Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
KELÂM'A GİRİŞ Ünite Özetleri - İLH2007
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netAÖF İLAHİYAT ÖNLİSANS - ilahiyat forumDersler-SorularKELÂM'A GİRİŞ Ünite Özetleri - İLH2007
Mesaj icon Konu: 2. Sınıf Kelama Giriş 5. ünite özetleri Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
scelik
Moderator
Moderator
Simge
Yabancılar için Türkçe Öğrenimi

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Rize
Gönderilenler: 7217

Alıntı scelik Cevapla bullet Konu: 2. Sınıf Kelama Giriş 5. ünite özetleri
    Gönderim Zamanı: 17Nisan2015 Saat 08:43

KELAMA GİRİŞ-(5.ÜNİTE)

***EHL-İ SÜNNET KELAMI (EHLÜ’S-SÜNNET VE’L CEMAAT) 

 

Ehl-i Sünnet: Ehl-i nispet, sünnet ehli,sünnete mensup olan.. Sünnetullâh- Allah (cc) hükümleri, emir ve yasakları.. Sünnetü’n- Nebi – Hz. Peygamber’in takip ettiği yol anlatılır. Ehl-i Sünnet; Peygamber’in yolunu ve dini anlama-uygulama biçimini takip edenlere denir. Ehl-i Sünnet ve’l- Cemâat: Bir araya getirilmiş şey,

Istılahta; Müslümanların çoğunluğu, ümmetin siyasi birliği ve bütünlüğü anlatılır.

 

Bağdadî, el- Fark beyne’l-firak eserinde Ehl-i Sünnetin 8 grup olduğunu söyler.

1) Allah’ın (teşbih) yaratılmışlara benzememe ve (ta’lil) ilahi sıfatları yok sayma anlayışından uzak duran Rafiziler, Hariciler, Cehmiyye, Neccâriyye ve diğer bid’at fırka dışındaki kelamcılar

2) Ehl-i rey ve Ehl-i hadise mensup Selef ehli. İmam Malik, İmam şafi, Evzâi, Ebu Hanife, Ahmed b. Hanbel vs…

3) Ehl-i bid’atin inançlarına meyletmeyen muhaddisler

4) Ehl-i bid’ata meyletmeyen sarf, nahiv, lügat âlimleri

5) Kur’an’ı Ehl-i Sünnet anlayışına uygun anlayan kırâat âlimleri

6) Prensipleri şeriata ters olmayan Sufiyye

7) Ehl-i Sünnet itikadı üzere olan cihad ehli

8) Ehl-i Sünnetin yayıldığı memleket ahalisi

 

İbn Hazm; 5 gruba yer verir.

1) Sahabe       2) Tabiun       3) Ashâbü’l- hadis   4) Onlara tabi fakihler 5) Müslümanlar

 

İsferâyani; 2 gruba yer verir.        1) Ehl-i Hadis           2) Ehl-i Rey

 

Ehl-i Sünnetin bir arada olmasını sağlayan 2 temel ilkesi vardır:

1) Büyük günah işleyenlerin tekfir edilmemesi          

2) Ehl-i kıblenin tekfir edilmemesi.

 

*Ehl-i Sünnet kendisini fırka-ı nâciye (kurtuluşa eren) olarak görmüştür. Nass ve lafza aşırı bağlıdır. Abbasiler Döneminde Halku’l- Kur’an meselesinin mihneye dönüştürülmesi, Ashâbü’l- Hadis’in önemli ismi Ahmed b. Hanbel’in işkencelere rağmen iktidara teslim olmaması, Ehl-i sünnetin fırka olarak algılanmasına neden oldu.

 *Ahmed b. Hanbel; ilahi sıfatı ispat ve haberi olanın tevile tabi tutulmaması, Kur’an’ın ezeli olması, ru’yetullâh, inanç esaslarının nassla belirlenmesi konularına önem vermiştir.

 *Kelâm’ın Öncüleri = İbn Küllâb, Kalânisi, Muhâsibi’dir. Eş’ari-Mâturudi Sünni ekolün oluşmasına zemin hazırlamıştır.

 

Ehl-i Sünnet Ekolünün Temel Görüşleri:

Ehl-i Sünnet; Râfizileri reddetmek konusunda İMAMET,

Kaderi reddetmekle KADER ve İNSAN FİLLERİ konusunda,

Hâricileri reddetmekle BÜYÜK GÜNAH MESELESİNDE bu gruplardan ayrılmıştır.

 

1- İMAMET: Hz. Peygamber’den sonra ortaya çıkan devlet başkanlığı meselesidir.

İki görüş hâkimdir.

a)İmametin nass ve ittifakla olması esasını benimseyenler; Ehl-i Sünnet, Hâriciler, Mu’tezile bu görüşü paylaşan mezheplerdir. Ehl-i Sünnet, imamın Kureyş’ten olmasını şart koşar.Hâriciler ve Mu’tezile imametin nass ve tayinle olması gerektiğinde ittifak etmişlerdir.

b) İmametin nass ve tayinle olduğunu iddia edenler; Şia ve Revafız, Hz.Ali ve çocuklarının nassla tayin edildiğini söyler. Hilâfetin Hz. Ali ve çocuklarına tahsis edilmesi ve ilk 3 halifenin hilâfetinin tartışmalı hale getirilmesi konusunda Ehl-i Sünnet Şia’dan ayrılır.

 

2-BÜYÜK GÜNAH: (el- Mürtekibü’l- Kebire) Cemel ve Sıffin savaşlarında Müslümanların birbirini öldürmesiyle oluşan problemlerdir.

Hâriciler; “hem birbirini öldüren hem de hakem olayına karışanlar büyük günah işleyip kâfir olmuştur.”

Mu’tezile; el-Menziletü Beyne’l- Menzileteyn görüşünü savunur.

Ehl-i Sünnet; “Günah işleyen kâfir değil, günahkârdır. Kâfir muamelesi yapılamaz, durumu Allah cc. bağlıdır.” Der. Büyük günah meselesinde Hâricileri reddetmişlerdir.

 

3-KADER VE İNSANIN ÖZGÜRLÜĞÜ: Kader konusu Hz. Ömer ve Hz. Ali’nin hilâfeti döneminde gündeme gelmiş, Müslümanları fırkalara ayırması Emeviler döneminde olmuştur. Ebu Hanife, Ömer b. Abdülaziz, Hasan el- Basri kaderi kabul etmişler; ama kaderi anlama biçiminde ayrılığa düşmüşlerdir.

Hasan el- Basri; Kaderi inkâr eden kâfir, günahı Allah’a yükleyen zalimdir.

Ömer b.Abdülaziz; Allah’ın bir şeyi bilmesi o şeyin oluşumunu zorunlu kılar.

Ebu Hanife; Allah’ın ilmi tavsifidir, bir şeyi bilmesi oluşumunu zorunlu kılmaz.

 

***MÂTURİDİLİK

Ebu Mansur el-Mâturidi’ye nispet edilen görüşün adıdır. Semerkant’ta ortaya çıkmıştır. İmanın tanımı ve büyük günah meselesinde mürcie mezhebiyle benzerlik gösterse de mürcie ulûhiyet, nübüvvet ve ahiretle ilgili kapsamlı teori ortaya koyamaz. Mâturidilik’in görüşleri kapsamlıdır. Hanefiliğin bu bölgede yayılması Ebu Yusuf zamanında olmuştur.

 

*Mâturidilik’in gelişip ekolleşmesinde katkısı olanlar;

En başta öğrencileri ve taraftarlarının katkısı büyüktür:

Hâkim es- Semerkandî, Ebu Ahmed el- iyâzi, Ebu Bekir el- iyâzi,

Rüstüğfani (eseri: ırşâdu’l-Muhtedi)

Mâturudi’nin Kitâbü’t- Tevhid, Tevilâtü’l- Kur’an· 

Ebü ‘l- Yüsr el- Pezdevi  (eseri: Usulü’d- Din)

Ebü’l- Muin en- Nesefi (eseri: Tebsıratu’l- edile)

*Müteahhirin Döneminde Mâturidi ekolünü temsil edenler: 

Muhammed b. Abduseyyid el- Kışşi,                Ebu İshak İbrahim es-Saffar,

Ali b. Osman el-Uşi,           Ebü’l- Berekât en- Nesefi,              Nureddin es-Sabuni,

Habbazi,        Ebu’l-Berekat en-Nesefi

 

*Şerhçilik ve Haşiyecilik Döneminde: 

Kemaleddin el-Beyâzi,     Ali el- kâri,     Hayâli Ahmet Efendi,    Davud el-Kasri,    Beyâzizâde

 

Mâturidi Ekolü ile Hanefilik ve Mürcie arasında ne tür ilişkiden söz edilebilir?

Hanefilik-Mâturidilik arasında yakın ilişki vardır. Mâturidi Hanefi medresesinde yetişmiştir; ama müstakil mezheptir, Hanefi mezhebinden ayrıdır. Canım Özlemim Seni Çok Seviyorum. Lütfen bıkmadan sıkılmadan sabırla çalış olur mu Bitanem… J

 

**Mâturidilik’in Temel Görüşleri: 

1) Ulûhiyet: Allah’ı aklen bilmek vaciptir. Peygamberler olmasaydı akılla Allah’ın varlığı bilinebilirdi. Allah’ın isimleri vardır ve tevkifidir. Allah’ın zati ve subuti sıfatları vardır. Zati Sıfatlar; Vücut, Kıdem, Bekâ, vahdaniyet, Kıyam bi-nefsihi Subuti Sıfatlar; Hayat, ilim, Basar, Sem’, irade, Kudret, Kelâm, Tekvin (Mâturidilere göre tekvin sıfatı diğer sıfatların ezelidir). Eş’ariler tekvin sıfatını kabul etmezler. Ru’yetullâh- Allah cennette görülecektir.

 

2) İnsanın Özgürlüğü: İnsan kendi eyleminin sahibidir, insan fiilleri cüzi iradenin sonucudur, Fiili seçme (kesb) yönü insana, yaratma yönü Allah’a aittir.

 

3)Büyük Günah: Bir insan dinden çıkmaz, kâfir olmaz. Dünyada hakiki mümindir, işlediği günah yüzünden Fâsık diye nitelendirilir. Tevbe etmeyle günahı affedilir.

 

4) Amel- iman ilişkisi: İman tasdikten ibarettir. İman ve amel 2 ayrı olgudur.Namaz, oruç, zekat, hac iman değil, imanın dışındaki farzdır.Namazın farz olduğuna inanmamak küfür, farz olduğu halde kılmamak küfür değildir.Böyle kişi günahkar mümindir. Mü’min; ameli kaybederse imanı kaybetmez, tasdiki kaybederse imanı da kaybeder.

 

5) Nübüvvet: Peygamberlerin sonuncusu; Hz. Muhammed’dir ve en büyük mucizesi Kur’an’ı Kerim’dir.

 

***EŞ’ARİLİK

Kurucusu Ebu’l- Hasan el- Eş’ari’dir. Müşebbihe, mücbire gibi isimlerle anılır. Hayatını Mutezile içinde geçirmiş, hocası Ebu Ali el- Cübai ile girdiği 3 kardeş meselesi ( Allah’a bir şeyin vacip olup olmaması) Mu’tezile’nin izahının yeterli olmaması yüzünden ondan ayrılmıştır.

 

Kuruluş ve Mütekaddimin Dönemi: İlk zamanlar Ahmed b. Hanbel’in itikadına bağlı ortaya çıkmış, bunu da “el- İbâne an Usuli’ddiyâne” adlı eserinde ortaya koymuştur. Hanbelîlerin eleştirisine karşı Risâle fi istihsânu’l- havd fi ilmi’l- kelâm-Eş’ari birçok grupla birlikte polemiğe girmiş ve el- lüma ile birlikte birçok eser yazmıştır.

 

Eş’ari’nin yetiştirdiği öğrenciler; Ebu’l- Hasan el- Bâhili, Bakıllâni, Ebu ıshak el- İsfereyâni, Abdülkâhir el- Bağdâdi vs..

Gazzali’nin de yetişmesini sağlamıştır.

Bâkıllâni; kelâm ilmine ilişkin yazdığı et-Temhid adlı eserde, kelamın ekolleşmesini sağlamıştır. Cevher, araz, âdet gibi kavramlarla mezhebin kozmolojik görüşlerini temellendirmiştir. Tabiatçıları reddetmiştir.

Cüveyni: (eş- şamil fi usuli’d-Din) Kelama ilişkin sistemli eser vermiştir.

Kitabü’l- ırşad; Kelam konularını derleyip Eş’ari düşüncesini yansıtan eseridir.

 

Müteahhirin Dönemi: Eş’ari’nin Gazzali’yle başlayan dönemidir. En önemli özelliği; delilin geçersiz olması ile medlûlunde geçersiz olacağı ( inikâs-ı edille) terk edilmesi ve Aristo mantığının kelâm ilmine girmesi. Gazali’nin eserleri : · el- iktisad fi’l-i’tikâd , ılcâmu’l- avâm an ilmi’l- kelâm ve Kıstâsu sırati’l- mutsakîm · Makâsıdu’l- Felâsife ve Tehâfütü’l- Felâsife adlı eserleri filozoflarla tartışmalarını anlatır ve tanınmasını sağlayan en önemli eserdir.· Mihakku’n- nazar, Mi’yaru’l-ilim mantığa dair eserleridir.· El-Munkizu mine’d-dalâl otobiyografik eseridir. Bu Eseriyle şüphecilik metoduyla başta DESCARTES olmak üzere tüm filozofları etkilemiştir.· Gazali sayesinde MANTIK müfredata girmiştir.

 

Gazali sonrası dönemde ŞEHRİSTAN’ı önemlidir. Onun Hâl teorisine yönelttiği eleştiri sayesinde yeniden Eş’ariliğin sayısı arttı. İbn Sina’yı da eleştirmiştir.

 

Fahreddin er- Râzi; kelâm- felsefe evliliğini tamamlamış, el- İmam olarak tanınmaktadır.

 

Teftazani; şerh ve haşiye dönemi önemli simâsıdır. ŞERHU’L- AKÂİD ve ŞERHU’L- MEKÂSID eseri ile Cürcâni: ŞERHU’L- MEVÂKIF 

 

Eş’ariliğin tasavvufa meyleden yönü: er- Risâle ‘yi yazan KUşEYRı, Celâleddin Devvani, Muhyiddin Arabî’nin vahdet-i vücut anlayışı ve Eş’ari kelam düşüncesini uzlaştırmaya çalışmıştır.

 

Kelâm ilminin mütekaddimin ve müteahhirin 2 döneme ayrılmasının nedeni nedir? Kelâm ilminin Gazali’ye kadar geçirdiği dönem mütekaddimin, Gazali ile başlayan dönem Müteahhirin’dır. Önemli özelliği; inkıkâsı edillanin terk edilmesi, Aristo mantığının kullanılmasıdır.

 

 

**EŞ’ARİLİK’İN TEMEL GÖRÜŞLERİ:

1) Ulûhiyet: Allah’ın varlığına ancak istidlal (akıl yürütmeyle) ulaşılır. Allah’ın varlığı konusunda araz ve cevherleri, hudüs delilini kullanmışlardır. Müteahhirin kelamcıları hudüs delili, imkân delili ve nizâm delilini kullanmıştır. Allah’ın haberi sıfatları te’vil etmeden Allah’a izafe etmiştir. Ruyetullâh: Allah’ın ahirette görülmesi hem aklın hem de naklin etkin olduğu alan olarak görür. “ Var olan her şey görülebilir, Allah vardır, öyleyse Allah da görülebilir.”

 

2) Kaza- Kader ve insanın Özgürlüğü: Yaratan, yoktan var eden Yüce Allah’tır. ınsanın ihtiyari fiillerini de Allah yaratmıştır. Yüce Allah insanda fiillerini kendisiyle kesbedeceği bir kudret yaratır insan bu kudretle fiillerini kesb eder.

 

3) Nübüvvet: Allah’ın insanlığa Peygamber göndermesi aklen mümkündür. Bir kişinin Peygamber olduğunun kanıtı MUCİZELER’dir. Peygamberin cinsiyeti konusunda ittifak yapamamışlar. Peygamberlerin erkek olma zorunluluğu olmadığı dile getirmişlerdir.

 

Eş’ari ve Mâturidiliğin insanın özgürlüğünü temellendirme biçimi arasında ne tür benzerlik- farklılık vardır? İnsan fiillerini Allah yaratır, insan o filleri kesbeder. İradeye dayanmayan ve iradeye dayanan 2 tür fiil vardır. İradeye dayanan fiillerde insanın katkısı olduğu için sorumludur. Mâturidilere göre insan cüz’i iradesiyle tercih yapar, filleri insan kesbeder, Allah yaratmamıştır.

 

EŞ’ARİLER VE MÂTURUDİLER ARASINDAKİ FARKLAR: 

 

1) Cüz’i irade: Mâturidilere göre insanda cüz’i irade vardır, Allah yaratmamıştır. Eş’arilere göre cüz’i iradeyi yaratan da Allah’tır.

2) Tekvîn: Mâturidilere Allah’ın tekvin sıfatı vardır, subuti sıfatlardandır. Eş’arilere göre tekvîn diye bir sıfat yoktur, kudret sıfatı aynı işlevi görür.

 

3)Güç yetirilemeyenin teklif edilmesi ( Teklifu mâ lâ yutâk ) : Eş’arilere göre Allah insandan güç yetiremeyeceği bir şey yapmasını isteyebilir. Mâturudilere göre böyle sorumluluk câiz değildir.

 

4) Nübüvvet: Mâturidilere göre Peygamber olmanın şartının biri erkek olmaktır; Eş’arilerde böyle zorunluluk yoktur.

 

5) Sebep ve Hikmet: Eş’arilere göre Allah’ın filleri bir sebebe bağlı olmak zorunda değildir; Allah dilediğini yapandır. Mâturudiler Allah’ı fiillerinin hikmete bağlı olduğunu düşünürler.

 

6) İbadet mükellefiyeti: Eş’arilere göre kâfirler iman etmekle yükümlü olduğu gibi ibadetle de yükümlüdürler, ibadet etmezse ceza görecektir. Mâturidilere göre kâfirler iman etmekle yükümlüdür, ibadetle değil, ceza görmezler.

 

7) İrtidat: Eş’arilere göre irtidat eden kimse İslam’a dönerse amelleri de döner. Mâturidilere göre amelleri geri dönmez.

 

8) Ümitsizlik halinde yani son nefeste tövbe ( tevbe-i ye’s): Eş’arilere göre bu durumdaki tövbe geçerli değildir, Mâturidilere göre geçerlidir.




الطالب المجتهد
IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,156 Saniyede Yüklendi.



gebelik haftası hesaplama | ehliyet yenileme | boğaz ağrısına ne iyi gelir | apandisit belirtileri | mtv hesapla | hamile kalmanın yolları | konut kredisi hesaplama | teb bankası | akbank kredi | ihtiyaç kredisi hesaplama | en uygun konut kredisi | garanti kredi | en uygun kredi | rüya yorumları tabirleri | rüya yorumları tabirleri | kombi bakımı | kombi servisi