Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Türkçe'den Arapça'ya Tercüme Çalışmaları
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netالدراسات الترجمة - TERCÜME ÇALIŞMALARITürkçe'den Arapça'ya Tercüme Çalışmaları
Mesaj icon Konu: Şiirler, Rubailer, Beytler Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Sayfa   2 Sonraki >>
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
administrator
Yönetici
Yönetici
Simge

Kayıt Tarihi: 21Ağustos2006
Gönderilenler: 337

Alıntı administrator Cevapla bullet Konu: Şiirler, Rubailer, Beytler
    Gönderim Zamanı: 30Eylül2006 Saat 13:53



Merhaba, yeni foruma geçiş süreci nedeniyle forum admini sizin adınıza mesajınızı bu alana taşımıştır. Konunuza buradan devam edebilirsiniz.

 

msevgili  Mesaj gönderiliş: - 06/09/2006 :  18:23:34  

 

Selçuk Üniversitesi'nde edebiyat hocamız merhum Zemçi Çetinkaya'nın Sarayi'nin gazeline nazire olarak kaleme aldığı gazeldir:

Cevab-i Gazel-i Sarayi

Leylâ bana yâr olmadı Leylâ'yı bıraktım
Terk ettim unuttum onu hülyâyı bıraktım
SARAYİ

ZEMÇİ HOCA'nın cevabı:

Leylâ bana yar olmadı ben Leylâ'yı bırakmadım
Hem gelmedi hem bilmedi hem sahrayı bırakmadım

ليلى لم تكن حبيبتي فأنا لم أترك ليلاى
لم تأت ولم تدر ولم أترك صحراى

Sultan-ı dil bil ki tektir ger zâhirde suret çoktur
Ondan özge mânâ yoktur o mânâyı bırakmadım

أعرف أن سلطان ديل احد ولكن صورته كثير
لا يوجد معاني أخص منه و لم أترك معناى

Sevdâlanmaz ise nâgâh sanma efkâr olur âgâh
Hay hay deyip ederek âh hiç Mevlâ'yı bırakmadım

إن لم يحب فجئة لا تظن الأفكار تكن ظاهرا
بأن اقول هيا أو أتنهد انا لم أترك ابداً مولاى

O erbâb-ı haset de kim mağlub olmaz ehl-i ililm
Tezâyüd etti tahkikim ve imlâyı bırakmadım

من هائلاء ارباب الحسد ! اهل العلم لم يغلب أبداً
تزايد تحقيقي ولن أترك إملاي ( إملائ)

Bu hükm-i cühelâ nedir şemse nisbetle zerredir
Yâdımdadır yevm-i Bedir şol kavgâyı bırakmadım

ما جرم حكم الجهلاء ? بنسبة الشمس ذرّة
يوم البدر في خاطري ابداً و لم أترك هذه قوقاى

Kitaplar yâr-i vefâkar hesaplamam zarar u kâr
İlme sonsuz hevesim var bu sevdâyı bırakmadım.

الكتب حبيبة وفيئٌ لا احاسب الضرر او الكسب
عندي شوق لا يزال للعلم ولم اترك هذه سوداي

Zemçi Çetinkaya
زمچى چتين گا يا




IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 01Kasım2006 Saat 23:12



 

YAĞMUR

 

Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
En müstesna doğuşa hamiledir kainat

 
 المطر  
 

النور الذي انزل الي الناس باسم الخالق

عندما تعاكس الي المدينة من جبل سبر

مطر هو يطهر التراب من غباره

هذا ظفر قدسي من شفة ابابيل

يصبّ آب الحياة من أودية الرحمة

الكون حبلي بولادة قدسي

 

Yıllardır boz bulanık suları yudumladım
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım


تجرعت من المياه العكرة طول سنين
مشيت علي السَوَاحِل بحزن حَوْصَلَة
يا مطرا ! ليتني كنت احدا من الأحجار تنتظرك

Hasretin alev alev içime bir an düştü
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü

 
سقط حسرتك علي قلبي  وَقْدَةً  في لحظة
تغيّر قصر خيالي فصار خرابةً في عَيْنَيْىَ
الخلد تزيّنت بالزهور في قلبي
سقط دوران جديد علي قلبي المكتسح

 

İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla
Evlerin arasına dikilir yesil bayrak
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak

 
يَصُبّ الدم من رِدَاء النبي الكريم
يموج السماء بالجناحين الحريرين
عندما تحيّل قمراء هذا صاحب الختم
فيتزلزل جبل ابي قبيس بصراخات لعينة
و يُنصب العلم الأخضر فيما بين البيوت
الغَبْرَاء معطلة و يابسة و مهجورة
  

Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım
Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim

 
مضَى الوقت من اقدامى شيئا فشيئا
سرّج الأخيلة الهائلة باحلامى مثل شبكة
يا ليتنى كنت أحدا من الاَطْيَار في الصحراء تشتاقّ إليك
 

Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü
Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü

 
يا مطرا ! بدونك تحوّل ورديتنا هيشةً سامة
بقي الخصومة بيننا و الخلل ابتعد عنا
الهزيمة إنعقد علي التاريخ عقدة فعقدة
فسقط آلاف الأضحية مَنحُوسة علي كل صحيفة 
 

Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına
Yayılır o en büyük mustu, pazartesinden
Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin

 
يُرسل رسالة فريدة من وراء العصور
و يتوصل إلي صباح الإنتظار المنجم
ينتشر أحسن البشرى من اليوم الثانى
و يدخل البياض إلي سياح اليل
الاَفْئِدَة التي قَحِلَ شِفَاهها من العطش
سكوتها عَمِيق مثل المحبوب و سرورها مثلَ الأدعية
 
Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydim
 
حسبت الأيام إلي حدة من التقويم عَدِيمُ الحِيلَةِ
انا جزرت و لم يرى قبل
يا ليتني كنت أحدا من النقوش لمستها
 

Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü

 
سقط رب جنان علي الأفاريز بدونك
و بقي الرجاء دون جنان علي صدورنا المنشرح
يا مطرا ! فقدنا كل كنوز جدّنا
وسقطا آخرًا من يدنا الؤلؤ و المرجان
 

Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar
Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri
Paramparça, ateşler sahinin hayalleri

Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım
O mücella çehreni izleseydim ebedi
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

 

المَلاَئِكَة تبسّمُ زجة فزجة من الأباعيد
تسمع الطيور الذي تحمل قمقمة و منقارها زمردىٌّ
إلى ألحان مسرة من غار هيرى
يتمرع الصعدات مع خوف الانقلاب
حينما إتّجه أيد الطفل إلى السجدة
يحرق أيد الساحي الرغائب مهشّماً
يا ليتنى كنت قريباً إليك مثل ظلال
وشاهدا بجمالك المجلى ابدا
و نظراً يشاهدك دائماً
 
Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü
Katil sinekler deldi hicabın perdesini
İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü
Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında
Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü
On asırlık ocağın savururdum külünü
 
اصفرّ الورق الخضر; تصدّع الغصن; سقط الشَتْلَة
البوم اعطيت قصران والعندليب  حُبس بالدِيمَاس
الذبّان القاتلة ثقبت لحافَ الحجاب
والنحل بقيت متعبةً في بئر الاستقلال
إن كنت أعير فى مرقد صاوة
فأرسم على لوحة كل برج أنهدم
فى طرق سرية تستقيم الى الحب الأبدى
إن رجّلت شعرك يندفع منه آب الحياة
هى شرارة منك و شُعلةٌ ثريّى
فكنت خاذفا لغبار الموقد العَرِيق في القَدَم
 
Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
 
أحيانا كنت عاصفة  مجنونة مغرمة بنفسك
و احيانا امام العواصف ورقا يابسا
ياليتني كنت رأسا قد قطع في سبيلك
 
Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara
Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü
 

سقط بزلزال عدمك رب الحانة والحانة

قدر دار النفى للمستضعف وللجائر الكائنات

ولكل من كان معجبا ومفتونا ومطيعا لك

قدرله في نفق البلاء شديد البليات

 

Badiye yaylasında koklasaydım izini
Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini
Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya

 

لو شممت أثرك في نجوة البادية

و ريح هب في ابوى فصل كفني

وغسلت معك  أسراب الآلام

لما بقي اتهام القدر ولا الانتحار

صخرة تتقطر عليها ببهاء

ونواة تمر تفضيلي على العالم

 

Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım

 

تحولت صيحتي في الأزقة صمتا

 وقرم الطيش فخري قسما قسما

ليتني كنت دمعة تنحدرمن بحيرى


Haritanın en beyaz noktasına kan düştü
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi
Hakların temeline sanki bir volkan düştü

 

Firakınla kavrulur çölde kum taneleri
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir
Erdemin, bereketin doldurur haneleri
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların

Devlerin esrarını aynalara sorsaydım
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım

 

Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü
Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü

Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından

Madeni arzuların ardında seyre daldım
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini
Senin için görülen bir düş de ben olsaydim

Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali
Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü

 

Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur
Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır
Sesini duymayanlar girdabında boğulur
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin

Saatlerin ardında hep kendimi aradim
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım

Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü
Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü

Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde
Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin
Mekanın fırçasında solmayan resim senin

 

Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım

Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü

Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın
Nazarın ok misali karanlıkları deler
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin

Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım

Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü

 

Nefsinle yeniden çizilecek desenler
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
Anneler çocuklara hep seni içirecek
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin

Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü
Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü
Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım
Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

 

Nurullah GENÇ

_____

Bir senede ancak çeviririm heralde ama uğraşcam olsun...:)

 

 


Düzenleyen msevgili - 16Ocak2007 Saat 14:24




IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 13Kasım2006 Saat 20:30

sevgili kardeş eğer bu şiiri çevirirsen bende sana bi yasin okurum  Allah kolaylık versin


Bilende O Bildirende
IP
Nurulhak
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11Kasım2006
Gönderilenler: 270

Alıntı Nurulhak Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 14Kasım2006 Saat 18:01
evet yaw zor gibi gözüküyo :) bencede Allah kolaylık vere

IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 14Kasım2006 Saat 22:03
 Görürsünüz siz...Nurulhak sen'de bir Yasin-i Şerif sözü ver istersen şimdiden


IP
Nurulhak
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11Kasım2006
Gönderilenler: 270

Alıntı Nurulhak Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 15Kasım2006 Saat 18:10
tamam verdim bilenee :) sen bi yapta okuruz inş ;)

IP
ibnu hummam
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Konya
Gönderilenler: 79

Alıntı ibnu hummam Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 16Kasım2006 Saat 18:51
Cevirene 100 masaallah
Ben kaciyorum

IP
Nurulhak
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11Kasım2006
Gönderilenler: 270

Alıntı Nurulhak Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 16Kasım2006 Saat 19:47
cevirene yasin ;)

IP
acizâne
Aktif Üye
Aktif Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 28Ekim2006
Konum: Konya
Gönderilenler: 108

Alıntı acizâne Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 18Kasım2006 Saat 19:48
السلام عليكم
kardeşim işin zor valla Allah yardımcın olsun benden de bir hatta iki yasin sözü...
 
Rastgele...
inşaallah halledersin...
aslında bu kadar iddialı konuşan biri işi çoktan yarılamış sayılır...
 
Selam ve Dua ile...

IP
Nurulhak
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 11Kasım2006
Gönderilenler: 270

Alıntı Nurulhak Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 18Kasım2006 Saat 20:09
zaman geçio amaa

IP
bemüne
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 09Kasım2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı bemüne Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 19Kasım2006 Saat 21:19
İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla
Evlerin arasına dikilir yesil bayrak
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak
يتسبسب الدم من ردائ عجوز النبي
ترفرف السماء بأجنحة من الذهب
عمدما اتخيل قمراء صاحب الختم
يزلزل ايو قوبيس بالصراخ المطرود
ينتصب العلم الاخضر  الي بين البيوت
الارض متشرد و يابس و وحده    


Düzenleyen bemüne - 19Kasım2006 Saat 21:46

IP
bemüne
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 09Kasım2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı bemüne Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 19Kasım2006 Saat 21:48

s.a .vallahi büyük ihtimalle yanlışlar doğrulardan fazla olacak ama gerçekten çok zevklydi.diğer kıtalar içinde uğraşacağım ama sizlerede tavsiye ederim. kimbiir ne hünerler çıkacaktır.


IP
bemüne
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 09Kasım2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı bemüne Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 19Kasım2006 Saat 21:57

Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım
Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim

  نفد الزمان من اقدامى خطوة  خطوة
خيال مخيف نسج احلامى كمثل الشبكة
يا ليتني كنت  طائرا  مشتاقا لك في الصحراء              


Düzenleyen bemüne - 19Kasım2006 Saat 22:15

IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 19Kasım2006 Saat 22:32
s.a.
bazı yerlerde pürüzler olsada bence güzel deneme  bence denemeye devam etsen bayağı faydalı olur.

Bilende O Bildirende
IP
ayseker
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Van
Gönderilenler: 390

Alıntı ayseker Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 19Kasım2006 Saat 23:58
Merhaba,ben de ilk kıtayı çevirmeye çalışmıştım.Bemüne'de çevirmiş,ben de göndereyim.
Msevgili Allah yardımcın olsun.Zor satırlar walla.Cümleleri Türkçedeki sırasına göre arapçaya yerleştirmek çok zor.Bitirince benden de bi fetih süresi olsun bari.Allah zihin açıklığı versin diye.Herkes birşeyler okuyacak,ödül güzel Allah için.
 
 
مُهْجَةُ تَنْحَدِمُ مِنْ جُبّةِ النَّبِيِّ اْلمُسِنِّ
اَلسَّمَاءُ تَرَفْرَفُ بِلأَجْنَاحِ مِنْ اِبْرِسِيمِ
حِينَمَا يَخِيلُ بِقَمْرَاءِ ذِي اْلمُهْرِ هَذاَ
يَلْطَمُ اَبُو كُوَيْسِ بِأَلْغَطِ مُنْكَشَحِ
بَيْنَ اِحْضَانِ اْلبُيُوتِ يُرْفَعُ اْلعَلَمُ الأخْضَرُ
اَلأَغْبَرُ هَامِلٌ،عَلَى اِنْفِرَادٍ وَ نَاضِبٌ
 
مُهْجَةٌ=kan,hayat,can
مُسِنّ=ihtiyar
اِبْرِيسِم=ipek
قَمْرَاء=mehtap
لَغْط=feryat -çoğ=اَلْغَط
مُنْكَشَح=kovulmuş
بَيْنَ اِحْضَانِ=arasına
الأغْبََرُ=yeryüzü
هَامِلٌ=avare;gezinen
عَلى اِنْفِرَادٍ=yapayalnız
نَاضِبٌ=kurak
 
 
 
 


Düzenleyen ayseker - 20Kasım2006 Saat 05:52

IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Kasım2006 Saat 15:45
Arkadaşlar katkılarınızdan dolayı teşekkürler.
 
Bu arada çevirme işini hemen beklemeyin arkadaşlar. Ben arasıra vakit buldukça elime alıp uğraşıyorum. Dediğim gibi bir senede bitirebilirsem iyi. Ama çevircem yani inş. Sizler de katkıda bulunmuşsunuz ne güzel. Ellerinize sağlık. Faydalanacam.
 
Bir kaç gündür internet bağlantım kesik. Bir kaç gün daha gelmicek. Kalın sağlıcakla...
 
Selametle..


IP
Ersil
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Malatya
Gönderilenler: 592

Alıntı Ersil Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Kasım2006 Saat 19:37
sevgili kardeş inş sen gelene kadar tercüme bitmez  gerçi önemli değil nede olsa herkesin yoğurt yiğişi farklı .Allah kolaylık versin

Bilende O Bildirende
IP
bemüne
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 09Kasım2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı bemüne Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 20Kasım2006 Saat 21:46

Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü
Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü

يا مطر بدونك سقط شوكران على حديقتنا من الوردة
في نفسنا العداوة ابتعدت الصداقة
تعقدت الهزيمة الى التاريح  عقدة عقدة
سقط  الاف من الضحايا المنحوسين على كل الصحيفة 


Düzenleyen bemüne - 20Kasım2006 Saat 21:47

IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 13Aralık2006 Saat 02:14
Bemüne nerdesin? Ne güzel çeviriyordun. Yararlanıyordum senin çevirilerinden.
 
Arkadaşlar okulumun yoğunluğu nedeniyle bu bölümle bir süre ilgilenemeyeceğim. Ama siz Yasin-i Şerifleri yine de hazırda tutun. Çünkü gördüğünüz üzere nerdeyse yarısına geldik. Yanlış, doğru ilerliyor yani. Bir senenin dolmasına daha çoook var :-)
 
Selametle...


IP
aysegulergun
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 273

Alıntı aysegulergun Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 14Aralık2006 Saat 10:20
s.a.
yaa birsey soracaktım ben. bu şiiri cewırırken sırayı gözetmek şart mı?
ben bana kolay gelen yerı cewırdım mesela, orayı gondersem olur mu?
cewaba göre hareket edeceğimde, biraz acele cewap olursa sewinirimm:)

selametlee....

IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 14Aralık2006 Saat 19:10

a.s

tabiki...istediğin kısmını gönderebilirsin...belli bir kriterimiz yok.
 
selametle...


IP
aysegulergun
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 273

Alıntı aysegulergun Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 14Aralık2006 Saat 20:51
haritanın en beyaz noktasına kan düştü
kırıldı adaletin kılıcı,kalkan düştü
mahkumlar yargılıyor,hakimler mahkum şimdi
hakların temeline sanki bir volkan düştü


طاح الدم،نقطة بيضاء الحريطة
كسر سيف العدل، طاح الترس
يحاكم المحكوم،القاضون محكوم الآن
 كأن طاح بركان،اساس الحق


IP
aysegulergun
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 273

Alıntı aysegulergun Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 14Aralık2006 Saat 20:55
yalnız ben ekran klawyesinde yazdığım için harekelendiremedim, aslında içinde nice ayrıntı war 
ilk şiir denememdi eksik, hata wardır muhtemelen...
bariz hatalar warsa çekinmeden söyleyebilirsiniz:)

selametlee...

IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 14Aralık2006 Saat 22:31
Merhaba Ayşegül,
 
Bazı temel eksiklikleri söyleyeceğim. Tam çeviri konusunda ben de hiç iyi değilim zaten:
 
Birinci mısrada "en beyaz" demek için ismi tafdil sığası, "noktasına" demek için "ale" harfi cerri eksik olmuş.
 
Üçüncü mısrada "mahkumlar" çoğul olması gerek.
 
Son mısrada "sanki" demek için kullandığın "كأن" keimesi fiil üzerine dahil olmaz. İsim cümlesi kurman gerekmekte...
 
Selametle...


Düzenleyen msevgili - 14Aralık2006 Saat 22:32


IP
aysegulergun
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 273

Alıntı aysegulergun Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 14Aralık2006 Saat 22:41
 eywallah... saolasınnn, daha ıyı olur ınsallah...

SELAMETLEE...

IP
sdfl
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 259

Alıntı sdfl Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 15Aralık2006 Saat 19:17
s.a
Şiirinize katılmakta biraz geciktim.Aslında Msevgili çalışmasını bitirmeden katılmak istemezdim.Ama belli ki biraz rötar yapacak.Şiirinizi çok beğendim.Aslı zaten güzel,Arapçası da secili ve selis olursa ne ala...
Biraz uzun ama bitireceğinize eminim.Bazı yerlerde gözüme çarpan ayrıntıları belirtmek isterim;eğer takdir ederseniz.
İlk kıtada Sibir dağını marife kullanmışsınız.Sibir özel isim olduğu için gerek varmı el takısına?
بولادة اقدس tamlamasında sıfat da ismi tafdil kalıbında ama müennes değil.قدسي  olur.İsmi tafdilin müennes kalıbı فعلاء .
İkinci kıtada تجرع fiili yudumlamak anlamında daha iyi olur.Bulanık sudaki  عكرة müenneslik tesi gözünüzden kaçmış olsa gerek.
آلاف الأضحية  el takısı gerekli.asır kelimesinin çoğulu da عصور .Bu hatayı ben de yapmıştım birkez.
Sonra devam ederim.Sizin de şiirle aranız iyi maşallah.Allah devamını nasip etsin.
 

</a>
          
IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 15Aralık2006 Saat 23:50
Hoşgeldin yeniden sdfl,
 
Katkıların için çok sağol. Düzeltmeleri yapacam hemen.
 
Nasıl gözden kaçıyor bir sürü temel kaideler. Gerçekten böyle yapıcı düzeltmeler çok faydalı oluyor. Tekrardan teşekkürler, Allah(cc) razı olsun...


IP
sdfl
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 259

Alıntı sdfl Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 17Aralık2006 Saat 10:35
Hoşbulduk.Teşekkürler....

</a>
          
IP
alimetulmustakb
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 0

Alıntı alimetulmustakb Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Aralık2006 Saat 12:06
essalame aleykum ya ihvani el muslim
 
arkadaşlar bu çalışmalar çok güzel muhaveleler ama dikkatinizi çekmek istediğim bir
 
nokta var oda şu ki: tercüme ettiğiniz şiirlerİN bazı kısımları türk mantığıyla  tercüme edilmiş
 
 yani bunu ben anlayabilirim ama bir arap kardeşin anlayacağını zannetmiyorum 
 
           HEPİNİZİ RABBİ RAHİMEME EMANET EDİYORUM


Düzenleyen alimetulmustakb - 27Aralık2006 Saat 12:13

IP
msevgili
Faal Üye
Faal Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Gönderilenler: 281

Alıntı msevgili Cevapla bullet Gönderim Zamanı: 27Aralık2006 Saat 16:17
Merhaba Alimetülmüstakbel,
 
Dediğin noktanın farkındayız. Birebir çeviri için çok profesyonel arapça bilmemiz gerekir zaten. Bizim yaptığımız temel gramer kaidelerine uygun olacak şekilde cümleler kurarak kabiliyetimizi artırmaya çalışmak...Yoksa sizin dediğiniz gibi bir çok kelime veya kurduğumuz cümleleri araplar çok daha farklı kullanıyor olabilir. Adımız Hıdır, elimizden gelen budur... :) Seni de bekleriz çevirilere, zevkli oluyor...Kendini geliştirirsin, yeni kelimeler öğrenirsin, ama tabi bunların orjinal kullanımda aynı olmadığı bilincinde olarak...
 
Selamlarımla...


IP

Sayfa   2 Sonraki >>
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,141 Saniyede Yüklendi.