Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Dil bilgisi - Sarf & Nahiv - النحو والصرف
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netالصرف و النحو - DİLBİLGİSİDil bilgisi - Sarf & Nahiv - النحو والصرف
Mesaj icon Konu: Şart Edatları Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Konu: Şart Edatları
    Gönderim Zamanı: 10Aralık2006 Saat 16:33



Herkese Merhaba

bana acilen şart edatları ile ilgili teferruatlı bilgi gerekiyor.yardımcı olursanız çok sevinirim.teşekkürler



IP
umudumsun
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 25Şubat2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı umudumsun Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 26Nisan2007 Saat 14:49



bana da gerekiyor.. bilen varsa paylaşırsa çok iyi olur



IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Mayıs2007 Saat 22:52

ŞART EDATLARI

 

 

  Arapçada  şart, iki ayrı cümleden oluşur. Birinci cümlenin başında şartı sağlayan

bir edat bulunur. Bu edata “şart edatı” denir. Şart edatının başında bulunduğu cümleye “şart cümlesi”, bu cümleyi  takip eden ikinci cümleye ise “cevap cümlesi” ya da “ceza” adı verilir. Şart cümlesi eylemleri bir koşula bağlarken cevap cümlesi ise şartın gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkacak olan sonuçları bildirir. Arapçada şart edatları işlevleri bakımından iki grupta toplanır:

 

1) Cezm Eden Şart Edatları:  Bu edatlar, kendilerinden sonra gelen birinci cümledeki  muzari fiili şart fiili olarak, ikinci muzari  fiili de cevap fiili olarak cezm ederler. Yapıları bakımından bu edatlar üçe ayrılır.

a.      Zarf Olanlar : متى، ايّان، انّى،  حيثما   

 

b.      İsim Olanlar :  ايّ، مهْما، ما، مَن

 

c.       Harf Olanlar : إ ذما، إن

 

2) Cezm Etmeyen Şart Edatları :  أما، إذا، كُلّما،لو، لولا، لوما

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2007 Saat 22:36

أنى

 

 

أنىّ: Mekana bağlı şartı ifade eden edatlardan biridir. İki fiili cezm eder. “حيثما ،

 

كيفما ، أينما ” ile aynı anlamdadır.

 

 

Örnek:

أنّى تكنْ أكنْ.

    “Nerede olursan, orada olurum.”

 

-Bu örnekte cümle başındaki şart edatı,  birinci fiil olan “تكن  ve ikinci fiil olan “اكن

 

kelimelerini meczum yapmıştır. Böylelikle iki fiili birden cezm etmiştir.

 

 

أنّى ينزلْ ذو العلم  يُكْرمْ.ِ

 

     “İlim sahibi nereye inerse (nerede durursa), kendisine saygı gösterilir.”

 

أنّى تعملْ فهناك  السعادة.

 

“Nerede çalışırsan, saadet oradadır.”

انّى  تَرْكبْ درّاجَتك  أركبْها.

 

     “ Bisikletine nerede binersen, ben de (orada) binerim.”

 

انّى تَجْلسْ  تَرْتحْ.

 

      “Nerede oturursan, orada dinlenirsin.”

 

أنّى   تفعلْ  يفعلْ  صديقك.

 

 

     Sen nasıl yaparsan, arkadaşın da öyle yapar.”

 

 


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2007 Saat 22:36

اين/اينما 

 

اين/اينما :  اين  ya da “ اينما”şeklinde kullanılabilir.  Anlamları ve fiildeki etkileri aynıdır.  

 

Mekanla birlikte ortaya çıkan şarttır. “Nerede…ise ,her nerede…ise” anlamınlarına gelir.  

 

İki fiili meczum eden şart edatlarındandır.

 

 

 

Örnek:

أَيْنَمَا تَكُونُوا يُدْرِكْكُمْ الْمَوْتُ.[1]

 

“Nerede olursanız olun, ölüm size yetişir.”

 

 

اينما تذهبْ أذهبْ معك.

“Nereye gidersen, seninle birlikte gelirim.”

 

 

أين تجدْ العلمَ إذهبْ هناك.

“İlmi nerede bulursan, oraya git.”

 

أين تزرْ في الأرض  تجدْ شيأً  جميلاً.

 

“Dünyada nereyi ziyaret etsen, güzel bir şey bulursun.”

 

أينما تجلسْ أجلسْ هناك.

 

“Her nerede oturursan oraya otururum.”

 

 

أين ما تكونوا ياْتِ بكم الله جميعاً.[2]

“ Nerede olursanız olun, Allah sizi bir araya toplar.”



[1] Nîsâ Sûresi,78

[2] Bakara Sûresi, 148


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2007 Saat 22:37

أيان

 

 

أيان :  Belirli olmayan bir zamanı ifade eden şart edatıdır. Daha çok gelecek zaman

 

kastedilir. “ Ne zaman…ise ” anlamındadır. İki fiili birden cezm eder.

 

 

Örnek:

أيّان تسألْني  أجِبْك.

“Ne zaman soru sorarsan, sana cevap veririm.”

 

-Bu örnekte şart cümlesinin başındaki şart edatı, birinci fiil olan “تسأل” ve  cevap cümlesinin

 

başındaki “أجب” muzari fiillerini cezm etmiştir.

 

 

Örnek:

 

أيّان أذهبْ  إلى السوق  يذهبْ.

 

“ Ben ne zaman çarşıya gidersem o zaman gider.”

 

أيّانَ تسْتَنْجِدْ  به يُنْجِدْك.

 

“Ondan ne zaman yardım istersen, sana yardım eder.

 

أيّان تأْتنا  تَلْقَ  خيرا.

 

“Ne zaman bize gelsen iyilik bulacaksın.”

 

 


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2007 Saat 22:37

حيثما

 

حيثما  : Mekana bağlı şartı ifade eden bir zarftır.  “Her nerede…,her neresi…,nerede…ise”

 

 gibi anlamlara gelir. İki fiili cezm eder.

 

 

Örnek:

حيثما ينزِلْ مطرٌ  يَنْمُ الزرعُ.

 

“Yağmur nereye yağarsa, (orada) ekinler büyür.”

 

 

-Bu örnekte şart edatı, başında bulunduğu şart fiili “ينزل” ve cevap fiilinin başında

 

bulunan “ينم” fiilini cezm etmiştir.

 

Örnek:

حيثما تقعدْ أقعدْ.

“Nereye oturursan, otururum.”

 

 

-Bu şart edatından sonra mazi bir fiil de gelebilir.

 

Örnek:

 

حيثما سافرتَ  يأْتِ معك ابنُك.

“ Nereye gidersen (git), oğlun seninle gelir.”

 

 

حيثما  يَكُنْ الجوّ بارداً  جدّاً   يَنْزلْ  الثّلجُ.

 

“Nerede hava çok soğuk olursa, kar yağar.”

 

حيثما  تُشاهدْ  المبارة  أُ شاهدْ  من هناك.

 

“ Maçı nereden seyredersen, ben de oradan seyrederim.”

 

حيثما  تذْهبْ يُقَدّرْ لك اللهُ نجاحاً.

 

“Nereye gidersen Allah sana başarıyı takdir eder..”


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2007 Saat 22:38

إن

 

  إن  ” harf olan şart edatlarındandır. Daima fiilden önce gelir. Başına geldiği cümledeki

 

her  iki muzari fiili de cezm eder.  Bu edatla sağlanan şartın gerçekleşmesine bağlı olarak

 

 cevap   da gerçekleşebilir.  Şart cümlesine  “eğer, şayet,…ise” gibi anlamlar katar.

 

 

Örnek:

 

إنْ تذاكرْ تنْجحْ

 

“(Dersini) tekrar edersen başarılı olursun.”

 

 

-Bu örnekte    إن şart edatı, muzari bir fiilin başına gelmiştir. Cezm eden bir edat olarak

 

تذاكر” fiilini meczum yapmıştır. Cevap fiili de muzari bir fiil olduğu için edatın etkisiyle

 

meczum  olmuştur.

 

 

Örnek:

 

إن تقرأْ منتبهاً  تستطعْ  أن تفهمْ.

 

“Dikkatli okursan anlayabilirsin.”

 

إن تزوروا  الأثار القديمة  تتعلموا  شيأ كثيراً.

 

“Eski eserleri ziyaret ederseniz, çok şey öğrenirsiniz.”

 

 

Cevap, gelecek zaman ifade eden bir fiil olabilir.

 

Örnek:

إنْ تذاكرْ  فَسَتَنْجَحُ.

“(Dersini) tekrar edersen  başaracaksın.”

 

 

 

 

-Bu edat mazi bir fiille de kullanılabilir. Bu durumda cümle muzâri  bir fiilin verdiği

 

anlamı taşır.

 

Örnek:

 

 

   Iإنْ قال ذلك كذب.

 

  IIإنْ يقُلْ ذلك  يَكْذِبْ.

“Eğer o bunu söylerse, yalan söyler.”

 

-Bu örnekte her iki cümlenin de anlamı aynıdır. Birinci cümlede şart ve cevap fiilleri

 

mazidir. Bu yüzden edat fiillere etki etmemiştir. İkinci cümlede ise şart ve cevap fiilleri

 

muzâridir ve edatın etkisiyle cezm olmuşlardır.

 

 

-Geçmiş zamana dönük şart anlamı taşıyan cümleler  قد” harfi ile ifade edilir.

 

Örnek:

 

إنْ كان قَدْ قال  ذلك كذب.

“Eğer bunu söylediyse, yalan söyledi.”

 

 

Örnek:

 

إنْ  كان  قميصُه قدَّ من قُبُلٍ فصدقتْ.

 

“ Eğer onun gömleği önünden yırtılmışsa, o (kadın) doğru söylemiştir.”

 

 

-         Cevap cümlesi  isim cümlesi olarak da gelebilir.  Bu durumda cevap cümlesinin

 

başında “ ف” harfi olur.

 

Örnek:

 

إنْ قُلتَ  هذا  فأنتَ  من الكافرين.

 

“Bunu söylersen, sen kâfirlerdensin.”

 

إنْ    ile ifade edilen şart anlamı emir fiille de karşılanabilir. Bu durumda aşağıdaki örnekte

 

olduğu gibi emir fiilin başında bir “ف” harfi bulunur.

 

Örnek:

إنْ سافرتَ فاكتُبْ لي رسالةً.

 

“Şayet yolculuğa çıkarsan bana bir mektup yaz.”

 

 

- إن şart edatından sonra olumsuz bir fiil getirilerek de şart anlamı sağlanabilir. Genellikle

 

   لم” olumsuzluk edatı ile kurulan  bu cümleler “Şayet …...(değil)se, -şayet …...-mediyse,

 

 şayet …...-memişse” şeklinde tercüme edilebilir.

.

 

Örnek:

إنْ لم تُساعِدْني  فَلَنْ أُساعدَك مُطلَقاَ.

 

“Sen bana yardımcı olmazsan, ben de sana kesinlikle yardımcı olmam.”

 

 

-         إن  olumsuzluk edatı olan  لا[1] ile birleştiğinde olumsuz şart edatı olarak kullanılır.

 

Yan yana gelen bu iki edat kaynaşarak “إلاّ” şeklinde görülür.

 

Örnek:

 

صُنْ لِسانك و إلاّ يقْطَعْك.

“Dilini tut, aksi takdirde seni keser.”

 

-Bu örnekte cümlenin başında bir şart edatı kullanılmamıştır. Şart anlamını taşıyan,

 

cümlenin başındaki   صُنْ” emir fiilidir.

 

 

 

 

 

 

-Cevap fiili gelecek zamanın olumsuzu anlamını veren “لن” ile de başlayabilir. Bu

durumda cevap cümlesinin başında “ف” harfi görülür. Bu harf   لن” edatı ile birleşerek

 

فَلَنْ” şeklinde yazılır.

 

Örnek:

 

     ...  إنْ تَستغْفِرْ لهم  سبعين مرة   فَلنْ  يَغْفِرِ اللهُ  لهم...[2]

 

“Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de Allah onları affetmeyecek.”



[1] لا النافية

[2] Tevbe Sûresi, 80


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2007 Saat 23:11

إذما

 

 

إذما : Cezm eden  ve mebnî olan şart edatlarındandır. Diğer şart edatlarından ayrı olarak

 

harftir. “Eğer, şayet,… ise” gibi anlamlara gelir.  Bu edat  ما ” olmadan cezm edatı

 

olarak  kullanılmaz.

 

 

Örnek:

 

إذما  تتعلّمْ تتقدَّمْ.

 

“ Öğrenirsen yükselirsin.”

 

-Bu örnekte cümlenin başındaki şart edatı , şart fiili  تتعلم” ve cevap cümlesinin

 

başındaki “تتقدم” fiilini cezm etmiştir.

 

 

Örnek:

 

إذما  تَحترموا  تُحترموا.

 

“Saygı duyarsanız, saygı görürsünüz.”

 

إذما  تَذهبْ إلى   السينما تُشاهدْ  هذا الفلم.

 

“ Sinemaya gidersen, bu filmi seyredersin.”


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Haziran2007 Saat 19:54

كَيْفَما

 

كَيْفَما : “ Her nasıl … ise, nasıl…ise ” anlamına gelen şart edatıdır. Şart cümlesindeki her

 

iki muzâri fiili de cezm eder.

 

 

Örnek:

 

كَيْفَما  تعاملْ  إخوانَك يُعاملوك.

 

“ Kardeşlerine nasıl davranırsan, (onlar da) sana öyle davranırlar.”

 

 

-Bu örnekte  cümlenin başındaki şart edatı , şart fiili olan “تعامل”ve  cevap olan “ يعاملون

 

fiilini cezm etmiştir.

 

 

Örnek:

كيفما تفعلْ أفعلْ.

 

“ Sen nasıl yaparsan, ben de öyle yaparım.”

 

كيفما  يرقصوا ترقصْ.

 

“ Nasıl dans ediyorlarsa öyle dans edersin.”


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Haziran2007 Saat 19:54

ما

 

ما :  Cansız varlık ve kavramlar için kullanılan ve isim olan şart edatlarındandır. İki fiili

 

birden cezm eder. “Her ne…ise, ne…ise” gibi anlamlara gelir.

 

 

Örnek:

ما تعملْ  تجْزَ به.

“Ne yaparsan onun karşılığını görürsün.”

 

 

Örnek:

ما تدخّرْ في السعة  تجدْه  عند  الحاجة.

 

“Genişlikte ne toplarsan, ihtiyaç halinde onu bulursun.”

 

ما تقدّمْه من خيرٍ  يعلمْه اللّهُ.

“Ne iyilik yaparsan (yap), Allah onu bilir.”

 

ما تتعلمْ في الصّغر  تجدْه في الكبر.

 

“Küçüklükte ne öğrenirsen, ihtiyarlıkta onu bulursun.”

 

ما تأخذْ مِن صديقك  تُعطِهِ  إيّاه في  وقته.

 

“Arkadaşından ne alırsan, onu zamanında ver.”

 

ما تفهمْ من الدرس تكتبْه في الإمتحان.

 

“Dersten ne anlarsan, imtihanda onu yazarsın.”

 

ما تزرعْ  تحصدْه.

 

“Ne ekersen onu biçersin.”

 

و ما تفعلوا من خيرٍ  يعلمْه الله.[1]

“Ne iyilik yaparsanız, Allah onu bilir.”



[1] Bakara Sûresi, 197


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Haziran2007 Saat 19:55

مَهْما

 

 

مَهْما:  İsim olan şart edatlarından biridir. Şart cümlesindeki her iki fiili de cezm eder. “Her

 

ne…ise ”anlamına gelir.

 

 

Örnek:

 

مهما تفعلْ أفعلْ.

“Her ne yaparsan, (onu) yaparım.”

 

-Bu örnekte şart edatı, şart fiiline ve cevap fiiline  etki etmiş ve her iki fiili de cezm etmiştir.

 

Örnek:

 

مهما تقرأْ تستفدْ منه.

 

“Her ne okursan (oku), istifade edersin.”

 

مهما تنفِقْ في الخير يُخلِفْه اللّه.

 

“Hayır yolunda her ne harcarsan, Allah onun arkasındadır.”

 

مهما تأْتِنا به  لا نؤْمنْ.

 

“Bize ne getirirsen sana inanmayacağız.”


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Haziran2007 Saat 19:55

مَنْ 

 

مَنْ : Akıl taşıyan varlıklar için kullanılır. “Kim…ise ,kim…ki” anlamına gelen şart edatıdır.

 

Başına geldiği cümledeki birinci fiili şart edatı olarak, ikinci fiili ise cevap fiili olarak cezm

 

eder.

 

 

Örnek:

 

من يَجْتَهِدْ يَنْجَحْ.

 

“ Kim çalışırsa başarılı olur.”

 

-Bu örnekte şart edatı olan “من” şart ve cevap fiillerini cezm etmiştir.

 

Örnek:

 

من يُسافرْ يزددْ  تَجاربَه.

“ Kim seyahat ederse, tecrübelerinin artırır.”

 

 

من يطالعْ كتاباً يستفِدْ.

“Kim bir kitap okursa, fayda bulur.”

 

 

من يطلبْ احمدٌ  يجدْْهُ.

 

“ Ahmet kimi isterse bulur.”

 

 

 - Kendisinden sonra gelen cümlenin şart ve cevap kısmında hem mazi, hem de muzari fiilin

 

gelmesi mümkündür.

 

Örnek:

مَنْ إجْتَهَدَ في عَمَلِه فيكْسِبْ رِضاءَ رُؤسائه.

 

“Kim işinde gayret ederse, amirlerinin memnuniyetini kazanır.”

 

 

 

-         Bu edat mazi fiille de şart anlamı verir. Fakat mazi fiil, mebnî olduğu için harekeye

 

 etki etmez.

 

Örnek:

 

من زرعَ  حصَدَ.

“Kim ekerse, o biçer.”

 

-Bu şart isminden önce harf-i cer ve muzâf durumunda olan bir kelime bulunabilir.

 

Örnek:

 

بِمن  تتحدّثْ   أتحد ثْ.

 

“Kiminle konuşursan, onunla konuşurum.”

 

Örnek:

 

 

بيتُ  من تذهبْ   أذهبْ.

 

“ Kimin evine gidersen oraya giderim.”

 

 

 


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Haziran2007 Saat 19:56

متى

 

متى: “Ne zaman…ise , her ne zaman…ise” gibi anlamlara gelir. Belirli bir zamana bağlı

 

şart edatıdır. İki fiili cezm eder.  Bu edatla kurulan cümle örnekleri aşağıda gösterilmiştir.

 

Şart cümlesinde bulunan şart ve cevap  fiili  muzari olabilir. Bu durumda “متى her iki

 

fiili de cezm eder.

 

 

Örnek:

 

متى تكبرْ تفهمْ  هذه الأمورَ أكثرَ.

 

“ Büyüdüğün zaman, bu işleri daha fazla anlarsın.”

 

 

متى تهتمِّى  بالدجاج  تكثرْ بيضُه.

 

“Tavuğa iyi bakarsan, yumurtası çok olur.”

متى تَلْقنا  تَمُتْ  رُعْباً.

 

“Bizimle ne zaman karşılaşsan, korkudan öleceksin.”

 

 

 

-Cevap fiili mazi bir fiil olarak gelebilir.    

 

Örnek:

 

متى تقرأْ الصحفَ عرفتَ الكثيرَ عن أحوال العالم.

 

“Gazete okursan, dünya olaylarına dair pek çok şey öğrenirsin.”

 

متى أهملتَ  الدجاج  قلَّ بيضه.

 

“ Tavuğu ihmal ettiğin zaman, yumurtası azalır.”

 

 

 

 

 

 

-Cevap fiili gelecek zaman ifade eden bir fiil olarak da gelebilir. Bu durumda cevabın

 

başında “ف” harfi gelmelidir.

 

Örnek

 

متى يرتفعْ مستوى التعليمِ  فسوف  يزدهرُ  اقتصادَ البلدِ.

 

“Ne zaman eğitim seviyesi yükselirse, ( o zaman ) ülkenin ekonomisi de düzelir.”

 

 

متى أسافر إلى الخارج أستأذنْ  من المدير.

 

“ Ne zaman yurtdışına çıksam, müdürden izin alırım.”

 

متى تأكلْ  فطورك  تكنْ نشيطاً  في عملك.

 

“ Kahvaltını ne zaman yersen, işinde zinde olursun.”

 

متى ترسلْ رسالة  أكتبْ  لك.

 

“ Ne zaman bana mektup yollarsan, sana yazarım.”

 

متى تكذِبْ  تُحقَّرْ.

 

“ Ne zaman yalan söylersen, horlanırsın.”

 


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Haziran2007 Saat 21:13

إذا

 

    Bu  edatمتى”  gibi zaman bildiren bir şart edatıdır. إذا belirli bir vakti ifade ederken 

 

متى  belirsiz bir zamanı ifade eder. Gerçekleşmesi kesin olan hususlarda şart olarak

 

kullanılır.Cümlenin başında yer alır. Fiil cümlesine muzâf olur Mâzî fiilden önce gelmesine

 

rağmen anlamı muzârîdir. Çoğunlukla gelecek zamanı kapsayan şartı belirtir.

 

 

Örnek:

 

إذا طَلَعَتْ الشَّمْسُ  خَرَجْتُ.

 

“Güneş doğarsa çıkarım.”

 

-Bu cümlede  kullanılan her iki fiil de mazi olmasına rağmen إذا`nın cümleye kattığı anlam

 

muzaridir.

 

 

-Bu edat  ile başlayan şart cümlesi olumsuz yapıldığında  muzârî fiilin anlamını olumsuz

 

mâzîye çeviren “لم” harfi kullanılır.

 

 

Örnek:

 

 

إذا لم تَحْضُرْ الإجْتِماعَ فَلَنْ أحْضُرَهُ كَذلِك  .

 

“Toplantıya gelmezsen, ben de gelmeyeceğim.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

إذا  `dan sonra bir isim gelirse  edat  ile isim arasında zorunlu olarak cümledeki fiil

 

cinsinden bir    fiil takdir edilir. İsimden sonra gelen fiil, düşürülmüş olan fiilinmüfessiridir.

 

 

Örnek: Eğer gök yarılırsa…”

 

[1]إذا السًّماَءُ انْفَطَرَتْ

 

 

 

إذا  `dan sonra “ما[2]” gelebilir  fakat cümleye olumsuzluk anlamı  katmaz. Fiillerin

 

harekelerine de bir etkisi yoktur.

 

Örnek:

 

 

إذا ما  توجّهْنا إليه  ساعدَنا.

“Eğer biz ona gidersek (yönelirsek), bize yardım eder.”

 

 

 



[1] El-İnfitar,1

 

[2] ما الزاءدة


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Haziran2007 Saat 21:14

لو

 

 

   Geçmiş zamanda gerçekleşmemiş bir şartı ifade etmek için kullanılır. Genellikle mazi

 

fiilin başına gelir. Bu yüzden fiilin harekesine etki etmez.لو  `in cevabı,  olumlu mazi bir

 

fiil ise “ل” ile başlar.  Cevap fiili olumsuz bir mazi fiil olduğunda bu harfin gelip

 

gelmemesi isteğe bağlıdır.

 

 

 

Örnek:

 

لو تَعَلَّمَ الجاهِلُ لَنَهَضَتْ بِلادُه.

 

“Eğer cahil okumuş olsaydı yurdu kalkınırdı.”

 

 

-Bu örnekte şart cümlesi “تَعَلَّمَ الجاهِلُ dur. Şartın cevabı ise  لَنَهَضَتْ بِلادُه cümlesidir. Şart

 

cümlesinin ifade ettiği sebep gerçekleşmediğinden yani “cahil okumadığı” için  cevap

 

cümlesinde belirtilen eylem de gerçekleşmemiştir. Cevap fiili olumlu mazi bir fiil olduğu

 

için bu fiilin başında “ل” harfi gelmiştir.

 

 

Örnek:

 

 

لو زارَني )ل( ما قُلْتُ لَه.

 

“ Beni ziyaret ederse, ona söylemem.”

 

Bu cümlede cevab-ı şart olan fiil, olumsuz olduğu için “ل” harfinin cümlenin başında

 

gelmesi caizdir.

 

 

 

 

 

 

 

Aralarında şarta bağlı anlam ilgisi bulunan iki cümleden  şart edatının bildirdiği birinci

 

şarta “sebep”[1], şartın gerçekleşmesi durumunda oluşan cevaba da “sebep olunan”[2]  denir.

 

 

 

Örnek:

 

 

لوكانتْ قد ذهبتْ لرأيْتُمْ.        

“Eğer gelseydi sizi görürdü.”

 

 

-Bu şart edatı bazen de gerçekleşmesi mümkün olmayan dilekleri ifade etmek için kullanılır.

 

Örnek:

 

لو كان  لي جناحان لَطِرْتُ.

 

“ Eğer kanatlarım olsaydı, uçardım.”

 

-Bu edatı olumsuz şart anlamında kullanırken şart fiiline olumsuzluk edatları getirilir.

 

Örnek:

 

لو  لم تصِلْ لأنتحرتُ.

 

“Gelmeseydin intihar edecektim.”



[1] السَّبَبِيَّة

[2] المسببية


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Haziran2007 Saat 21:14

CEVAP CÜMLESİNİN BAŞINDA “ف  NİN GELMESİ

 

 

Cevap cümlesinin başına  ف harfinin geldiği bazı durumlar vardır. Bu durumlar aşağıdaki gibidir:

 

  Cevap,

 

  1. İsim cümlesi olursa,

 

 

Örnek:

إن تستقيمْ  فالفوزُ لك.

“Dosdoğru olursan, başarı senindir.”

 

 

وإنْ يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ  فهُو على كُلِّ شَيْءٍ قَديرٌ.[1]

 

 

 

  1.  (عسى بئس، نِعْمَ، َلًيْس )   gibi camid  fiillerden biriyle başlarsa,

 

Örnek:

من أفشَى سِرَّ  الصديقِ فَليس بِأمينٍ.

“Arkadaşının sırrını yayan kimse, güvenilir değil.”

 

 

متى تزُرْ مشروعاتِ الدولةِ فنعمَ ما قدّمتَ لِلمواطنين.

 

“Ne zaman devlet tesislerini  ziyaret edersen, (onun) yurttaşlar üzerinde ne güzel izler

 

bıraktığını görürsün.”

 

 

من يصادقْ أعداءَ وطنه  فبئس ما عمله.

 

“Yurdunun düşmanlarıyla dostluk kuran kimse, ne kötü iş işlemiş demektir.”

 

 

 

إنْ تُبْدوا  الصّدقاتِ فنِعْماً هي.[2]

 

 

“Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel!”

 

 

  1. Emir fiille başlarsa,

 

Örnek:

إن حيّاك أحدٌ بتحيّةٍ  فحيِّه  بأحسانَ منها. 

 

“Biri sana selam verirse onu, selamından daha iyi bir selamla karşıla.”

 

من أحبّ  أن يرضَى اللّه عنه فليعملْ ما فيه خيرٍ.

 

“Allah`ın kendisinden razı olmasını isteyen kimse, hayırlı iş yapsın.”

 

إذا أردتَ النجاحَ فاجتهدْ في ما انت مكلّف به.

 

“Başarılı olmak istiyorsan, sorumlu olduğun şeylere çalış.”

 

 

 

 

  1. Nehy ile başlarsa,

 

Örnek:

 

إن أغضبك  والداك  فلا تقُلْ  لهما اُفٍّ.

 

“Ebeveynin seni kızdırırlarsa, onlara “üf” bile deme.”

 

 

إن تُردِ المجدَ فلا تقْصُرْ في الواجباتِ.

 

“Eğer şeref istiyorsan,vazifelerinde kusur etme.”

 

إن  رأيته فلا تقلْ له شيأً.

“Eğer onu görürsen, bir şey söyleme.”

 

 

 

  1. Soru ile başlarsa,

 

 

Örnek:

من يكثُرْ مزاحُه فهل يَنجحْ في عمله؟

 

“Şakası çok olan, işinde hiç başarılı olur mu?”

 

  1. (ما النّافِيَّة ) ile başlarsa,

 

Örnek:

 

 

 

 

  1. (قَدْ ) ile başlarsa,

 

Örnek:

 

من يضعْ لَبِنَة في بناء نهضة وطنه  فقد إرتفعتْ  مكانته.

 

“Kim yurdunun kalkınmasında bir tuğla koyarsa, mevkisini yükseltir.”

 

 

  1. (لَنْ ) ile başlarsa,

 

Örnek:

 

إن تصادقْ الصالحَ فلن تضِلُّ أبداً.

 

“İyi birini dost edinirsen, asla şaşmazsın.”

 

 

  1. ( سَ) ile başlarsa,

 

Örnek:

إن أحسنتَ إلى الناس  فسيُؤْتيك اللّهُ  أجْرَك.

 

“İnsanlara iyilik yaparsan Allah senin ecrini verir.”

 

متى يأتِ  الشِّتاءُ فسنَلْبَسُ  الملابسَ الصوفية.

 

“Ne zaman kış gelirse, yünlü elbiseler giyeriz.”

 

 10.  (سَوْفَ) ile başlarsa,

 

Örnek:

مهما تُخِفْ مِن طِباعِك  فسوف تُعرفْ.

 

“ Her ne kadar tabiatını gizlesen de (o) bilinir.”

 

من ظلمَ  النّاسَ فسوف يندمْ.

“Kim insanlara zulüm ederse, pişman olur.”

 

من يَرْتَدَّ عن دينه فسوف يأتي اللهُ  بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ.[3]

 

Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki,

 

Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler.”

 

  1. İnşâî bir fiille başlıyorsa,

 

 

Örnek:

 

إن كُنْتُمْ  تُحِبّون اللهَ  فاتّبِعوني  يُحْبِبكم اللهُ.[4]

 

 

 

cümlenin başında bir ف   harfi bulunmalısı zorunludur.

 

 “Yaptıklarından dolayı başlarına bir kötülük isabet ederse ümitlerini hemen yitiriverirler.”

                                 

 

 

 

 

 

 

 

-Bunun dışında cevap, isim cümlesi olarak geldiğinde  ف   yerine (  إذا الفُجائيّة) de kullanılabilir.

      

Örnek:

 

وَ إنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةُ  بِما قَدَّمَتْ  اَيْدِيهِمْ  إذا هُمْ يَقْنَطُونَ.[5]

 

 



[1] En’âm Sûresi, 17

[2] Bakara Sûresi, 271

[3] Mâ’ide Sûresi, 54

[4] Âl-i ‘İmran  Sûresi, 31

[5] Rûm Sûresi,36


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 13Haziran2007 Saat 10:07

إذا

 

    Bu  edatمتى”  gibi zaman bildiren bir şart edatıdır. إذا belirli bir vakti ifade ederken 

 

متى  belirsiz bir zamanı ifade eder. Gerçekleşmesi kesin olan hususlarda şart olarak

 

kullanılır.Cümlenin başında yer alır. Fiil cümlesine muzâf olur Mâzî fiilden önce gelmesine

 

rağmen anlamı muzârîdir. Çoğunlukla gelecek zamanı kapsayan şartı belirtir.

 

 

Örnek:

 

إذا طَلَعَتْ الشَّمْسُ  خَرَجْتُ.

 

“Güneş doğarsa çıkarım.”

 

-Bu cümlede  kullanılan her iki fiil de mazi olmasına rağmen إذا`nın cümleye kattığı anlam

 

muzaridir.

 

 

-Bu edat  ile başlayan şart cümlesi olumsuz yapıldığında  muzârî fiilin anlamını olumsuz

 

mâzîye çeviren “لم” harfi kullanılır.

 

 

Örnek:

 

 

إذا لم تَحْضُرْ الإجْتِماعَ فَلَنْ أحْضُرَهُ كَذلِك  .

 

“Toplantıya gelmezsen, ben de gelmeyeceğim.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

إذا  `dan sonra bir isim gelirse  edat  ile isim arasında zorunlu olarak cümledeki fiil

 

cinsinden bir    fiil takdir edilir. İsimden sonra gelen fiil, düşürülmüş olan fiilinmüfessiridir.

 

 

Örnek: Eğer gök yarılırsa…”

 

[1]إذا السًّماَءُ انْفَطَرَتْ

 

 

 

إذا  `dan sonra “ما[2]” gelebilir  fakat cümleye olumsuzluk anlamı  katmaz. Fiillerin

 

harekelerine de bir etkisi yoktur.

 

Örnek:

 

 

إذا ما  توجّهْنا إليه  ساعدَنا.

“Eğer biz ona gidersek (yönelirsek), bize yardım eder.”

 

 

 



[1] El-İnfitar,1

 

[2] ما الزاءدة


IP
moheeb83
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 13Haziran2007
Gönderilenler: 0

Alıntı moheeb83 Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 13Haziran2007 Saat 22:12

se   sa   arabca da    لو   -  ان -  اذا demek

 


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Haziran2007 Saat 10:26

لو

 

 

   Geçmiş zamanda gerçekleşmemiş bir şartı ifade etmek için kullanılır. Genellikle mazi

 

fiilin başına gelir. Bu yüzden fiilin harekesine etki etmez.لو  `in cevabı,  olumlu mazi bir

 

fiil ise “ل” ile başlar.  Cevap fiili olumsuz bir mazi fiil olduğunda bu harfin gelip

 

gelmemesi isteğe bağlıdır.

 

 

 

Örnek:

 

لو تَعَلَّمَ الجاهِلُ لَنَهَضَتْ بِلادُه.

 

“Eğer cahil okumuş olsaydı yurdu kalkınırdı.”

 

 

-Bu örnekte şart cümlesi “تَعَلَّمَ الجاهِلُ dur. Şartın cevabı ise  لَنَهَضَتْ بِلادُه cümlesidir. Şart

 

cümlesinin ifade ettiği sebep gerçekleşmediğinden yani “cahil okumadığı” için  cevap

 

cümlesinde belirtilen eylem de gerçekleşmemiştir. Cevap fiili olumlu mazi bir fiil olduğu

 

için bu fiilin başında “ل” harfi gelmiştir.

 

 

Örnek:

 

 

لو زارَني )ل( ما قُلْتُ لَه.

 

“ Beni ziyaret ederse, ona söylemem.”

 

Bu cümlede cevab-ı şart olan fiil, olumsuz olduğu için “ل” harfinin cümlenin başında

 

gelmesi caizdir.

 

 

 

 

 

 

 

Aralarında şarta bağlı anlam ilgisi bulunan iki cümleden  şart edatının bildirdiği birinci

 

şarta “sebep”[1], şartın gerçekleşmesi durumunda oluşan cevaba da “sebep olunan”[2]  denir.

 

 

 

Örnek:

 

 

لوكانتْ قد ذهبتْ لرأيْتُمْ.        

“Eğer gelseydi sizi görürdü.”

 

 

-Bu şart edatı bazen de gerçekleşmesi mümkün olmayan dilekleri ifade etmek için kullanılır.

 

Örnek:

 

لو كان  لي جناحان لَطِرْتُ.

 

“ Eğer kanatlarım olsaydı, uçardım.”

 

-Bu edatı olumsuz şart anlamında kullanırken şart fiiline olumsuzluk edatları getirilir.

 

Örnek:

 

لو  لم تصِلْ لأنتحرتُ.

 

“Gelmeseydin intihar edecektim.”



[1] السَّبَبِيَّة

[2] المسببية


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Haziran2007 Saat 10:27

أما

 

 

أما : Şart cümlesinin başında bulunur. Şart ve cevap fiillerine hareke bakımından etki

 

etmez. “ İse, …-e gelince” gibi anlamlara gelir.

 

 

Örnek:

 

أما إستانبول  فمدينةٌ  رائعةٌ  في الجمال.

 

“İstanbul ise güzellik bakımından muhteşemdir.”

 

 

 

أما أنت فبطل عظيم.

“Sen ise büyük bir kahramansın.”

 

ألناسُ معادن فأما أنفسها و أغلاها  فالأخيار.

 

“İnsanlar madendir. En değerlisi  ise iyi olanlarıdır.”

 

مصائف مصر جميلة، أما الإسكندريّة فأوهَرُها  عمراناَ.

 

“Mısır`ın yazlıkları güzeldir, İskenderiye ise hepsinden bayındırdır.”

 

 

أما `dan sonra bir şart edatı daha gelebilir. Bu durumda cümleye şart anlamını gelen edat

 

katar.

 

 

Örnek:

 

أما  مَنْ  أتاني فإنّي اُكرمُه.

 

“ Kim bana gelirse ona ikram ederim.”

 

 


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Haziran2007 Saat 14:35

لو

 

 

   Geçmiş zamanda gerçekleşmemiş bir şartı ifade etmek için kullanılır. Genellikle mazi

 

fiilin başına gelir. Bu yüzden fiilin harekesine etki etmez.لو  `in cevabı,  olumlu mazi bir

 

fiil ise “ل” ile başlar.  Cevap fiili olumsuz bir mazi fiil olduğunda bu harfin gelip

 

gelmemesi isteğe bağlıdır.

 

 

 

Örnek:

 

لو تَعَلَّمَ الجاهِلُ لَنَهَضَتْ بِلادُه.

 

“Eğer cahil okumuş olsaydı yurdu kalkınırdı.”

 

 

-Bu örnekte şart cümlesi “تَعَلَّمَ الجاهِلُ dur. Şartın cevabı ise  لَنَهَضَتْ بِلادُه cümlesidir. Şart

 

cümlesinin ifade ettiği sebep gerçekleşmediğinden yani “cahil okumadığı” için  cevap

 

cümlesinde belirtilen eylem de gerçekleşmemiştir. Cevap fiili olumlu mazi bir fiil olduğu

 

için bu fiilin başında “ل” harfi gelmiştir.

 

 

Örnek:

 

 

لو زارَني )ل( ما قُلْتُ لَه.

 

“ Beni ziyaret ederse, ona söylemem.”

 

Bu cümlede cevab-ı şart olan fiil, olumsuz olduğu için “ل” harfinin cümlenin başında

 

gelmesi caizdir.

 

 

 

 

 

 

 

Aralarında şarta bağlı anlam ilgisi bulunan iki cümleden  şart edatının bildirdiği birinci

 

şarta “sebep”[1], şartın gerçekleşmesi durumunda oluşan cevaba da “sebep olunan”[2]  denir.

 

 

 

Örnek:

 

 

لوكانتْ قد ذهبتْ لرأيْتُمْ.        

“Eğer gelseydi sizi görürdü.”

 

 

-Bu şart edatı bazen de gerçekleşmesi mümkün olmayan dilekleri ifade etmek için kullanılır.

 

Örnek:

 

لو كان  لي جناحان لَطِرْتُ.

 

“ Eğer kanatlarım olsaydı, uçardım.”

 

-Bu edatı olumsuz şart anlamında kullanırken şart fiiline olumsuzluk edatları getirilir.

 

Örnek:

 

لو  لم تصِلْ لأنتحرتُ.

 

“Gelmeseydin intihar edecektim.”



[1] السَّبَبِيَّة

[2] المسببية


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Haziran2007 Saat 14:35

لو لا- لو ما

 

 

لو لا- لو ما  edatları ismin başına getirilirler. Fiilleri cezm etmezler. Cümleye olumsuz

 

anlam katarlar. “…-mazsa,…-masaydı” gibi anlamlara gelirler.Şart isminin

 

gerçekleşmemesinden dolayı şartın cevabının da gerçekleşmediğini gösterirler.

 

 

Örnek:

لولا النيلُ لصارتْ مصرُ صحراء جرداءَ.

 

“Nil olmasaydı Mısır kurak bir çöl olurdu.”

 

لولا الماءُ ما عاش إنسانٌ.

 

“Hava olmasaydı hiçbir  insan yaşamazdı.”

 

 

لو ما العملُ لم تكنْ للعلم فائدةٌ.

 

“ Çalışma olmasaydı ilmin faydası olmazdı.”

 

لو ما حرارةُ الشمس لهلك الأحياءُ برداً.

 

“Güneşin sıcaklığı olmasaydı canlılar soğuktan helak olurlardı.”

 

 

لولا العلم  ما تقدّم العمرانُ، و لو ما التجاربُ لم يستفد إنسانٌ.

 

“İlim olmasaydı medeniyet olmazdı, tecrübeler olmasaydı insan hiçbir şeyden

 

faydalanamazdı.”


IP
meteoripek
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Ankara
Gönderilenler: 0

Alıntı meteoripek Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Haziran2007 Saat 14:36

كُلَّما

 

كُلّما : “Her…,her sefer…,her ne…” gibi anlamlara gelir. Cezm etmeyen şart

 

edatlarındandır.

 

 

Örnek:

 

كلّما دخل إلى دارِهِ إستقبلتْهُ اُسرتهُ بِوجْهِ بَشوشٍ.

 

“ Eve her gelişinde, ailesi onu güler yüzle karşılar.”

 

كلّما استمعت إلى الموسقي  ينشرح صدري.

 

“Her ne zaman  müzik dinlesem  içim ferahlar.”

 

كلّما قرأت كتابا  إزدادتَ علماً.

 

“Her ne zaman kitap okursan bilgin artar.”

 

 

كلّما رأيتُ فقيراً  عطفتُ عليه.

 

“Her ne zaman bir fakir görsem ona acırım.”

 

 

 

 

 


IP
scelik
Moderator
Moderator
Simge
Yabancılar için Türkçe Öğrenimi

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Rize
Gönderilenler: 7217

Alıntı scelik Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 01Temmuz2007 Saat 11:18
Şart İsimleri أَسْمَاءُ الشَّرْطِ
 
Şart isimleri 11 tanedir:
 
أَيٌّ ٠ كَيْفَمَا ٠ حَيْثُمَا ٠ أَنَّى ٠ أَيْنَمَا ٠ أَيْنَ ٠ أَيَّانَ ٠ مَتَى ٠ مَنْ ٠ مَهْمَا ٠ مَا
 
- Bu 11 şart isminden/edatından, أَيٌّ dışındaki 10 tanesi mebnidir.
 
- Bu 11 şart isminden/edatından başka, إِنْ ve إِذْمَا isimleri/edatları da şart bildirir.
 
 
 

الطالب المجتهد
IP
scelik
Moderator
Moderator
Simge
Yabancılar için Türkçe Öğrenimi

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Rize
Gönderilenler: 7217

Alıntı scelik Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 01Temmuz2007 Saat 11:58
Şart İsimleri/Edatları أَسْمَاءُ الشَّرْطِ için örnek çalışma:
 
- Şart İsimleri/Edatları أَسْمَاءُ الشَّرْطِ kırmızı renkle gösterilmiştir.
 
نَصَائِح
 
Öğütler
 
 
قَالَ الفَلاَّحُ لِاِبْنِهِ فِي مَوْسِمِ الحَصَادِ
Çiftçi hasan mevsiminde oğluna dedi:
 
إِنَّ مَحْصُولَنَا وَفِيرٌ، تَعِبْنَا كَثِيرًا، فَكَسَبْنَا كَثِيرًا
Mahsulumuz boldur, çok yorulduk, çok kazandık.
 
إِنْ تَزْرَعْ تَحْصُدْ، وَ إِنْ تَتْعَبْ تَكْسِبْ
Ekersen biçersin, yorulursan kazanırsın.
 
قَالَ الوَلَدُ
Çocuk dedi:
 
نَعَمْ يَا أَبِي، إِنْ زَرَعَ الفَلاَّحُ حَصَدَ، وَ إِنْ تَعِبَ كَسَبَ
Evet baba, Çiftçi ekerse biçer, yorulursa kazanır.
 
وَ قَالَتِ الفَلاَّحَةُ لِابنَتِهَا
Çiftçi kadın kızına dedi:
 
لاَ تُهْمِلِي العِنَايَةَ بِالدَّجَاجِ
Tavuklara bakmayı ihmal etme.
 
مَتَى تَهْتَمِّي بِهِ يَكْثُرْ بَيْضُهُ، وَ مَتَى أَلْمَلْتِهِ قَلَّ بَيْضُهُ
Ona önem verip baktığın zaman yumurtası çoğalır, ihmal ettiğin zaman yumurtası azalır.
 
قَالَتِ البِنْتُ
Kız dedi:
 
وَ مَتَى يَكْثُرِ البَيْضُ تَكْثُرِ الفِرَاخُ. وَ مَتَى قَلَّ البَيْضُ قَلَّتِ الفِرَاخُ
Ne zaman yumurta çoğalırsa o zaman tavuklar çoğalır, yumurta azaldığı zaman tavuklar azalır.
 
وَ قَالَ الصَّانِعُ لِلصَّبِيَّيْنِ اللَّذَيْنِ يَعْمَلاَنِ عِنْدَهُ
Sanatkar yanında çalışan iki çırağa dedi:
 
هَذِهِ آلَةٌ جَديدَةٌ حَافِظَا عَلَيْهَا
Bu yeni bir alettir onu koruyun
 
إِنْ تُحَافِظَا عَلَيْهَا تُوَفِّرَا كَثِيرًا مِنَ الجُهْدِ وَ الوَقْتِ
Bunu korur bakımını yaparsanız gayret ve zamandan tasarruf edersiniz.
 
قَالَ الصَّبِيَّانِ
İki çırak dediler:
 
نَعَمْ، مَتَى صَانَ الصَّانِعُ آلَتَهُ كَانَتْ دَائِمًا فِي خِدْمَتِهِ
Evet sanatkar malzemesini koruduğu sürece, malzemesi onun hizmetinde olur.
 
وَ قَالَ المُدَرِّسُ لِتَلاَمِيذِهِ
Öğretmen öğrencilerine dedi:
 
مَنِ اجْتَهَدَ مِنْكُمْ نَجَحَ، وَ مَنْ أَهْمَلَ دُرُُوسَهُ رَسَبَ
Sizlerden çalışan geçti, derslerini ihmal eden kaldı.
 
وَ مَا تَتَعَلَّمُوا فِِي الصِّغََرِ يَنْفَعْ فِي الكِبَرِ
Küçüklüğünüzde öğrendikleriniz büyüklüğünüzde fayda verir.
 
قَالَ التَّلاَمِيذُ
Öğrenciler dediler:
 
نَعَمْ، مَنْ يَجْتَهِدْ يَنْجَحْ، وَ مَنْ يُهْمِلْ دُرُوسَهُ يَرْسُبْ فِي الاِمْتِحَانِ
Evet çalışan geçer, derslerini ihmal eden imtihanda kalır.
 
وَ فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Ve Kur'an-ı Kerim'de:
 
وَ مَا تَفْعَلُُوا مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللَّهُ -سُورَة البَقَرَةِ ١٩٧
Siz ne yaparsanız Allah onu bilir - Bakara Suresi 197
 
وَ مَا تُقَدِّمُوا لِأَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللَّهِ - سُورَة البَقَرَةِ ١١٠
Hayır işlerinden kendiniz için önden her ne gönderirseniz, Allah katında onun sevabını bulursunuz. Bakara Suresi 110
 
أَيْنَمَا تَكُونُوا يُدْرِكُّمُ المَوْتَ - سُورَة النِّسَاءِ ٧٨
Her nerede olursanız ölüm size erişir.

الطالب المجتهد
IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 18Haziran2009 Saat 13:31
Şart edatları ve Şart-Cevap Cümlelerini yeniden gündeme almak, gözatmak ve"forum başlığını" günümüze taşımak için bu yola başvurdum.
 
Emeği geçen arkadaşlara teşekkürler,

IP
beyto26
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 22Eylül2008
Gönderilenler: 86

Alıntı beyto26 Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Ocak2010 Saat 16:00
bu konuda yazı yazan herkeze teşekkürler

IP
grafikopat
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12Ekim2009
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 106

Alıntı grafikopat Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Ocak2010 Saat 22:41
Şart edatları için mükemmel bir kaynak olmuş, ellerinize sağlık...

Açılır bahtımız birgün hemen battıkça batmaz ya
Sebepler halk eder halik kerem babın kapatmaz ya
Benim hakka münacatım değil rızk için haşa
Hüda Rezzak-ı Alemdir rızıksız kul yaratmaz ya.
IP
scelik
Moderator
Moderator
Simge
Yabancılar için Türkçe Öğrenimi

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Rize
Gönderilenler: 7217

Alıntı scelik Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Ocak2010 Saat 23:03

İki fiili cezm eden şart edatıları:

1- من Kim çok okursa bilgisi artar معرفته من يقرأ كثيرا تزدد

2- ما Ne iyilik yaparsanız Allah onu bilir ماتفعلوا من خير يعلمه الله

3- ان Okursan anlarsın ان تقرأ تفهم

4- اذما Koşarsan yorulursun اذما تجر تتعب

5- مهما Ne yaparsan onu bulursun مهما تفعل افعل

6- متى Ne zaman yalan söylersen hor görülürsün متى تكذب تحقر

7- ايان Ondan ne zaman yardım istersen sana yardım eder أيان تستنجد به ينجدك

8- اى Kimi sayarsan sayarım أيا تحترماحترم

9- اين Nerede olursanız olun ölüm size erişir اين ما تكونوا يدرككمالموت

10- انى Nereye gidersen giderim أنى تذهب أذهب

11- حيثما Nereye kar yağarsa (orada) hava soğuk olur. حيثما ينزل الثلج يبرد الجو

12- كيفما Nasıl vurursan öyle vurur.كيفما تضرب يضرب


الطالب المجتهد
IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,172 Saniyede Yüklendi.