Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Araştırmacı Yazar Ferit Aydın
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netARAP DİLİ ARAŞTIRMALARIArap Dili ve Edebiyatı AraştırmalarıAraştırmacı Yazar Ferit Aydın
Mesaj icon Konu: Türkçe Arapça Tercüme ve Tercüme Teknikleri(Kapalı Konu Kapalı Konu) Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri Hemen Al Hemen Sat
Yazar Mesaj
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2856

bullet Konu: Türkçe Arapça Tercüme ve Tercüme Teknikleri
    Gönderim Zamanı: 04Nisan2012 Saat 17:31



Konu: Türkçe Arapça Tercüme ve Tercüme Teknikleri

Yazar: Ferit Aydın

 

Türkçe Arapça Arasında Tercüme ve Bu Konuda Karşılaşılan Sorunlar

Türkçe Arapça Tercüme ve Tercüme Teknikleri

 

Türkçe ile Arapça arasında çeviri yapmak, başkaca herhangi iki dil arasında çeviri yapmaktan –büyük ihtimalle- çok daha zordur.

Bu zorluk, Arapça ve Türkçenin, sadece farklı karakter ve yapılara sahip bulunuyor olmalarından kaynaklanmakla sınırlı değildir. Bununla birlikte, ana problemin daha birçok nedeni vardır.

 

Tercüme öğrencisinin, bunları önceden fark ederek, mevcut sıkıntılara karşı kendini hazırlaması gerekir. Dolayısıyla bu iki dil arasında çeviri yaparken ne gibi sorunlarla karşılaşabileceği ve bu sorunların temelinde neler yattığı hakkında tercüme öğrencisinin aydınlatmak bu çalışmanın önemli amaçlarından birini oluşturmaktadır.

 

Konunun sınırlarlını aşan ayrıntıların içinde amacın belirsizleşmesini önlemek için bu sorunların önce kaynaklarını kısa başlıklar halinde sıralamak yararlı olacaktır.

 

Hiç şüphesiz, bu noktada akla gelen ilk şey –biraz önce de işaret edildiği üzere-, bu iki dil arasında yapı ve karakter farkıdır. Tercüme öğrencisinin karşılaşabileceği sorunların en önemlileri buradan kaynaklanmaktadır.

 

Sorunların ikinci büyük kaynağı olarak; dil eğitiminde günümüze kadar Türkiye’de izlenen sistem kusurlarıdır.

 

İdeopolitik tutumlarda karşımıza bu sorunların üçüncü kaynağı olarak çıkmaktadır.

 

Cumhuriyet tarihi boyunca, Türkçe üzerine cereyan eden tartışmaları ve ideolojik kamplaşmaları, sorunların dördüncü kaynağı olarak kaydetmek mümkündür.

 

Türkçenin Arapça karşısındaki yetersizliğini de eğer hesaba katacak olursa, Arapça ile Türkçe arasında çeviri yapan insanın karşılaşabileceği sorunlar için böylece beş temel kaynak saptamış oluruz. Bunları daha özetlemiş olarak şöyle sıralayabilirz:

 

1.Arapça ile Türkçe arasında –köken farkından dolayı- yapısal aykırılıklar.

2.Geleneksel sistem kusurları.

3.İdeopolitik tutumlar.

4.Türkçe üzerine cereyan eden ideolojik tartışmalar ve üretmiş olduğu kamplaşmalar.

5.Türkçenin Arapça karşısında yetersizliği.

 

Bu beş madde başlığına, yıpratıcı ve engelleyici psikolojik yönlendirmeleri, altıncı faktör olarak ekleyebiliriz.




IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2856

bullet Gönderim Zamanı: 18Ağustos2013 Saat 11:02



Arapça Tercüme Teknikleri

* Arapça cümlelerin gramer yönünden iki kısma ayrıldığını görürüz.
1-İsim Cümlesi
2-Fiil Cümlesi
1-İsim Cümlesi:
* Arapça’da isim cümlesi en basit şekilde ifade edersek; isimle başlayan cümledir.
البيت كبير  “Ev güzeldir.”  örneğinde olduğu gibi …
* İsim cümlesini oluşturan iki temel unsur bulunmaktadır: Mübteda ve Haber
* Mübteda genel olarak cümlenin başında yer alır.
* Mübteda Türkçe’deki cümle yapısının öznesi durumundadır.
* Mübteda isim olduğu gibi, işaret, şahıs vb. olabilir.
أنا معلم  “Ben öğretmenim.”  هذا خبز “Bu ekmektir.” هو عالم  “O alimdir.”  örnekleri gibi…
* Mübteda genelde ma’rifedir.
* Habere gelince genellikle isim cümlesinin sonunda gelir.
* Haber, mübtedayı nicelik ve nitelik bakımından ifade eder. Türkçe’deki cümle yapısının yüklemi durumundadır.
القلم طويل “Kalem uzundur.” الطالب زكي  “Öğrenci zekidir.” Burada زكي   kelimesi الطالب kelimesinin ne ve nasıl olduğunu nitelemiştir. Yüklem vazifesi yapmıştır.
* Mübteda, haber daima merfudurlar.
* Haber müfret olduğu gibi, mürekkep te olabilir. Bir başka ifade ile haber tek bir kelimeden olduğu gibi birkaç kelimeden de oluşabilir.
الرجل في الدار  “ Adam evdedir.” الأستاذ دخل الصف  “Öğretmen sınıfa girdi.” 
* Haber isim cümlesi de, fiil cümlesi de olabilir. 
الأستاذ خرج من الصف  “Hoca sınıftan çıktı.” التاجر أمواله كثيرة  “Tüccarın malları çoktur.” 
* İsim cümlesinde haber mübtedaya uymak zorundadır. Bu uyum müfret, tesniye ve cemiliktedir.




IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2856

bullet Gönderim Zamanı: 18Ağustos2013 Saat 11:02

* Haber ile sıfatı bir birine karıştırmamamız gerekir. Tercümelerde dikkat etmeliyiz. Sıfat tamlaması kuruluş bakımından isim cümlesine benzer. Ancak sıfat tamlamasında her iki unsurda marife veya her iki unsurda nekredir. 
البيت كبير  “Ev büyüktür.”  İsim cümlesidir.البيت الكبير  ve بيت كبير   “Büyük ev” Sıfat tamlamasıdır.
* Mübteda marifedir. Ancak istisnaları vardır. Mübtedanın nekre geldiği yerler:
1- Soru veya nefi edatından sonra gelirse; هل رجل في الشارع ؟ “Caddede adam var mı?”
2- Nekre olduğu halde umum kastedilirse; إنسان خير من بهيمة  “İnsan (Bütün insanlar) hayvandan üstündür.
3- İzafet durumunda; باب المدرسة مفتوح  “Okulun kapısı açıktır.”
4- Mübteda, câr -mecrur veya zarftn sonra gelirse yine nekre gelir. عندي علم به “Onun hakkında bilgim var.”
5- Kendinden sonra gelen öğeye irab bakımından tesir etmekte ise mübteda nekre gelir. 
معرفة بالخالق فضيلة  “Yaratıcıyı tanımak bir fazilettir.” علم بالله خير “Allah’ı bilmek hayırlıdır.”

6-Mübtedanın hususilik kazanması durumunda da mübteda nekre gelir. 
Bu da ya sıfatla olur:  حقٌ يَضُرُّ خير من باطل يَسُرُّ  “Zarar veren hak, sevindiren batıldan hayırlıdır.”
Ya da izafetle olur: زيادة خيرٍ خيرٌ “Hayrın çoğu hayırlıdır.”
* Haber mübtedadan sonra gelir. Ancak bazı durumlarda haber mübtedadan önce gelir.
1- Mübteda nekre olup haberi şibh cümle olursa;
 في السيارة سائق “Arabada bir şoför vardır.”  أمام البيت شجرة “Evin önünde ağaç vardır.”
2- Haberden sonra şahıs ismi olursa: من أنت؟  “Sen kimsin?” كيف أنت؟ “Sen nasılsın?”
3-Mübteda habere dönen bir zamir olursa; في المدرسة ساكنها “Şehirde oturanlar vardır.”
4- Mübteda hasr kastedilince; ما عادل إلا الله “Ancak Allah adildir.”
Haber: Haber müfret olarak geldiği gibi cümle olarak ta gelebilir.
* Haber müfred isim olur. Müfred isimden maksat; sıfat, izafet, ve (cümle olmayan terkiplerden) şibh-i izafetten ve şibh-i fiillerden oluşur.
الدنيا كروية “Dünya yuvarlaktır. أحمد ولد صغير   “Ahmet  küçük bir çocuktur.” هذا أبو علي “Bu Ali’nin babasıdır.”


IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2856

bullet Gönderim Zamanı: 18Ağustos2013 Saat 11:03
* Haber cümle olarak gelir. 
1- İsim cümlesi olur. خالد أبوه فاضل “Halid’in babası faziletlidir.” 
2- Fiil cümlesi olur. المسلم يصدق دائما “Müslüman daima doğru söyler.”
3- Şart cümlesi olur.  الكريم  إن تكرمْه يُكْرمْكَ  “Cömert kimseye ikram edersen o da sana ikram eder.”
4- Şibh cümle olur.  أحمد عندك “Ahmet yanındadır.” المؤمنون في الجنة   “Mü’minler cennettedir.”
I-İsim cümlesinin Arapça’dan Türkçe’ye tercüme teknikleri
* Türkçe cümle yapısında Arapça isim cümlesi ile benzerlik arzeden cümle genellikle isim kökenli, yüklemle gelen cümledir.
السيارة جديدة  “Araba      yenidir.”
              Özne       Yüklem
   2      1            1               2    
Bu cümlede السيارة  mübteda, onun yeni olduğunu niteleyen جديدة  ise haberidir. Bu cümleyi Türkçe’ye tercüme ederken önce mübtedayı  السيارة  alır, özne olarak yazarız. Hemen peşinden gelen جديدةkelimesini de yüklem olarak yazarız. Bu tür cümleleri Türkçe’ye tercüme ederken cümlenin sonuna (dır, dir, tır) gibi isim kökenli, yüklemlere ek yapma zorunluluğu vardır.
a- Mürekkep isim cümlelerinde tercüme
* Bu tür cümleleri Türkçe’ye tercüme ederken takip edilecek metod kısaca şöyle olmalıdır.
1-Önce Arapça cümlenin mübtedası alınır. 2-Sonra Arapça cümlenin en sonundaki kelimeden  mübtedaya kadar sağa doğru teker teker her öğe tercüme edilerek bitirilir.
Haberi fiil olan kompleks isim cümlelerine örnekler:
المدير     جاء     إلى    المدرسة     بعد  ظهر اليوم
                                                          2             3       4     5       1
1-Müdür,  2-Bugün öğleden sonra,     3-Okul,     4- …a,        5-geldi
Bu cümlede المدير  mübtedadır. Haberi de جاء  ile ifade edilen fiil cümlesidir.
Türkçe’ye tercüme edilirken önce mübteda alınır. Sonra cümlenin son öğesine gidilir ve oradan جاء  haber öğesine kadar olan kelimeler ki bunlar ;  إلى    المدرسة     بعد  ظهر اليوم  dır. Bunlar sırayla alınır ve cümlenin tercümesi جاء    ile bitirilir. Bu durumda tercüme şöyle olur: “Müdür bugün öğleden sonra okula geldi.”
Mürekkep (Kompleks) isim cümleleri tercüme örnekleri
رئيس الوزراء         عقد      مؤتمراً محفياً             Başbakan bir basın toplantısı düzenledi.
     2            3              1                         1                       2                     3
الوزير     أعرب عن شكره      على المساعدات      Bakan yardımlarından dolayı şükranlarını belirtti.
      2                      3                1           1                        2                               3
- Bu cümlede dikkatimizi çeken birkaç husus bulunmaktadır. 
a) Bunlardan ilki cümlenin haber konumundaki أعرب عن شكره  (Şükranlarını belirtti) ile ifade edilmiş harfi cerle müteaddi olan fiildir. Bu gibi harfi cerle müteaddi olan fiiller isim cümlesile birlikte bulunur ve aralarına herhangi bir öğe almazlar. Bu durum fiil cümlesinde gelmiş olsa idi أعرب ile عن شكره arasına fail girmesi gerekecekti.
b) İkinci husus ise على المساعدات kelimesindeki على harfi cerridir. Türkçe mantıkla hareket etmiş olsaydık cümledeki المساعدات kelimesinin başına على yerine ل harfi cerri veya لأجل edatı getirmemiz gerekirdi. Buradaki على kendinden önceki شكر fiilinin zorunlu olarak teaddi olduğu harfi cerdir. Bunun için على’ yı diğer doğrular arasında en doğrusudur.
c) Üçüncü husus ise على harfi cerrinin Türkçe’ye harfî tercümesi “üzerinde” şeklindedir. Yalnız tercüme ederken Türkçe mantıkla tercüme etmemiz doğru olmaz. Dolayısıyla bu cümledeki Türkçe kullanımı karşılığı “dolayı” ifadesini tercümemize uygun gördük.
إن وزير الخارجية أحمد داود أوغلو    قد وصل     إلى البلاد    بعد إجراء المباحثات 
            2                 3            4                         1
Dışişleri bakanı Ahmet Davudoğlu görüşmelerin yapılmasında sonra ülkeye döndü.
Not: İsim cümleleri tercüme edilirken kuralların uygulanması önemlidir. Onun dışında cümle içindeki kelimelerin Türkçe’ye tam karşılığı maharetle kazanılacaktır.
a) Haberi isim cümlesi olan kompleks isim cümlelerinin tercümesine örnekler
الإسلام   خيره   كثير                      İslam’ın iyiliği çoktur. 
   3     2      1                             1            2         3 
القصيدة    فهمها   صعب                 Kasidenin anlaşılması zordur.
   3        2         1                           1                2              3
-Bu tür cümleleri tercüme ederken; 
* Önce mübtedayı özne olarak yazarız. İkinci olarak haber cümlesinin mübtedası yazılır. Son olarak ta haber yüklem yerine getirilir.
خالد    أبوه   قروي                         Halid’in babası köylüdür.
  3      2      1                               1            2           3
Kaynak: http://www.onlinearabic.net/forum/forum_posts.asp?TID=10349&PID=97276#97276

IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2856

bullet Gönderim Zamanı: 18Ağustos2013 Saat 11:04
* Türkçe cümle yapısında Arapça isim cümlesi ile benzerlik arz eden cümle genelde isim kökenli yüklemle gelen cümledir.
* İsim kökenli yüklemle gelen Türkçe kurallı basit cümle, Arapça’daki basit isim cümlesi yapısı ile benzerlik taşır. Yani her iki dilde de yüklem konumundaki (Türkçe’de yüklem Arapça’da haber) öğe cümlenin sonunda yer almaktadır.
* Arapça’da   البيت  واسع        Türkçe’de   “Ev geniştir.” gibi
Bu örnekte olduğu gibi Türkçe cümlelerin Arapça’ya tercümesi aynı Arapça’dan Türkçe’ye tercüme ederken takip ettiğimiz metottadır. Yani;
-   Önce Türkçe kelimedeki özne konumundaki kelimeyi alır, onu Arapça’ya çeviririz.
-   Sonrada yüklem konumundaki kelimeyi Türkçe’ye çevirerek tercümemizi tamamlarız.
* “Hava sıcaktır.”  cümlesini ele alırsak, bu cümlede “Hava” öznedir, “sıcaktır” kelimesi de isim kökenli yüklemdir.
Önce özneyi alıyoruz. 1- الجو  Sonra yüklemi alıyoruz. 2- حار Sonra da tercümeyi الجو حار  şeklinde tamamlıyoruz.
* “Kitap hayırlıdır.” cümlesini ele alalım. Bu cümlenin öznesi “Kitap” Arapça’daki mübtedanın konumunda olup الكتاب olarak tercüme ediyoruz. Sonra yüklem konumundaki “faydalı” lafzını Arapça’da مفيد  şeklinde çevirip الكتاب مفيد  şeklinde tercümemizi tamamlıyoruz.
Türkçe’den Arapça’ya kompleks (mürekkep) cümlelerin tercüme teknikleri
* Mürekkep cümlelere gelince durumun biraz farklı olduğunu görürüz. Bu tür Türkçe cümleleri Arapça’ya tercüme ederken takip edeceğimiz metod kısaca şöyledir.
1- Önce Türkçe cümlenin öznesi alınır.
2- Sonra cümlenin yüklemi alınır. 
3- Geri kalan cümle en sonundan özneye doğru (sağa doğru) teker teker tercüme edilir.
Hasta bugün ilaçlarını geciktirdi.1-Hasta المريض 2- geciktirdi أخر 3- ilaçlarını أدويته  4- bugün اليوم 
   1        4           3               2
Tercümemiz:المريض أخر أدويته اليوم    şeklinde olur.
Bir başka örnek verecek olursak; Sigara sağlığa zararlıdır. 
                                                         1           3           2
1-Sigara التدخين 2- zararlıdır مضر 3- sağlığa للصحة Tercümemiz. للصحة التدخين مضر şeklinde olur.
Başka bir örnek: Yetkililer görüşmelerden sonra yurda döndü.
                                 1                           4                   3        2           
1- Yetkililer المسؤوليون 2- döndü عادوا 3- yurda إلى البلاد  4- görüşmelerden sonra بعد المباحثات
Tercümemiz المسؤوليون عادوا إلى الى البلاد بعد المباحثات   veya إن المسؤولين قد عادوا إلى الى البلاد بعد المباحثات  şeklinde olabilir.
* Burada dikkat edersek cümleyi iki şekilde Arapça’ya  tercüme ettik. Başına إن  vurgu edatı uygunluğu bakımından daha yaygındır. Diğer husus ise “döndü” diye ifade ettiğimiz yüklemin Arapça karşılığı عاد  olup, Arapça isim cümlesinde haber konumundadır. Haberin mübtedaya uyma zorunluluğundan cemi şekliyle عادوا  olarak tercüme ettik.
2- Fiil cümlesi ve yapısı
* Arapça’da fiil cümlesi, genel bir ifadeyle fiille başlayan cümledir. Basit ve mürekkep olmak üzere ikiye ayrılır.
* Bu tür cümleler genelde fiil (yüklem), fail (özne), meful (tümleç)’ten oluşur.
قرأ التلميذ الدرس   Öğrenci dersi okudu. سافر والدي إلى الحج  Babam hacca gitti. 
* Şimdi fiil cümlesinin yapısını oluşturan bu üç öğenin durumlarına bakalım.
 

IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2856

bullet Gönderim Zamanı: 18Ağustos2013 Saat 11:04

Arapça Tercüme Teknikleri

A-FİİL
* Arapça’da fiiller mazi, muzari ve emir olmak üzere üç kısma ayrılırlar. Her biri de faillerine bağlı olarak 14 kip üzerine çekilirler. 
a) Mazi fiil: Malum ve meçhul diye ikiye ayrılır. Mazi fiil Türkçe’deki geçmiş zamanın karşılığıdır. Bilindiği gibi Türkçe’de, 1- Di’li geçmiş zaman ve 2- Miş’li geçmiş zaman bulunur.
* Arapça’da mazi fiil, Türkçe’deki di’li geçmiş zamanın karşılığıdır.
* Miş’li geçmiş zamanın ise Arapça’da tam karşılığı olmamakla birlikte mazi fiilin başına قد, كان, قد كان getirilerek Miş’li geçmiş zaman manası verilebilir.
* Mazi fiiller Arapça’da bazen dua kipi olarak ta gelebilir: 
 رحم الله امرءًا “Allah o kişiye rahmet etsin”.  قاتلهم الله “Allah onların canını alsın” gibi…
* Mazi fiilin olumsuz şekli, fiilin başına gelen ما  olumsuzluk edatı ile gerçekleştirilir.
ما جاء  “gelmedi”  ما أكل “yemedi”  ما ذهب “gitmedi”    ما كتب “yazmadı” gibi…
* Dua kipi olarak gelmiş mazi fiillerde ise لا olumsuzluk (nefiy) edatı ile yapılır.
لا رحمه الله  “Allah rahmet etmesin”    لا قاتلهم الله  “Allah onların canını almasın” gibi…
b) Muzari fiil: Muzari fiil, Türkçe’deki geniş zaman, şimdiki zaman, bazen de gelecek zamanın karşılığıdır. Sözün gelişinde siyak- sibak ilişkisi ile cümledeki bazı kelimelerden yararlanılarak ait oldukları zaman anlaşılabilir.
أخرج من البيت عادة في الصباح الباكر   “Genelde sabah erken evden çıkarım.” Bu cümlede عادة kelimesi muzari fiilin manasını geniş zamana çevirmiştir.
نغسل وجوهنا في الصباح - “Sabah yüzümüzü yıkarız.” Bu cümleden alışılagelmiş günlük işlerimizin yapıldığı anlaşılmaktadır.
- تشترق الشمس في كل يوم “ Güneş her gün doğar.” Bu cümlede yukarıdaki cümle çeşidinden alışılagelmiş olayları ifade etmektedir.
- يرن الهاتف الأن “Şimdi telefon çalıyor.” Bu cümlede الأن kelimesi hal manasına gelmektedir. Olayın şu anda gerçekleştiğini ifade etmektedir.
- إلى أين تذهب؟ أذهب إلى المسجد “Nereye gidiyorsun?” “Mescide gidiyorum.” 
- يعقد الزعيم المؤتمر الصحفي في البرلمان “Lider parlamentoda basın toplantısı düzenliyor.” 
- أشترك في الاجتماع صباح غد  “ Yarın sabah toplantıya katılacağım.” Bu cümlede صباح غد kelimesi geleceğe matuf olduğundan muzari fiilin manası gelecek zaman olarak tercüme edilir.
- يسلم المدير يوم السبت القادم الجوائز للمتوفقين في الدراسة  “Müdür derste başarılı olanlara ödüllerini önümüzdeki Cumartesi günü verecek.”
* Muzari fiiller mutlak gelecek zaman manası taşıdığı gibi önüne gelen س veya سوف ile de gelecek zaman ifade eder.
Örnek: ستهدف هذه الحملة مكافحة المخدَّرات “Bu kampanya uyuşturucu maddelerle mücadeleyi hedefleyecektir.” 
- سأنتظرك في الموعد “Seni randevulaştığımız vakitte bekleyeceğim.”
- سوف ترسب إن لم تدرس بجد “Ciddi çalışmayacak olursan başarısız olacaksın.” 
* Muzari fiillerin başına كان  gelirse geniş zaman veya şimdiki zamanın hikayesi durumunda döner. Zaman farklılığı yine sözün gelişinden veya cümle içindeki bazı edat ile siyak-sibak’tan anlaşılır.
 كان الأستاذ يحضر لمدرسة في وقته قبل الحادث “Kazadan önce öğretmen okula vaktinde gelirdi.”
- كنت أجَيِّدُ اللغة الإنجليزية بطلاقة  “ Eskiden İngilizce’yi çok iyi bilirdim.”
- كنت أستمع إلى الرديو عندما رن الجرس “ Zil çaldığında radyo dinliyordum.”
* Yapmayı planlayıp ta herhangi bir sebeple yapamadığımız bir işi ifade için muzari fiilin başına ( س ve كان ) getirilerek gelecek zamanın hikayesine çeviririz.
- كنت سأزورك في المكتب غير أنك لم تتصل بي هاتفيا “  Seni büroda ziyaret edecektim fakat beni aramadın.”
- كنتَ سَيَتَكَّنُ من إجادة اللغة العربية لو استرمرت معي “ Benimle konuşmaya devam etseydin Arapça’yı güzel öğrenecektin.”
- كان المدير سيكون في مكتبه لو لم يجدث الحادث “ Kaza meydana gelmeseydi müdür ofisinde olacaktı.”

IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2856

bullet Gönderim Zamanı: 18Ağustos2013 Saat 11:05

Arapça Tercüme Teknikleri

B-FAİL
* Fail, fiil cümlesinin ikinci öğesidir. Türkçe’deki öznenin karşılığı olup tam ve malum fiillerin kendisine isnad edildiği isimlerdir. Çekim eki almazlar. Mücerreddir, yalın durumundadır.
* Fail, cümlede sarih, müevvel ve zamir şeklinde olmak üzere üç kısımda görülür.
- فتح الأستاذ الباب “ Öğretmen kapıyı açtı.” 
- يسرني أن ألقى هذه الرسالة “ Bu mektubu almak beni sevindirdi.” 
- طرقت الباب حتى كل متني “ Yorulana kadar kapıyı çaldım.”
* Fiil cümlesinin faili, isim cümlesinin mübtedası konumundadır. Türkçe’de ise öznedir.
* Fiil faille müzekker ve müenneslik yönünden uyum içindedir. Fail açık gelirse fiil daima müfrettir.
* Failin cümle içindeki yeri genellikle fiilden sonradır. Fakat bu şart değil fiille failin arasına diğer unsurlar girebilir.
a) Naibü fail (Sözde özne) 
* Naibü fail, cümlede failin yerine geçen ve onun vazifesini yapan öğedir.
* Türkçe’deki edilgen fiil manasına gelir. Türkçe’de ismin çekim eki almamış yalın halidir.
* Fiil naibü faille müzekkerlik-müenneslik yönünden uyum içerisindedir. Sayı bakımından failde olduğu gibi mücerred/yalın haldedir.
- يستخرج الزيت من أعملق الأرض  “Petrol yer altı derinliklerinden çıkarılır.” 
- ترسل المساعدات غلى أرمينيا عبر تركيا “ Ermenistan’a ardımlar Türkiye üzerinden gönderiliyor.”
* Mastarlardan önce gelen  تم yardımcı fiili gelirse o mastarın manasını edilgen (meçhul)’e çevirir. Bu kullanım daha çok basın Arapçası’nda yaygındır.
- إن مشكلة قبرص سيتم حلها في أقرب وقت “ Kıbrıs meselesi en kısa zamanda çözülecektir.”
- تمت محادثات الميزانية المالية لعام  ١٩٩٩“ Bindokuzyüzdoksandokuz yılı mali bütçe görüşmeleri yapıldı.”
- تم التوقيع على التفاقية الثقافية بين رئاسة الشؤون الدينية التركية رآسة الإفتاء بآزربيجان “ Diyanet İşleri Başkanlığı ile Azerbaycan Müftülüğü arasında kültür anlaşması imzalandı.”
* İsmi meful ve ismi mensuplarda meçhul fiiller gibi amel ederler, naibü fail alırlar.
* Naibü failler câr-mecrur olarak geldiği zaman müennes bile gelseler fiil müzekkerdir. 
مر بعائشة “Aişe’ye uğranıldı.” örneğinde olduğu gibi.
Not: Harfi cerli naibi failler zarfı lağvdır. Naibi faillerde aynı failde olduğu gibi fillerin önüne geçemezler.

IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2856

bullet Gönderim Zamanı: 18Ağustos2013 Saat 11:06

Arapça Tercüme Teknikleri

C- MEFULÜN BİH
* Meful fiil cümlesinin üçüncü öğesidir. Fiilin yaptığı işten etkilenen lafızdır veya cümlede yapılan işin olayın tesir ettiği öğedir. Bu bir şahıs olduğu gibi herhangi bir olayda olabilir.
* Türkçe’de tümlecin karşılığıdır veya nesenin mukabilidir.
* Arapça’da mefuller Türkçe’ye ismin “i” veya “e” halleriyle tercüme edilebilirler.
- كتبت الواجب  “Ödevi yazdım.”  قرأت الكتاب  “Kitabı okudum.”  سافرت إلى الأردن “ Ürdün’e gittim.”
II- Fiil cümlesinin Arapça’dan Türkçe’ye tercüme teknikleri
* Fiil cümlesi basit ve mürekkep olmak üzere iki kısma ayrılır.
* Arapça fiil cümlesinin yapısı genelde Fiil + Fail + Meful sırası şeklindedir. 
قرأ التلميذ الدرس  “Öğrenci dersi okudu.” örneğinde olduğu gibi..
* Türkçe’de fiil kökenli yüklemle gelen cümle yapısında: Özne (Fail) + Tümleç (Meful) + Yüklem (Fiil) dizimi söz konusudur. “İhsan namazını kıldı.” gibi.
* Bu tür cümleler basit fiil cümlesi olup Türkçe’ye tercüme ederken takip edeceğimiz metod şöyle olmalıdır. 1- Önce fail alınır. 2- Sonra cümlenin sonuna gidilir, soldan sağa bütün kelimeler tercüme edilerek fiil ile cümlenin tercümesi sona erer.
قضى   الطالب   شهرين   في المدرسة    “Öğrenci okulda iki ay geçirdi.”
    2            3       1         4
1- الطالب “öğrenci” 2- في المدرسة “okulda” 3-  شهرين “ iki ay” 4- قضى “ geçirdi”
* Görüldüğü gibi önce fail alındı. Sonra cümlenin son öğesine gidildi. Oradan قضى fiiline kadar soldan sağa doğru bütün kelimeler tercüme edilerek tercüme tamamlanmış oldu.
- ارتكب وزير الدولة المسؤول عن الرياضة الاختلاسات المالية   
             2                         1                         3
“ Spordan sorumlu devlet bakanı mali yolsuzluklar yaptı.” 1- وزير الدولة المسؤول عن الرياضة “Spordan sorumlu devlet bakanı” 2- الاختلاسات المالية “mali yolsuzluklar” 3- ارتكب  “yaptı”
- أدت الاشتبكات إلى مصرع عدد كبير من المواطنين  “ Çatışmalar çok sayıda vatandaşın ölümüne yol açtı”
                     2                        1            3
- سسيشترك سبعة أحزاب سياسية في لانتخابات  “Seçimlere yedi siyasi parti katılacak”
          2                    1                  3
“Yedi siyasi parti seçimlere katılacak.”  Formüle göre böyle tercüme edilmesi gerekirken biz Türkçe’ye daha uygun olması açısından yukarıdaki şekilde tercüme ettik.
-    قبض   الشرطة   على بعض العمال والطلبة  بتهمة تشكيل منظمة  ارهابية 
                   2                             3                    1       4
“Polis bir terör örgütü kurma suçlamasıyla bazı işçi ve öğrencileri yakaladı.”
- تشتري القوات السلحة التركية الطائرات الناقلة الوقود في الجو
      2              3                         1                     4
“ Türk Silahlı Kuvvetleri havada yakıt ikmali yapan tanker uçakları satın alıyor.”
- حذر خبراء الإرهاب والمخابرات الرأي العام “ Terör ve istihbarat uzmanları kamuoyunu uyardı.”
        2                   1                     3
- تستهدف البيانات الأخيرة للحكومة كسب تأيد الشعب 
           2                         1                        3           
“Hükümetin son açıklamaları halkın desteğini kazanmayı hedefliyor.”
- طلبت قوات الأمن من المتظاهرين إيقاف المظاهرة 
        2                 3                1          4
“Güvenlik güçleri göstericilerden gösterinin durdurulmasını istedi.”

IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2856

bullet Gönderim Zamanı: 18Ağustos2013 Saat 11:06

Arapça Tercüme Teknikleri

Mürekkeb Fiil Cümlesi:
* Arapça’da kompleks (mürekkep) fiil cümleleri, içinde birden fazla yüklem bulunan cümlelerdir. 
* Bu tür cümlelerde ana cümlenin dışında isim veya fiil cümlesinden oluşmuş yan cümle vardır. 
* Yan cümlemiz isim cümlesi ise başına إن edatı alır ve cümledeki manayı vurgular.
* Yan cümlemiz fiil cümlesi ise başına  أنَّ  edatı alır, manasını mastara çevirir ya da doğrudan mastar olarak gelir.
a) Yan cümleciği isim cümlesi olan mürekkep fiil cümlesine örnekler
- قال الأستاذ إن الإمتحان غداً “ Öğretmen imtihanın yarın olduğunu söyledi.”
* Bu cümlede قال ile başlayan cümlemiz ana cümledir. Yan cümle ise إنَّ  ile başlayan isim cümlesidir.
* Daha öncede belirttiğimiz gibi isim cümlesinin ismi, fiil cümlesinin öznesi; isim cümlesinin haberi de fiil cümlesinin yüklemi durumundadır.
- Bir başka örnek: قال الأستاذ إنه سيوزع أوراق الإمتحان غداً “ Öğretmen imtihan kağıtlarını yarın dağıtacağını söyledi.”
* Bu cümlede قال ile başlayan cümlemiz ana cümle olup iki ayrı konu içermektedir. Birincisi, “Öğretmenin söylemesi”; ikincisi ise “Kağıtların yarın dağıtılacağıdır.” Sonuç olarak yan cümle isim cümlesinden oluşmuş, haberi ise سيوزع fiili ile başlayan fiil cümlesidir.
a) Yan cümleciği isim cümlesinden oluşan fiil cümlelerinin Türkçe’ye tercüme teknikleri
* Fiil cümlelerinin Türkçe’ye tercümesinde takip edilecek yol ana hatlarıyla şöyledir.
1- Önce ana cümlenin faili alınır. (Fail gizli ise, fail alınmış gibi hareket ederiz.)
2- Sonra yan cümlenin faili alınır.
3- Son aşamada da cümlenin en sonundan başına kadar kalan kelimeler tercüme edilerek ana cümlenin fiili ile tercüme tamamlanır. Bunu örneklendirecek olursak;
- قال الزعيم المصري إن الدولة العربية تشترك في المصالح الإقتصادية
                  3                     2                           1      4
Bu cümle iki ayrı konudan bahsetmektedir:
 1- قال الزعيم المصري  “ Mısır liderinin söyledi.”
 2- إن الدولة العربية  تشترك في المصالح الإقتصادية “ Arap ülkeleri ekonomik çıkarlarda birlik olmalıdır.”
Tercümeye geçersek; önce ana cümlenin faili olan الزعيم المصري alırız. Sonra yan cümlenin faili konumundaki إن   nin ismi الدولة العربية    alırız. Daha sonra da cümlenin sonundan başına doğru tercüme yaparız.
1- الزعيم المصري “Mısır lideri” 2- الدولة العربية “Arap ülkeleri” 3- تشترك في المصالح الإقتصادية
 “ Ekomomik çıkarlarda birleşiyorlar.” 4-  قال “dedi”
“Mısır lideri, Arap ülkeleri ekonomik çıkarlarda birleşir dedi.”
* Bu tür cümlelerin tercümesi esnasında إن edatına cümle içindeki konum gereği (…nı, …nın) gibi mana ekleyerek doğrudan olmayan tercüme de yapılabilir. Buna göre yukarıdaki tercümeyi şöyle yapabiliriz: “Mısır lideri, Arap ülkelerinin ekonomik çıkarlarda birleştiklerini söyledi.” 
ذكر   الزعيم الروسي  أن بلاده   يعتبر من الدولة الإشراكية 
                3                  2            1           4
“Rus lider ülkesinin sosyalist ülkelerden sayıldığını belirtti.”
1- الزعيم الروسي  “ Rus lider” 2- أن بلاده “ülkesini” 3- يعتبر من الدولة الإشراكية “ sosyalist ülkelerden sayıldığını” 4- ذكر  “belirtti.”
 ستدخل في السوق لأوربية المشتركة العام المقابل أعلن رئيس الوزراء للجمهورية التركية أردغان  أن تركيا  
                            3                                 2                       1                                4
“Türkiye Cumhuriyeti başbakanı Erdoğan, Türkiye’nin gelecek yıl Avrupa ortak pazarına gireceğini açıkladı.”
1- رئيس الوزراء للجمهورية التركية أردغان “Türkiye Cumhuriyeti başbakanı Erdoğan” 2- أن تركيا “Türkiye’nin” 3- ستدخل في السوق لأوربية المشتركة العام المقابل “Türkiye’nin gelecek yıl Avrupa ortak pazarına gireceğini açıkladı.” 4- أعلن “açıkladı”
قال   رئيس الجامعة   أن محلس الجامعة  قد خصصت  جوائز للطلاب المتوفقين 
                    3                              2                     1         4
“Rektör, üniversite kurulunun, başarılı öğrenciler için ödüller tahsis ettiğini söyledi.”
- قال وزير الداخلية إن التعليم المهنِيَّ في البلاد يواجه معوبات كثيرة  
                3                          2                    1            4
“ İçişleri bakanı, ülkedeki meslek eğitiminin bir çok zorlukla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.”
- ذكرت  الجرئد أن أستراليا تصدر كمَّيّات وفِرَةً    
              3                  2           1        4
“ Gazeteler, Avusuturalya’nın yıllık çok miktarda et ihraç ettiğini belirtti.”
أظن أن لأستاذ سيؤجل موعد الإمتحان    “ Öğretmen imtihanın tarihini düşünüyorum.”  
              2                   1         3
 أعلم بأن عدد السكان المدينة حوالي مليونين“ Şehir nüfusunun yaklaşık iki milyon olduğunu biliyorum.”
          2                       1               3
b) Yan cümleciği fiil cümlesinde oluşan mürekkep fiil cümlelerinin tercüme teknikleri
* أريد أن أشرب ماء باردا   “Soğuk su içmek istiyorum.”
- Bu cümlede أريد ile başlayan cümlemiz an cümledir. Yan cümle ise أن edatı ile başlayan fiil cümlesidir. Görüldüğü gibi أن edatı أشرب fiilini önce nasbetti, sonra da manasını mastar manasına çevirdi.
* أن edatı genelde muzari fiilin başına gelir. Mazi fiilinde başına geldiği olur. Başına geldiği fiilin manasını mastar manasına çevirir.
* أن  kendisinden sonra gelen fiili mastara dönüştürürken, onun zamanını belirtmez. Fiil أن den önce gelen fiilin zamanıdır.
Örnekler: قررت أن أسافر   “Gitmeye karar verdim.” سأقرر أن أسافر “Gitmeye karar vereceğim.”
* أن edatı muzari fiilin başına gelirse olay meydana gelse de, gelmese de bir kimsenin gerçekleşmesini istediği mümkün olan bir olaya işaret eder.
* أن edatı mazinin başına gelirse olmuş olan bir olay veya bir gerçeği belirtir.
Örnekler: يجب أن تبقى هنا  “Burada kalman gerekiyor.” Mazi örneği
 سلمت عليه بعد أن فتح الباب “Kapıyı açtıktan sonra ona selam verdim.” Muzari örneği
* أن edatı genellikle gerçek belirtici ifadelere ihtiyaç göstermeyen arzu, kin, sevgi, korku, ümit, kudret, zaruret, mecburiyet gibi kalb fiillerinden sonra gelir. Bu fiillerden bazıları:
  أراد- طلب- طالب ب- رغب- أحب- خاف- حشي- أمل- استطاع- قدر على- كره- تمكن من- رجا- تمنى- أمر ب- يجب
 يجدر- اضط- اتظر- توقع- ظن- قسم
* أتمنى أن تذهب وترجع بالسلامة  “Selametle gidip gelmeni dilerim.”
* أن edatı لا  edatının eklenmesi ile olumsuz yapılır.

IP
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2856

bullet Gönderim Zamanı: 18Ağustos2013 Saat 11:07

Arapça Tercüme Teknikleri

* Meful çeşitleri ve tercümeleri:
  المفعول به (Mefulün bih):  Failin yaptığı işten etkilenen lafza mefulün bih denir. Örnekler: طوت البنت الثوب   “Kız elbiseyi dürdü/katladı.”  قال المتهم إنني برئ “Zanlı/sanık ben suçsuzum dedi.”
* Fiil mefulünü doğrudan doğruya alıyorsa bu tür mefullere mefulün bih sarih denir. Örnekler: أكل علي الطعام “Ali yemeğini yedi.” كتب محمد رسالة “Muhammed bir mektup yazdı.”
* Harfi cerli mefullere de mefulün bih gayri sarih denir. توكلت عل الله “Allah’a tevekkül ettim.”
* Doğrudan mefulün bih alan fiillere biz müteaddi المتعدي  fiil diyoruz.
* Müteaddi fiiller, bir mefulün sarih, iki mefulün bih sarih, üç mefulün bih sarih alan fiiller diye üç kısımda incelenebilir.
* Beş duyu fiilleri mefulün bihlerini genellikle harfi cersiz alır.
a) Bir mefulün bih sarih alan fiiller ve mefulün bihin tercümesi
* Bir mefulün bih alan fiiller çoktur. Bunları lüğat kitapları söyler.
* Bir meful alan fiillerin mefulün bih sarihleri Türkçe’ye genellikle “….i”, “…e” bazen de yalın halde, nadir de olsa “de, da, den, dan, ye, ya, ,ile, beraber, hususunda, hakkında” gibi eklerle tercüme edebiliriz.
رأيت الطائرات العُمُدِيَّة “ Helikopterleri gördüm.”,  أيدت الإقتراح “Öneriyi destekledim.”
سألت الأستاذ “Öğretmene sordum.” لاعب الأولاد القط “Çocuklar kediyle oynadı.”
b) İki mefulün bih sarih alanlar: İkiye ayrılırlar.
1- Doğrudan iki mefulün bih sarih alanlar: أعطى – كسى – سقى  vb. çoktur. Bunlarda sözlüklerden öğrenilir.
* Normal iki mefulün bih sarih alan fiillerin mefulün bih sarihleri Türkçe’ye : Birinci meful “e” haliyle, İkinci meful “i” haliyle çevrilir.
كسى العلم مصاحبه وقراً “ İlim ehline şahsiyet elbisesi giydirir.”
* Bu tür fiiller bazen iki değil de tek meful ile yetinirler. كسوت قميصاً  “Gömlek giydirdim.” 
2- Mübteda ile haberin başına gelerek onları iki meful yapan fiiller
a) Efalü gulûb أفعال القلوب : Bunlar da üçe ayrılır.
I-Bilmek يقين ifade edenler: وجد – رأى – علم – درى – تعلم
II-Sanmak الوجدان ifade edenler: ظن – حسب – خال – زعم – عد – حجا – هب
III-Değişiklik  اللتحويل ifade edenler:  جعل – صيَّر – اتخذ – رد – ترك
* Bilgi ve zan ifade eden fiillerin mefullerini Türkçe’ye genellikle Birinci meful “i” haliyle, İkinci mefulü yalın hali ile tercüme ederiz. 
- ظن علي بكراً فاضلاً “Ali, Bekir’i faziletli zannetti.”
- وجد الطبيب الدواء نافعا “Doktor ilacı faydalı buldu.”
* Bu mefullerin ikinci bir tercüme şekli daha vardır. Aslı isim cümlesi olduğu halde başında أن varmış gibi. Bu durumda; Birinci mefule “nın”, İkinci mefule “olduğu” ekleri ilave edilerek tercüme etmekte mümkündür.
- ظن الطلاب الدرس سهلة   “Öğrenciler dersin kolay olduğunu zannettiler.
* Bilgi ve zan fiillerinden sonra daha çok أن gelir أن ve cümlesi iki meful yerine geçer.
b) Tahvil (değiştirme) أفعال التحويل:   Etti, kıldı, bir halden bir hale çevirdi, değişik bir hale getirdi gibi manalara gelirler. Bilgi ve zann fiilleri gibi iki mefulün bih sarih alırlar.
- جعل الإسلام المؤمنين إخوانا “İslam mü’minleri kardeş yaptı.”
- من علمني حرفا فقد صيرني عبدا “Bana bir harf öğreten kimse beni köle yapar.”
c) Üç mefulün bih sarih alanlar.
* Bu fiiller şunlardır: حدث – خبَّر – أخبر – نبَّأ – أنبأ – أعلم – أرى
*Bunlar Türkçe’ye tercüme edilirken; Birinci meful “e” haliyle, İkinci meful “i” bazen “nın”, Üçüncü meful yalın halde, bazen “olduğu, -eceği, -cağı” ekleriyle tercüme edilirler.
* Üç meful bih sarih alan fiillerin ikinci ve üçüncü mefulleri isim cümlesidir.
 أعلمت الطُغات الظلم وخيم “ Zalimlere zulmün tehlikeli olduğunu bildirdim.”
- أخبر الموظف المسافرين القطار متأخرا “Memur yolculara trenin gecikeceğini haber verdi.”
* Mefulün bihin harfi cerleri ب – من – إلى – عن – على – ل – في
* Mefulün bih olan cümle أنْ  ve أن ile başlarsa genellikle önlerine gelen harfi cer hazfedilir.
- عبس وتولى أن جائه الأعمى Yani لأن جاءه الأعمى “ Âma geldi diye yüzünü ekşitti ve arkasını çevirdi.”
المفعول المطلق (Mefulü mutlak): Mefulü mutlak, fiilin manasını kuvvetlendirmek, nevini ve adedini bildirmek için fiille aynı kökten gelen mastardır.
* Tekid için gelen mefulü mutlak, fiilin manasını kuvvetlendirir ve Türkçe’ye: “Muhakkak, şüphesiz, gerçekten, çok, çok iyice, öyle, öyleki” şeklinde tercüme edilir.
- نام الولد نوما “Çocuk gerçekten uyudu.” Bu cümle قد نام الولد  demektir.
* Tekid için gelen mefulü mutlak, mastar olur, daima müfret gelir ve fiilden sonra gelir.
* Fiilin nevini belirtmek için geldiği zaman fiilin nasıl meydana geldiğini ve çeşidini bildirir. Türkçe’ye “gibi, şeklinde, şekilde, aynen, tıpkı, tam vb.” diye tercüme edilir.
- يثبت النمر وثوب الأسد “Kaplan, aslan gibi sıçrar.” 
* Nevini bildiren mefulü mutlak, sıfat ve izafet terkibi halinde gelir. Tesniye ve cemi de olabilir ve fiilin önüne de geçebilir.
* Mefulü mutlak fiilin adedini bildirmek için gelir. O zaman failin yaptığı işin sayısını belirtir. Türkçe’ye “Kere, defa” diye çevrilir. 
* Çeşit ve sayı bildiren isimlerden de mefulü mutlak yapılır. قلت لك ألفا “Sana bin defa söyledim.” أصغ إلى صوت العقل مرة

IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,125 Saniyede Yüklendi.