Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Günlükleriniz - مفكراتكم
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netمفكرة يومية - GÜNLÜKGünlükleriniz - مفكراتكم
Mesaj icon Konu: مفكرة وسام Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
<< Önceki Sayfa   6 Sonraki >>
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 07Ağustos2010 Saat 14:00

Ömer Hayyam dan devam edelim...

 
 
Ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri?
Sana düşer azapların, tövbelerin beteri.
Alçakları besler, yoksulları ezer durursun:
Ya bunak bir ihtiyarsın, ya da eşeğin biri
 
 

IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 08Ağustos2010 Saat 10:29

ودت تزيين مفكرتي  لليوم بكلمة رائعة لجبران خليل جبران.

 ها هي كلمته الرائعة؛

ليس السخاء بأن تعطيني ما أنا في حاجة إليه أكثر منك

بل السخاء بأن تعطيني ما تحتاج إليه أكثر مني

IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 10Ağustos2010 Saat 01:20
بمناسبة حلول شهر رمضان أعاد الله علينا و عليكم بالصحة و العافية
 
اللهم بلغ أحبتي شهر رمضان
و أعنهم علي الصيام والقيام و تلاوة القرآن
و جازهم بالعتق من النيران

IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 15Ağustos2010 Saat 04:55

Günlük Yazısı Bugünde Böyle...

 
Sessiz ve sakin olmanın günümüz dünyasındaki karşılığını-mükafatını (!) anlatan bir nükte ve bir cümle yazmak istedim. 
 
كانَ يَعْمَلُ بـصَمْتِ وهُدؤْء ظَنّوا أنَّهُ نائِمْ فـطَردوهْ
 

قَرَرْتُ أنْ ألْتَزِمَ الصَمْتَ طَوالَ هذا اليَومْ وللعَجَبْ...فَقَدْ كَثُرَ أعدائي هذا اليَومْ
 
 

IP
ru-be-ru
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Ocak2009
Gönderilenler: 1344

Alıntı ru-be-ru Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 15Ağustos2010 Saat 05:17

اللهم انصر عبدك استاذ وسام



Düzenleyen ru-be-ru - 16Ağustos2010 Saat 13:18

Allaha cc.a dayan,sa´ye sarıl,hikmete ram ol.
Yol varsa budur,bilmiyorum başka çıkar yol.....
IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Ağustos2010 Saat 05:04

Bu güzel dua için, ancak  "Amiin" derim. Teşekkürler. Yazdığım olay şahsımla ilgili bir hadise değil. Genel bir vakıa'ya dikkat çekmek istedim. Hepimize olduğu gibi abdi aciz kuluna da yardım etmesi en büyük duamız. Yardımını üzerimizden esirgeme  Ya Rab!

 
Bugün yine Hayyam dan bir dörtlük;
 
Dedim: artık bilgiden yana eksiğim yok;
Şu dünyanın sırına ermişim az çok.
Derken aklım geldi başıma, bir de baktım:
Ömrüm gelip geçmiş, hiç bir şey bildiğim yok

IP
ru-be-ru
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Ocak2009
Gönderilenler: 1344

Alıntı ru-be-ru Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Ağustos2010 Saat 05:18

Amin, öyleyse

اللهم انصر عبادك المسلمين
 
آمين

Allaha cc.a dayan,sa´ye sarıl,hikmete ram ol.
Yol varsa budur,bilmiyorum başka çıkar yol.....
IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 24Ağustos2010 Saat 16:33

" Neden böyle yan yan yürüyorsun yavrum ? " diye sorar anne yengeç çocuğuna.

" Düzgün yürüsene ! " der.
 
 - " Pekala anne " der çocuk.
 
 - " Sen önümden düzgün yürü, ben seni takip ederim. "
 
Hayat işte bu. Nasıl örnek olursak o minval üzre büyüyecek çocuklar...Toplum da öyle değilmi?
 
Günlüğüm; bugün de böyle...

IP
ezrak
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 14Mart2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 594

Alıntı ezrak Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 26Ağustos2010 Saat 13:22
 و حياة الانسان يمروا سريعا 
نحن  نفتحوا  عيوننا   لهذا الدنيا 
يوما من الايام   ننظروا  الي حالنا  اصبحنا العجوز  .  ان الحيات الناس  مثل الطلوع الشمس  الوقت  قصير  العمل كبير . شكرا يا اخي العزيز  هذا شيء مهم جدا الاطفال مثل الاوراق ابيض  اكتب عليهم  ماذا تريد  الحقيقة هكذا  . دليلنا القران الكريم  سنوصلوا  الي الجنة  ان شاء الله  مع محبوبنا
مع السلامة


Düzenleyen ezrak - 26Ağustos2010 Saat 13:28

انا احب ان اعلم اللغة العربية
IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Ağustos2010 Saat 00:56
اليوم سأكتب ابياتا لها معان عميق
لاأدري من هو قائلها او من هو كاتبها أعجبتي جدا
 
 
قد تفقد كل شئ ويبقي اللــــــــــــــــــــــــــــــــــــــه معك


فكن مع اللـــــــــــــــــــــــــــــــــــــه يكن كل شئ معك


اذا جعلـــــــــــــــــت رضا اللــــــــــــــــــــــــــــــــــه همك

 

تكفل اللــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــه بما اهمك


IP
HalitB
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06Haziran2008
Konum: Ystanbul
Gönderilenler: 1313

Alıntı HalitB Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Ağustos2010 Saat 19:19

رائع جدا جدا يا أستاذي وسام

شكرا لكتابتك هذه الأبيات
 
نعم...ربما يتركك صديقك ولا يساعدك وقد يتركك جميع أقاربك والناس...لكن الله لن يتركك
 
كان الله في عون العبد ما دام العبد في عون أخيه
 
..............
 
تحياتي واحترامي

مرحى لنا...
IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 28Ağustos2010 Saat 18:46

و أنا أيضا أشكرك يا خالد، لقد تطرقت نقطة مهمة. فشكرا

يا خالد؛ انا أعلم انك تحب  رئيسنا الوزراء رجب طيب أردغان كحب أبيك.لذا ودت ان أخبرك بان أردغان كان في بيننا اى هو كان في كونيا. ذهبنا جميعا لرؤيته و لمشاهدته امام الناس و هو يخطب علي المشجعين. أنذاك تذكرت انك كم تريد رؤيته و إستماعه اليه بيننا.

بناسبة هذا ؛ أبين انني أقول لتغيير الدستور الام 

بنعم ، نعم ، نعم
 
 

IP
HalitB
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06Haziran2008
Konum: Ystanbul
Gönderilenler: 1313

Alıntı HalitB Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 29Ağustos2010 Saat 17:58
 شكرا لإخباري بذلك يا أستاذي وسام
 
نعم أنا كنت أتمنى لو أنني بينكم أستمع إليه بل إنني قد سمعت  أنه في حملة من الحملات كان
 
يصافح الناس ومن ثم يهديهم كتابا مع توقيعه
 
المهم أنكم قد رأيتموه كأنني رأيت معكم
 
وأنا أقول نعم لأي شيء يقوله الباشباكان
 
 
 
 
 
 

مرحى لنا...
IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 09Eylül2010 Saat 02:14
Kardeşimin bir sözünü aktarmak isterim. Bir zamanlar şöyle demişti. " Abi : bu dünya da, yeme, içme, gezip görmekten başka ZEVK ler de varmış. Ben o hazzı aldım, o tadı tatdım."
 
Evet; geçtiğimiz günlerde(24-29 Ramazan 1431),bir nebze de olsa o hazzı alma ve o tadı tatma imkanım oldu. Bu imkanı bana veren Cenabı Allah'a ne kadar şükretsem azdır.
 
Şahitlik etmesi adına ; tarihe böyle bir not düşme gereği duydum.
 
Bu vesileyle; Tüm arkadaşların Ramazan Bayramını Tebrik Ederim.

IP
ru-be-ru
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Ocak2009
Gönderilenler: 1344

Alıntı ru-be-ru Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 09Eylül2010 Saat 02:32
 
 
تقبل الله منا ومنكم صالح الاعمال

Allaha cc.a dayan,sa´ye sarıl,hikmete ram ol.
Yol varsa budur,bilmiyorum başka çıkar yol.....
IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Eylül2010 Saat 05:30
Orjinalini yazan: ru-be-ru

 
 
تقبل الله منا ومنكم صالح الاعمال
 
آمين . منا و منكم أجمعين
 
الشكر الجزيل علي دعائك و مرورك.

IP
ru-be-ru
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Ocak2009
Gönderilenler: 1344

Alıntı ru-be-ru Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Eylül2010 Saat 10:28

اهلا وسهلا يا استاذ نحن فقدناك منذ الايام


Allaha cc.a dayan,sa´ye sarıl,hikmete ram ol.
Yol varsa budur,bilmiyorum başka çıkar yol.....
IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Eylül2010 Saat 15:50

أهلا بكم جميعا. أشكرك مرة


اليوم سأضع في مفكرتي قصة.  قد أحببتها عندما قرأتها. لكنني أنا آسف جدا لانها بلغة التركية. ليس لدي وقت  لترجمتها إلي العربية.

Bir padişah Hızır’ı görmek istiyordu Bir gün bunun için tellallar çağırttı

“Kim bana Hızır’ı gösterirse onu armağanlara boğacağım” dedi

 Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu

 Karısına dedi ki: “Hanım ben padişaha Hızır’ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım Kırk günün sonunda Hızır’ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz”

Adamın karısı kanaatkar biriydi “Efendi biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye Bundan sonra da idare ederiz Vazgeç bu tehlikeli işten” dedi

Ama adam kafaya koymuştu Padişaha gidip Hızır’ı bulacağını söyledi Bunun için kırk gün izin istedi Hızır’ı bulmak için koşuşturacağı kırk gün zarfında ailesinin geçimi için sarayın ambarından tonlarca yiyecek, içecek ve nakit para aldı Bunları evine teslim edip kırk gün ortalıktan kayboldu

 Kırk günün bitiminde padişahın huzuruna çıkıp herşeyi itiraf etti: ‘Benim aslında Hızır’ı falan bulacağım yoktu Ailece sıkıntı çekiyorduk Hızır’ı bulacağım diye sizden dünyalık almak istedim” dedi

Padişah buna çok kızdı: “Padişahı kandırmanın cezasını hayatınla ödeyeceğini hiç düşünmedin mi?” diye bağırdı

Adam da her şeyi göze aldığını söyledi Bunun üzerine padişah yanında bulunan üç veziriyle görüş alış verişinde bulundu Birinci vezire sordu:

- Padişahı kandıran bu adama ne ceza verelim?

- Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım

Bu sırada peyda olan, nurani, ak sakallı bir ihtiyar  vezirin sözleri üzerine söyle dedi:

  كل شيئ يرجع إلي اصله

Padişah ikinci vezirine sordu:

- Bu adama ne ceza verelim?

- Hükümdarım bu adamın derisini yüzüp içine saman dolduralım

Biraz önce ansızın ortaya çıkan ihtiyar yine;

 كل شيئ يرجع إلي اصله

dedi.

Padişah üçüncü vezire sordu:

- Ey vezirim sen ne dersin, beni kandıran bu adama ne ceza verelim?

- Padişahım bana göre, bu adamı affedin Size yakışan, sizden beklenen budur Bu adam önemli bir suç isledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli

Nurani ihtiyar yine söze karıştı:

كل شيئ يرجع إلي اصله

diye tekrarladı

Bu defa padişah o yaşlı zata yöneldi:

- Sen kimsin? İkide bir tekrarladığın o laf ne demektir?

İhtiyar cevap verdi:

- Senin birinci vezirinin babası kasaptı Onun için kesmekten, etini çengellere asmaktan bahsetti Yani aslını gösterdi İkinci vezirin babası yorgancı idi Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün, pamuk vb doldururdu O da babasına çekti

Üçüncü vezirin ise babası da vezirdi O da soyuna çekti, büyüklüğünü gösterdi Benim söylediğim söz “Herkes aslına çeker” demektir Vezir istersen (üçüncü veziri göstererek) işte Vezir, Hızır istersen (kendini göstererek) işte Hızır, bu adamı mahcup etmemek için sana göründüm, dedi ve kayboldu

 

 



Düzenleyen visam - 17Eylül2010 Saat 15:51

IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Eylül2010 Saat 12:27

إفتتحت المدارس أبوابها للتلاميذ وللطلبة اليوم. ملايين من الطلبة يبدؤون الدروس و الدراسة لعام 2010ـ2011.  أود و أرجو من الله ان يكون كل من المعلمين و التلاميذ ناجحين في امورهم الدراسية

و أدعوالله لهم بهذا الدعاء؛ اللهم اجعل اولادنا من الناجحين و انصرهم في دراساتهم حتي يكونوا مواطنين فضلاء
 
 

IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 22Eylül2010 Saat 18:06
Zaman zaman Arapça, zaman zaman Türkçe. Arasıra bir şiir, bazen güzel  bir dörtlük. Bazen bir hatıra, bazen de bir hikaye. İşte benim günlük te böyle...
 
Güzel bir hikaye güzel bir ders!
 

Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine tasınmışlar.

Sabah kahvaltı yaparlarken, komsu da çamaşırları asıyormuş.

Kadın kocasına ' Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor.' demiş.

Kocası ona bakmış, hiçbir şey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş.

Kadın, komsusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah ayni yorumu yapmaya devam etmiş.

Bir ay kadar sonra, bir sabah, komsusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok sasırmış…

 'Bak ! ' demiş kocasına  “Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba ?”

Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi sildim” diye cevap vermiş kocası.


IP
ezrak
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 14Mart2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 594

Alıntı ezrak Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 22Eylül2010 Saat 20:01
ا
السلام عليك يا اخي الكريم شكرا لقصتك هذه القصة مفيد جدا
النظافة من الاايمان  الله اكبر  افهم  من كتابتك
يا اخي الكريم  ان الانسان  اولا  ينظر  الي نفسه ثانيا ينظر الي نفس الاخر
صح 
سبحان الله


Düzenleyen ezrak - 22Eylül2010 Saat 20:03

انا احب ان اعلم اللغة العربية
IP
ru-be-ru
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Ocak2009
Gönderilenler: 1344

Alıntı ru-be-ru Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 22Eylül2010 Saat 23:41

جميـــــــــل جدا  


Allaha cc.a dayan,sa´ye sarıl,hikmete ram ol.
Yol varsa budur,bilmiyorum başka çıkar yol.....
IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 26Eylül2010 Saat 01:30
 الشكر الجزيل علي مروركما... اليوم سأضع قصة قصيرة لها دروس مهمة  بالنسبة لنا ليومنا هذا. أنا آسف جدا لان قصتنا بلغتنا بدلا العربية
 
Günlerden bir gün çok zengin bir baba, ailesi ve oğlunu köye götürür.

Bu yolculuğun tek amacı vardı; insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek.

 Çok fakir bir ailenin yanında iki gece geçirirler.

Yolculuk dönüşü baba oğluna sorar: 
-İnsanların ne kadar fakir bir hayat sürdüklerini gördün mü? 
-Evet baba. 
-Ne öğrendin peki? 
Oğlu acı bir tebessümle gülümseyerek cevap verir: 
-Şunu gördüm: Bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört tane. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün ufku görüyorlar. 

Çocuk, sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek hiç bir şey bulamaz ve çocuk ekler: 

-Teşekkürler baba Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için...


IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 29Eylül2010 Saat 05:35

Görünüşe göre hareket edip, şekle göremi tavır alacağız...


Kaba-saba, soluk, yıpranmış giysiler içindeki yaşlı çift, Boston treninden inip utangaç bir tavırla rektör'ün bürosundan içeri girer girmez, sekreter masasından fırlayarak önlerini kesti...

 Öyle ya, bunlar gibi ne idüğü belirsiz taşralıların Harvard gibi üniversitede ne işleri olabilirdi?

 Adam, yavaşça rektörü görmek istediklerini söyledi.

İşte bu imkansızdı.. Rektörün o gün onlara ayıracak saniyesi yoktu..

Yaşlı kadın, çekingen bir tavırla; "Bekleriz" diye mırıldandı...

 Nasıl olsa bir süre sonra sıkılıp gideceklerdi. Sekreter sesini çıkarmadan masasına döndü.. Saatler geçti, yaşlı çift pes etmedi.. Sonunda sekreter, dayanamayarak yerinden kalktı. "Sadece birkaç dakika görüşseniz, yoksa gidecekleri yok" diyerek rektörü iknaya çalıştı.

 Anlaşılan çare yoktu.. Genç rektör, isteksiz bir biçimde kapıyı açtı. Sekreterin anlattığı tablo içini bulandırmıştı. Zaten taşralılardan, kaba saba köylülerden nefret ederdi. Onun gibi bir adamın ofisine gelmeye cesaret etmek, olacak şey miydi bu? Suratı asılmış, sinirleri gerilmişti.

Yaşlı kadın hemen söze başladı. Harvard'da okuyan oğullarını bir yıl önce bir kazada kaybetmişlerdi. Oğulları, burada öyle mutlu olmuştu ki, onun anısına okul sınırları içinde bir yere, bir anıt dikmek istiyorlardı.

 Rektör, bu dokunaklı öyküden duygulanmak yerine öfkelendi. "Madam" dedi, sert bir sesle, "Biz Harvard'da okuyan ve sonra ölen herkes için bir anıt dikecek olsak, burası mezarlığa döner..." 

"Hayır, hayır" diyerek haykırdı yaşlı kadın.. "Anıt değil... Belki, Harvard'a bir bina yaptırabiliriz".

 Rektör, yıpranmış giysilere nefret dolu bir nazar fırlatarak, "Bina mı?" diyerek tekrarladı, "Siz bir binanın kaça mal olduğunu biliyor musunuz? Sadece son yaptığımız bölüm yedi buçuk milyon dolardan fazlasına çıktı..." 

 Tartışmayı noktaladığını düşünüyordu. Artık bu ihtiyar bunaklardan kurtulabilirdi..

Yaşlı kadın, sessizce kocasına döndü: "Üniversite 
inşaatına başlamak için gereken para bu muymuş? Peki, biz niçin kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?"

 Rektör'ün yüzü karmakarışıktı.. Yaşlı adam başıyla onayladı. Bay ve Bayan Leland Stanford dışarı çıktılar. Doğu California'ya, Palo Alto'ya geldiler. Ve Harvard'ın artık umursamadığı oğulları için onun adını ebediyen yaşatacak üniversiteyi kurdular. Amerika'nın en önemli üniversitelerinden birini STANFORD'u.


IP
LaRa_
Faal Üye
Faal Üye
Simge
Yabancılar için Türkçe Öğrenimi

Kayıt Tarihi: 22Ekim2007
Gönderilenler: 1082

Alıntı LaRa_ Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 29Eylül2010 Saat 12:02

 شكرا لك يااستاذ وسام على كل كتاباتك المفيدة والقيمة

Müjdecim, kurtaricim, Efendim, Peygamberim;
Sana uymayan ölcü, hayat olsa teperim..



IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 30Eylül2010 Saat 05:40
Orjinalini yazan: LaRa_


 شكرا لك يااستاذ وسام على كل كتاباتك المفيدة والقيمة
 
و أنا أشكرك يا أختاه علي مرورك و ردك . أين أنت يا لارا ؟ ما نراك  فينا إلا قليلا..أهلا و سهلا مرة

IP
LaRa_
Faal Üye
Faal Üye
Simge
Yabancılar için Türkçe Öğrenimi

Kayıt Tarihi: 22Ekim2007
Gönderilenler: 1082

Alıntı LaRa_ Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 30Eylül2010 Saat 11:17
Orjinalini yazan: visam

Orjinalini yazan: LaRa_


 شكرا لك يااستاذ وسام على كل كتاباتك المفيدة والقيمة
 
و أنا أشكرك يا أختاه علي مرورك و ردك . أين أنت يا لارا ؟ ما نراك  فينا إلا قليلا..أهلا و سهلا مرة



كل الشكرعلى الترحيب يااستاذ وسام .. بالفعل الدراسة ومشاغل الحياة اللتي لا تنتهي احيانا تبعدني عن المنتدى و لكني احاول المتابعة والتواجد في منتدانا العزيز دائما لاني استفيد منكم كثيرا
 تحياتي و احترامي






Müjdecim, kurtaricim, Efendim, Peygamberim;
Sana uymayan ölcü, hayat olsa teperim..



IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Ekim2010 Saat 05:22

Mimar başı ile sohbet esnasında;  “Akıllı insan, kendi yapabileceklerini başkasına bırakmayan insandır” der, Sultan Selim… Ve devam eder. “Yönümüzü ölmeden kıbleye dönelim de; öldükten sonra başkalarının kabirde döndürmesinden sevap ummayalım”.

 

Babasından görevi devir alıp, tahta oturduktan sonra yaptığı ilk toplantıların birinde de vezirine şöyle der. “ Aleme ibret olmamak için, ibret almayı bilmek gerek….Haine cesaret veren merhamet, zulme yakındır”

 

Yavuz Sultan Selim’i anlatan hikâye kitabından birkaç önemli cümle… Günlüğüm; birlikteliğimiz bugünde böyle.

 


IP
visam
Faal Üye
Faal Üye


Kayıt Tarihi: 22Şubat2008
Gönderilenler: 2331

Alıntı visam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 08Ekim2010 Saat 05:56
Mesnevi de anlatılan bir hikâyeyi paylaşmak istedim.
 
SIKINTILI EV SAHİBİ


Bir adamın evine, beklenmedik bir misafir gelir…


Ev sahibi misafiri güler yüzle karşılar, sofra kurup onu ağırlar.

 
O akşam, mahallede komşularının sünnet düğünü vardır. Evin hanımı sünnet düğününe gidecektir.

 

Hanım evden çıkmadan kocası hanımına;
''Konuğumuzun (misafirin) yatağını hazırla da öyle git'' der.

 

Kadın,''Pekâlâ, beyim'' diyerek yatakları hazırlayıp, komşuya geçer.


Ev sahibi, misafir için kuru ve yaş çerezler hazırlamıştır. Gece boyunca konuğuyla bir yandan yiyip içerler, bir yandan da sohbet ederek, başlarından geçenleri konuşurlar.

 
Misafirin uykusu geldiğinde gidip yatağına yatar.


Kadın düğünden döndüğünde kocasına;
''Kocacığım, dışarıda yağmur yağmaya başladı. Yağmur, çamur yüzünden galiba misafir başımıza kaldı'' der.


Misafir bu sözleri yattığı yataktan duyunca sıçrayıp kalkar ve evin hanımına;
''Hanım sen merak etme. Ben yağmurdan, çamurdan korkmam. Yolcu yolunda gerek. Haydi, bana Allah'a ısmarladık. Allah size hayırlar ihsan etsin'' der ve evden ayrılır.


Bir an şaşırıp kalan ev sahipleri, söyledikleri sözden pişman olurlar.


''O sözler, şaka maksadıyla söylendi'' diyerek, diller dökerler ama fayda etmez.


Misafir onları üzgün ve pişman bir halde bırakıp, geldiği yere doğru yola çıkar ve ayrılır gider…


Ev sahipleri, misafir giderken arkasından baktıklarında, onun yürüdüğü yolların cennet gibi aydınlandığını görürler.

Misafirin yaydığı nur, ovanın üzerindeki karanlık geceyi sıyırıp atmış, her taraf pırıl pırıl olmuştur.

 

Ev sahipleri;“Eyvah ! Biz ne yapmış da böyle uğurlu bir misafiri küstürmüşüz?” diye üzülürler.


Ev sahibi yaşadığı bu kötü tecrübeden sonra, vicdan azabını hafifletmek için evini misafirhane haline getirir. O beldeye gelen-giden herkesi evine misafir olarak alır ve onlara hizmet eder.

Zaman zaman evin beyinin ve hanımının gönlüne o misafirin hayali gelir ve O sanki ;''Ben Hızır'ın (a.s.-aleyhisselam) dostuydum. Size define getirmiştim. Fakat sizin nasibiniz yokmuş'' der gibi gelir onlara.


Böylece ev sahipleri hem bu dünya nimetlerini ve hem de ahiret nimetlerini kaçırmış olduklarını hissederler….

 

 

Bilindiği Üzre; Mesnevi "Mevlana Hz.Celaleddin Rumi Hazretlerinin Çok Önemli Bir Eseri" dir. Allah Ondan Razı Olsun.   


IP
ru-be-ru
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Ocak2009
Gönderilenler: 1344

Alıntı ru-be-ru Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 08Ekim2010 Saat 16:25

çok teşekkürler faydalı paylaşımınız için

hergeceyi kadir her geleni hızır bilmek gerek.

 


Allaha cc.a dayan,sa´ye sarıl,hikmete ram ol.
Yol varsa budur,bilmiyorum başka çıkar yol.....
IP

<< Önceki Sayfa   6 Sonraki >>
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,219 Saniyede Yüklendi.