Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü - معجم الحكم و الأمثال
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netالمعاجم العربية - KELİME HAZİNESİDeyimler ve Atasözleri Sözlüğü - معجم الحكم و الأمثال
Mesaj icon Konu: Benzerler Ama Farklılar Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Sayfa   2 Sonraki >>
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Konu: Benzerler Ama Farklılar
    Gönderim Zamanı: 24Aralık2006 Saat 23:01



eski forumda da böyle bir konu vardı ve bence çok faydalı bir konu olması hasebeyile burdan devam edebiliriz.inşaallah tüm üyeler faydalanır.
-------------------------------------------------------
arapçada mana olarak birbirine yakın bir çok kelime  var ancak bazı kelimeler birbirinden bazı farklarla ayrılır. bunları bilmek yerine göre çok faydalı oluyor.tabiki bu kelimelerin aralarındaki farklar bazan varsayım olabiliyor yani her iki kelimeyi biribirinin yerine kullanmak mümkün. 


Düzenleyen Ersil - 24Aralık2006 Saat 23:52





Bilende O Bildirende
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Aralık2006 Saat 23:06



الابن والولد:

Birincisi erkek için kullanılır.İkincisi ise hem  erkek hemde kadın için kullanılır.Nesil ve zürriyet kelimeleri ikisine de  kullanılır .

 

الإبدال والتبديل:

Tebdil:bir halden bir hale değiştirmek. Mesela görünüşü değiştirmek gibi.İbdal ise bir şeyin yerine başka bir şey koyarak değiştirmek.

 

الثمن والقيمة:

Kıymet bir şeyin tam değeri, ederi.Semen ise anlaşmaya varılan miktar.Azda olabilir

Fazlada olabilir.

 

التواضع والخشوع:

Tevazu ahlak, zahiri ve batini fiillerde olur.Huşu ise uzuvlar dikkate alınarak söylenir.misal:

اذا تواضع القلب خشعت الجوارح

 

الجلوس والقعود:

İlki aşağıdan yukarı oturmak ikincisi yukardan aşağı oturmak.Yani uyuyana oturması için اجلس  denir.ayaktakine oturması için اقعد  denir.



Düzenleyen Ersil - 24Aralık2006 Saat 23:07





Bilende O Bildirende
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Aralık2006 Saat 23:11

الزكاة والصدقة:

Birincisi sadece farz olur. İkincisi hem farz hem de nafile olabilir.

 

السرعة والعجلة:

Sürat bir şeyin yapılmasını hızlandırmaktır. Acele ise bir şeyi vaktinden önce yapmaktır.Sürat teşvik edilmiştir ama acelecilik kınanmıştır.

 

السبيل والطريق:

Her ikiside yol manasınadır ancak Sebil genelde hayır işlerde kullanılır yani fi sebilillah. Ancak Tarik yanında bir karine olursa hayır işlerde kullanılır.

 

الصحة والسلامة:

Sıhhat bir hastalıktan uzak olmaktır. Selamet ise afetlerden.Deprem , gasp , kaza gibi musibetlerden uzak olmaktır.




Bilende O Bildirende
IP
acizâne
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 28Ekim2006
Konum: Konya
Gönderilenler: 108

Alıntı acizâne Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Aralık2006 Saat 23:12
السلام عليكم
Maşaallah Ersil kardeşim yine farklı bir konu bulmuşsun. Çok güzel ama teşekkürler...
Bu tarz kelimeler özellikle meal çalışmalarında çok faydalı oluyor çünkü bazı kelimelerin anlamları o kadar değişiyor ki bunların karşılıkları aslında düşündüğümüz kadar basit değil ve böyle düşündüğümüz için de arapçanın o engin anlamına vakıf olamıyoruz. Bazen niye bu kelime kullanıldı da diğeri kullanılmadı diye düşünmek gerekiyor çünkü onun bir hikmeti var mutlaka...
Tekrar teşekkürler ellerin dert görmesin faydalı bir konuya daha el attın Allah muvaffak etsin inşaallah bulursak biz de göndeririz zor olsa da
 
Selam ve Dua ile...



IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Aralık2006 Saat 23:19
acizane kardeş tşk.inşaallah size derslerinizde faydalı olur.bunları daha önceki forumda atmıştım ancak silindi şimdi elimde mevcut yazılı olanları göndereyim daha sonra eksikleri bulup göndermeye devam ederim.tabiki sizin katkılarınız da bu konuyu zenginleştirecektir :)



Bilende O Bildirende
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Aralık2006 Saat 23:21

 

القاضي والمفتي:

Müftü şer’i kanunları beyan eder. Kadı ise o kanunlarla, olaylara göre hüküm verir.

 

المتعة والمنفعة:

Mut’a lezzet veren bir faydalanmadır. Menfaat ise , sonucu faydalı olan ancak zor ve acı bir şey olabilir.

 

النقص والنقصان:

Naks, maddi veya manevi eksikliktir. Mal,can,delilik v.s. Ancak noksan sadece maddi eksikliktir. 

 

العدم والفقد:

Fakd, bir şeyin varken yok olmasıdır. Adem ise hem varken yok olması hem de hiç olmamasında kullanılır.mesela Allah c.c ın ortağı mafgud denmez  ma’dum denir.Çünkü hiç olmamıştır.

 

السؤال والطلب:

Sual hem fiille olur hem de sözle olur ama bir cevap ister . Talep ise bazen cevap gerektirir bazen gerektirmez . Her sual taleptir her talep sual değil.

 

السنة والعام:

Birincisi başladığın günden itibaren aynı güne denk gelene kadar olan süredir. İkincisi ise içinde bir yaz ve kış geçmiş olması gerekir.Birincide yazın yada kışın ortası olabilir ama diğerinde olmaz.

 

السهو والغفلة:

Sehv bir şeyin görüntüsü yada manası hayalde yada aklında  olmasına rağmen hatırlayamamak kavrayamamaktır. Gaflet ise görüntü yada mana olmadan hatırlayamamaktır.

 

الريب والشك:

Şek iki durum arasında eşit olarak kararsız olmaktır. Rayb ise şek ile beraber töhmet olmasıdır.mesela:وإن كنتم في ريب مما نزلنا على عبدنا  müşrikler şekte olmalarıyla birlikte peygamberimize iftiracı diye töhmette bulunuyorlardı.




Bilende O Bildirende
IP
acizâne
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 28Ekim2006
Konum: Konya
Gönderilenler: 108

Alıntı acizâne Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Aralık2006 Saat 23:23
السلام عليكم
inşaallah bulursam mutlaka gönderirim ama sizin elinizde mevcut olanları burada görmekten çok mutlu olurum ve inanın bu forumdaki pek çok konu zaten bana fazlasıyla dersler hususunda yardım ediyor ve duymadığım pek çok şeyden haberdar oluyorum. önceki forumu bilmediğim için bu kelimeleri daha yeni görüyorum ve çok mutlu oldum. Teşekkür ederim Allah yardımcınız olsun ki daha fazlasını gönderin...
 
Selam ve Dua ile...



IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Aralık2006 Saat 23:34

الحلم والرؤيا:

İkiside uykuda görülür. Ancak rüya hayırlı olanlar için kullanılır.Hulm ise şer ve kötü şeylerde kullanılır.hadiste şöyle geçer:الرؤيا من الله والحلم من الشيطان (Rü’ya Allah tan hulm şeytandan)

 

الجود والسخاء:

Birincisinde birine malın yada paranın çoğunu verip kendisine az bir şey bırakmasıdır. ikincisi ise birazını verip birazını da kendine ayırmasıdır.

 

البركة والزيادة:

Bereket görünmeyen artış (ziyade) demektir. Bereket yalnızca Allah c.c. için kullanılır yani Allahın bereketi denir.Her bereket ziyadedir.Her ziyade bereket değil.

 

الاب والوالد:

Valid kişinin doğumunda etkili olana denir. Eb ise dedeye de ataya da denir.

 

الإستكبار و التكبر:

İstikbar:Hak etmeden büyüklük taslamak , iddia etmek. Tekebbur: Haklı olarak büyüklük iddia etmek.Bundan dolayı Allahu tealaya mutekebbir denir müstekbir denmez.

 

الإستماع  و السماع:

Birincisi kasıtlı olarak dinlemek, kulak vermek veya dinlemeye çalışmak. İkincisi kasıtlıda olabilir kasıtsızda.Yani istemeyerek de duyabilir.

 

الإختصار و الاقتصار:

Birincisi lafzı az manası çok. İkincisi manası da az lafzı da az.

 

 

الاتمام والاكمال:

İtmam bir şeyin mahiyet ve aslında olan eksikliği gidermek. İkmal ise bir şeyin aslının tam olup asli olmayan özelliklerin eksikliğini gidermektir.

 

الآل و الذرية:

Birincisi kişinin yakın akrabaları. İkincisi kişinin nesli

 

الاجتماع واللقاء:

Liga yakın ve yüz yüze görüşme. İctima yüz yüze olmayabilir mesela bir topluluğun bir yerde toplanması gibi.

 

الأعجمي و العجمي:

Birincisi arapçayı düzgün konuşamayana denir. İkincisi arap olmayana denir Arapça yı çok iyi konuşabilir.




Bilende O Bildirende
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Aralık2006 Saat 23:42

البدن والجسد:

Ceset sadece akıl sahibi olanlarda kullanılır. mesela insan, cin ve melekler .Beden ise kafadan geriye kalan kısma denir.

 

البزاق والريق:

Birincisi ağızdan çıkan tükürük. İkincisi ağızda olan tükürük.

 

الجود والكرم:

Birincisi kendisinden istendiği zaman, cömertlik yapıp bir şey vermek. İkincisi istenmese de vermektir. Allahu teala her iki şekildede verendir يا ذا الجود والكرم




Bilende O Bildirende
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Aralık2006 Saat 23:43

الإنابة و التوبة:

Tevbe, geçmiş olana duyulan pişmanlıktır. İnabet ise gelecekte olacak kötülüklerden ve günahlardan uzak durmada ve terk etmede kullanılır.Mesela şöyle dua edilir:Geçen günahlarımdan pişman oldum tevbe ettim.Ve gelecektede günahlara bulaşmayacağım (buda inabettir).  

 

الإبلاغ و الأداء:

Birincisi, kendisinde açıklama, anlatma olan bir şeyi ulaştırmak demektir. mesela belağat bir şeyi kişinin ruhuna ,nefsine hoş gelecek en güzel lafızla ulaştırmaktır.Eda ise bir şeyi gerektiği gibi ifa edip ulaştırmaktır.

 

الإسراف والتبذير:

Tebzir malı gereksiz yere harcamaktır. İsraf ise gerekenden fazla harcamaktır.Tebzir israftan daha kötüdür.

 

اللآنية والظرف:

Birincisi yeme ve içmede kullanılan hertürlü kab, tencere,tabak v.s. İkincisi (zarf) ise herhangi bir şeyi kapsayan manasındadır.mesela:sandık , mahzen, havuz,ev bunlar hep zarfdır.Yani kapsayan ve kendiside yer kaplayan.

 

البث والحزن:

Birincisi insandaki aşikar üzüntü. İkincisi ise insanın gizlediği üzüntü.Çünkü hüzün kalpte olur.




Bilende O Bildirende
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 09:35

البشارة والخبر:

Beşaret (müjde) haber verilen kişiyi sevindirmek amacıyla ilk önce haber vermek.Yani müjdeli haberi ilk olarak vermek.Haber ise sevindirme amaçlı olmayabilir yada ilk önce olmayabilir. 

 

البر والخير:

Birincisi başkasına bilinçli ve kasıtlı olarak iyilikte bulunmak. İkincisi ise yanlışlıkla da iyilikte bulunmak olabilir.

 

 

البرهان والدليل:

Burhan, kişiye bilgi kazandıran kesin delil. Delil ise kişiye zan kazandırandır kesinlik değil.

 

التقسيم والتفريق:

Taksim bir şeyi kendi kısımlarına ayırmaktır. Buda tüm kısımlara şamil olan bir şeyin olmasını gerektirir misal: Kelime üç kısma ayrılır :isim, fiil ve harf.Burda kelime üç kısmada şamildir.Tefrik ise iki şeyi birbirinden ayırmaktır.Bunun için kapsayan bir şey olması gerekmez.

 

التفكر والتدبر:

Tefekkür:Kalbin delillere bakarak hareket etmesidir.Tedebbur ise kalbin olayların akibetine, sonucuna bakarak hareket etmesidir.

 

التقوى والطاعة:

Takva şeriatın nehyettiği haram veya mekruhtan kaçınmaktır.Taat ise şeriatın buyurduğu farz veya sünneti yerine getirmektir.

 

الإنجاء والتنجية:

İkisi de bir musibetten kurtarma manasındadır.Birincisi başına iş gelmeden kurtarmak.İkincisi başına iş geldikten sonra kurtarmak.

 

الكذب والإفتراء والبهتان:

Kizb (yalan) bir haberin yada olayın gerçeğe mutabık olmaması. İftira ise bir başkası hakkında o kişinin razı olmayacağı bir yalan söylemesidir.Yani biri kendi hakkında yada başkası hakkında onun razı olduğu bir yalan söylerse bu iftira olmaz.Buhtan ise büyüklenerek söylenen yalandır.

 

السخرية واللعب:

Birincisi aşağılayarak, küçük görerek canlı birini alaya almak. İkincisi ise cansız varlıklarla da alay edip oynamak olabilir.Bundan dolayı Allah’u c.c. Kur’an da  kafirlerin peygamberleri aşağılamasını birinci kelimeyle ifade eder:كلما مرو عليه ملأ من قومه سخرو منه

 

السماء والفلك:

Sema yüksekte olup bir gölge ve örtü sağlayan her şeye denir .Evin çatısı yada bulut gibi.Mesela:ونزلنا من السماء ماء مباركا  burada kasıt buluttur.Felek ise yıldızları içine alan  yörüngedir.Kur’an da وكل في فلك يسبحون  geçer

 

السر والكتمان:

Sır zahiri görünen şeyleri gizlemek, perdelemek. Kitman ise haber v.s gibi maddi olmayan manaları  gizlemektir.

  

الشك والظن والوهم واليقين:

Şek iki şey arasında eşit olarak kararsız kalmaktır.Eğer şekkin bir tarafı galip gelirse galip tarafa zan denir diğer zayıf kalan tarafa vehm denir.Bunların üçü olmasa yakin olur.

 

الشعور والعلم:

Şuur bir şeyi vesilelerle bilmek mesela duyu organlarıyla bilmek. İlim ise vesilesiz de bilmektir.Bundan dolayı Allahu Teala ya  Alim denir.Yani bildikleri bir vesileyle değildir.

 

الشهوة والهوى:

Heva inançlarda olur. Şehvet ise lezzet veren bir şeye ulaşmada kullanılır.Misal Kur’an da

 ولا تتبع الهوى فيضلك  diye geçer yani her hangi bir şer i delile dayanmadan görüşün ve tabiatının istediğine uyma tabi olma.Şehvete misal:زين للناس حب الشهوات من النساء والبنين

  

الابدي والازلي:

Ebedi tüm zamanları kapsar yani geçmiş, yaşanmışı ve gelecekte yaşanacak olanı(mukadder).sonsuza kadar.

Ezeli ise geçmişi ve şu anda devam eden zamanı kapsar.

 

الاثم والعدوان:

Birincisi herhangi bir suç ve günah. İkincisi ise zulüm.Yani birincisi diğerini de kapsar.

 

النقمة و الاسائة:

Birincisi herhangi bir nimete nankörlükten dolayı hak edilen ceza.İkincisi ise sadece çirkin bir davranış ve kötülük yapmak.Yani bir şeyin cezası olarak değil.Bundan dolayıdır ki Allahu tealaya Musî denmez ancak muntagim denir.والله عزيز ذو انتقام 




Bilende O Bildirende
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 09:44

الاذن والاجازة:

İzin; fiil ,eylem gerçekleşmeden  alınan müsaade ve onay.İcazet ise fiil gerçekleştikten sonra verilen onay.Yani yapılan işe razı olmak.Ders vermek konusunda icazet almak gibi.

 

الانذار والاعلام:

İ’lam bildirmek manasın da. İnzar ise korkutarak bildirmek manasında.

 

العلم والعرفان:

İlim bir şeyi aslına vakıf olarak bilmektir.Yani detaylarıyla bilmektir.Ama irfan bir şeyin aslını özünü değil de onun vasıflarını yada yüzeysel özelliklerini bilmektir.Bundan dolayı Allahu tealaya Alim denir arif denmez.Çünkü o her şeyin mahiyetini bilir.Yada selefi salihinden bazılarına Arifi billah denir Alimi billah denmez çünkü onlar Allahu tealayı sadece bize haber verilen vasıflarıyla tanır Allahu tealanın hakikatine vakıf değildirler.

 

 الانزال والتنزيل:

İnzal bir defada indirmektir.Tenzil ise aşamalı olarak indirmektir.

 

العقاب والعذاب:

İkab bir işin yada yapılan bir yanlışın karşılığıdır yani cezalandırma. Azab ise zalimin yaptığı zulüm ve işkencedir yani gerekçesi yoktur ve sebepsizdir.

 

 



Düzenleyen Ersil - 25Aralık2006 Saat 09:45



Bilende O Bildirende
IP
sdfl
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 259

Alıntı sdfl Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 14:06
s.a
 
Ellerinize sağlık.Çok faydalı bilgiler nakşetmişsiniz buraya.Teşekkürler....



</a>
          
IP
ayseker
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Van
Gönderilenler: 390

Alıntı ayseker Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 16:54
Çok teşekkürler ersil hocam.
Bu konuyu eski forumda dökümana aktaramamıştım ve bana çok lazım olmuştu da eski forum kalktığı için ulaşamadığıma çok üzülmüştüm.Yeniden göndereceğinizi bilseydim daha önce isterdim.Eliniz dert görmesin.



IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 19:50
Orjinalini yazan: sdfl

s.a
 
Ellerinize sağlık.Çok faydalı bilgiler nakşetmişsiniz buraya.Teşekkürler....
 
eğer bu yukardaki cümlede bir harf hatası varsa bence çok güzel ve yerinde bir harf hatası
 
 
inşaallah bendekilerin düzenini bitirdikçe atacağım daha sonrada yenilerini atarım.sizinde faydalanmanızdan memnun oldum.



Bilende O Bildirende
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 19:55
Orjinalini yazan: ayseker

Çok teşekkürler ersil hocam.
Bu konuyu eski forumda dökümana aktaramamıştım ve bana çok lazım olmuştu da eski forum kalktığı için ulaşamadığıma çok üzülmüştüm.Yeniden göndereceğinizi bilseydim daha önce isterdim.Eliniz dert görmesin.
 
ayşeker kardeş dediğin gibi eski forumda vardı fakat gitti.ama isteseydiniz gönderebilirdim.tabi şu hoca işi olmasa daha makbul olur çünkü hepimiz formun öğrencisi sayılırızinşaallah sizde faydasını görürsünüz.



Bilende O Bildirende
IP
ayseker
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Van
Gönderilenler: 390

Alıntı ayseker Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 20:01
Olsun yine de böyle güzel konular gönderip,öğretici olanlara "hocam" demek te güzel.Çok faydasını görüyoruz çok teşekkürler.



IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 20:12

العرف والعادة:

Örf lafızlarda kullanılır. Adet ise fiillerde.Mesela şöyle denir:Bu işi yapmak bizim adetlerimize uymaz ancak bu sözü söylemek örfümüzde vardır.

 

الغم والهم:

Gam içinden atmanın mümkün olmamasıdır mesela çok sevdiğin birinin ölümünde olduğu gibi.Hem ise içinden atmanın mümkün olmasıdır mesela iflas etmek gibi.

 

الغيث والمطر:

Birincisi kuraklık veya ihtiyaç zamanında yağan yağmura denir.İkincisi ise zamanında yağıp faydalı olabilir yada zamansız yağıp zararlıda olabilir.

 

اللمس والمس:

Birincisi hissederek bir şeye dokunmak.İkincisi sadece dokunmak.

 

المرجع والمصير:

Birincisi bir şeyin eski haline dönmesi ikincisi ise bulunduğu halden başka bir şeye dönmesi mesela مصير الطين خزفا   (Çamurun çömleğe dönmesi) diyebiliriz ancak رجع الطين خزفا diyemeyiz çünkü çamurun aslı çömlek değildir.

 

المهلة والمداراة:

Birincisi bir şeyin karşılığını yada cezasını gücü yetmesine rağmen ertelemek.İkincisi ise şerrinden kötülüğünden sakınmak amaçlı insanlara iyilik yapıp alttan almak.Allahu tealaya birincisi nisbet edilir ancak ikincisi nisbet edilmez.امهل الله عباده denir (Allah kullarına mühlet verdi)

 

المعونة والنصر:

Birincisi genel manada yardım etmek.İkincisi düşmana karşı yardım etmekفنصرناهم فكانوا هم الغالبين (onlara yardım ettik  ve onlar galip geldiler)

 



Düzenleyen Ersil - 25Aralık2006 Saat 20:26



Bilende O Bildirende
IP
sdfl
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 259

Alıntı sdfl Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 21:00
Hayır harf hatası yok.Kasıtlı yazdım.Daha vurgulu olsun diye:-)



</a>
          
IP
leylaa
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 02Kasım2006
Konum: Konya
Gönderilenler: 0

Alıntı leylaa Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 21:11
اصحاب و اولو
ashab: muzafun ileyh,muzaftan farklı bir şeydir ondan bagımsız olarak da varlıgı mevcuttur.
ülu kelimesi ancak muzafın bir parcası veya parcası gibi olmuş seylere izafe edilir.ashab izafetsiz kullanılır ancak ülu عند و لدي gibi izafetsiz gelmez...
örnek :       
cennet, ashabdan ayrı bir şeydir          اصحاب الجنة        

 akıl sahipleri;akıl, sahibinde ayrı düşünülemez..   اولو الالبا



IP
leylaa
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 02Kasım2006
Konum: Konya
Gönderilenler: 0

Alıntı leylaa Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 21:12
bu kullanım lügatül kuran için gecerlidir...ve icaz olan kuranı kerim de bu tamammen böyle gelmiştir...



IP
leylaa
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 02Kasım2006
Konum: Konya
Gönderilenler: 0

Alıntı leylaa Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 21:18
كره و كره

kerh:nefsi sıkıntılara işaret eder
kürh:hem cismi hem hem nefsi sıkıntılara delalet eder..
zaten arapca da damme fethadan daha güçlüdür;o yüzden kürh kerh ten daha agır yüktür..



IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 21:19

tşk.demekki bulanlar oluyor.devamını bekleriz.inş.




Bilende O Bildirende
IP
leylaa
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 02Kasım2006
Konum: Konya
Gönderilenler: 0

Alıntı leylaa Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 25Aralık2006 Saat 21:22
   نصر و ظفر
nasr her türlü galibiyetin genel adıdır.
zafer ise kayda deger bir savaş olmaksızın kazanılan galibiyettir..

Kur an ı kerimde Mekkenın fethi savaş yapılmadan kolayca gerçekleştigi için اظفركم    lafzıyla kullanılmıştır.




IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 26Aralık2006 Saat 19:57

المُعذِرُ والمُعَذِّرُ والمُعتَذِرُ:

Birincisi gerçekten özrü olana denir.İkincisi özrü olmayan ancak özrüm var diyene denir misalوجاء المعذرون من الاعراب  (bedevilerden özrüm var diyenler geldi)

Üçüncüsü her ikisinede denir.

 

المُلك والملكوت:

Birincisi hissedilenlere denir İkincisi ise gayb aleminde yani hissedilmeyene denir.

 

اللذع و اللسع:

Birincisi ağzıyla saldırıp sokana denir misal yılan.İkincisi ise arkasıyla saldırıp sokana denir misal akrep ve arı gibi.

 

الكسب والاكتساب:

Kesb kendisi yada başkası için kazanmak.İktisab sadece kendisi için kazanmak. 

 

الكافر والمشرك:

Kafir imanı olmayana denir.Eğer imanı varmış gibi davranıyorsa münafık denir.Eğer imandan sonra kafir olursa mürted denir.Eğer bir ilahtan fazlasına iman ederse müşrik denir.Eğer neshedilmiş kitap veya dinlere iman ediyorsa kitabi denir.Eğer olayları zamana isnad edip zaman kadimdir diyorsa dehri denir.Eğer peygamberimize inanıp islamiyete uyup aynı zamanda kafir kişilerin akidesine sahipse zındık denir.

 

القدرة والقوة:

Kudret bir şeyi istediğinde yapmak ve istediğinde terk etmektir.Kuvvet ise zor olan işleri yada fiilleri yapma imkanının olmasıdır. 

 

القد والقط:

Birincisi bir şeyi dikey olarak kesmek.İkincisi bir şeyi yatay olarak kesmek.

 

القادر والقدير:

Birincisi istediğinde yapan istemediğinde yapmayana denir.İkincisi ise istediği her şeyi yapabilene denir.Bundan dolayı ikincisi sadece Allahu teala için kullanılır.




Bilende O Bildirende
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Aralık2006 Saat 20:08

القرب والقربة والقرباء والقرابة:

Birincisi bir yerin yakın olması.İkincisi derece veya makamın yakın olması.Diğer ikisi ise neseb olarak yakın olması.

 

الضد والنقيض والمتخالف:

Zıt olanlar:Aynı yerde ikisi olmayabilir. Yada ikisi aynı yerde aynı zamanda olmaz sadece biri olur mesela siyah ve beyaz gibi.

Nakiz olanlar:İkisi aynı anda olamaz ancak birinin olması şart. hareket ve sabitlik gibi.yada varlık ve yokluk gibi.

Mutehalif olanlar:aynı anda ikisi olabilirde olmayabilirde.mesela siyah ve oturmak gibi.Bir hayvan hem siyah hemde oturuyor olabilir.yada ikiside olmaz mesela beyaz ve ayakta olabilir.

 

الصيام والصوم:

Birincisi orucu bozan şeylerden uzak durmak kaçınmak. ikincisi ise orucu bozanlardan uzak durmak ve konuşmaktan uzak durmak.

 

الخسوف والكسوف:

Birincisi ay tutulması ikincisi güneş tutulması.

 

 

المدح والتقريظ:

Medh övgü manasında olup hem ölü hem de diri için kullanılır.Takriz ise sadece diri için kullanılır.Takrizin tam tersi Te’bin dir yani sadece ölüyü anmak manasınadır.Takrizin aslı القرض yani deri tabaklamaya yarayan aşındırıcı.Deri eğer onunla tabaklanırsa daha güzel daha düzgün olur ve kıymeti artar.Biri kişiyi övmekle o kişinin kıymetinin artmasını da ona benzetmişler.Ancak bu ölü için geçerli değildir yani onu övmekle kıymeti artmaz. 

 

المزاح والاستهزاء:

Mizah; şaka yapıp güldürmek manasında olup şaka yapılan kişiyi  aşağılama yoktur.İstihza ise,şaka yapılan kişiyle alay etmek ve onu aşağılamaktır.

 

المشاهد والشاهد:

Muşahid; bir şeyi görerek ,idrak edip hisseden yani hissetmesi için göze ihtiyacı vardır.Şahidin ise ihtiyacı yoktur.Bundan dolayı Allahu tealaya muşahid denmez şahid denir çünkü görmek için göze ihtiyacı yoktur o bundan mustağnidir.

 

مع وعند:

مع ;Bir eylemde yada fiilde birlikte olma manası vardır. عند;Mekanda birlikte olma manası vardır.mesela ذهبت إلى عند زيد  (zeydin yanına gittim) denir ancak ذهبت إلى مع زيد denmez .yada أنا معك في هذا الامر (ben bu işte seninleyim) denir yani sana bu fiilinde yardımcı olacağım.ama aynı manayı vermesi için أنا عندك denmez.

 

النبأ والخبر:

Nebe’;Çok önemli ve büyük haber manasında.Nubuvvet de bundan türemiştir.Peygambere de önemli ve büyük olan Allah’tan (c.c) haber verdiği için Nebi denmiştir.

  

الخشية و الخوف:

Birincisi bir şeyin kendisinden (zatından) korkmak.İkincisi kişinin yapacağı fiilden korkmak.Mesela:خشيت زيدا  denir (Zeydden korktum) amaخشيت ذهاب زيد    denmez (Zeydin gitmesinden korktum)




Bilende O Bildirende
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 01Ocak2007 Saat 20:50

الضياء والنور:

Ziya ışığının kaynağı kendisi olanın ışığı mesela güneş gibi. Nur ise ışığının kaynağı kendisi olmayanın ışığı mesela ay gibi.

 
 

الأمل الطمع:

Emel, bir şeyin meydana gelme ihtimalinin uzak olmasında kullanılır.mesela biri seyahate çıksa ve gideceği yere uzak olursa أملت الوصول إليه  der.طمعت  demez.Ancak bunu  yaklaştığında diyebilir.Tama sadece meydana gelmesi , oluşması yakın olan için kullanılır.

Rica ise ikisinin arasıdır. Raci emelinin olup olmayacağından korkandır.bundan dolayı خوف  (korku) manasında da kullanılmıştır.

 

الباطل والفاسد:

Batıl tamamen meşru olmayan şeydir.Fasid ise aslı itibariyle meşru ancak belli bir özellikten dolayı yasaklanan demektir.mesela faiz gibi.

 




Bilende O Bildirende
IP
alican
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 03Ocak2007
Gönderilenler: 0

Alıntı alican Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 03Ocak2007 Saat 11:52
ersil kardeşim bu bilgiler benim için hazine değerinde Allah emeklerinin karşılığını verir inş. 



IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 03Ocak2007 Saat 12:40
Kardeş Allah razı olsun.amin.



Bilende O Bildirende
IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 03Ocak2007 Saat 19:54

الإبتلاء و الإختبار:

İbtila zor,çetin veya hoş olmayan, çirkin şeylerle imtihan etmek.İkhtibar ise hem zor çetin şeylerle imtihan etmek hem de güzel, sevilen şeylerle imtihan etmek.misal: اختبره بالانعام عليه

(onu, nimet vererek imtihan etti) denir ama ابتلاه بالانعام عليه denmez.

 

الاتيان بغيره وتبديل الشئ:

Birincisi bir şeyin yanına başka bir şey getirmek yani diğeri kalabilir.İkincisi ise bir şeyin yerine başka bir şey getirmek yani onun yerine gelir ve diğeri kalkar.örnek: إئت بقرآن غير هذا أو بدله  (bundan başka bir kurân getir yada bunun yerine başka bir kurân getir)




Bilende O Bildirende
IP

Sayfa   2 Sonraki >>
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,109 Saniyede Yüklendi.