Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Arapça'dan Türkçe'ye Tercüme Çalışmaları
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netالدراسات الترجمة - TERCÜME ÇALIŞMALARIArapça'dan Türkçe'ye Tercüme Çalışmaları
Mesaj icon Konu: "Molla Cami'den Beyitler" Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Sayfa   2 Sonraki >>
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Konu: "Molla Cami'den Beyitler"
    Gönderim Zamanı: 04Ocak2007 Saat 17:35



Merhaba arkadaşlar,
 
Bu kısımda klasik usulde gösterilen arapça nahiv derslerinin en önemlilerinden birisi olan "Molla Cami" kitabında, kaidelere misal olarak ibarede geçen beyitleri zikederek, ardından da "beytin örnek teşkil etmesine sebep olan kısmını izah" ederek bazı nahiv kaideleri konusunda kendimizi geliştirelim diyorum. Ben önce beyti yazarım. Katılmak isteyen arkadaşlar da önce beytin manasını, sonra da "Mahall-i Şahid"ini, yani beytin örnek gösterilmesine neden olan nahiv kaidesinin geçtiği kısmı söyleyerek izah ederler. Böylece ben de nahiv derslerimi tekrar etmiş olurum.   Çok küllendi benim bilgilerim. inşallah zorlanmam...
 
Evet, hadi bakalım, Nahiv meraklıları buraya!!!!:)
 
İşte ilk beytimiz. Peygamberimiz efendimiz (S.A.V)'in kızı Fatımatu-z Zehra (r.a) validemizin Rasulullah'ın vefatı üzerine söylediği bir beyittir:
 
ما ذا على من شمّ تربة أحمدا  *  أن لايشمّ مدّى الزمان غواليا  *  صبت عليّ مصائب لو انها  *  صبت على الأيام صرن لياليا  *
 
İlkinde ben ipucu vereyim. Mahalli Şahid "مصائب" kelimesidir.  Manasını ve açıklamayı sizden bekliyorum. Bunun izahatı çok basit zaten. hepiniz bilirsiniz...
 
Selametle...




IP
verbatim
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı verbatim Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Ocak2007 Saat 20:33



Ahmed'in(s.a.v)türbesini koklayan o kimseye ne (oluyor)?

uzun zaman güzel kokuları kokluyamıyor(peygamber efendimizin turbesini kokladıgı için)
benim üzerime musibetler döküldü.eğer o musibetler günler üzerine dökülseydi gece olurlardı.
mana olarak böyle biliyorum. kitabı okuyanlardan da nahiv kaidesinin acıklamasını beklıyoruz.aeo



IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Ocak2007 Saat 17:32
Verbatim mana açıklaması için teşekkürler. Allah razı olsun senden...
 
Aloooo, nerde nahivciler ya? Bu konuyu sevmediniz anlaşılan. Devam etmicekse kaldırayım. Yani ben daha fazla katılım olacak bekliyordum. Ersil, Ayseker, Acizane, Sdfl, İbnu Hummam, Real_prayer, Hale ve diğer bilumum nahiv konusunda bilgili olduklarını tahmin ettiğim arkadaşlar! Hadi sizi bekliyor soruyorlar. "Mesaibün" kelimesinde ne olmuş? İyi bakın "mesaibü" değil, "mesaibün"...Daha çok güzel beyitler ve konular sıradaaa...Cevap bekliyoruz, buyrun...
 
Selametle...
 
 


IP
verbatim
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı verbatim Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Ocak2007 Saat 17:58

'mesaibü'kelimesi gayrı munsarıfdır.normalde tenvın ve esre kabul etmez.burda kabul etmesının sebebi şiir zaruretınden dogan ihtiyaç karşısında tenvin alabıiır mı?


IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 06Ocak2007 Saat 01:41

Evet Verbatim, cevap doğru. Bu kadar basitti. Mola Cami'de gayrı munsarıf kelimelerin "tenvin" kabul etmediğini ancak "zaruret" halinde bunun mümkün olabildiğini, bu şekilde kullanımların mevcut olduğu izah edilirken bu şiirde geçen "mesaibün" kelimesi örnek gösterilmiştir. Vezin ölçüsü zaruretinden dolayı...

Tebrik ederim...


IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 06Ocak2007 Saat 01:49
Şimdi ikinci bir beyt gönderiyorum. Yine aynı konudan. Zaten bildiğiniz bir mevzu aslında. Ama şiir de çok güzel...
 
هنيئا لأرباب النعيم نعيمهم  *  و للعاشق المسكين ما يتجرع
أعِدْ ذكر نُعْمانٍ لنا أنّ ذكره  *  هو المسك ما كررته يتضوع
 
Benim sınavlarım olduğu için foruma bir süre sık uğrayamayacağım. Görüşmek üzere...
 
Selametle..


Düzenleyen msevgili - 31Ocak2007 Saat 17:39


IP
ayseker
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Van
Gönderilenler: 390

Alıntı ayseker Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 06Ocak2007 Saat 05:58
Msevgili kardeş açtığın konu çok güzel.Bu soruları cevaplamak için sade nahiv bilmek yeterli mi,yoksa Molla Cami'yi okumak gerekir miydi?Molla Cami'yi okumayı çok isterim ama okumadım Molla Cami'yiÇünkü bilgisayar yazımı olan bi baskısını bulamadım,eski usül yazımı vardı ama onu da tek başıma çözmem zor olurdu.
Bu yüzden şimdi pek yorum yapmaya cesaretim yok.Ayrıca sen mahalli şahidi söylemesen ve tenvinini de belirtmeseydin ben bulamazdım "mesaibun"u mesela.
Ama elimdeki diğer kaynaklarda Molla Cami'den örnekler geçiyor.Eğer çözebildiğim bişeye rastgelirse katılmaya çalışırım.
Ayrıca eğer sizde yeni usül baskılı şerhi varsa yayınevi ve numarası mevcutsa rica edebilir miyim?

IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 06Ocak2007 Saat 20:28
Merhaba Ayşeker,
 
Soruları cevaplamak için Nahiv bilgisi yeterli aslında. Ama benim Mahalli Şahid'i söylemem gerekiyor galiba. Bu ikinci beyitte mahalli şahid "  نُعْمانٍ " kelimesidir. Konu yine gayrı munsarıf.
 
Malesef kardeşim, yeni usul baskılar hakkında bilgim yok. Benim elimdeki eski usul üzerine. Kitabım bile çok eski. O kadar ki aynı kitaptan babam okumuştu 40 sene önce. Babama da üçüncü bir kişiden geçmiş zaten. :-)) Ama kitap müthiş sağlam. :-))
 
Selametle...


IP
sdfl
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 259

Alıntı sdfl Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 08Ocak2007 Saat 10:31
Selam,
Öncelikle böyle faideli konular açtığınız için size minnettarız.Maşaallah kaynak bolluğu var sizde.Benim de el yazması eserlere ilgim var.Elimde kütüphaneden araştırma için kopyasını aldığım bir eser var;fakat herhangi bir Türkçe veya Osmanlıca açıklaması olmadığı için buraya taşımayı düşünmedim.Aslında eser, metafizikle ilgili.Görünmeyen alemin sırlarını taşıyor.Sahaflara uğrarsam iyi bir kitap bulurum ümidiyle, sizlerle paylaşırım.
 
Şiire gelince,anladığım kadarıyla - kaynağı elimde mevcut değil-yanlışım olursa mazur görün.
Cennet(huzur)sahiplerine mutlulukları yarasın*Zavallı aşka da yudumladığı(çektiği)
Nu'man'ın zikrini bize tekrar söyle* O söz ki,tekrar ettikçe kokusu yayılan bir misktir.
 
Nu'man kelimesine gelince;şiir zaruretinden dolayı gayrı munsarıfın tenvin alabileceğini siz de söylemişsiniz.Ayrıca şundan da kaynaklanabilir:Muzaf muzafun ileyh olduğu takdirde bazı gramerciler gayrı munsarıflığın düştüğünü söylerler.
 -----------
Bu arada unutmadan kimleri görüyorum forumda.....Verbatım kardeşim,umarım kısa vadeli değildir gelişin.Aramıza hoş geldin...


Düzenleyen sdfl - 08Ocak2007 Saat 10:34

</a>
          
IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 08Ocak2007 Saat 19:40

Sdfl hoş geldin. Nerelerde kaldın, gözümüz yollarda kalmıştı. Döndüğün için sevinçliyiz.

Güzel sözlerin için teşekkür ederim. Başka kaynaklar da var, devamı gelecek inşallah  . Güzel şeyler bulursan paylaşım için senden de bekleriz tabiki...
 
Şiire gelince çevirin gayet hoş olmuş. Ancak ben şiirde hataen "و للعشق" yazmışım. Doğrusu "و للعاشق" şeklinde olacak. Bu durumda "zavallı aşk" değil "zavallı aşık" oluyor. yanlışlık için özür dilerim.
 
Şiirde " نُعْمانٍ " kelimesi gayrı munsarıf olduğu halde mecrur olarak gelmiştir. Sebebi şiir zarureti değil, "izafet"tir. Molla Cami ve Kafiye musannıfı İbn-u Hacib'e göre "izafet" gayrı munsarıfın cerri kabul ettiği yerlerdendir.
 
Bu arada şiirle ilgili küçük bir not: Şiir İmam-ı Şafi rahimehullah tarafından İmam-ı Azam Ebu Hanife'yi ta'zim için söylenmiştir.
 
Bu arada Verbatim arkadaşımızdan katılımlarının devamını diliyoruz.
 
Selametle...


IP
sdfl
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 259

Alıntı sdfl Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 09Ocak2007 Saat 10:32
Teşekkür ederim.Yokluğum o kadar da hissediliyor mu?O,sizin inceliğiniz ve kadirşinaslığınız...
Ayrıca aşk kelimesine gelince bana da "aşık" daha mantıklı geldi.Ama şiir bu.Teşhis sanatı yapılarak aşkı zavallı diye sıfatlandırabilirler diye düşündüm.Ne de olsa,aşk acı çektirmeye devam ettikçe,sahibini zavallı kılmaya da devam edecektir...

</a>
          
IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 09Ocak2007 Saat 19:49
Merhaba,
 
Tekrar hoşgeldin sdfl.
 
İşte yeni beytimiz. Bu beyt de "gayrı munsarıf" konusundan yine. Maşallah ne bereketli konuymuş. Birici şiirimizde "şiirde ölçüye uyum" zaruretinden dolayı gayrı munsarıf tenvin almıştı. İkinci misalde "izafet"ten dolayı mecrur olmuştu. Bu misalde de yine şiir zaruretinden dolayı ama bu defa "kafiye" uyumu için gayrı munsarıf kelime mecrur ve tenvinli olarak gelmiş.
 
Mahalli Şahidi açıkladık. Bu durumda size sadece beytin anlamını türkçeye çevirmek kaldı. Beytin söyleyeni bilinmemektedir. "La edri"...İşte beytimiz:
 
سلام على خير الانام و سيدٍ  *  حبيب اله العالمين محمدٍ  *  بشير نذير هاشميٍّ مكرّمٍ  * عطوف رؤوف من يسمى بأحمدٍ


IP
sdfl
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 259

Alıntı sdfl Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 09Ocak2007 Saat 20:11

Ehlen bike...

Selam ,insanların en hayırlısına *Alemlerin Rabbi'nin sevgilisi Muhammed Efendimize *
Müjdeleyeci,uyarıcı ve şerefli Haşimi'ye*Şefkatli ve merhametli Ahmed ile isimlenene

</a>
          
IP
ibnu hummam
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Konya
Gönderilenler: 79

Alıntı ibnu hummam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 12Ocak2007 Saat 16:31
Esselamu aleykum,
 
Haccdan yeni geldik el hamdulillah
Bakiyorum nahiv konusunda yine cezb eden konular bulmussunuz
 
Onceki mesajlarda konusulan molla caminin yeni bir baskisi hakkinda :
 
Suriyede okuyan bir arkadasim bana yeni baski ,1 hamur/1 kalin cildli, dipnot ve tam tahkikli , asri/acik yazi guzel bir baskisini hediye etmisti
Isterseniz matbanin ismini vs size bildireyim
 
Bir konuyu tekrar etmek istiyorum
....
أعِدْ ذكر نُعْمانٍ لنا أنّ ذكره  *  هو المسك ما كررته يتضوع
 
Nu'man kelimesine gelince;şiir zaruretinden dolayı gayrı munsarıfın tenvin alabileceğini siz de söylemişsiniz.Ayrıca şundan da kaynaklanabilir:Muzaf muzafun ileyh olduğu takdirde bazı gramerciler gayrı munsarıflığın düştüğünü söylerler....
 
tum gramerciler gayru munsarif isim mudaf oldumu sarfi kabul eder bildiklerime (katru nedda / elfiyye ibni malik ) gore (yine tenasub ; zarureti siiriyye vs icin de gelebilir)
mudaf ileyh olma konusunu ilk defa duyuyorum  sanirim burada bir sey var
burada ise boyle bir durum yok , usula gore burada  zaruret siiriyye/tezyin  olmasi gerekmezmi ?  Allahu alem
 
Gerci msevgili guzel aciklamis:
Sebebi şiir zarureti değil, "izafet"tir. Molla Cami ve Kafiye musannıfı İbn-u Hacib'e göre "izafet" gayrı munsarıfın cerri kabul ettiği yerlerdendir.
 
Biraz kafami kurcaladi
Yok mesele semai olup Molla Cami ve  İbn-u Hacibin talillleri ise fikhu lugata girer o zaman fazla kelama hacet yok mesele dediginiz gibidir

IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 12Ocak2007 Saat 20:54
Merhaba,
 
Hacı İbn-u Hummam kardeşim, hoş geldin, safalar getirdin. İnşallah bizlere de nasip olur bu güzel ibadet...
 
"  أعِدْ ذكر نُعْمانٍ لنا أنّ ذكره   " konusundaki ikazın için teşekkürler. Bilgilerin konusunda tevehhüme düşmene gerek yok. Benim yanlış ve dikkatsiz okumam sonucu böyle bir hata gerçekleşti. İkazın üzerine konuya yeniden baktım. Dediğin gibi bu misal "izafet"ten dolayı gayrı munsarıf'ın munsarıf olmasına değil. Şiir zaruretinden dolayı ikinci bir misal sadece. Hz. Fatıma'nın şiirinde "vezin ölçüsü" nedeni ile "mesaibün" kelimesi munsarıf olmuş ve tenvin almıştı. Bu misalde ise "vezin" tam, ama şiirin akıcılığı (selaset) için tenvinve cer olarak gelmiştir. Molla Cami metninden aynen aktarıyorum: " فانه لو فتح نون نعمان من غير تنوين يستقيم الوزن و لكن يقع فيه زحاف يخرجه من السلاسة "


Düzenleyen msevgili - 13Ocak2007 Saat 18:40


IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 13Ocak2007 Saat 18:54

Merhaba arkadaşlar,

Yeni bir beyt gönderiyorum. Bu beyit de çok kısa. şairi "Nabıga ez-Zeybani". Devamını bulamadım. Molla cami'de geçtiği kadarıyla gönderiyorum..."Izmar kable-z zikr" konusu ile alakalı bir beyt. Buyrun:

جزى ربُّه عنّى عديّ ابن خاتم * جزاء الكلاب العاويات

Mahalli Şahid birinci mısra...Konu ızmar kable-z zikr...
 
Selametle...


IP
ibnu hummam
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Konya
Gönderilenler: 79

Alıntı ibnu hummam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 14Ocak2007 Saat 00:09
selamun aleykum,
 
Onceki mesajin :
 
Onceki mesajlarda konusulan molla caminin yeni bir baskisi hakkinda :
 
Suriyede okuyan bir arkadasim bana yeni baski ,1 hamur/1 kalin cildli, dipnot ve tam tahkikli , asri/acik yazi guzel bir baskisini hediye etmisti
Isterseniz matbanin ismini vs size bildireyim
 
Kitabda buldugum bilgiler sunlardan baskasi degil
Molla cami
Matba/nesr ismi :   darul kitabi el arabi
yeri :                    istanbul - turkiye
muhakkik :   dr usame errufai
 
Kitab istanbul kaynakli arkadaslar , oradan taleb olunsun , insaallah bulunur
 
msevgili :
Şiir zaruretinden dolayı ikinci bir misal sadece. Hz. Fatıma'nın şiirinde "vezin ölçüsü" nedeni ile "mesaibün" kelimesi munsarıf olmuş ve tenvin almıştı. Bu misalde ise "vezin" tam, ama şiirin akıcılığı (selaset) için tenvinve cer olarak gelmiştir. Molla Cami metninden aynen aktarıyorum: " فانه لو فتح نون نعمان من غير تنوين يستقيم الوزن و لكن يقع فيه زحاف يخرجه من السلاسة "
 
Allah senden razi olsun bende gece epey molla camiye baktim , mesele boyledir 

IP
sdfl
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 259

Alıntı sdfl Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 22Ocak2007 Saat 13:10

Selamün aleyküm.

Kısa bir aradan sonra burada olduğum için mutluyum.Bu dönem büyük bir maraton yaşadık.Hayırlısıyla tamamına erdi.Forumdan sık sık ayrılmak zorunda kaldım.Tam da daha çok katılma fırsatı yakaldım derken başka bir iş daha çıktı bana.Ama inşaallah fırsat buldukça iştirak edeceğim..
  Şiirin bir mısrası da bayağı bekledi.Açıklamaya çalışayım:
Rabbi ,Adiyy bin Hatem'i  benim adıma ürüyen köpekleri cezalandırdığı gibi cezalandırdı.(köpekler ürüdüğü halde Allah onlara bir şey vermeyerek nasıl cezalandırıyorsa) 
Mahalli şahide gelince;rabbehü kelimesindeki zamir Adiyy isminin yerinedir.İsim zikredilmeden önce zamir yazılmış,isim daha sonra geçmiştir.Çünkü fail de meful de aynı isimden oluşuyor.


Düzenleyen sdfl - 24Ocak2007 Saat 16:09

</a>
          
IP
cetkin12
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 04Ocak2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı cetkin12 Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 23Ocak2007 Saat 15:25

Allah sizlerden razı olsun. Gayet faydalanıyoruz.

رضي الله عنكم


IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 29Ocak2007 Saat 15:22
Ah ah, arkadaşlar uzun süre uğrayamadım burası da kaldı böyle...
 
Sdfl şiirin manası doğru. Mhalli şahide gelince. Burası senin de dediğin gibi zamirin merciinden önce gelmesi ile ilgili bir yer. Nahiv alimlerinin çoğuna göre zamirin merciinden önce gelmesi zamir faile raci olduğu zaman caizdir. " ضرب غلامَه زيدٌ  " misalinde olduğu gibi. Çünkü failin asıl yeri zaten fiilden hemen sonra gelmesidir. Gulamehü'deki zamir lafzan olmasa da rutbeten "zeyd"e raci olabilmektedir. Bu nedenle " ضرب غلامُه زيداً " caiz değildir. Çünkü gördüğünüz gibi zamirin mercii lafzan ve rütbeten (meful) kendinden sonra gelmektedir. Ancak Ahfeş ve İbn-ü Cinni'ye göre  bu caizdir. onların delili de bu şiirdir. Şiirde gördüğünüz gibi "adiyy bin hatem" e raci olan zamir kendinden önce gelmiştir ve "adiyy bin hatem" lafzı lafzan olduğu gibi meful-ü bih olmakla da rütbeten zamirden sonra gelmiştir...
 
Nahiv ulemaları bunu şiir zarureti olarak reddetmişlerdir. Ayrıca burası " جزي رب الجزاء عني عدي ابن خاتم " takdirinde olup zamir mahzuf ceza masdarına racidir derler...
 
Selametle...


Düzenleyen msevgili - 29Ocak2007 Saat 15:29


IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 29Ocak2007 Saat 15:42
Yeni beyt. İlk mısraı yan kayıttan yazdım ama çok ufak göründüğü için yanlış yazmış olabilirim. Anlamlarını ben de bilmiyorum tam olarak zatem Birlikte çözecez.
 
Dırar bin Neşhel'e ait olan beyt "karine kaim olunca fiilin hazfinin caiz olması" konusu ile ilgili. Buyrun beytimiz:
 
سقى حدنا امسى بدومة ثاويا  *  من الدلو والجورا غارٌ و رائح
ليبك يزيدُ ضارعٌ لخصومةٍ  *  و محتبط ممّا تطيح الطوايحُ
 
 
Selametle...


IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 31Ocak2007 Saat 17:41
Orjinalini yazan: cetkin12

Allah sizlerden razı olsun. Gayet faydalanıyoruz.

رضي الله عنكم

 
Cetkin12 aramıza hoşgeldin. Sanırım bu konuya ilgilisin. katkılarını bekleriz...Selamlarımla...
 


IP
cetkin12
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 04Ocak2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı cetkin12 Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 02Şubat2007 Saat 18:38
Hoş bulduk arkadaşım. Benim arapçaya ilgim var. ancak şiir konusunda oldukça zayıfım. burda sizlerden bilgilenirsem ne mutlu bana. Her şey için teşekkür ederim.

IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 09Şubat2007 Saat 00:30

sevgili kardeş bu beyitler molla camiden değil ama sendende uzak değil :) inş görüşürüz.

---------------------------------------------------
يا من بِدُنياه إشتغل * قد غرّه طول الامل
أولم يزل فى غفلة * حتّى دنا منه الأجل
الموت يأتى بغتةً * والقبر صندوق العمل
إصبر علي اهوالها * لا موتَ إلا بالأجل
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ey dünya ile meşgul olan * Mutlak aldatır onu uzun emel
Yada gaflet üzre kalır * Taki yaklaşıncaya dek ecel
Ölüm gelir bir anda * Kabir bir sandıkki içi amel
Sabret zorluklarına * Yoktur ölüm, gelmesse ecel

Bilende O Bildirende
IP
sdfl
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 259

Alıntı sdfl Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 09Şubat2007 Saat 16:05
Orjinalini yazan: msevgili

Yeni beyt. İlk mısraı yan kayıttan yazdım ama çok ufak göründüğü için yanlış yazmış olabilirim. Anlamlarını ben de bilmiyorum tam olarak zatem Birlikte çözecez.
 
Dırar bin Neşhel'e ait olan beyt "karine kaim olunca fiilin hazfinin caiz olması" konusu ile ilgili. Buyrun beytimiz:
 
سقى حدنا امسى بدومة ثاويا  *  من الدلو والجورا غارٌ و رائح
ليبك يزيدُ ضارعٌ لخصومةٍ  *  و محتبط ممّا تطيح الطوايحُ
 
 
Selametle...
 
Kovadan akşama kadar uzun müddet boyunca suladı(haddüna kelimesini tam yerleştiremedim)Zulüm, mağara gibi, bir ileri bir geri
Buyur,düşmanlığa boyun eğen ve tehlikeye düşüren hadiseleri yıkmada başarısız olan Yezid.(saviya kelimesi ölene kadar da olabilir.)
Bazı kelimeleri bulamadım meselâ:"muhtebid" ,"hadüna","cevra"
Biraz uydurma bir çeviri oldu ama;kelimelerin aslı böyle mi?Neyse siz de bir bakarsınız.
Bu arada, su ve Yezid kelimelerini görünce Hz.Hüseyn'in şehadeti ile ilgili bir beyit mi acaba diye düşündüm.


Düzenleyen sdfl - 09Şubat2007 Saat 19:27

</a>
          
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 13Şubat2007 Saat 17:51
inş.bilgisayar formatında yazılmış bir molla cami elime geçerse sevgili kardeşin gönderdiği beyitlere bende katılırım :)
yarın elime geçer inş. 

Bilende O Bildirende
IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 08Mart2007 Saat 22:38
Sdfl teşekkürler katılımın için...
 
Şiirin evveli ve âhirindeki değinilen noktalara vakıf olmadığımız için sadece bu satırlardan anlam çıkarmak oldukça zor oluyor.
 
Bu beytte mahhalli şahid "dariun" kelimesinden önceki fiilin hazfolunmasıdır...

IP
rabbani
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 11Aralık2007
Gönderilenler: 0

Alıntı rabbani Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 11Aralık2007 Saat 00:56
s.a kolay gelsin anladığım kadar süali mukaddere cavap vaki olan cümlenin fiili hazif olunmuş faili ibarede kalmış

Vesselam
IP
Ubeyd632
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 29Aralık2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı Ubeyd632 Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 29Aralık2007 Saat 17:09
cümleten s.a.
 
cok sükür, ilmi nahiv den anlayan birilerine rastladim.
Arkadaslar!!! hepinize bir sorum var, ilgilenirseniz cok memnun olurum.
Bir ibare var, arapca klavyem olmadigindan latince yazi ile yaziyorum.
 
"ve ma cevabu l ahmaki illes sükut"
 
ben diyorum ki, bunun manasi "ahmakin cevabi ancak sükuttur" fakat muhatab bunun "ahmaka verilecek cevap sükut etmektir" manasina geldigini söylüyor.
 
izah edeyim:
 
bir isim iki sebeble mecrurdur, ya harfi cer ile veya izafet ile. "ahmaki" kelimesinin basinda harfi cer olmadigindan izafet ile mecrurdur diyebiliriz. Izafetin sartlarina bakarsak burada net bir sekilde izafetin oldugunu hepimiz biliriz. demekki "cevabu" kelimesi "elahmak" kelimesine muzaf olmus, izafette aidiyyet ifade eder, netice olarak mananin "ahmakin cevabi" olmasi gerekir, fakat muhatabim "ahmaka verilecek cevap" manasini cikariyor, yani "elahmak" kelimesini terkipte mefulun bih yapiyor, halbuki mefulun bihe ancak sifat muzaf olabilir. Hem mefulun bihin igrabi cer degil fetha olmasi icap eder fakat burada cer olmus. Bu sözün Ibn i hibbana ait oldugunu söylüyor ben ise Igrap hatasi oldugunu tercüme eden heyetin hatasi oldugunu söylüyorum. Bu cümle su sekillerde olsa olabilirdi diyorum
ve ma cevabu ni lahmaka illes sükut    veya
ve ma cevabun lilahmaki illes sükut
Molla camii kitabini defalarca okudum fakat bunu cözecek bir sey bulamadim, el elden üstündür, bu hususta bir bilgisi olan lütfen yazssin. Gayretleriniz icin simdiden cokca tesekkür ediyorum. selamlarimla Ibrahim

IP
antera
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 16Ocak2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı antera Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 16Ocak2008 Saat 19:22
s.a. ,Ubeyd632  kardeşim,bu konudaki fikrimi belirtmek istiyorum.muzafı masdar olan muzafun ileyh,fail ya da naibi fail manasında olabilir.çünkü masdar malum ve meçhul olarak itibar edilir.mesela ضرب زيد "darbu zeydin" şu manalarda olabilir:zeydin vurması,veya zeydin vurulması.tabii ki bu iki durum müteaddi masdarlar için geçerlidir.muzafı lazim masdar olan muzafun ileyhe sadece fail olarak itibar edilir."cevabul ahmaqi" ibaresinde cevab kelimesi icabet masdarının ismi olduğundan olduğundan ve masdardan anlaşılan mana müteaddi olduğundan aslı "icabetul ahmaqi" dir ki ahmağa verilecek cevap olur,vesselam.

IP

Sayfa   2 Sonraki >>
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,093 Saniyede Yüklendi.