Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Arapça'yı Nasıl Öğrendim? - كيف تعلمت اللغة العربية؟
  Forum Anasayfası Onlinearabic.net www.onlinearabic.netArapça'yı Nasıl Öğrendim? - كيف تعلمت اللغة العربية؟
Mesaj icon Konu: Arapca Nasil Ögrenilir ? - Tecrübelerim Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
jcpjcp
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 28Ağustos2011
Gönderilenler: 0

Alıntı jcpjcp Cevapla bullet Konu: Arapca Nasil Ögrenilir ? - Tecrübelerim
    Gönderim Zamanı: 30Mayıs2012 Saat 23:03



Arapça öğrenmeye başlamadan önce Arapçayı ne için öğreneceğinizi bilmeniz gerekiyor.

1- Kur'an-ı Kerim'i anlamak için mi ?
2- Konusmak için mi ?

1- Kur'an-ı Kerim'i anlamak için ise yapmanız gerekenler:

- Emsile, Bina, Maksut adlı üç kitap mutlaka okunup iyice öğrenilecek. Peki bu kitaplar nedir ?

Bir dilin en önemli bölümü o dilin fiilleridir. Fiil bir dilin bel kemiğidir. Fiilleri ve çekimlerini bilmeden o dili ögrenemezsiniz.

Arapçada 35 tane farklı fiil çekim kalıbı vardır. Evet yanlış duymadınız, 35 tane. Gördügünüz her fiil bu 35 kalıptan birine girer ve ona göre çekilir. Emsile, Bina ve Maksut kitaplarında bu kalıplar ve kişilere göre fiil çekimleri ve kuralsız fiiller öğretilir. Bu 35 kalıbı ve kuralsız (mu'tel) fiilleri çok iyi ezberleyip özümseyeceksiniz. Bu üç kitaba SARF denir. Eğer bu üç kitabı iyi öğrenebilirseniz Arapçaya sağlam bir giriş yapmış olursunuz. Bu üç kitabın piyasa da tercümeleri de vardır. Ancak son zamanlarda Türkçe anlatımlı Sarf kitapları da çıktı. Onlardan biri de şu:

http://www.kulturtv.com.tr/kitap/77065/arapca-dilbilgisi

- Fiilerden sonra sıra geldi NAHiV'e. Nahiv Arapçanın dilbilgisi kurallarının öğretildigi kitaplardır. En meşhurları kolayından detaylısına doğru Avamil, Izhar ve Kafiye'dir. Bu üç kitabın şu an Türkçeye çevirileri de piyasada vardır.

Ancak bu kitapları anlayamazsanız veya anlasanız bile takviye açısından piyasadaki Arapça Dilbilgisi kitaplarından yardım alabilirsiniz. Son yıllarda Arapça Dilbilgisi'ni anlatan pek çok kaliteli kitap piyasaya çıktı. Onlardan biri de şu:

http://www.netkitap.com/kitap-arapca-dilbilgisi-nahiv-bilgisi-huseyin-gunday-ismail-guler-sener-sahin-alfa-basim-yayim-dagitim.htm

Tabi bütün bunlari öğrenirken de bol bol kolaydan zora doğru Arapça hikayeler, okuma parçaları okumanız, alıştırmalar yapmanız ve Kur'an-ı Kerim'i anlama calışmaları yapmanız gerekiyor.

2- Arapçayı konuşmak için öğrenecekseniz:

Evet yukarıdaki bütün kitapları okudunuz, öğrendiniz artık Kur'an-ı Kerim'i anlıyorsunuz, sırada konuşmak var. Orada durun bakalım.

Şimdiye kadar öğrendiğiniz o kadar şeyin size bir Arapla karşılastığınızda maalesef pek bir işe yaramadığını göreceksiniz. Onları hemen hemen hiç anlamayacaksınız. Onlar sizin konuştuğunuz Arapçayı anlayacak ama aynı zamanda belki de bıyık altından gülecekler. Ve bu durum sizin moralinizi çok bozacak.

Her Arap ülkesinin kendine ait lehçeleri vardır. Hatta bazılarının birden fazla (mesela Mısır'da Mısır Arapçası ve güneyde 20 milyon kişinin konuştuğu Saidi Arapçası gibi)

Konuşmak için gideceğiniz Arap ülkesinin Arapçasını da öğrenmek zorundasınız. Şimdiye kadar öğrendiginiz Arapça, lehçeleri öğrenmenizi çok kolaylastıracak. Ama o lehçenin seslerini, farklı kelimelerini, terkip ve deyimlerini, kalıp ifadelerini, farklı gramer yapılarını öğrenmeniz biraz zaman ve emek isteyecek.

İnternette Arapça lehçeler yani Ammice için birçok kaynak bulabileceğiniz site:

http://www.al3arabiya.org/

Bu sitede öğrenmek istediğiniz lehçenin adının İngilizcesini 'search' bölümüne yazın ve aratın, (örneğin; Egyptian Arabic - Mısır Lehçesi, Syrian Arabic - Suriye Lehçesi, Saudi Arabic - Suudi Arabistan Arapçası, Moroccan Arabic - Fas Arapçası gibi.) bircok kaynak bulacaksınız. Tabi kitaplar İngilizce anlatımlı.

Sağda solda Arapçayı gramersiz öğrenirim, konuşurum diyenler var. Kulak asmayınız. Yukardakileri yapmadan, yani dilbilgisini öğrenmeden Arapça ögrenemezsiniz ve konuşamazsınız, sadece kuru kuru birkaç kelime ve cümle ezberlersiniz o kadar. Yani mutlaka dilbilgisini, grameri ve pratigi beraber götürmek zorundasınız.

Herhangi bir lehçeyi yani ammiceyi ögrenmek için de Arapça grameri, yani sarf ve nahivi çok iyi bilmeniz gerekir.

Peki size bu tavsiyeleri vermeye çalışan bu Allah'ın kulu kim derseniz.

Arapça gramere hakimim diyebilirim. 2008 yılında girdiğim KPDS sınavından 91 aldım. Ha Arapça konuşabiliyor muyum ? Evet diyemem. Ancak Fasih Arapça olarak derdimi anlatacak kadar konuşabilirim. Ancak herhangi bir lehçeyi akıcı olarak konuşamıyorum. Çünkü henüz hiçbir Arap ülkesinde bulunmadım. İnsanlar, Arapça biliyor musun diye sorduğunda, hayır bilmiyorum diyorum. Çünkü insanlar Arapça biliyor musun diye sorduğunda konuşmayı kastediyorlar. Tabi ki birçogu Arapçadaki Ammice olayından habersiz.

En büyük kazancım şu oldu. O da:

Allah'a çok şükür Kur'an-ı Kerim'i çok rahat anlayabiliyorum. Kısaca okudugum an, duydugum an anlayabiliyorum. Beni en çok sevindiren de bu.

Sonuç olarak, Arapça öğrenmek isteyen arkadasların yukarıda saydığım bu durumları göz önünde bulundurmaları nacizane tavsiyemdir.

Allah hepimizi muvaffak etsin.

Düzenleyen jcpjcp - 01Mart2013 Saat 00:00



IP
nakşi gülü
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Temmuz2010
Konum: Bursa
Gönderilenler: 37

Alıntı nakşi gülü Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 01Haziran2012 Saat 09:48



hocam kpdsden 91 almışsınız. nasıl aldnız bunu?
 
elhamdülillah şimdi gramer konusunda da ilerlemiş durumdayız. ama kpds de sadece gramerde yetmiyor. yüksek puanlar almak için nasıl çalışmalıyız? tecrübelerinizi payaşır mısınız?



IP
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 02Haziran2012 Saat 19:53
Orjinalini yazan: jcpjcp

Yukaridaki saydigim kitaplari, konulari ögrendikten sonra bol bol okuyunuz, dinleyiniz. KPDS icin degisik konulardan metinler okuyunuz. Tarih, cografya, ekonomik, kültürel, sosyal, spor, felsefe vb. konularla ilgili metinler okuyunuz. Su kitap bu konuda cok iyi bir kaynak:

http://www.kitapciniz.net/kitap/arapca-modern-metin-okumalari-p260028.html

Ayrica Arapca gazeteler, internette bircok online Arapca gazete var. Mesela:

www.euronews.net

Orada haberlerin hem Arapcasi hem de Türkcesi var.

Arapca Wikipedia'da degisik konularda maddeler okuyabilirsiniz.

Ingilizceniz iyiyse Google Translate'i Arapca-Ingilizce olarak kullanin. Cok güzel ceviri yaptigini göreceksiniz. Böylece Türkcesini tam anlayamadiginiz kaliplari, kelimeleri, cümle yapilarini, terimleri vb. Ingilizce ile cok rahat ögreneceksiniz.

Gecmis yillarin bütün KPDS sorularini cözmeye calisin.

Bütün bu calismalar icin iyi bir sözlük lazim. Size sayin Serdar Mutcali hocamizin su sözlügünü tavsiye ederim, Allah kendisinden razi olsun, mükemmel bir sözlük:

http://www.ihyaforum.com/edebiyat-kitaplari/32645-arapca-turkce-sozluk-serdar-mutcali.html

Allah hepimizin yardimcisi olsun.




Jcpjcb, Allah yolunu açık etsin.

Güzel bir noktaya temas etmişsin. İzninle lehçe bilip bilmeme konusunda yazdıklarına birkaç cümle eklemek istiyorum :

Öncelikle lehçe konusu Arapça'da tam bir problem durumunu teşkil etmektedir. Jcpjcp'nin söylediği gibi Arap ülkelerinde farklı farklı lehçeler konuşuluyor. Akıllara hemen şu soru gelecektir. Lehçe öğrenmek zorunda mıyız? Aslında, teoride ilk aşamada öğrenilmemesinin sıkıntı yaratmaması gerekiyor. Yani, Araplardan beklenen, hepsinin rahat bir biçimde fushayı anlaması ve konuşabilmesidir. Lehçe'nin ikinci planda kalması gerekir. Gelin görün ki pratikte ise Araplar fushayı anlama konusunda bir sorun yaşamazlarken, fushayı konuşma kısmında malesef -eğitimli değilse- birkaç cümleden sonra fushadan eser kalmıyor:))) Başka bir deyişle, bazı durumlarda dilin amacı olan iletişimi gerçekleştiremeyebiliyorsunuz. İşte tam bu noktada, istenenin olmadığı durumlarda, çözüm arayışına girmek en mantıklı yol olacaktır. O da iyi derecede bir fusha eğitiminin ardından lehçeyle de ilgilenmek...

Biraz daha somutlaştırmam gerekirse, öğrencilik yıllarımda, x firma adına bir Arap iş adamına çevirmenlik yapmıştım. İş adamı fushayı anlıyor fakat konuşamıyordu. Konuşmaya gayret etse de -sıkılmaktan olsa gerek- hemen lehçeye kayıyordu. Allah'tan ucundan kıyısından lehçe biliyordum da durumu kurtarmıştım. O yaşananlar lehçe bilgimi daha da artırmaya beni sevk etmişti.

            Tabii ki, burada anlattığım olay resmi ortamlarda olmaz; ama gün gelir lehçeye de ihtiyaç duyarsınız. Bilmekte fayda olacağı kanaatindeyim. 
  
Arapçasını geliştirmek isteyen arkadaşlara tavsiyem, öncelikle fushayı çok iyi biçimde öğrenmeniz yönünde olacaktır. Lehçeyi daha sonraya bırakın. Fakat, es geçmeyin. Lehçe bilmenin bazı durumlarda işinize çok yaradığını göreceksiniz. Tersi durumda ne olacaktır? Yani lehçeyi çok iyi bilip, fushayı biraz teğet geçmek? Bu istisnai bir durum olsa da bu noktada şunları söyleyebilirim: Bu durum sizin yurt dışındaki halkla iyi iletişim kurmanızı sağlayacak ancak; o da sizi dil açısından tamamıyla tatmin etmeyecektir. Çünkü yazılı çevirmenlik, resmi toplantılar, görüşmeler, tv programları vb. (istisnalar dışında) hep fusha ile yapılıyor. O ortamlarda unutmayınız ki lehçe konuşamazsınız (istisnalar hariç). Lakin, resmi bir ortamda lehçeye izin verilse bile, çoğu zaman bu sizin iyi fusha konuşamadığınız şeklinde algılana(bile)cek, bu da sizin karizmayı çizdirmeniz anlamına gelecektir:))). Sizleri daha fazla sıkmadan hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Sağlıcakla kalın...   



Düzenleyen patience - 02Haziran2012 Saat 20:01

İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP
yesilkalem
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08Haziran2009
Gönderilenler: 0

Alıntı yesilkalem Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 03Haziran2012 Saat 19:34
 Malesef ben de seninle aynı durumdayım. yani pratik konuşamamanın ızdırabını yaşıyorum. seri ve akıcı bir dille konuşmak en büyük hayalim. kendi kendine de bir yere kadar oluyor. tam arap ülkelerinden birine yapılan bir geziye katılma kararı verdim, ortalık karman-çorman oldu :( 

IP
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 03Haziran2012 Saat 23:03
Orjinalini yazan: yesilkalem

 Malesef ben de seninle aynı durumdayım. yani pratik konuşamamanın ızdırabını yaşıyorum. seri ve akıcı bir dille konuşmak en büyük hayalim. kendi kendine de bir yere kadar oluyor. tam arap ülkelerinden birine yapılan bir geziye katılma kararı verdim, ortalık karman-çorman oldu :( 


Sevgili Yeşilkalem;

Bütün bu yazdıklarımdan anladığın sadece bu mu oldu:))) Tabii ki yanlış anlaşılmış da olabilir. Detaylara girmeden sadece şunu söyleyeyim. Arapçam (konuşma da dahil) iyidir:))) 



Düzenleyen patience - 03Haziran2012 Saat 23:06

İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP
yesilkalem
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08Haziran2009
Gönderilenler: 0

Alıntı yesilkalem Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 08:55
Yanlış anlamadım ama kesinlikle kendimi tam ifade edemedim :))) kpsds den 91 alan bir kişinin elbette ki konuşması da çok güzeldir buna eminim. benim kast ettiğim "pratik konuşma", düşünmeye gerek kalmadan "ana dil" gibi olan bir konuşma... Yani espirisiyle, meselleriyle, mecazlarıyla... "yabancı dil" adından çıkması... "işte öylel birşey..." "her ne sürçil-i lisan ettik ise affola..."

IP
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 09:32
Orjinalini yazan: yesilkalem

Yanlış anlamadım ama kesinlikle kendimi tam ifade edemedim :))) kpsds den 91 alan bir kişinin elbette ki konuşması da çok güzeldir buna eminim. benim kast ettiğim "pratik konuşma", düşünmeye gerek kalmadan "ana dil" gibi olan bir konuşma... Yani espirisiyle, meselleriyle, mecazlarıyla... "yabancı dil" adından çıkması... "işte öylel birşey..." "her ne sürçil-i lisan ettik ise affola..."


Yeşilkalem, güldürdün beni. Allah da seni güldürsün:))) Dikkat ettiysen bahsettiğin arkadaşla farklı kişileriz:))) Çalışmalarında başarılar diliyorum...



Düzenleyen patience - 04Haziran2012 Saat 16:46

İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP
ATALAY
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 29Aralık2008
Gönderilenler: 1567

Alıntı ATALAY Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 09:34
KPDS 'den yüksek alan herkes Arapçayı çok iyi konuşur diye bir şey yok, çünkü sınav formatı çok farklı , bu gün KPDS dil kurslarında hiç anlam üzerinde durmadan teknik olarak soruları çözme formülleri öğretiliyor. Bir arkadaşım 90 almıştı ama maalesef iki kelimeyi bir araya getirip meramını anlatamazdı. Nice ilahiyat prof.larımız var , iki cümleyi bir araya getirip meramını anlatamıyor. Bunu bizzat yurt dışına yardım amaçlı giden bir ekipteki bir arkadaş anlatmıştı. Bunları belirtmemdeki gaye KPDS 'nin her şey olmadığıdır. Yine Ürdün mezunu ilahiyatta öğretim görevlisi , aynı zaman da Ankara Meb yabancı dil öğrt. merkezinde öğretim görevlilği yapan birisi de kpds den 83 aldığını söylemişti.

السلام علي من اتبع الهدى
IP
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 10:17
Orjinalini yazan: ATALAY

KPDS 'den yüksek alan herkes Arapçayı çok iyi konuşur diye bir şey yok, çünkü sınav formatı çok farklı , bu gün KPDS dil kurslarında hiç anlam üzerinde durmadan teknik olarak soruları çözme formülleri öğretiliyor. Bir arkadaşım 90 almıştı ama maalesef iki kelimeyi bir araya getirip meramını anlatamazdı. Nice ilahiyat prof.larımız var , iki cümleyi bir araya getirip meramını anlatamıyor. Bunu bizzat yurt dışına yardım amaçlı giden bir ekipteki bir arkadaş anlatmıştı. Bunları belirtmemdeki gaye KPDS 'nin her şey olmadığıdır. Yine Ürdün mezunu ilahiyatta öğretim görevlisi , aynı zaman da Ankara Meb yabancı dil öğrt. merkezinde öğretim görevlilği yapan birisi de kpds den 83 aldığını söylemişti.


Atalay Bey, yazdıklarınız konusunda sizinle hemfikirim. Birkaç şey de ben eklemek istiyorum.

Bilindiği üzere dilin dört temel sac ayağı vardır. Bunlar: Dinleme, okuma, konuşma ve yazma becerileridir. KPDS dediğimiz sınav sadece okuma, anlama becerisini ölçer. Yoksa anlatım becerileri olan konuşma ve yazma becerilerini ölçmez. Bu demek oluyor ki KPDS sınavından iyi bir not almakla sadece konuşmaya giden yolda iyi bir adım atmış olursunuz. Konuşmak için ise ayrı gayret gerekir: İmkan varsa yurtdışında bulunmak, çok alıştırma yapmak, backtranslate yöntemlerini (çok faydasını gördüm) kullanarak konuşma - yazma alıştırmaları yapmak gibi.

Ben de KPDS'den yüksek bir puan aldım (jcpjcp değilim:))); fakat konuşma konusunda, halen yapmakta olduğum konsekutif çevirmenlik konusunda benim için iyi bir basamak oldu. Ama her şey olmadı. Ayrıca çaba harcamam gerekti. Çevrenizde birçok kişi görürsünüz "Anlıyorum ama konuşamıyorum." cümlesini kuran. Fakat burada bahsetmem gereken genel yanlış bir kanı bulunuyor. Sizin Arapça'yı çok iyi anlamanızın, konuşmayı da beraberinde getireceğidir. Doğru fakat eksik cümle olarak tanımlayabiliriz. Olsa olsa konuşma yolunda iyi bir adım olur. Konuşmak ayrı bir sanattır ve ciddi çaba sarfetmeyi gerektiren bir disiplindir. 




Düzenleyen patience - 04Haziran2012 Saat 10:23

İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP
ATALAY
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 29Aralık2008
Gönderilenler: 1567

Alıntı ATALAY Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 13:35
Çok teşekkürler sevgili patience , yukarda bahsettiğiniz , backtranslate ve konsekutif kavramlarından biraz bahsedebilirmisiniz ? Anladığımkadarıyla tercümanlık tecrübeleriniz var . Bir de ben kendimde şöyle bir hal gördüm. Türkiye'de Arapça konuşurken çok takılıyorum. Ancak bir arap ülkesine gittiğimde çok daha seri hale geliyor konuşmam , hikmetini anlayamadım. Türkiye'de araplarla konuşurken de böyle . Mesela foruma bir veya daha fazla cümle yazarken veya bir paragraf yazarken zorlanmıyorum. Ama aynı cümleleri söylemek gerektiğinde bir anda ağzımdan dökülmüyor tabi ki , arapların el el  el dediği gibi ben de bol miktarda ee ee diyorum. Her halde bunu gidermek için bol bol konuşmak gerekiyor. BU konuda değerli patience ve diğer arkadaşlar görüşlerini yazarsa hep beraber istifade ederiz Allah' emanet olunuz.Selamlar.

السلام علي من اتبع الهدى
IP
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 17:57
Orjinalini yazan: ATALAY

Çok teşekkürler sevgili patience , yukarda bahsettiğiniz , backtranslate ve konsekutif kavramlarından biraz bahsedebilirmisiniz ? Anladığımkadarıyla tercümanlık tecrübeleriniz var . Bir de ben kendimde şöyle bir hal gördüm. Türkiye'de Arapça konuşurken çok takılıyorum. Ancak bir arap ülkesine gittiğimde çok daha seri hale geliyor konuşmam , hikmetini anlayamadım. Türkiye'de araplarla konuşurken de böyle . Mesela foruma bir veya daha fazla cümle yazarken veya bir paragraf yazarken zorlanmıyorum. Ama aynı cümleleri söylemek gerektiğinde bir anda ağzımdan dökülmüyor tabi ki , arapların el el  el dediği gibi ben de bol miktarda ee ee diyorum. Her halde bunu gidermek için bol bol konuşmak gerekiyor. BU konuda değerli patience ve diğer arkadaşlar görüşlerini yazarsa hep beraber istifade ederiz Allah' emanet olunuz.Selamlar.


         Ben teşekkür ederim Sayın Atalay Bey,

          Bilgi - tecrübelerimizi paylaşma yoluyla forumda güzel bir sinerji yaratıldığı kanaatindeyim.

          Öncelikle konsekutif tercüme sorunuza yanıt vermem gerekirse, konsekutif çeviri -diğer adıyla "ardıl" çeviri", bir sözlü çeviri türüdür. Uygulanış şekline gelince, kaynak dilde (örn. Arapça) kişinin cümlesini bitirip, çevirmenin hedef dile (örn. Türkçe) aktardığı (ya da aksi şekilde) çeviri türüdür. Başka bir ifadeyle sırayla yapılan sözlü çeviri türüdür. Geçenlerde Başbakan Erdoğan'ın bir deyimi çevirmesi istediği çevirmenin "Eyvah" diyerek icra ettiği çeviri türüdür.

Backtraslate, dediğimiz yöntem ise daha çok yazılı metinlerde uygulansa da sözlü olarak da uygulanabilmektedir. Örnek olarak, kaynak dildeki bir metni (Arapça), hedef dile düzgün bir Türkçeyle aktarılır. Burada en önemli nokta, düzgün bir dil kullanılmasıdır, yani motamod çeviriyle değil. Bunun anlamanın çok basit bir yöntemi var. Arapça bilsin, bilmesin yaptığınız çeviriyi hedef dilde okuyan ya da dinleyen birisi (tercihen sözkonusu dil anadili olan (mesela Türkçe), yaptığınız çevirinin bir "çeviri metni" olduğunu anlıyor. Başka bir deyişle o kişiye yaptığınız metin çeviri kokuyorsa, siz motamod, diğer bir deyişle iyi bir çeviri yapamamışsınız demektir. 

         Daha sonraki aşamada, kaynak dil metnine (Arapça) dikkatli bir şekilde çalışılır. Örneğin, kalıp ifadelere göz gezdirilir, özel harfi ceri olan fiiller dikkatle incelenir. Daha doğrusu kelime düzeyinin ötesinde cümle düzeyinde incelemeler yapılır.

         Sonrasında çeviri metni (düzgün bir Türkçe'yle), üzeri kapatılır. Türkçe ifadeler tekrar yazılı ya da sözlü olarak Arapça'ya aktarılmaya çalışılır. Ben genellikle sözlü aktarıyorum. Yazılı çok vakit alıyor. Yapılan yanlışlar saptanır. Nedenleri araştırılır: Anadil girişiminden mi kaynaklanıyor, yoksa bilgi eksikliğinden mi? vs. Daha sonra bu eksikler giderilip, tekrar son işlem uygulanır.

          Backtranslate işleminin faydası, konuşurken ya da sözlü çeviri yaparken size kaynak metni (Arapça), kelime düzeyinden çıkıp, cümle ve metin düzeyinde görmenizi sağlamaktadır. Bu da haliyle konuşurken, yazıp çizerken yeni ifadeler, yeni kalıplar, daha akıcı cümleler kurmanızı sağlamaktadır.

Küçük bir Uygulama:

Arapça metni alıyoruz. (Haşim Salih'in köşe yazısı)


هاشم صالح
السبـت 29 محـرم 1433 هـ 24 ديسمبر 2011 العدد 12079
جريدة الشرق الاوسط
الصفحة: الــــــرأي

        منذ أسابيع والتوتر يتفاقم بين تركيا وفرنسا حتى انفجر أخيرا مع تهديدات أردوغان الغاضبة.. وقد تلاه رئيس الجمهورية عبد الله غل بلهجة أقل تهديدا ولكن مع نفس التصميم. ما الذي حصل يا ترى؟ ما سبب كل هذا التوتر بين بلدين ينتميان كلاهما إلى حلف الأطلسي ويقيمان علاقات تجارية وتبادلات وصلت إلى اثني عشر مليار يورو مؤخرا؟ الشركات الفرنسية في بلاد الأناضول توظف عشرات الآلاف من الأتراك. فهل سيذهب كل ذلك أدراج الرياح من أجل سواد عيون الأرمن؟ البرلمان الفرنسي صوت على قانون يعاقب كل من ينكر المجزرة الأرمنية على يد السلطات العثمانية، بسنة سجنا ودفع غرامة مقدارها 45 ألف يورو. وهو على غرار القانون الذي سنّته فرنسا لصالح اليهود عام 1990. فكل من ينكر حصول المحرقة اليهودية يتعرض أيضا لنفس العقوبة. ولسان حال الأرمن يقول: ما حدا أحسن من حدا.. لماذا اليهود وليس نحن؟

Daha sonra Türkçe'ye düzgün bir biçimde çeviriyoruz. Ben şu şekilde çevirip forumda paylaşmıştım

Türkiye ve Fransa arasında haftalardır gerilen ipler Erdoğan’ın sert tehditleriyle sonunda koptu. Erdoğan’ın ifadelerini Abdullah Gül’ün daha yumuşak fakat aynı kararlılıktaki tehdidi izledi. Acaba neden böyle oldu? Hem NATO üyesi, hem de ticari ilişkileri ve para aktarımları son dönemde 12 milyar doları bulan iki ülke arasındaki tüm bu gerilimin nedeni nedir? Ayrıca, Fransız şirketler, Anadolu’dan on binlerce insana iş veriyor. Tüm bunlar Ermenilerin kaşı gözü uğruna heba mı edilecek? Fransız parlamentosu, Osmanlı Yönetimi tarafından Ermenilerin soykırıma uğradığını inkâr eden her bireyin bir yıl hapis ve 45 bin Euro para cezası ödemesini öngören yasa tasarısını oylamaya sundu. Yine Fransızlar tarafından benzer bir kanun 1990 yılında Yahudilerin yararına çıkarılmıştı. Aynı şekilde her kim Yahudilerin topluca yakılmasını inkâr ederse aynı cezaya maruz kalacaktı. Yani lisan-ı hal ile Ermeniler diyor ki: Herkes eşittir.. Bizim Yahudilerden neyimiz eksik

        Ya da çeviriyi yaptığım tarihten birkaç gün sonra Radikal'de yapılan çeviri şöyleydi

Haftalardır Türkiye ile Fransa arasındaki gerginlik birikiyordu ki sonunda Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın öfkeli tehditleri patlak verdi. Onu daha az tehditkâr bir üslupla, ancak aynı kararlılıkla Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül izledi. Peki NATO üyesi ve 12 milyar dolarlık ticari ilişkiler kurmuş bu iki ülke arasındaki gerginliğin sebebi neydi? Türkiye’deki Fransız şirketleri on binlerce Türk’e iş imkânı sağlıyor. Bütün bunlar Ermenilerin kara kaşı kara gözü için heba olup gidecek mi? Fransız meclisi, Osmanlı döneminde işlenen Ermeni katliamını inkâr edenleri 1 yıl hapis ve 45 bin euro para cezasıyla cezalandıran yasa tasarısını oyladı. Tasarı, Fransa’nın 1990’da Yahudiler için çıkardığı yasanın bir benzeri. Yahudi holokostunun yaşandığını inkâr eden herkes de aynı cezaya maruz kalıyor. Ermeniler de “Niçin biz değil de Yahudiler?” diyor

       Farketmez ikisi üzerinde de çalışılabilir. Önce Arapça'daki ifadeler çıkarılıyor. Tekrar yazmayacağım. Devamında yukarıda saydığım aşamalar uygulanıp, çalışma tamamlanıyor. Hepinize iyi günler diliyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Esen kalın  

 

 

Düzenleyen patience - 04Haziran2012 Saat 18:02

İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP
yesilkalem
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08Haziran2009
Gönderilenler: 0

Alıntı yesilkalem Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 18:52
 عفا كسيرا patience rumuzlu sayın kişi... verdiğiniz bilgilere teşekkür etmeden geçmedim. Ayrıca yazı şekliniz, paragraf düzeniniz, noktalama işaretleriniz çok düzenli.. "baştan savma" cevaplar vermediğiniz için tekrar teşekkürler..


Düzenleyen yesilkalem - 04Haziran2012 Saat 18:57

IP
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 19:33
Orjinalini yazan: yesilkalem

 عفا كسيرا patience rumuzlu sayın kişi... verdiğiniz bilgilere teşekkür etmeden geçmedim. Ayrıca yazı şekliniz, paragraf düzeniniz, noktalama işaretleriniz çok düzenli.. "baştan savma" cevaplar vermediğiniz için tekrar teşekkürler..


Estağfirullah, ne demek... İnsanlık hali, gözünüzden kaçmış olabilir. Bildiğimiz konularda, elimizden geldiğince, tecrübelerimizi paylaşmaya çalışıyoruz. Sağlıcakla kalın... 

İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP
jcpjcp
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 28Ağustos2011
Gönderilenler: 0

Alıntı jcpjcp Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 20:42
Evet ben de sizleri tebrik ediyorum. Dilimizi güzel kullanmak konusunda gösterdiginiz özen takdire deger.

Ayrica Arapcayi hic konusamiyor degilim. Tabi ki fusha olarak kendimi cok rahat ifade edebilirim, muhatabimi rahatca anlayabilirim.

Ancak lehceleri ögrenme konusunda pek bir hevesim yok. Bu konuda eksiklik de hissetmiyorum. Gerekirse bir iki ayda Allah'in izniyle gerekli lehceyi ögrenebilirim diye düsünüyorum. Misir Arapcasini inceledim, kurallarini da biliyorum ama hic üzerinde yogunlasmadim. O kadar da zor degil. Hatta bana fushanin basitlestirilmis hali gibi geldi. Ancak bana daha hic lehce lazim olmadi.

Keske Arap kardeslerimiz güzelim Kur'an-i Kerim Arapcasina sahip cikip, ayni Peygamberimiz (sav) zamanindaki gibi fasih Arapca konusmaya devam etselerdi.


IP
yesilkalem
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08Haziran2009
Gönderilenler: 0

Alıntı yesilkalem Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 22:59
 Lehçelerin çok önemli olduğunu ben de düşünmüyorum. Önemli olan "fasih" konuşmak... Allahü Teala Hz.lerinin Peygamber Efendimiz (sav)i, Medine'de, Medine'li bir annede beş yıl civarı bırakmasının sebebinin, dili güzel öğrenmesi olduğunu İslam Alimleri bildirmekteler.. Her ne kadar Araplar arasında biraz alay konusu olsada en güzeli "fasih lisan"... Selamlar..

IP
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 23:08
Orjinalini yazan: jcpjcp

Evet ben de sizleri tebrik ediyorum. Dilimizi güzel kullanmak konusunda gösterdiginiz özen takdire deger.

Ayrica Arapcayi hic konusamiyor degilim. Tabi ki fusha olarak kendimi cok rahat ifade edebilirim, muhatabimi rahatca anlayabilirim.

Ancak lehceleri ögrenme konusunda pek bir hevesim yok. Bu konuda eksiklik de hissetmiyorum. Gerekirse bir iki ayda Allah'in izniyle gerekli lehceyi ögrenebilirim diye düsünüyorum. Misir Arapcasini inceledim, kurallarini da biliyorum ama hic üzerinde yogunlasmadim. O kadar da zor degil. Hatta bana fushanin basitlestirilmis hali gibi geldi. Ancak bana daha hic lehce lazim olmadi.

Keske Arap kardeslerimiz güzelim Kur'an-i Kerim Arapcasina sahip cikip, ayni Peygamberimiz (sav) zamanindaki gibi fasih Arapca konusmaya devam etselerdi.



Estağfirullah... Evet yukarıda da dile getirdim. Keşke Arapça, aslına uygun olarak kalsaydı ama malesef durum ortada... Sanırım köklü dillerin kaderi böyle:))) Mesela Çince'de çok farklı lehçeler mevcut: Mandarin, Kantonca, Min, Hakka vs... İşin farklı boyutları bir yana Arapça noktasında biz fushayı iyi konuşamayan Araplara fusha öğretemeyeceğimize göre, en azından onlarla karşılaşma ihtimaline karşı lehçelere ilgi duymanın bizi kısa vadeli çözüme ulaştıracağını düşünmekteyim. İyi çalışmalar diliyorum... 

İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP
yesilkalem
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08Haziran2009
Gönderilenler: 0

Alıntı yesilkalem Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 04Haziran2012 Saat 23:26
 Bence onlinearabic'te yorumlara "beğen" veya "katılıyorum" gibi tuşlar eklemenin zamanı geldi 

IP
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Haziran2012 Saat 07:07
Orjinalini yazan: ATALAY

Bir de ben kendimde şöyle bir hal gördüm. Türkiye'de Arapça konuşurken çok takılıyorum. Ancak bir arap ülkesine gittiğimde çok daha seri hale geliyor konuşmam , hikmetini anlayamadım. Türkiye'de araplarla konuşurken de böyle . Mesela foruma bir veya daha fazla cümle yazarken veya bir paragraf yazarken zorlanmıyorum. Ama aynı cümleleri söylemek gerektiğinde bir anda ağzımdan dökülmüyor tabi ki , arapların el el  el dediği gibi ben de bol miktarda ee ee diyorum. Her halde bunu gidermek için bol bol konuşmak gerekiyor.


          Sayın Atalay;

          Bu kısmı sonradan farkettim. Şöyle yanıtlayabilirim:

          Milletçe hata aramaya meyilli olduğumuz için, Türkiye'de (ben ve farklı dillerde birçok ardıl çevirmen arkadaş dahil) Türkiye'de Arapça, İngilizce vb. dillerin birileri tarafından az ya da çok bilindiği ortamlarda - konuşma ve yaptığınız sözlü çeviri kalitesi her ne kadar yurtdışıyla ya da kaynak dilin bilinmediği ortamlarla aynı olacak olsa da - küçük bir tedirginlik yaşanabiliyor. Ben de yaşıyorum bu durumu; fakat ses ve çeviriye yansımadığı halde sözlü çevirilerde birkaç cümleden sonra kayboluyor. Fakat ben bu psikolojiyi ilk anlarda arka planda hissediyorum. Akıllara şu soru gelebilir? Piyasa tabiriyle Arapça'nın bilinmediği mekanlarda "üfürükten çeviri" yapıyor. Hayır, nedeni bu değil. Sizi endişeye, biraz daha rahat olmamaya iten durum, söz konusu kişilerin sizin iletişimi doğru sağlayıp sağlamadığınızdan, mesajı aktarıp aktaramadığınızdan öte cümlelerinizde bulunan birkaç küçük gramatik hataya takılmalarıdır. Her cümledeki değil tabii ki. Bu kişiler koskoca örneğin bir saatlik sözlü çeviride bulunan birkaç tane gramatik hatayı cımbızla çekip çıkarma yeteneğine sahiptirler:))) Onların gözünde çevirinin kralını yapsanız da birşey ifade etmeyecektir. Tabii ki eksik çeviriden, konuşmaların yanlış aktarılmasından bahsetmiyorum. Zaten bunlar hata olarak kabul edilir. Konuşmanın da bazı çeviribilimcilere göre bir çeviri olduğu varsayılırsa, sanırım Sayın Atalay, sizin yaşadıklarınız da bu psikolojiden kaynaklanıyor. 

          Bu, biraz da insanlarımızın bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor. Çünkü çeviribilim çevrelerince genel kabul gören bir durum şudur ki sözlü tercümede yazılı tercümeye göre kalite düşer. Çünkü çevirmen ne kadar deneyimli olursa olsun, bu çeviri türlerinde ani dönüt vermesi gerektiği için aralarda küçük hataların olması normaldir. Önemli olan yapılan çevirinin hedefine ulaşıp ulaşmadığını anlamaktır. Bu da ancak çevirideki mesajın, hedef dilin yapısına uygun bir biçimde (mesela Türkçe kokmayacak:))) erek dile aktarılıp aktırılmadığının saptanmasıyla olur. Yazılı metinlerde yapılan çeviriyle sözlü tercümeyi karıştırmamak gerekmektedir. Yazılı çeviri de beğenmediğiniz yeri defalarca üzerinde oynayıp değişiklik yapma şansına sahipsinizdir. Sözlü çevirilerde ise hızlı şekilde karar verip, cümle kurmanız gerekmektedir. 3 - 5 saniyelik bir gecikme bile "Tercüman çeviremiyor." diyen bazı bakışları üzerinize çekmezine yetecektir.

          Yurtdışında ise genelde yabancılar bu tip konulara pek takılmadığı için (istisnalar hariç), bu hal, sizin psikolojik olarak daha rahat hissetmenizi sağlamaktadır. Yurtdışında Araplar sizin doğru iletişim kurup kuramadığınızla ilgileniyor. Düzgün bir Arapçayla konuşuyor musunuz, ona bakıyorlar. Bu da sizi moralize ediyor. Çünkü kendileri de yapıyorlar bu tip hataları:))) Zaten, biz de yapmıyor muyuz Türkçe'de bu tip hataları? Daha sonra kendimizle dalga geçtiğimiz bile olmaktadır "Böyle bir hatayı nasıl yaptım?" diyerek. Sonuçta insanoğlundan bahsediyoruz. Makina değil ki milyonlarca algoritma yaz, o da çevirsin. Zaten çeviri piyasasında şimdilik öyle bir cihaz yok. İşin özü, Sayın Atalay bu tip insanlar her zaman olabilmektedir. Yurtdışında akıcı konuştuğunuza göre neden, pratik eksikliğinin ötesinde yukarıda dile getirdiğim durumlardır. Son olarak, önemli olan durmak yok çeviriye, konuşmaya devam, diyorum:))) Sağlıcakla kalın...  



Düzenleyen patience - 05Haziran2012 Saat 07:32

İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP
ATALAY
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 29Aralık2008
Gönderilenler: 1567

Alıntı ATALAY Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Haziran2012 Saat 11:13
Değerli patience verdiğiniz bilgiler ve yaptığınız derin tahlil son derece yararlı oldu. Eminim bir çok arkadaş da istifade edecektir. Sonsuz teşekkürler.Selamlar

السلام علي من اتبع الهدى
IP
patience
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 18Eylül2007
Gönderilenler: 201

Alıntı patience Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Haziran2012 Saat 11:17
Orjinalini yazan: ATALAY

Değerli patience verdiğiniz bilgiler ve yaptığınız derin tahlil son derece yararlı oldu. Eminim bir çok arkadaş da istifade edecektir. Sonsuz teşekkürler.Selamlar


Rica ederim, iyi çalışmalar...

İlim bir hucce-i bi sahildir.

Anda âlim geçinen cahildir. (Nâbi)
IP
Protector
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 05Ağustos2012
Gönderilenler: 0

Alıntı Protector Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 05Ağustos2012 Saat 14:29
Çok teşekkür ederim bunları paylaştığınız için. Arapça konusundaki ilk adımlarımı atacağım şu günlerde ilk fikirlerimi edinmiş oldum.

IP
ergun aydin
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 27Ağustos2012
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı ergun aydin Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Ağustos2012 Saat 09:47
degerli arkadaşlar ben arapçayı kpds düzeyine yükseltmek isteyen bir kimseyim 5 yıl yurt dışı deneyimim oldugu ve bir dönemi ilahiyat fakultesi öğrencılıgı ıyı derece pratiğim de vardır ama iş kpds ye gelince cok zorlanıyorum her ne kadar konuyu tercume etsemde soruyu çözemıyorum bu bağlamda kpds arapça uzerine hafta sonları eğitim veren bir vakıf felan yokmu bilen varsa kurumun ırtıbat bılgılerını kpds arapca başlıgı ile myfeelings_turkeymail adresi vermek yasaktır   mesajlarsa sevınırım işim dolayısı ile foruma pek giremıyorum şimdiden tesekkur ederim

Düzenleyen ergun aydin - 27Ağustos2012 Saat 09:49

IP
ergun aydin
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 27Ağustos2012
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı ergun aydin Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Ağustos2012 Saat 09:56
arkadaslar arapçamı kpds seviyesine yükseltmek istiyorum her ne kadar 5 yıl yurt dısı tecrubem ve ıyıde pratıgım olmasına ragmen kpds sorularında metnı tercume etmeme ragmen zorlanıyorum eger bılgısı olan arkadasımız varsa bazı vakıfları arastırdım ama ben bulamadım hafta sonu kpds kursu duzenleyen vakıf cemaat vesaire yahut ders calısma teknıgı konusunda benı yönlendırebilecek arkadaslardan bilgi bağlamında yardım beklıyorum

IP
ergun aydin
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 27Ağustos2012
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı ergun aydin Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Ağustos2012 Saat 11:07
arapça kpds den 91 alan kardesım öncelıkle çaban için takdire şayan bir özveri ancak şu kısmı pek anlayamadım kuranı kerımın artık nerdeyse hıcbır arabın konusmadıgı bımana ölü denılebılecek(gunluk yazı makale konusma dilinde yer bulmamasını kastedıyorum) arapçasından nasıl obamanın kyoto protokolü esnasındakı konusmasından alıntı metın arasında nasıl bır ırtıbat var yahut anadoluda daki antık şehirlerıntarıhcesı ıle ılgılı metnın kac kelımesı için kurandaki arapcadan ıstıfade edebılırzkı hanı sanat tarıhı alanında kaynakca bır eserımız olsa
yada bır makale kıtabı felan gercekten ıstıfade ederım mesela arapça altyazıdan fılm izleybılıyorum cok rahat ama belgesel izlerken zorlanıyorum alan farklılıgı sebebıyle ve malesef kpds de cok farklı alanlardan alıntı soru metınlerı var lütfen yardımcı olurmusun sarf nahıv gramer harıc nasıl kıtaplar veya eserler okumalıyım?

IP
kucukmehmet
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 05Temmuz2011
Gönderilenler: 978

Alıntı kucukmehmet Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Ağustos2012 Saat 11:51
S.a. ergun bey,
 
Sorunuza cevap teşkil edebilecek zamanında aynı dertten muzdarip birisi olarak tecrübelerimden aktarayım, zannederim faydası olacaktır.
 
Eski bir ilahiyatlı olarak bende modern metinler konusunda çok sıkıntı çekiyordum. Okuduğum içerikleri anlar gibi oluyor ancak bir türlü toplayamıyordum. Cümlenin bir kısmını tercüme ederken diğer kısmıyla ilişki kuramadığım için doğru bir tercüme ortaya çıkmıyordu.
 
Buna mukabil ilahiyat mezunu olmamız hasebiyle dini metinlerde özellikle ayet ve hadisler de daha rahat ve sıkıntı duymadan tercüme yapabiliyorum.
 
Sebeplerini araştırırken birkaç hocadan sağlık yönlendirme neticesinde neyi yanlış yaptığımı, neyin eksik olduğunu ve nasıl bir çalışmayla sorunu halledebileceğimi ortaya koydular.
Bende bu minval üzere çalışmaya başladım. Hatırı sayılı derecede Arapça bilgim olasına rağmen KPDS sınavlarında 35-40 puanı geçemiyordum, ancak uzun soluklu bir çalışmanın neticesinde en son 70 puan alabildim. Modern metinler üzerinde bir müddet yoğunlaşmanız gerekir ve aynı zamanda yeni kavram ve deyimleri not almanız gerekir. Bir müddet sonra da bu yapıya alışkanlık sağlıyorsunuz. Çeviri konusunda rahatlama yaşıyorsunuz.
 
 

عندما تُغلقُ أبوابُ السعادةِ أما
IP
nakşi gülü
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Temmuz2010
Konum: Bursa
Gönderilenler: 37

Alıntı nakşi gülü Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Ağustos2012 Saat 17:05
sorunda burda mehmet kardeşim. şimdi kullanılan kalıpları, yeni kavramları nereden öğreneceğiimizi bilmiyoruz ki.
meselsa sağlık alanındaki metinlerde kullanılan kalıp cümleler, kelimeler
politika alanında kullanılan , eğitim alanında kullanılan yani bunlar hakkında güzel metin kitapları hazırlansa çok şahane olur.
ya da burada bu konularda uzmanlaşmış ileri seviyede bilgisi olanlar paylaşımlarda bulunsalar, gazete haber ve terfcemeleri yayınlasalar çok iyi olur

IP
jcpjcp
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 28Ağustos2011
Gönderilenler: 0

Alıntı jcpjcp Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 29Ağustos2012 Saat 15:08
KPDS icin sunlar yapilabilir.

- Öncelikle GRAMER sorununuz olmayacak.

- Degisik alanlarda metinler okuyun, böylece bu alanlarin kendine has kelime, terim, terkip ve deyimlerine hakim hale geleceksiniz. Bu konuda su kitap iyi bir örnek.
http://www.alkapida.com/products/ARAP%C3%87A-MODERN-MET%C4%B0N-OKUMALARI.html

- Önceki yillarda cikmis KPDS sorularini cözün.

- Bol bol Arapca haber izleyin, gazete okuyun.

- Arapca Wikipedia güzel bir kaynak. Farkli alanlardan maddeler okuyun, anlamazsaniz Türkcesini de okuyun.

- Google Translate'i kullanin. Ingilizceniz iyiyse Google Translate'yi Arapca-Ingilizce olarak kullanin. Iki dilin birbirine ne kadar paralel oldugunu görünce sasiracaksiniz.

- Euronews'i kullanin. Ayni haberin hem Arapcasi hem de Türkcesi var. Neredeyse kelimesi kelimesine cevirisi yapilmis halde.

Simdilik aklima gelenler bunlar. Allah(cc) yardimcimiz olsun.

Düzenleyen jcpjcp - 29Ağustos2012 Saat 16:06

IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,125 Saniyede Yüklendi.