalarının öğretilmesi,

6. Amaç dil ile ana dil arasında sorun olan  ses  ve yapıların öğretilmesi,

7.  Öğretim  materyallerinin  kolaydan  zora   doğru sıralanıp sunulması,

8.  Yeni  cümle  kalıplarının  bilinen   kelimelerle öğretilmesi,

9.  Öğrencilere  öğrendiklerini  kullanma  imkanının tanınması,

10. Yeni bir yapıyı sunmadan önce örnekler verilmesi,

11. Başlangıç  düzeyinde  öğrenci  hatalarının  hemen anında düzeltilmesi,

12. Bir seferde bir tek sorunla uğraşılması,

13. Amaç  dilin,  o  dili  ana  dili  olarak  konuşan kişilerin konuştuğu gibi öğrenilmesi,

14.  Öğretilen  dilin   kültürünün   de   öğretilmeye çalışılması,

15. Sınıf   içi   bireysel   farklılıkların   dikkate alınması,

16. Öğrencilerin sınıfta daha çok konuşma yapmalarına imkân sağlanması,

17. Bütün bilinenlerin öğretilmeye çalışılmaması,

18. Öğrencilere sorumluluk verilmesi ve  öğrencilerin bireysel çalışmalar için  bilgilendirilmesi ve bu çalışmaların öğrencilerin farklı yönelişlerine cevap verecek  olmasına dikkat edilmesi,

19. Dersi   plânlarken  derse  çeşitlilik   getirmeye dikkat edilmesi,

20. Öğrenci başarısını ölçerken sadece öğretilenlerden sorulması; öğretilmeyen konularla  ilgili soruların sorulmaması, şeklinde genel ilkeler özetlenebilir.[27]

     ARAPÇA ÖĞRETME YOLLARI

Öğretme  yolları;  öğretme   yaklaşımları, öğretim yöntemleri ve öğretim tekniklerinden oluşur.

Öğretme yaklaşımı;  Öğretimde  amaçlara  ulaşabilmek için,  tüm  öğrenme  durumları  göz   önünde   tutularak, yöntemlerin seçimine yön veren genel bir öğretme yoludur.

Öğretim  yöntemi;  Öğretimde  amaçlara   ulaşabilmek için,  tekniklerin,  işlenecek  konunun,  araç-gereç   ve kaynakların bir bütünlük oluşturacak biçimde düzenlenerek hizmete sunulmasında izlenen bir öğretme yoludur.

Öğretim  tekniği;  Öğrencilere  belli  bir   içeriği sunmada, öğretim etkinliklerinin düzenlenmesinde  izlenen özel bir yoldur.[28]

Arapça   öğretiminde   yabancı    dil    öğretiminde kullanılan   tüm   yaklaşım,    yöntem    ve    teknikler uygulanabilir. Burada Arapça öğretiminde kullanılabilecek öğretme yolları açıklanacaktır.

A- ÖĞRETME YAKLAŞIMLARI

1. BİLİŞSEL ÖĞRENME YAKLAŞIMI

Bilişsel  öğrenmenin  özelliği,  yeni  bilgilerin depolanarak  daha  önce  öğrenilenlerle  bütünleşmesidir. Böylece anlamlı  bir  öğrenme  meydana  gelir.  Yeni  bir öğrenmenin olabilmesi  için  de  daha  öncekilerinin  tam olarak öğrenilmiş olması  gerekir.  Bu  da  zihinsel  bir algılama sürecini gerektirir.  Zihinsel  algılama  süreci öğrencinin, dil kurallarını kendince belirlediği üretici bir süreçtir. Bu süreçte öğrenci doğru olanları  onaylar, yanlış olanları ise değiştirir. Bu değişimi, dili duyarak ve dilde okuyarak yapabilir. Bu nedenle  sınıfta  yabancı dilin kullanılması ve  kullandırılması  şarttır.  Özetle, dil öğrenimi bir alışkanlık ürünü değildir.

     Kullanım Özelikleri:

     1. Yabancı dil öğrenme bir alışkanlık süreci  değil, bilinçli olarak kuralları öğrenme sürecidir.

     2. Ayrıca  telaffuz  öğretimine  yer  vermeye  gerek yoktur.

     3. Duyduğunu anlama becerisi geliştirilmelidir.

     4. Grupla çalışma ve bireysel eğitim desteklenir.

     5. Yabancı dilin dilbilgisi kuralları  öğretilirken, tümevarım ve tümdengelim    yöntemleri beraberce kullanılmalıdır.

     6. Dört temel beceri öncelik sonralık sırasına  göre değil önemine göre eşit olarak geliştirilmelidir.

     7. Sınıfta ana dilin kullanılmasına ve çeviriye izin verilir.

     8. Bütünlüğü sağlamak için  gerektiğinde  görsel  ve işitsel  araçlardan,  gerektiğinde   diğer   tekniklerden yararlanılmalıdır.

     9. Öğrenme  ortamının  olumlu  oluşu,   sınıf   içi etkileşim,   öğretmenin   tutumu,   öğrenme   için    çok önemlidir.[29]

    2. İLETİŞİMCİ YAKLAŞIM.

     Öğretmenin yönlendiriciliğinde,    öğrenciler arası etkileşime dayanan ve  özgüveni  geliştirmeyi  ön  plânda tutarak,  öğrenci  ilgisini  sürekli  canlı  tutmayı  ve böylece eğitim programındaki hedeflere ulaşmasını amaçlayan öğrenci merkezli bir yaklaşımdır.[30]

     İletişimci  yaklaşım,   dille   iletişim kurulmasında dilbilgisi kurallarının yanında bazı kullanım ve konuşma kurallarının da olduğunu vurgular.  Dil öğrenmenin temelinde yatan ana amaç, dilin asıl işlevi olan  yazılı-sözlü iletişimin sağlanmasıdır.  Buna göre, dilin kurallarından çok bir iletişim aracı olarak kullanılması önemlidir.  Dil öğretiminde kurallarına uygun   cümle aşaması son aşama olmalıdır.  Dil öğrenme sürecinde öğrencinin geçirdiği zihinsel süreç önemli bir yer tutar. Bu yaklaşıma göre, öğrenciler kalıpları ezberlemek yerine, öğrendiklerini anlamaya ve kavramaya yönlendirilir. Geçirdiği zihinsel süreç sonrasında amaç, anladıklarını ve kavradıklarını uygulama sahasına koymalarını sağlamaktır.

     İletişim öğrencinin cümleler  kurmasıyla  değil,  bu cümleleri sınıflandırması,  sorular  sorması,  bir  görüş ifadesi haline getirmesiyle gerçekleşir.

     Kullanım Özellikleri:

     1. Öğrenci için bir anlam taşıyan  sözlü  ve  yazılı iletişim etkinliklerine ağırlık verilir.

     2. Öğretim öğrenci merkezlidir.

     3. Öğretim    etkinlikleri   çoğunlukla   karşılıklı diyalog,  grup  çalışması,  taklit,  problem  çözme  ve eğitsel oyunlarla öğrenime  dayalıdır.  Bu  etkinliklerin temeli,   öğrencilerin   bilgilerini   veya   fikirlerini birbirlerine  aktarmasına  veya  sadece   sosyal   amaçla konuşmalarına dayalıdır.

     4. Öğretimde,   yabancı  dilde  yazılmış  ve  günlük hayatta kullanılan materyaller kullanılır.

     5. Öğretmen hem anadiline, hem de öğrettiği  yabancı dile hakim olmalıdır.

     6. Öğretmen derslerde öğrencilere  amaçlarına  uygun bir iletişim kurmaları için yardımcı olur.[31]

                  B- ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

    1.  DİLBİLGİSİ - ÇEVİRİ YÖNTEMİ

     Bu yöntemin esası, tercüme ve dilbilgisi kurallarını öğretmektir. 20. yüzyıl başlarına  kadar  çok  kullanılan bu yöntemde konuşma  becerisinin  geliştirilmesine  önem verilmez.

     Kullanım Özellikleri:

     1. Öğrencilere   ilk  önce   okutulacak   pasajlarda dilbilgisi   kalıpları   öğretilir. Dilin   kurallarını öğretmek esastır. Daha sonra  verilen  metin  incelenerek dilbilgisi öğrenilir.

     2. Sınıf   içinde   çoğunlukla   anadil  kullanılır. Öğretilen yabancı dil, anadile göre daha az kullanılır.

     3.   Kelime   dağarcığının   geliştirilmesine   önem verilir.  Kelime  öğretiminde  ezber  yöntemi kullanılır. Kelime dağarcığı seçilen metinlerden sağlanır.

     4. Karışık ve zor gramer yapılarının, anadilde,  çok ayrıntılı  ve  uzun  açıklamaları  verilir.  Çünkü dilin öğrenilmesi gramerin ya da düzenli cümle  kalıplarının öğrenilmesi   ile   mümkündür. Kurallar  öğretilirken birbirinden bağımsız cümle kalıpları, fiil  çekimleri ve çeviriler ağırlıktadır.

     5. Çeviri okuma işleminden sonra  yapılır.  Önceleri kolay klasik, sonraları da daha zor ve karmaşık eserlerin çevirileri yapılır.

     6. Okutulan  metnin  içeriği,  öğretilen  dilbilgisi yapılarının bir alıştırması niteliğindedir.  Yani  metnin anlamı fazla önem taşımaz.

     7.  Yapılan  alıştırmaların   amacı,   birbiri   ile ilişkisi  olmayan  cümleleri   yabancı   dilden   anadile çevirmektir.

     8. Telaffuza pek fazla önem verilmez. Yani  söyleyiş alıştırmalarına hemen hemen hiç yer verilmez.[32]

     2. DÜZVARIM YÖNTEMİ

     Bu yöntem,  dilbilgisi-çeviri  yöntemine  karşı  bir tepki olarak 1950'lerde ortaya  çıkmıştır.  Bu  yöntemde, yalnızca  öğrenilen  dilin  kullanılması  gereklidir.  Bu sebeple dil öğretiminde tercümeye gerek yoktur. Dil  önce kulakla işitilecek, dille  pekiştirilecek  ve  okunduktan sonra  tahtaya  yazılacaktır.  Bu  yöntemin  başarısında, görerek öğrenme ve örneklendirme oldukça önemlidir.

     Kullanım Özellikleri:

     1. Dersler genellikle kısa bir diyalog ya da girişle başlar.

     2. Önce sözlü öğretim yapılır. Bu amaçla  dilbilgisi yapıları ve yeni kelimeler sözel olarak öğretilir.

     3. Kelime öğretimi, görsel araçlarla, tanımlamalarla ya da pandomimle yapılır.

     4.   Dilbilgisi   kuralları   tümevarım   yöntemiyle öğretilir. Ayrıca dilbilgisinin görsel yolla, göze  hitap edilerek anlatılması,  anlamlı  bir  ortamda öğretilmesi istenir.

      5. Öğretilen yabancı dil yoğun  bir şekilde kullanılır.

  6. Bu yöntem konuşmaya çok önem  verdiğinden,  dilin telaffuzunun öğretimine ilk birkaç hafta boyunca  oldukça çok zaman ayrılır. Yeni dilbilgisi yapıları  öğretilirken devamlı dinleme ve tekrara yer verilir.

     7. Sınıf içinde ana dilin  kullanımına  ve  çeviriye izin verilmez.

     8. Öğretmenin öğretilen yabancı dili çok iyi bilmesi ve konuşması istenir.

     9. Okuma öğretimi, dilbilgisini  pekiştirmekten  çok zevk için yapılır.  Okuma  parçaları,  öğretilen  yabancı dili konuşan ülkenin kültürüyle ilgilidir.

    10. Öğrenciler derse aktif katılırlar, fakat  öğretim öğretmen merkezlidir.[33]

      3. KULAK - DİL, ALIŞKANLIĞI ö

         GÖRSEL - İŞİTSEL YÖNTEM

     Önceleri  kulak-dil  alışkanlığı  adı   verilen   bu yönteme zamanla görsel - işitsel yöntem denilmiştir.

     Kullanım Özellikleri:

     1. Yeni dilbilgisi  yapıları,  diyaloglar  şeklinde sunulur.

     2. Yapılar sıraya konmuştur ve tek tek öğretilir.

     3. Dil   öğreniminde   tekrar,   taklit   ve   ezber önemlidir.  Öğrenciden   alınan   doğru   cevap, anında tekrarlanarak olumlu pekiştireç verilir. Alışkanlık kazanması bakımından olabildiğince fazla alıştırmaya  yer verilir.

     4. Dilbilgisi kuralları tümevarım yoluyla öğretilir, hemen hemen hiçbir dilbilgisi açıklaması yapılmaz.

     5. Dinleme ve konuşma ağırlıklı olmak  üzere,  dilde doğal öğrenme sırası izlenir. (Dinleme,  konuşma,  okuma, yazma).

     6. Anlamlı   bir   bütünlük   içerisinde   öğretilen kelimeler sınıflandırılır.

     7. Öğretilen  konuların  kalıcılığını  sağlamak için karşılaştırmalı analiz (çözümleme) yapılır.

     8. Bu yöntem konuşmaya ağırlık  verdiği  için,  daha  çok  teyp  ve  dil  laboratuarları,  resimler,  kasetler kullanılır.

     9. Telaffuza önem verilir.  Başlangıçta  mekanik  ve biçime dayalı ön okuma için belirli bir süre ayrılır.

    10. Öğretilen yabancı dili konuşan  ülkenin  kültürel yapısı  hakkında  da  öğrencilere  bilgi  verilir.  Dilin sürekli değişim içinde olduğu vurgulanır.

    11. Sınıf    içinde   anadilin   konuşulmasına   izin verilmez.

    12. Temel yapı  ve  kelime  öğretiminde  alıştırmalar kullanılır.

    13. Öğretilecek  konuların  seçimi,  öğretilen  dilin dikkatlice   analiz    (çözümleme)    yapılması    üzerine oturtulmalıdır.[34]

    

      4.  TELKİN YÖNTEMİ

     Öğrenciye rahat oturma imkânlarının  hazırlandığı, sanki dil öğrenmiyor da öğreneceği dilin konuşulduğu bir mekânda geziyor  veya  dinleniyor  hissinin  verildiği ve sonra kendisinin ifade etmesi, konuşmasının istendiği ilkesine dayanan bir öğretim yöntemidir.[35]

     5. GRUPLA DİL ÖĞRETİMİ YÖNTEMİ

     Dil  öğrenen  grup  öğretmenle direkt muhatap olmaz.  İçlerinden bir temsilci  öğretmene  danışır.  Öğrenilecek konular  bu  danışan  öğrenci  ile  tartışılır.   Böylece öğrencinin çekingenliği giderilmiş olur.[36]

     6. SESSİZLİK YÖNTEMİ

     Ders sessiz  bir  ortamda  öğretmenin  hareketlerini işaret  etmesi,  sonra  onu  seslendirmesi   ile  başlar. Öğrenciler  hareketleri  kendi   kendilerine   algılamaya çalışırlar. Sonra yoğun bir kelime öğrenimine geçilir  ve cümleler kurulur.[37]

     7. FİZİKSEL TEPKİ YÖNTEMİ

     Bu yöntem, fiziki tepkinin konuşmadan önce  geleceği temeline dayanır. Öğretmen, bir kelimeyi söylerken,  onun anlamını fiziki olarak gösterir. Öğrenci de aynı  sesleri duyduğu  zaman  aynı  tepkide  bulunur.  Bu  nedenle,  bu yöntemde  öğretim  emir  kipleri  ile   başlar.   Dersler ilerledikçe resim vb. araçlardan faydalanılır. Bu yöntem,daha  çok   başlangıç   düzeyindeki   Arapça  öğretiminde kullanılabilir.[38]



Düzenleyen idinc - 20Nisan2008 Saat 22:22



IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2781

Alıntı idinc Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Nisan2008 Saat 22:23
 8. SEÇMELİ (EKLEKTİK) YÖNTEM

     Seçmeli  yöntem,  yöntemler  karması  ya  da  yöntem zenginliği anlamında kullanılmaktadır. Bu  yönteme  göre, öğretmen her  yöntemin  uygun  yönlerini,  yeri  geldikçe öğrencinin   ihtiyacına,   yaşına,   eğitim  düzeyine vb. faktörlere göre kullanılır.  Genellikle kelime öğretiminde düz varım yöntemine, dilbilgisi kurallarını öğretmede bilişsel öğrenme yöntemine, konuşma becerisini kazandırmada   kulak-dil   alışkanlığı   ve    iletişimci yaklaşıma ağırlık verilir.  Ancak  hangi  yaklaşımı  veya yöntemi kullanacağına öğretmen kendisi karar verir.[39]

     Seçmeli  yöntem  bir  yöntemden  çok,  yöntem  seçme tekniğidir. Yeni bir  yöntemin  oluşabilmesi  için  seçme aşamasından  sonra  bilgilerin  birleştirilmesi  (sentez) gerekir. Ayrıca her öğretmenin kendine  göre  bir  yöntem seçmesi  öğretmenin  çok  olduğu   okul   ve   kurumlarda karışıklığa   yol    açabilir.[40]   Çünkü    öğrenciler öğrenimleri   süresince   tek   bir    öğretmenle    ders yapamayabilirler. Bu sebeple tüm  öğretmenlerin  sık  sık bir  araya  gelip  amaca   en   uygun   yöntemleri   veya yöntemlerin   faydalı   gördükleri   yönlerini   birlikte seçmeleri ve onları uygulamaları gerekir.

     Kullanım Özellikleri:

     1.  Dil  öğrenimi  öğrencilerde  istek   uyandırması bakımından, anlamlı ve gerçek hayatla ilişkili olmalıdır.

     2. Çabuk ve etkili bir dil öğrenimi için, öğretmenin ve öğrencinin çeviriden  kaçınması  ve  Arapça  düşünmeye yönlendirilmesi  gerekmektedir.  Bu  da   çok   alıştırma yapmakla sağlanır.

     3. Anadil olabildiğince az kullanılmalıdır.

     4. Dil  öğreniminde  anlamlı  ve  iletişime  yönelik alıştırmalar,   mekanik   alıştırmalardan   daha    yoğun olmalıdır.

     5. Yabancı dili düzgün kullanabilmek için  okuduğunu anlama becerisi kazandırılmaya çalışılmalıdır.

     6. Sürekli ve kalıcı bir  kelime  öğrenme  becerisi, anlamlı ortamlar oluşturularak  ve  gerçek  hayata  dönük anlamlı cümlelerle kazandırılabilir.

     7. Öğrencinin hazır bulunuşluk durumuna  göre,  dört temel beceri (dinleme, konuşma, yazma, okuma) birlikte geliştirilmeye çalışılmalıdır.

     8. Öğrencinin neye ihtiyacı olduğunun  belirlenmesi, öğretmenin atacağı ilk adım olmalıdır.

     9. Her   dersten  önce,  dersin  amacının  ve  niçin öğrenilmesi gerektiğinin açıklanmasında fayda vardır.

    10. İletişime  yönelik olarak doğruluk ve kullanılabilirlik  çok  önemlidir. Bunun  yanında  sözel olmayan ama  iletişime  anlam  kazandıran  jest-mimik-ses tonu-vurgu-kültürel tavırlar gibi diğer  değişkenlere  de gereken önem verilmelidir.

    11. Öğretimde daima  basitten  karmaşığa,  bilinenden bilinmeyene, somuttan soyuta doğru bir sıra izlenmelidir.

    12. Öğrenciler arasında bireysel farklılıklar  olduğu unutulmamalıdır.[41]

                       ARAPÇA DERSİNİN İŞLENİŞİ

   Yabancı dil öğretiminde dört temel dil becerisi olan dinleme-konuşma, okuma-yazma becerilerini geliştirmek önemlidir. Bu temel dil becerilerinin öğretilmesinde, ana dili öğrenen kişi gibi, önce dinleme, sonra konuşma daha sonra da okuma ve yazma becerileri öğretilecektir.  Başlangıçta bu dört temel beceriye aynı oranda yer verilir. Ancak ileri seviyede belli bir beceriye ağırlık verilebilir. Sözgelimi kişi ileri seviyede konuşmaya ağırlık verebileceği gibi, amacına göre okuduğunu anlama becerisi geliştirmeye ağırlık verebilir. Bu genel kurallar Arapça için de geçerlidir.

     A-DİNLEME ÖĞRETİMİ

    Yabancı dil öğretiminde zor gelişen becerilerden biridir. Dinleme öğretiminde amaç, öğrencilerin yabancı dildeki sesleri tanıması vurgulama ve tonlamaların neden olduğu anlam değişikliklerini fark etmesi ve konuşmacıdan gelen mesajı tam ve doğru olarak anlamasını sağlamaktır.  Dinleme öğretimi, normal hızda konuşulduğunda küçük ayrıntıların anlaşılmasından çok, genel bir bilginin alınmasını sağlamaya yöneliktir. Dinleme öğretimi çalışmaları yapılırken öncelikle hedefin belirlenmesi gerekir. Bu çalışmalarda amaç, sadece dinleme değil, aynı zamanda duyulanın anlaşılmasını sağlamaktır. Daha sonra sıra öğrencide hangi davranışları geliştireceğimize karar vermeye gelir. Genel olarak dinleme anlama ile ilgili davranışlar şunlardır.

1. Duyduğu metnin ana hatlarıyla ne olduğunu söyleme\yazma,

2. Duyduğu metnin ayrıntılı olarak ne olduğunu söyleme\yazma,

3. Duyduğu metinde geçen kişilerin tutum ve düşüncelerini söyleme\yazma,

4. Duyduğu metinde geçen olayın nerede, ne zaman ve nasıl olduğunu, oluş sırasına göre söyleme\yazma,

5. Duyduğu metinde geçen kelimelerin anlamını tahmin edebilme,

6. Duyduğu metinde geçen dilbilgisi yapılarının anlamlarının ve kullanışlarının nasıl olduğunu söyleme\yazma,

7. Dinlemeden önce, başlık, resim ve diğer ipuçlarına bakarak metnin ne hakkında olacağını tahmin edebilme,

8. Anlatmaya yardımcı olacak değişik tonlama ve vurguların kullanılışını fark edebilme,

9. Duyduğu metni kendi cümleleriyle başkalarına aktarabilme.

      DİNLEME ÖĞRETİMİNDE İZLENECEK SIRA

    1. Dinleme öncesi etkinlikler:

      a. Tanıtma: Dinlenecek konu hakkında genel bilgi verilir.

      b. Tahminde bulunma: Öğrencilere dinleyecekleri konunun başlığı, konu ile ilgili resimler ve diğer ipuçları verilir. Böylece öğrenciler dinleyecekleri metnin\diyalogun ne olduğunu tahmin edebilirler.

      c. Sahnenin oluşturulması: Bu, özellikle başlangıç seviyesindeki öğrenciler için oldukça önemlidir.  Öğrencilerin dinleyecekleri metnin\diyalogun olayları resimlerle, varsa filmlerle veya öğretmenin hareketleri ile gösterilmeye çalışılır.

Konunun özelliğine göre konuda geçen kelimeler veya cümleler (ayakkabı, defter, gömlek vb.) gösterilerek, (gülmek, ağlamak, üşümek, koşmak vb.) uygulanarak öğrenciye tarif edilmelidir.

      d. Yeni kelimelerin öğretimi: Dinlenecek metinde geçen yeni kelimeler ve cümle yapıları öğretilir.

      e. Genel soruların yöneltilmesi: Dinlenecek metinle ilgili genel birkaç soru sorulabilir. Bunlar yapıldıktan sonra dinlemeye geçilir.

    2. Dinleme anındaki etkinlikler:

      a. Öğretmen metni yüksek sesle okur. Eğer varsa kasetçalar kullanılır. Bu çalışma dil laboratuarlarında gerçekleştiriliyorsa öğrencilerin sadece dinlemeleri istenir.

      b. Öğrencilerden metni dinlerken önceden belirlenmiş bazı sesleri tanımaları istenebilir. (Burada eğer öğretmen kasetçalar kullanıyorsa, durdurup öğrencilere, duydukları seslerle ilgili olarak, seslerin telaffuz ediliş biçimlerini, farklı sesleri ayırt edip edemediklerini sorar ve onlara rehberlik eder.)

      c. Başlangıç seviyesindeki öğrencilerle ders yapılıyorsa, telaffuzun doğru olarak öğrenilmesine yardımcı olmak için tekrar alıştırmalarına yer verilebilir.

      d. Daha ileri seviyedeki öğrencilerle ders yapılıyorsa, öğrencilere dinleme sırasında kısa notlar almaları söylenebilir. Amaç, dinlemeden önce ya da dinleme sonrasında verilen sorulara cevaplar bulmaktır.  Bu çalışma dinlediğini anlama becerisini geliştirmeye yöneliktir.

    3. Dinleme sonrası etkinlikler:

      a. Dinlenen metinle ilgili ayrıntılı sorular sorulur ve bunlara cevaplar istenir.

      b. Dinlenen metnin ana hatlarını içerecek şekilde, sözlü ya da yazılı olarak kısa bir özet yaptırılır.

      c. Dinlenen metinle ilgili olarak eğitsel oyunlara ve iletişimsel çalışmalara yer verilir.

Bu çalışmalar;

      1. Giriş ve gelişme kısmı dinlenen bir hikayenin sonuç kısmının söylenmesi veya yazılması,

      2. Dinletilen metnin resimlerle ifade edilmesi,

      3. Karmaşık olarak verilen cümle ya da resimlerin, dinleme sonrası olayın, metindeki oluş sırasına göre sıraya  dizilmesi,

      4. Dinlenenlerin yazılması ya da dikte ettirilmesi,

      5. Dinlemede eksik verilen cümlelerin tamamlanması,

      6. Başlığı olmayan metne uygun başlık önerilmesi,

      7. Metinde boş bırakılan yerlerin tamamlanmasıdır.

Bu çalışmalar sonunda da ölçme ve değerlendirme yapılmalıdır. [42]

       B. KONUŞMA ÖĞRETIMI

      Yabancı dil öğretiminde genel amaçlardan biri, belki de en önemlisi öğrencilerin öğrendikleri dili anlaşılır bir şekilde konuşabilmesidir.

      A.B.D. Texas Üniversitesinde Philips tarafından yapılan bir araştırma sonuçlarına göre zaman faktörü sabit tutulduğunda hatırlama şöyle olmaktadır;

      İnsanlar okuduklarının %10'nu, görüp işittiklerinin %50'sini, işittiklerinin %20'sini, söylediklerinin %70'ini, gördüklerinin %30'nu, yapıp söylediklerinin %90'ını hatırlamaktadırlar. [43]   Bu araştırmanın sonucuna göre; konuşma becerisi bakımından öğretim, öğrenci merkezli olmalıdır. Yani öğrenci mümkün olduğu ölçüde fazla konuşmalıdır.[44] Konuşma becerisini geliştirmek için aşağıdaki alıştırmalar yapılabilir.

      1. Dilin kurallarını ve yapılarını öğrenmek için mekanik olarak konuşma alıştırmaları yapılmalıdır. Bu, ilk önce duyduğunu tekrar şeklinde, sonra da çevirme şeklinde yapılabilir. Olumlu cümleleri olumsuz veya soru cümlesine vb. değiştirme alıştırmalarına, çevirme alıştırmaları denilir.

      2. Önceleri düşünülmeden yapılan alıştırmaların yerine düşünerek yeni cümleler kurma şeklinde alıştırmalar yaptırılır.

      3. Öğrencilerin öğrendikleri konularla ilgili olarak arkadaşlarıyla benzer diyaloglarla konuşma alıştırmaları yapması sağlanır.

      4. Öğrencinin bir konuda konuşma hazırlanarak sınıfa sunması sağlanabilir. Örneğin, öğrencinin kendi evini tanıtması veya evine nasıl gidip geldiğini (yol tarifi) anlatması şeklinde bir konuşma yapması mümkündür.

      5. Sınıf içi münazaralar yapılabilir.

      6. Öğrencilerin küçük bir oyunu sergilemeleri sağlanabilir.

      7. Kelime bulma oyunu oynanabilir. Örneğin, öğretmen veya bir öğrenci bir tanınmış kişinin adını aklından tutar, diğer öğrenciler onun özelliklerini söylerler. Aklından tutan kişi " doğru, yanlış, evet, hayır" şeklinde cevap verir. Böylece o kişiyi bulmaya çalışırlarken öğrendiği kelime ve cümleleri kullanırlar.

      8. Öğrenciler bildikleri masal, hikaye ve fıkraları anlatabilirler.[45]

       C. TELAFFUZ ÖĞRETIMI

      Telaffuz, seslerin, harflerin ve kelimelerin söyleniş biçimidir. Dil öğrenme, o dildeki sesleri doğru çıkarmakla ve kelimeleri doğru söylemekle başlar. Arapça öğretiminde, telaffuz öğretimi önemli bir yer tutar.  Bunun sebebi, alfabe farkıdır.

Arap alfabesindeki birçok harf Türk alfabesinde bulunmamaktadır. Bunun yanında benzer harflerin bile telaffuzları farklıdır. Bu sebeple Arapça öğretiminin başında harflerin gerçek şekliyle telaffuzunun öğretilmesi önemlidir. Burada diğer dillerden farklı olarak Arap  alfabesinin özelliğinden dolayı harflerin mahreçlerinden (çıkış yerlerinden) çıkartılarak telaffuzu için şöyle bir yol izlenebilir.

      1. Harflerin mahreçleri açıklanır,

      2. Öğretmen harfleri tek başına ve harekeli olarak telaffuz eder. Varsa kasetlerden de dinletir,

      3. Öğrenciye söylettirilir,

      4. Yanlışlar düzeltilinceye kadar tekrar ettirilir.

      Arapça okumak için sadece harfleri mahreçlerine uygun okumak yetmemektedir. Harekeleri ve diğer okuma işaretleri ile birlikte Arapça okuma öğretiminde iki yöntem uygulanmaktadır.

      1. Tümevarım yöntemi.

      2. Tümdengelim yöntemi.

      Tümevarım yöntemi:

      Bu yöntemin üç şekli vardır.

      a. Harften başlayarak öğretme usulü: Harflerin önce isimleri öğretilir. Sonra harfler harekeli ve diğer işaretlerle birlikte okutularak öğretime devam edilir. "Elif, be, te, se, cim" gibi.

      b. Sesten başlayarak öğretme usulü: Burada sesler ön planda tutulur. Sesleri zamanla bir araya getirerek öğrencinin kelimeye geçmesi, oradan da cümleler kurması sağlanır.  "E,I,U,BE,BI,BU" gibi.

      c. Heceden başlayarak öğretme usulü: Burada hecelerin öğrenimine öncelik verilir. Arapça�da kelimeler genelde iki veya daha fazla heceden oluşur. Ancak tek heceli kelimeler de vardır. Kelimeler hecelere bölünürken daha ziyade med harfleri kullanılır. Sonra heceler birleştirilip kelimeler ve cümleler oluşturulur. "Men, mâ bâb, dem, yed, fî" gibi.[46]

      Tümdengelim yöntemi:

      Bu yöntem iki şekilde uygulanabilir.

      a. Kelime ile öğretme usulü: Burada öğretime kelime ile başlanır. Bilinenden bilinmeyene doğru yol almak için sınıf içi ve sınıf dışı öğretim etkinliklerinde çeşitli etkinlikler gerektiren tedbirler alınır. Örneğin, öğretilecek kelimelerin resim veya maketleri öğrenciye gösterilir. Sonra da kelime düzgün ve açık bir telaffuzla öğrenciye söyletilir. Öğrenci, aldığı ses ile şekil arasındaki ilişkiyi derhal kavrar ve kelimeyi öğrenir. Bu sırada kelime levhalar üzerine veya yazı tahtasına yazılır. Böylece öğrenci duyar, görür ve söyler. Bu şekilde önce kelimeler öğretilir. sonra da harflere geçilir.

      b. Cümle ile öğretme usulü: Öğretime cümleden başlanır.  Bu bir deyim de olabilir. Sonra, ilavelerle bu cümle büyütülür. Örneğin, "Huna Ahmed" "Huna Ahmed yelabu" "Huna Ahmed yelabu'l kurate" "Huna Ahmed yelabu'l-kurate mea�sadigi". Bu usulde;

      1. Önce öğretmen kısa cümleler kurar ve yeterince tekrar eder.

      2. Öğrenci aynı cümleleri tekrar eder.

      3. Telaffuz yanlışlığı düzeltilir.

      4. Sonra cümleler kelimelerine ayrıştırılır.[47]

     D. OKUMA ÖĞRETİMİ

      Okuma, öğrencinin konuşma ve yazma becerilerini geliştirmesi yönünden önemlidir. Bir yabancı dili gerçek anlamda öğrenebilmek okuma becerisini geliştirmeye bağlıdır.  Okuma yoğun ve yaygın okuma olarak ikiye ayrıldığı gibi, sesli ve sesiz olarak da ayrılabilir.[48]

      Okumadan amaç anlamadır. Okunan metnin anlaşılması ve anlaşılan metnin başkalarına anlatılabilmesi için dört aşamalı bir yol izlenebilir.

      1. Metin bir iki kez banttan dinletilir. Bant yoksa öğretmen veya öğrenci metni sesli olarak okur. Bu aşamada amaç, metnin tamamını gözden geçirerek konusunu anlamaktır.

      2. Çözümleme (analiz) aşamasında metin parçalanarak cümle ve paragraflar üzerinde ayrıntılı olarak durulur.

      3. Bireşim (sentez) aşamasında öğrenilen tüm cümle ve paragraflar birleştirilerek, bir bütün olarak metnin anlamı ortaya çıkarılır.

      4. Kontrol aşamasında öğretmen, öğrencilere sorular sorarak, metnin doğru anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol eder.[49]

       E. YAZMA ÖĞRETIMI

      Yabancı dil öğretiminde dört temel beceriden birisi olan yazma öğretimi, sözlü iletişim kadar önemlidir.  Sözlü iletişimde hatalar hoş görüyle karşılanırken yazmada hata pek kabul edilmez.  Yazma öğretimi üç şekilde gerçekleştirilebilir.

      1. Kontrollü yazma: Burada amaç, öğrencilere dildeki kelimeleri ve yapıları doğru şekilleriyle yazma imkanı vermektir. Bunun için şu alıştırmalar yapılabilir.

       a. Verilen cümlelerdeki bazı kelimelerin yerlerinin değiştirilmesi.

      b. Verilen bir yapının başka bir yapıya dönüştürülmesi. Örneğin, verilen bir metinde geçen tüm birinci tekil şahıs zamirleri, 3. tekil şahıs zamirlere değiştirilmesi.

      c. Verilen örnek bir diyalog veya metnin anahtar kelimeleri kullanarak yeniden yazdırılması.

      d. Düzensiz olarak verilen cümleleri sıraya koyma veya yeniden yazma alıştırmaları.

      e. Verilen sorulara bir bütünlük içinde cevaplar hazırlama.

      f. Yarım bırakılmış bir cümlenin tamamlanması yaptırılabilir.[50]

      2. Dikte yapma:

      a. Ders izlendikten sonra, bu derse ait metin veya diyalog ev ödevi olarak verilir. Öğrenci bunun yazılışını öğrenir

      b. Bir sonraki derste öğretmen metni okur ve öğrencilere dağıtır.

      d. Öğrenciler yanlışları düzeltir.

      e. Daha sonra aynı metin veya diyalog asıl metinle karşılaştırılarak yanlışlar düzeltilir.[51]

      3. Serbest yazma: Öğrenilen dil kalıpları ve kelimeleri kullanmak amacıyla kompozisyon, mektup, kısa hikaye, şiir, makale vb. yazılar hazırlayarak serbest yazma çalışması yapılabilir.

       F. DILBILGISI ÖĞRETIMI

      Yabancı dil öğretim yöntemleri içinde en çok tartışılan konuların başında dilbilgisi öğretimi gelir. Bu yüz yılın başlarında dil öğrenmek, gramer öğrenmek şeklinde anlaşılıyordu. Buna tepki olarak bazı dilciler, anadilini öğrenen bir çocuğu örnek vererek dilbilgisine gerek olmadığını ileri sürmüşlerdir. Bu görüş yeni öğretim yöntemleri arayışlarına sebep olmuştur.[52]

      Yabancı dil öğreniminde dilbilgisi öğreniminin gereksiz olduğunu söylemek yanlıştır. Ancak dil öğrenmek demek,  o dilin gramer kurallarını ezberlemek de değildir.  Konuyla ilgili bir bilim adamının görüşlerine bakalım.

      1. Anadilini öğrenen bir çocuğun dilbilgisi kurallarına gerek duymadığı tezi doğru değildir. Çocuk, ilkokula gidinceye kadar dört temel beceriden dinleme anlama ve konuşma becerilerini öğrenir. Okuma ve yazma becerilerini öğrenmek üzere okula gider. Anadilinin inceliklerini öğrenmek için de dilbilgisi kurallarını öğrenir. Yalnız çocuğun ve yabancı dil öğrenen birinin dilbilgisi kurallarını öğrenmesi arasında önemli bir fark vardır. Çocuk anadilini belli bir ölçüde öğrendikten sonra dilbilgisi öğrenir. Ezber olarak  bilinçsiz bir biçimde kullandığı kurallar, bilinçli bir duruma gelir ve anadilini daha bilinçli olarak tanır. Yabancı dil öğrenen bir kimse de karşılaşılan durum ise bunun tersidir. Önce dilbilgisi kuralları öğrenilir ve bu kurallar yardımıyla dildeki dört beceri geliştirilmeye çalışılır.

      2. Anadilin öğrenilmesi sırasında, öğrenilen tüm kelime ve kurallar hiçbir engele rastlamadan beyne yerleşirler. Oysa yabancı dil öğrenen bir kimsenin zihninde öncelikle kendi anadiline ait bilgiler yerleşiktir. Yabancı dil, anadilin üzerine inşa edilmek zorundadır. Bu durum bilinç altında yeni analiz ve sentez işlemlerini gerektirir. Yabancı dilin kurallarını öğrenmek, anadili ile karşılaştırmak, bilinç altının yaptığı analiz ve senteze yardımcı olmak yönünden çok yararlıdır. Böylece anadili ile öğrenilen dili gerçek anlamda öğrenebilmek, temel dört becerideki işlevlerin tamamını yerine getirebilmek için dilbilgisi gereklidir.  Burada sorulması gereken sorular yalnızca şunlardır: Dilbilgisi nerede, ne zaman, ne kadar gereklidir?

      Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere dilbilgisi amaç değil, araçtır. Ancak, yüzyıllar boyu bu durum yanlış anlaşılmış ve dilin kendisi öğretileceği yere, dilbilgisi kuralları öğretilmiştir.  Amaç, araç durumuna gelmiş dilin kurallarını bilen, ama öğrendiği dili konuşamayan, okuduğunu anlamayan insanlar yetiştirilmiştir.  Günümüzde bile orta ve yüksek öğretimde bu yanlış yol izlendiği için yabancı dil öğretimi bir çıkmaza girmiştir.  Gençlerin enerjileri, zamanları ve devletin milyarları boşa harcanmaktadır.

      Dilbilgisi öğrenilen dilin temel kurallarını işleyiş düzenini kavramaya yardımcı olacak kadar öğretmek yeterlidir.[53]

       Konuyla ilgili olarak Arapça kitaplarının yazarları şöyle yazmaktadır. "Arapça�nın meslek dersi olma özelliği bu dersin gramer bilgisi şeklinde okutulması sonucunu doğurdu. Gramer kaideleri ağırlıklı olarak okutulup öğretiliyor, gramer kaidelerinin izahı ve tahlil için okunan metinler ise, adeta bir ders gibiydi. Metin ayrı, gramer ayrı ve her ikisinde de maksadın kavaid öğrenmekten ibaret olduğu acaib bir Arapça öğretimi yıllarca sürüp gitti."[54]

      Yazarlar bu yanlışın yıllarca sürüp gittiğini ve artık bunun terk edilmesini söylüyorlar. Maalesef, bu durum bugün de sürüp gitmektedir. Halbuki, bir dilin dilbilgisi kurallarını bilmek, o dili bilmek demek değildir. Bir dili bilmek, o dilde konuşulduğunda ve okuduğunda anlama, konuşabilme ve yazabilme becerilerini kazanmak demektir. Bu sebeple dilbilgisi öğretimi amaç olmaktan çıkmalı ve bir araç olarak öğretilmelidir. Dil bir bütündür ve o bütünlüğü ile Öğrenilmeli ve öğretilmelidir.

  Baştan beri ifade edildiği gibi Arapça bizim için bir yabancı dildir ve yabancı dillerin gelişmiş öğretim yöntem ve teknikleri ile öğretilmelidir.


IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,250 Saniyede Yüklendi.