Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Prof. Dr. Musa YILDIZ (Kilitli Forum Kilitli Forum)
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netARAP DİLİ ARAŞTIRMALARIArap Dili ve Edebiyatı AraştırmalarıProf. Dr. Musa YILDIZ
Mesaj icon Konu: Mezun Olduğu Okulun İlk Profesörü: Musa Yıldız(Kapalı Konu Kapalı Konu) Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
idinc
Yönetici
Yönetici
Simge
Site ve Forum Yöneticisi

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 2781

bullet Konu: Mezun Olduğu Okulun İlk Profesörü: Musa Yıldız
    Gönderim Zamanı: 05Kasım2011 Saat 12:26



Mezun Olduğu Okulun İlk Profesörü: Musa Yıldız


Kendini Arapçanın Türkiye’deki hizmetkarı olarak adlandıran bir muhterem. Gazi Eğitim Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musa YILDIZ… Pazar Sohbetlerimizin bu haftaki konuğu…

Efendim Merhabalar kimdir Musa Yıldız kendinizden bahsedebilir misiniz?
 
1967 yılında Samsun’da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi orada tamamladım. 1984 yılında
Gazi Eğitim Fakültesi Arapça Öğretmenliği bölümüne kayıt yaptırdım. 1988 yılında bu
bölümden mezun oldum. 1992 yılında aynı bölümde yüksek lisans ve 1998 yılında doktoramı
tamamladım. 2002 yılında doçent, 2007 yılında da profesör oldum. Halen Gazi Eğitim
Fakültesi Arapça Öğretmenliği bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmakta ve Gazi
Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcılığı görevini yürütmekteyim.


Öğretim Üyeliğini yaptığınız bölümü anlatabilir misiniz? Nedir? Hangi şartlarla okula
girilir?
 
Arapça öğretmenliği bölümüne Öğrenci Seçme Sınavının Dil-3 puanıyla girilmektedir.
Kazanan öğrenciler haftada 26 saat Arapça dersi olan hazırlık programından geçmektedirler.
 
Başarılı olan öğrenciler dört yıllık lisans eğitimini tamamladıktan sonra Arapça Öğretmeni
olmaktadırlar. Bunun yanında bakanlıklarda, elçiliklerde, özel şirketlerde mütercim-tercüman,
Dışişleri Bakanlığında Konsolosluk İhtisas Memuru da olabilmektedirler. Kısacası kendini
yetiştiren öğrenciler için çok geniş alanlarda istihdam imkânı vardır.
 
Türkiye de halkın Arap diline bakış açısını değerlendirebilir misiniz?
 
Yüzde 99’u Müslüman olan ülkemizde Arapçanın kutsal kitabımız olan Kuran-ı Kerim’in dili
olması sebebiyle halkımızın Arap diline bakışı olumludur. Kuran’ı anlamak için çoğunluk bu
dili öğrenmek istemektedir. Özellikle bizimle tanışan insanlar mesleğimizi öğrendiklerinde bu
dili nasıl öğrenebileceklerini bize sormaktadırlar. Bu da bu dile olan ilginin boyutunu gösterir
mahiyettedir.
 
Türkiye’de Arap dilinin ve edebiyatının durumunu geçmişiyle şimdiki durumunu bize
özetleyebilir misiniz? 2002 öncesi – 2002 sonrası?
 
Ülkemizde 2002 yılı öncesinde Arap dünyası ile ilişkilerimiz ülke olarak mesafeliydi. 2002
sonrasında ise ilişkiler Arap dünyasıyla geliştirilince dolayısıyla Arap dili ve edebiyatına olan
ilgi daha da arttı. Arapça bölümlerine olan ilgi yoğunlaştı. Özellikle bizim bölümümüzün
öğretmenlik hakkı olduğu için diğer Arap dili ve edebiyatı bölümlerine oranla puanı daha
da arttı. Ülkemizde başka üniversitelerde de Arapça bölümleri açıldı ve öğrenci almaya
başlandı. Örneğin Dicle Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi, Kilis Üniversitesi gibi. Bunun
yanında birçok üniversitemizde de açılma hazırlıkları devam eden Arapça bölümleri de vardır.
Süleyman Demirel, Yüzüncü Yıl, Gaziantep, Karaman, Bartın, Ardahan, Mardin Artuklu
Üniversiteleri gibi… Bu gelişmelere paralel olarak ülkemizde ilahiyat fakültelerinde Arapça
hazırlık sınıfları açılmıştır ve bu fakültelerin sayıları da artırılmaktadır.
 
Arapça Öğretmenliği ne işe yarar desek cevap alabilir miyiz? Ya da Arapça Öğretmeni
olduğunda bir kişi nerelerde ne yapar neler yapabilir?
 
Bu yıla kadar Arapça Öğretmenliği sadece İmam-Hatip Liselerinde vardı. Ancak alınan yeni
bir kararla birlikte ilköğretim dördüncü sınıftan itibaren Arapça seçmeli yabancı dil olarak
okutulacaktır. Bu durum da Arapça Öğretmenleri için yeni bir istihdam alanı oluşturmaktadır.
Bunu da olumlu bir gelişme olarak değerlendirmekteyim. Zira en uzun sınırlarımız olan
komşularımız Irak ve Suriye’nin konuştukları dil Arapçadır. Bu yüzden ülke olarak
İngilizceye verdiğimiz önem kadar Arapçaya da gerekli önemi vermeliyiz diye düşünüyorum.
Ayrıca bu alandan mezun olan öğrencilerimizin sadece Arapça Öğretmeni olmaları gerekiyor
diye bir şart yok. Kendilerini iyi yetiştirenler yurt içi ve yurt dışında Arapçaya ihtiyaç olan her
yerde istihdam alanı kolaylıkla bulabilirler.

Arap dili ve edebiyatının dünyadaki önemini ve Arapçanın geleceğini nasıl görüyorsunuz?
 
Arap coğrafyası enerji kaynaklarının merkezi olduğu sürece Arap dili de dünyada her geçen
gün daha da önemli olacaktır. Ülkemizde ise ilişkilerimiz bu coğrafyayla arttığı sürece bu
dile olan ihtiyaç daha da artacaktır. Ülkemiz Arap dünyasıyla ticari ilişkilerini artırdığı
için Avrupa ve Amerika’nın yaşadığı ekonomik krizi çok fazla hissetmemektedir. Tarihi
olarak güçlü ilişkilerimiz olan Arap dünyasıyla ilişkilerimizi daha fazla artırmanın yollarını
araştırmalıyız. Ülkemizde sadece devlet olarak değil sivil toplum kuruluşları olarak da
ilişkilerimizi artırmalıyız. Zira halen Arap dünyasında yaşanan Arap Baharıyla birlikte
sivilleşme adına bize çok ihtiyaç duymaktadırlar.
 
Son olarak bir eğitimci olarak Türkiye deki eğitim sistemi hakkında ve ÖSYM’nin sınav
sistemleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Ülkemizde eğitim sistemimizin en büyük eksiğinin eğitim olduğuna inanıyorum. Çünkü
bizde eğitimden ziyade daha çok öğretim yapılmaktadır. Eğitim, insan hayatında istenilen
değişiklikler yapma süreci olarak kabul edilmektedir. Maalesef bu yapılamadığı için toplum
hayatında istenilen değişiklikler yapılamamaktadır. ÖSYM’nin sınav sitemi olarak bir
yerlerde bir yanlışlığın olduğunu düşünüyorum. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde ilköğretim ve
ortaöğretim yaklaşık 12 yıllık bir eğitim sonunda öğrencinin ÖSS’de başarılı olabilmesi için
dershane diye bir yapılanmayla bir yıl gibi bir sürede üniversiteye girebilmektedir. Ayrıca
sorulan sorular bilgiyi ölçmekten ziyade amiyane tabirle ters köşeye yatıran türden sorulardır.
Bence bu sistem sağlam bilimsel çalışmalarla birlikte yeniden gözden geçirilmelidir.

Kaynak: http://www.birincikuvvet.com/haber/guncel/mezun-oldugu-okulun-ilk-profesoru-musa-yildiz/458551.html



AÖF İlahiyat Önlisans Büro: 0212 631 76 93
IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,109 Saniyede Yüklendi.