Onlinearabic.net Anasayfası   Aktif KonularAktif Konular  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   
aöf ilahiyat önlisans arapça dersleri
Ankara İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
  Forum Anasayfası Onlinearabic.netİLİTAM - İLAHİYAT FAKÜLTESİ LİSANS TAMAMLAMA PROG.İlitam Öğrencileri Tanışma BölümüAnkara İlahiyat İLİTAM 1. Sınıf Dersleri
Mesaj icon Konu: Kelam Ünite 2: Sistematik Kelam Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Pratik Arapça Dersleri
Yazar Mesaj
scelik
Moderator
Moderator
Simge
Yabancılar için Türkçe Öğrenimi

Kayıt Tarihi: 01Ekim2006
Konum: Rize
Gönderilenler: 7217

Alıntı scelik Cevapla bullet Konu: Kelam Ünite 2: Sistematik Kelam
    Gönderim Zamanı: 25Kasım2010 Saat 12:39



SİSTEMATİK KELAM
Ünite 2


Mürcie fırkası: Haricilerin görüşüne tepki olarak doğmuştur, amelin imandan bir parça olmadığını, dolayısıyla büyük günah işlemenin imana bir zarar vermeyeceğini ileri sürmüşlerdir.

Mutezileye göre Büyük günah: Ameli imanın bir parçası olarak kabul etmişlerdir. Büyük bir günah işleyen kişi, ne Müslüman, ne kafirdir, ikisi arasında bir yerdedir. Yani fasıktır. Tövbe ederse imana döner.

√ İslamda özgür irade görüşünü ilk savunucusu; Mabed el-Cüheni dir. İnsanın yapıp etmelerinde hür olduğunu, insanların yaptıkları şeyleri Allahın belirlediği kadere yüklemelerinin yanlış olduğunu savunmuştur. Adalet ilkesini İslam dünyasında ilk benimseyen kişidir.
√ İnsanın özgür iradesini savunan bir başka kişide Gaylan ed-Dımeşki dir.
Cebriye Mezhebi: insanın ne bir fiili ne de bir fiili yapmaya kudreti vardır diyen ve özgür iradeyi kabul etmeyen guruptur. İnsanın özgür iradesini tamamen yok saymışlardır. Bu düşünceyi ilk sistemleştiren Ca’d b.Dirhemdir. ona göre insan, fiilini yapmaya mecburdur. İslamda Allahın kelam sıfatının dolayısıyla Kuranın mahluk olduğunu ilk dile getiren kişidir.

Cehm b. Safvanın kader konusundaki görüşleri: insanın hiçbir fiilini yapmaya gücü yoktur. kudreti, iradesi ve seçme hürriyeti söz konusu değildir. İnsanın fiillerini yaratan Allahtır. Onların insana nispeti ise mecazidir. Bütün fiiller cebri olduğu gibi sevap ve ceza da cepridir.Cehmiyye Mutezileye öncülük etmiştir. Kelamullahın yani kuranın mahluk olduğunu söylemiştir.
√ Mutezile Allahın zatından ayrı kadim sıfatları konusunda; sıfatların Zat ile aynı olduğu görüşünü benimsemiştir.
√ İbni Küllab: Sünniliğin öncülerindendir, kelam-ı lafzi (yaratılmış), kelam-ı nefsi (yaratılmamıştır) ayrımını yapmıştır. Bu ayrım Eş’ari ve Matüridi tarafından da benimsenmiştir.
Bakıllani: Kelamullahın insan dilene intikalinin imkansız görür, buna göre biz, hiçbir zaman Kelamullahı olduğu gibi tekellüm edemeyiz, ancak onu okuruz, ezberleriz, anlamaya çalışırız.

İmamet meselesi:
√ İmamet konusunda akidevi bir mesele sayan ve onu peygamberlik kurumunun bir devamı olarak gören Zeydiyye ve Şiilerdir.
√ Eş’arinin Malakat adlı eserinde ilk ihtilaf imamet konusunda yaşanan ihtilaftır.
√ Şia siyasi bir konu olan imamet meselesini kelami boyutlara taşıyıp onu bir inanç meselesi haline getirmiştir ve dinin asli bir ilkesi kabul etmiştir.
√ Ehli sünnet imamet meselesini güncele ait ikinci mesele olarak görmüş ve kelam konuları içinde ele almıştır.
√ Mutezile ise imameti, dinin asli bir ilkesi olarak görmemiştir
√ Hariciler ise bu konuda seçim ilkesini benimseyen ve imamet için gerekli şartları barındıran her müslümanın imamete gelebileceğini savunmuşlardır.

Başlangıç Dönemi İnanç Grupları
A-Hariciler:
huruc kökünden türemiş olan kelime, terim olarak itaattan ayrılıp isyan eden anlamına gelmektedir. Havaric isim daha çok dinden uzaklaşanlar anlamında kullanmıştır. Marika kavramıda kullanılmıştır. Haricilerin ortaya çıkışı; Hz.Ali ile Muaviye arasında meydana gelen Sıffın savaşında hakem meselesinde her iki tarafın hakemleri de reddedip hakem olayına karşı çıktıklarından dolayı Muhakkime adı da verilmiştir. Hariciler de kendileri için evinden çıkış anlamına gelen Havaric ve nefislerini Allah yolunda satanlar anlamında kendileri için Şurat ismini kullanmışlardır. Hariciler Kuranı kerime te’vil ve tefsire gitmeden, olduğu gibi inanırlar ve onu bir inanç ve amel için yegane kanun olarak kabul ederler. Hariciler çeşitli fırkalara ayrılmışlardır.: Muhakkime-i Ula, Ezarika, Necedat, Beyhesiyye, Salibe ve İbadiyye.

B-Şiilik: Temeli, Hz Peygamberin vefatından sonra yerine imamete kimin geçeceği tartışması olmuştur. Şiilik, siyasal bağlamda Hz.Aliye taraftarlık anlamında ilk ortaya çıkan İslam mezheplerinin en eskisidir. Şiilik anlayışında şu düşünceler gelişmiştir.
a) Vasiyet: Şiilere göre Hz. Ali bizzat nassla ve Hz. Peygamberin vasiyeti ile halife tayin olunmuştur ve bunun vucubiyeti kesindir.
b) İsmet: Hz.Ali başta olmak üzere onun soyundan gelen imamlar her türlü hatadan uzaktırlar.
c) Ric’at : Şiilere göre gizli imam bir gün dönüş yapıp tekrar ortaya çıkacak, yapılan zulümlere son verip dünyayı adaletle dolduracaktır. Bu inanış aynı zamanda Mehdilik inancının da temelini oluşturur.
d) Takiyye: Tehlikeli durumlarda Şiilik inançlarını gizli bir şekilde yaymak ve yaşamaktır.
Şia beş temel fırkaya ayrılmıştır.
1- Keysaniyye, 2-Zeydiyye, 3-İmamiyye 4-Gulat, 5-İsmailiyye,
Batinilikte: şia anlayışından doğmuştur. Bu anlayışa göre İslam nefsin arındırılmasıdır. Dinin emirleri normal insanlar içindir, dolayısıyla seçkinlerin yani havassın ibadetlerini yerine getirmesine gerek yoktur. Kuranı tevil etmek esastır. Önemli olan da kuranın zahiri açık manası değil gizli Batıni anlamıdır.

C-CEBRİYYE: Emeviler neredeyse cebir fikrini devlet politikası haline getirmiştir. Müslümanlardan cebriyeciliğe ilk davet edinin Ca’d b. Dirhemdir. Cebir düşüncesini geliştirip temellendiren ve kelamın konusu yapan kişide Cehm b. Safvandır.
Cehm b. Safvana göre; insanların eliyle gerçekleşen fiillerin yaratıcısı Allahtır. İnsan kedi eliyle gerçekleşen fiilleri yapmaya mecburdur.
Cebriyyenin belli başlı kelami görüşleri;
1- iman Allahı bilmek, küfür ise onu bilmemektir, buna göre iman, ilim ve marifetten ibarettir,
2- Allahın zati sıfatlarından başka sıfatları yoktur, kuranda adı geçen semi, basar gibi sıfatları gerçekte zahir değildirler , bu yüzden onlar te’vil edilip yorumlanırlar. Allahı yarattıklarının sıfatıyla nitelemek doğru değildir.
3- Allahın kelam sıfatıda kadim değil, hadistir. Bu yüzden kuranı kerim mahluktur, yani yaratılmıştır.
4- Allahın ilmide ezeli değildir, hadistir. Bu yüzden Allah bir şeyi meydana gelmesinden önce bilmez.
5- Cennet ve cehennem geçicidir ebedi değildir. Çünkü hiçbir şey ebedi olarak kalmayacaktır, kuranı kerimde bazı ayetlerde geçen ebedilikten maksat uzun süre kalmaktır.
6- Ahirette Allahı görmek, mümkün değildir,
7- Kabir azabı yoktur.
8- Ahirette şefaat söz konusu değildir,
√ cehmiyye diğer adıyla cebriyye denmesinin asıl nedeni, insan eliyle gerçekleşen fiillerin gerçekte Allaha ait olduğu ve insanın işlediği fiili yapmaya ve mahkum olduğu görüşüdür.

D-Kaderiyye: sadece kaderi münakaşa konusu yapmışlardır. Kader konusun ilk dile getiren Ma’bed el-Cühenidir ve zulüm niteliği taşıyan her türlü fiilin, ilahi kaderle ilişkisinin olmadığını, aksine bu tür kötülüklerin failinin bizzat insanlar olduğu belirtmiştir. Zamanla bu görüşün tek sistemli temsilcisi Mutezile olmuştur.b
Gaylan ed-Dımeşki: sorumluluk doğuran insan fiilleriyle ilgili olarak ilahi kaderi inkar edip, insanın fiillerinden tamamen özgür olduğunu söylemiştir.

E-Mürcie : Müslümanların birbirini dinden çıkmakla suçladığı ve siyasal karışıkların oldukça yoğun olduğu bir dönemde ortaya çıkmıştır. İrca anlamına gelir, sözlükte ise, ertelemek, geri bırakmak, ümit vermek anlamlarına gelir. Mürcie ameli imandan bir cüz saymazlar.

Mürcienin inançla ilgili görüşleri:
1- iman Allahın peygamberini ve ondan gelen her şeyi sadece bilmektir. İmanın yeri kalptir, amel imandan bir parça olmadığından, inancı olan hiçbir kimse tekfir edilemez.
2- İmanda artı eksilme olmayacağına inanırlar.
3- İman ile İslam ın aynı şey olduğu görüşündedirler.
4- Allahı ve Resulünü tanıyıp bildikten sonra büyük günah işleyen kişi, ne kafir ne de müşriktir. Aksine o mümindir. Ancak fasık bir mümindir.
F-Müşebbihe ve Mücessime : Allahı insana benzetenlere (teşbih) ve bu fikri savunanlara müşebbihe denir. Onu bir cismi çağrıştıracak şekilde tanımlayanlara (tescim) ise Mücessiem denir.
√ Teşbih ve tescim düşüncesini en çok savunanlardan biride Ebu Abdillah Muhammet b. Kerrama tabi olan Kerramiyye fırkasıdır.
Sistematik dönem Kelam okulları
Mu’tezile: bir şeyden uzaklaşmak, ayrılmak anlamlarına gelir. Öncü ismi Vasıl b. Atadır. Kaderiyenin adalet anlayışını, Cehmiyyenin ise, kader konusu hariç, hemen hemen bütün görüşlerini alıp getiren Vasıl ve arkadaşı Amr b. Ubeyd böylece Mu’tezilenin kelami görüşlerini sistemleştirmişlerdir.
Mutezilenin görüşünün temel ilkeleri:
1- Tevhid,
2- Adalet ; fiilerin kaynağı bizzat insandır. Mutezile görüşleri ile, insanın irade ve kudretinin olmadığı söyleyen cebriyyenin karşısında yer almıştır.
3- Va’d ve Vaid; gelecekte her hangi bir kimse için yarar temin etmeyi garanti eden beyan ve habere va’d (Dünyada amelleri iyi ve güzel olanlar ödüllendirecek), zarar vermeye ve cezalandırmaya yönelik haberi ise vaid( Kötü ve çirkin olanlar cezalandırılacaktır) denir.
4- El-Menzile beynel –Menzileteyn : iki yer arasındaki bir yer prensibi tamamen Mutezileye özgü bir esastır. Büyük günah işleyen kişi, mümin olmadığı gibi kafir de değildir, fasıktır.
5-Emri bil Maruf ve Nehyi anil Münker.

Ehl-i Sünnet ve cemaat: Sünnilerin kendileri için seçtikleri bir kavramdır. Diğer mezheblerde; sıfatiyye, Müsbite, İspatiye, Ehl-i İspat gibi adlar vermişlerdir. Asıl gövdesini oluşturan Ashabul Hadistir. Dinin temel konularına ilişkin meselelerde benimseyen, dini onlar gibi anlamaya ve algılamaya çalışan ve onlardan miras kalan dini geleneği sürdürenlere ehli sünnet ve cemaat denir. Üçe ayrı mezhep adı altında incelenir.

1) Selefiyye: kendilerinden önceki sahabe ve tabiinin izinde yürüyen ve onlara tabi olmak hususunda çok titiz davrandıkları için Eseriyye veya Ehl-u Eser de denir. Hadislere çok düşkünlüklerinden dolayı Ehlul- Hadis veya Ashabul Hadis, çok sayıda sıfatı kabul ettiklerinden dolayı Sıfatiyye de denir. Zati ve fiili sıfatlar ayırımını kabul etmeyip hepsini Allahın sıfatları olarak değerlendirirler.
Selefiyyenin dayandığı esaslar:
a) Takdis; Allahı şanına ve yüceliğine layık olmayan şeylerden tenzih etmek, onun, azametine layık olmayan sıfatlardan münezzeh olduğuna inanmaktır.
b) Tasdik :
c) Aczi İtiraf : Allah ve sıfatlarıyla ilgili müteşabih ayetlerde anlatılanlardaki amacın ne olduğunun bilinemeyeceğini kabul edip işi Allaha bırakmak ve bu husustaki acziyeti itiraf etmektir.
d) Sükut : Müteşabihlerin anlamını sormamak, onlara dalmamak ve hatta soru sormayı bile yasaklamaktır.
e) imsak :Müteşabih nasslarla ilgili herhangi bir yorum yapmaktan veya onlarla ilgili herhangi bir tasarrufta bulunmaktan sakınmak, onlar üzerinde değişiklik yapmamak, açık olmayan manaları kullanmaktan ve te’vilden çekinmektir.
f) Keff: Müteşabihler ile kalben dahi ilgilenmemek, zihni bunlarla meşgul etmemek, onlar üzerinde düşünmemek ve iç dünyayı bu gibi fikirlere kapalı tutup onlarla korumaktır.
g) Marifet Ehline Teslim:
√ Eşari ve Maturidinin kelami görüşleri Ehli Sünnetin itikadi görüşlerinin temelini oluştururu.

2- Eş’arilik: Kurucusu Ebul-Hasan el-Eşaridir.
Eşariliğin temel görüşleri: a) Tevhit: Allah vardır, birdir, ezelidir, Kuran Allahın kelamıdır ve yaratılmamıştır. b)Nübüvvet ; Peygamberlik kesbi değil, vehbidir, yani çalışıp çabalamayla elde edilen bir makam değildir.

3-Maturidilik: Ebu Mansur Muhammed b. Muhammed Maturidi Semerkandlı bir Türktür. İmamul Hüda, Alemul-Hüda, İmamul-Mütekellimin, Reisul ehlis-sunne gibi ünvanlarla anılır. Kelam alanında yazmış olduğu Kitabut-Tevhid ve Tefsir alanında telif ettiği Te’vilatu Ehlis-Sunne eserleri önemlidir. Maturidi akıl ve nakili aynı esnada kullanmıştır.

Maturidinin eserleri:
1) Te’vilatu Ehlis-Sunne veya Te’vilatul Kuran
2) Kitabut Tevhit
3) Şerhul Fıkhıl Ekberk,
4)Risaletun fil Akide
5)Kitabul_malakat
6)ed-Dürer fi usulid-din
7) Beyanu vehmil-Mutezile
8)Risaletun fil iman
9)Reddu usulil-Hame li Ebi Muhammed el-Bahili
10) Karamıta er-Redu alel
11)Reddu Tehzibil –cedel
12)Reddul _imame li Ba’zir-Ravafız
13)Risale fil-iman
14)Kitabul-cedel
Maturidiyeye göre bilgi kaynakları:
1) Duyular
2) Haberler (vahiy, haberi resul
3) genel haberler



الطالب المجتهد
IP

Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,094 Saniyede Yüklendi.